Arılarda Siyaset Bilseydi.....

10 Ekim 2017 Salı Saat 14:03

                                                     

     Arılar, canlılar dünyasında oluşturdukları yaşam biçimleri ve üretim şekilleriyle diğer tüm varlıklara örnek teşkil edecek şaşırtıcı işler beceren canlılar olmaları sıfatıyla her zaman dikkatimi çekmiştir. Onların oluşturdukları bu düzenin özellikle biz insanlara örnek olmasında, birazdan okuyacağınız hikâyeyi dikkatle incelemenizi istiyorum.

     Gelin o zaman bakalım arılar neler yapıyormuş?

    500 gram bal için arılar, 3 milyon 750 bin defa çiçeğe konup kalkıyor. Bir gram bal için ise 40 bin tane arı 6 milyon çiçeği dolaşıyor. Bal arıları bir peteği doldurabilmek için 100 milyon çiçeğin nektarını emiyor ve 100.000 km kanat çırpıyor.

   Bu kanat çırpmaların koşturmasında  ve bu deli çalışmanın arasında arıların bireysel olarak dönüp birbirlerine, öbür arı benim kadar çalışıyor mu diye kontrol etme gereği duymamaları ise ayrı bir gariplik..

    Birbirlerine tam bir güven içinde sadece hedefe odaklanmışlar!..

   Nerdeyse kölesi olduğumuz bilgisayar saniyede 16 milyar aritmetik işlem yaparken, bilgisayarın doğadaki rakibi bal arıları bu sürede en az enerji harcayarak 10 trilyonluk işlem yeteneğine sahip.                  Demek ki bilgisayarda hala Bill Gates ’ in keşfedemediği şeyler var ve arıları düşünerek işlem yeteneğini daha daha üst seviyelere taşıyacak yeniliklere imza atabilir.

   Bir koloninin pazarlanacak 1 kg bal üretmesi ve yaşamını sürdürebilmesi için, 8 kg bal üretmesi gerekiyor. Buda koloninin 6 kez dünyanın çevresini dönmesi demek…

   Onlar bu işi canla başla yapıyor ve genetik olarak nesilden nesile aktarılmış bir tembellik, asla söz konusu olmuyor!

   Bu arı cumhuriyetinde cinlik yapmak için birkaç gr balda kendime saklayayım diye peteği hortumlayana da hiç rastlanmamış.

    Hepsi güneşin kalk zili ile çalışmaya başlayıp, güneşin paydos zili ile dinlenmeye çekiliyorlar…

    Hiçbir arı, kraliçe arı işin kaymağını yiyecek diye ben geberene kadar çalışmam abi de dememiş.     Birlikten ve kovandan çıkınını alıp, başka yollara düşüp, başka bir kovanda cumhuriyet kurmayı düşünmemiş.

     Karşı kovandakileri kıskanıp o peteğe dayanmamış.

    Arı, vücut ağırlığının 33 katı yük çekiyormuş. Her bir petek gözünün altıgen prizma şeklinde inşa edilmesi esas peteğin direncini sağlıyormuş. Bu nedenle kilolarca balı rahatlıkla taşıyabiliyormuş. Gerçekten de en az bal mumu harcayarak, maksimum ölçüde bal depolamak için en uygun şekil, arıların inşa ettiği şimdiki altıgen prizmadır diye onaylıyor fizikçiler.

    Hadi bakalım arılardan özür dileyelim onlara hayvan dediğimiz için.

   Elin hayvanı düzen tutturmuş, milyon yıldır hayatına fesat sokmadan sürdürüyor sorumluluğunu, hem de içinde saklayarak.

    Bu kadar sosyal ve toplu yaşamalarına rağmen; siyaset yapmamaları, onların gerzeklikleri mi yoksa bizim akıllığımız mı o da bir muamma.

    Arıların ayıkla pirincin taşını diye bir sözleri de yok

    Başkalarının yaptıklarını, onlar hayatlarını kısıtlayarak temizlemek zorunda değiller!..

   Şöyle bir kendimize soralım.

   Başka arıyı sokan bir arı biliyor musunuz?

   Hele kovana siyaseti sokalım da…

   Görün bakalım birbirini sokmayan arı kalıyor mu…


YORUMLAR :::

  1. İmlacı Sadrettin
    17 Ekim 2017 Salı Saat 07:55 CEVAPLA
    Dahi anlamında "de" ayrı yazılır. (Arılar da Siyaset Bilseydi...) Valinin tebessümüne methiyeler düzmektense bunlara dikkat etmek daha önemli bence.
  2. Halime Yılmaz
    11 Ekim 2017 Çarşamba Saat 09:56 CEVAPLA
    İyiki de bilmiyorlarmış onlarda bilseydi bilmedikleri halde yaptıkları balla şeker karışmış eğer bilseydi görki neler karışırdı aklı başında bir bal yiyemezdi millet
  3. Salim
    11 Ekim 2017 Çarşamba Saat 09:25 CEVAPLA
    Ve siyasete girmek için milletvekili adayı olma yolunda çırpınıp durmamışlardır. Bu arılar muhteşem.
  4. Mustafa Demir
    10 Ekim 2017 Salı Saat 14:09 CEVAPLA
    İşte Mardin Life kalitesine yakışan yazı budur. Sayın Yazarım, bir arının bir kiloluk bal üretme marifetindeki emeği kadar teşekkür ediyorum.
    • EL Cevap
      11 Ekim 2017 Çarşamba Saat 09:34 CEVAPLA
      Arı bir böcektir ve eklembacaklılar ailesindendir. Bilindiği gibi eklembacaklılarda ise omurga bulunmaz. Dolayısıyla arılar hayvandır diyemeyiz. Ve bana göre arılar sadece bir köledir. Şahsen arı gibi olmak istemem. Ben çalışayım da hırsızı, arsızı, yolsuzu, belediye peşkeşçisi, ruhsat tacirleri, meclis ve parti yalamaları iyi yaşasın araba, dükkan, arsa, benzinlik, apartman ve yazlık sahibi olsun. Yok öyle bedava :)

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. İNSAN İNSANIN KURDU(mu)DUR?... 20 Ekim 2017 Cuma Saat 19:24
2. Bizler Doğru Pinokyo Yalancı… 03 Ekim 2017 Salı Saat 22:55
3. Ah Bir Bilsek … 26 Eylül 2017 Salı Saat 16:34
4. Hendeği Atlayamadık!.. 21 Ağustos 2017 Pazartesi Saat 15:56
5. Bir Ödüle Gıptayla… 05 Ağustos 2017 Cumartesi Saat 16:53
6. Tebessümün Yamanlığına… 02 Temmuz 2017 Pazar Saat 15:37
7. Zamandan Süzülen Mardin Samimiyeti… 21 Haziran 2017 Çarşamba Saat 14:09
8. Bir LYS Yaşantısı… 11 Haziran 2017 Pazar Saat 14:03
9. Mardin Ramazanıyla Kucaklaşmak… 28 Mayıs 2017 Pazar Saat 14:26
10. Sihirli Baharatlar 22 Mayıs 2017 Pazartesi Saat 10:44

YORUMLANANLAR :::

Ağırakça Ailesinin Acı Günü

Mardin'de Paşavat Ailesi büyüğü olan 93 yaş [...]

6 saat önce...

Kamyonet ile motosiklet çarpıştı: Biri ağır 2 yaralı

Kızıltepe'de kamyonet ile motosikletin çarpış [...]

1 gün önce...

Güvenlik kameralarına takılan hırsızlar tutuklandı

Mardin’de 5 ayrı adreste hırsızlık yaparken [...]

1 gün önce...

Tarihi Mardin’de Bir Sokak Daha Güzelleşti

Mardin Vali/Büyükşehir Belediye Başkan V. Must [...]

1 gün önce...

Göçerler Dönüş Yolunda

Güney Doğu Anadolu Bölgesinden gelerek Doğu An [...]

6 saat önce...