Bakü'nün Mardin'den yok bir farkı

11 Nisan 2018 Çarşamba Saat 10:07

               Azerbaycan'daki programımızın son gününde partner kuruluşumuzun organizasyonu ile bir Bakü turu yapma imkanımız oldu.

              Otel yerine Şatoyu andıran butik otel tarzında ev ortamı bir yer de Çığır'ın misafiri olarak kaldığımız süre boyunca doğrusu Azerbaycan’da üst düzeyde ağırlandık. Bunun da etkisi ile olacak ki şehirde şuana kadar gördüğümüz herkes o kadar yardımcı ve iyi niyetliydi ki, anlatmak imkansız. Böyle bir durumu gezdiğim ülkelerde ilk kez yaşıyorum.

              Programın son gününü Bakü'yü gezmeye ayırmıştık. Bakü ziyaretimizin ilk durağı tarihi surlarla kaplı İçeri Şehir. Burada halkla, esnafla Türkçe konuşabildiğimiz için harika bir duyguya kapılıyoruz. Alışveriş yapmasak da sohbet için bile olsa esnafla pazarlık içine girmek güzeldi.  Gezi boyunca görüştüğümüz her Azerbaycanlı ile çok rahat bir şekilde iletişim kurabiliyorum. Özellikle yeni nesil bizim dediklerimizi harfiyen anlıyor, çocuklar da bizim aksanımızla çok rahat konuşabiliyorlar. Sebebi de izledikleri Türkiye'deki dizi ve TV kanalları.

              İçeri Şehir tamamen turizme ayrılmış bir bölge gibi duruyor. Mardin'in sokaklarını arattırmayan dar ve taş yapılı tarihi sokaklar oldukça renkli görüntülerle dolup taşıyor. Şehrin atmosferi Mardin'den pek de farklı değil.

 

Turiste muamele her yerde aynı

              Turistlere ayrı fiyat uygulaması burada da geçerli. Normal fiyatının 3'le 10 katı arasında bir değerle turistlere pahalı bir şekilde eşyalar satılmak isteniliyor. Buna resmi kurumlar da dahil çünkü biletle girilen müze gibi yerlerde bile Azerbaycanlıya 1 manat olan giriş ücreti turistler için 10 manat değerinde. Bunu duyunca biraz üzülsek de mihmandarlımızın misafirperverliği bunu çok kısa sürede bize unutturuyor. Gittiğimiz yerlerde fazla ücret ödememek için biz de hali ile öğrenebildiğimiz Azerice ile Azerbaycanlı olarak gösteriyoruz kendimizi.

 

Mardin Mimarisi

              İçeri Şehir'de gezdiğimiz ilk yer ise 15. yüzyılda Şirvanşahlar tarafından inşa edilen bir saray. Bölgemizdeki medrese ve camilerin mimarisi ile hemen aynı benzerlikte olan saray aslında bir medrese. Azerbaycanlılar saray dese de Mardin'deki Kasımiye Medresesi örneğinden yola çıktığım da bunun bir medrese olduğuna tam ikna oluyorum.

              Günümüzde müze olarak kullanılan saray Sabancı Müzesinde olduğu gibi bir kent müzesi olarak kullanılıyor. Geçmişten günümüze günlük yaşama dair herşeyi burada görmek mümkün. Turizm bölgesinde daha bir çok müze mevcut. Burada ayrıca el yazmaları müzesi, minyatür kitap müzesi ve arkeoloji müzesi de mevcut.

              Tabi bölgeyi doğaçlama yürürken karşımıza çıkan mekanlardan biri de Kız Kalesi. Bakü’nün simgelerinden biri haline gelen bu kalenin ne zaman yapıldığı konusunda net bir bilgi mevcut olmasa da tarihi M.Ö 1000 yıllara dayandırılıyor.

              Bir zamanlarda Deniz Feneri olarak da kullanılan Kız Kalesi’ne çıktığınızda ne kadar eski olduğunu fark edebiliyorsunuz. 30 metre yüksekliğindeki kale bir zamanlar gözlemevi kulesi olarak da kullanılmış. Kaleye çıkmayı göze alıp merdivenlerle çıktığınızda şehrin tamamını da kuş bakışı izleyebiliyorsunuz.

.             Kulenin her katında teknolojik araçlarla hem kale hem de İçeri Şehir hakkında bilgilerin verilirken bu kale aynı zamanda UNESCO'nun korunması gereken Kültürel Miras Listesinde de yer alıyor.

              Buradan baktığımızda Bakü şehir manzarasında gözümüze ilk çarpan kentin ünlü modern yapılarından Flame Towers. 160 metreden yüksek üç binadan oluşan bu üçüz kuleler şehrin yenilenen yüzünün en önemli parçaları. Otel ve eğlence kompleksi olarak kullanılan bu binaların Alev Şeklindeki mimarisi dünya çapında ödüller kazandırmış Bakü’ye. Dijital aydınlatma yöntemleri ile bu binalar fazlaca büyük olduğundan şehrin hemen her noktasından görünebiliyorlar.

 

Kaybolmadan çıkamıyorsunuz!

              Kale'den indikten sonra bizleri gezdiren ve Azerbaycan'da üniversite okuyan hemşehrimiz Gamze Adıyaman ile Azerbaycan'ın Hocaeli muhacirlerinden Gülşen Ahmedova'ya güvenerekten gruptan firar ederek kendimizi İçeri Şehir'in büyüleyici atmosferine bırakıyoruz. Bizler doğaçlama yürürken konuşma arasında öğreniyoruz ki kendilerin güvendiğimiz her iki kızımız da bugüne kadar İçeri Şehir'de kaybolmadan yollarını bulamamışlar:)

              Bizler de kısa bir süreliğine de olsa yolumuzu kaybederek gecikmeli de olsa ekibimize katılıyoruz.

              Aslında burada anlatılacak daha çok tarihi mekan var. Özellikle İçeri Şehir'de adım başı bir tarihi mekan var.

 

Bakü'nün İstiklal'i Nizami Caddesi

              Akşama doğru ise dünyanın en büyük bayrağının bulunduğu Bayrak Meydanını ziyaret ediyoruz. Tam ortasında kocaman bir Azerbaycan Bayrağı bulunan meydanda adım başı simgesel anıtlar ve su fıskiyeleri var. Meydanda iğne düşse yere düşmez misali etraf çok kalabalık. Taksim Meydanını andıran meydanın hemen yanında restoran ve cafelerle dolu Nizami Caddesi yer alıyor. Bakü’nün İstiklal’i olan cadde boyunca Rus Mimarisi’ni andıran binalar mevcut.

              Özellikle havanın kararmasıyla burası ayrı bir görüntüye bürünüyor. Etraftaki binalardan yansıyan ışıkların da etkisi ile tam renk cümbüsüne dönüşüyor.

 

Sıradışı uygulamalar

              Bu bölge Hazar Denizi kıyısında ve Bakü Körfezi’nin ucunda kaldığı için güzel bir manzaraya sahip. Daha önce şavurma yeme aşkına mihmandarımız Günel Mirzeyeva'yla birlikte taksinin arka koltuğuna altı kişiyi bindirerek sahilde bir yürüyüşe çıkmıştık. Burada adım başı polis olduğu için trafik kurallarına çok riayat ediliyor. Hatta programımızın ilk günün ilk anlarında yanlış yerden dönüş yaptık diye 100 manata yakın bir ceza yedik.Burada cezalar da direk peşin alınıyor. Bizde ki gibi polis plakaya yazacak size tebliğ edecek böyle birşey de yok. Polis anında cezayı tahsil ediyor üzerinizde para yoksa da araç hemen bağlanılıyor. Ama tuhaflıklar bununla da bitmiyor. Mesela polis öndeki koltukta iki kişinin oturmasına kesinlikle göz açtırmazken ama arka koltukta 3 kişi yerine 10 kişiyi de bindirsen sesini çıkarmıyormuş. Biz de önde bir kişi ama arka koltukta 6 kişi ile Bakü turu atarak bunu yaşayarak şahit olduk.

              Aracı altı katlı oto parka çektikten sonra sahile doğru ilerliyoruz artık. Hazar Denizi kıyılarının havası petrol kokusu ile birlikte bir başka oluyor. Sahil boyunca yürüyüş parkurları ve gösteri alanları yapılmış. Hemen yanı başında alışveriş merkezleri ve inci tarzındaki mimarisi ile şehrin ünlü restorandı var.

              Bakü’de ulaşım şehir içi otobüsleri ve taksilerin yanında kendine yetecek bir metro altyapısı ile sağlanıyor. Şehrin çoğu önemli kısmına 1 manat karşılığında metro ile ulaşabiliyorsunuz.

              Aslında bu saydığım yerlerin hepsini yürüyerek de beş saat içinde gezme imkanınız var. Bakü’de gezilecek hemen hepsi aynı bölgede toplanmış. İçeri Şehir,  Kız Kalesi ve Bayrak Meydan’ı dahil olmak üzere, Bakü’nün çoğu noktasını Hazar Denizi manzarası eşliğinde yürüyerek gezebilirsiniz.

              Bakü'de size gezilebilecek yerler anlamında aktarabileceğim notlarımı burada noktalıyorum. Aslında kısa gibi gözüken bir zaman diliminde çok fazla yer gezme imkanımız oldu. Zaten Bakü’de görmeniz gereken yerler nispeten kısıtlı. Yalnızca bir günde önemli yerleri gezebiliyorsunuz.

              Uzun sözün kısası Bakü ve Azerbaycan'ı tanımam benim için önemli bir deneyim oldu. 

              Unutmadan da Azerbaycan'da bizlere ev sahipliği yapan ve bizleri biran olsun yanlız bırakmayarak eşlik eden başta Yegane Mirzeyeva ablamız olmak üzere Türkiye-Azerbaycan İşadamları Derneği Başkanı Hüseyin Büyükfırat, isimlerini aklımda tutabildiklerim Çığır gönüllüleri Sevinc, Gamze, Gülşen, Nisa, Günel, Arzu,  ve Ləyla'ya ayrıca teşekkür ediyorum.



YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Bir Erdemliler Hareketi: Çığır 22 Nisan 2018 Pazar Saat 03:12
2. Azerbaycan'a önyargılarla gittim, Özür dileyerek döndüm 01 Nisan 2018 Pazar Saat 01:39
3. Onların arasına ismimizi yazdırmak için Onlar'layız 22 Mart 2018 Perşembe Saat 00:59
4. 28 Şubat'a dair; 3 Mahkum 2 Mektup 15 Mart 2018 Perşembe Saat 12:24
5. #VicdanKonvoyu 07 Mart 2018 Çarşamba Saat 18:06
6. Yozlaşan Kültürümüz ve Gençlik 28 Şubat 2018 Çarşamba Saat 18:04
7. Yalakalık üzerine... 21 Şubat 2018 Çarşamba Saat 18:03
8. 28 Şubat ve Mazlum-Der 14 Şubat 2018 Çarşamba Saat 18:15
9. TIP Fakültesi için Son Fırsat 06 Şubat 2018 Salı Saat 12:46
10. Tıp Fakültesini Hak etmiyor mu bu Memleket? 30 Ocak 2018 Salı Saat 21:00

YORUMLANANLAR :::

"Gazi Meclisin İlk Kadın İdare Amiri olmaktan onur duyuyorum"

AK Parti Mardin Milletvekili ve TBMM İdare Amiri [...]

1 gün önce...

Çocuklara zehir satan bir kişi gözaltına alındı

Mardin’de okulların çevresinde öğrencilere u [...]

5 saat önce...

Saruhan ailesinden görkemli düğün

İsmail’a aşireti ileri geleni Abdurrahman Saru [...]

5 saat önce...

Miroğlu: Kürt meselesi eşitlik ve temsilde adalet meseledir!

AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, Kürd [...]

1 gün önce...

74 yaşındaki nine 21 torununu görmek için savaşın bitmesini bekliyor

Suriye’deki iç savaştan kaçarak Mardin Kızı [...]

1 gün önce...

YAZARLAR :::

Bütün Yazarlar
Faraç Çobanoğlu
Faraç Çobanoğlu

MHP ve Kürtler

1
Gürsel Ekmen Miroğlu
Gürsel Ekmen Miroğlu

Yeşil Liste

5
Kadir Üründü
6
M. Sait Ekinci
M. Sait Ekinci

Hey Gidi Değirmenci Amca

7