Biraz daha sağduyu!!!

28 Eylül 2017 Perşembe Saat 22:38

          Bu tartışmalara girmeme kararı almıştım ancak referandum hakkında o kadar çok yanlış yorumlar yapıldı ve yanlış yerlere çekildi ki açıkçası gösterilen bu tepkileri anlamakta zorluk çekmedim değil. Bu tepkileri anlamak için sizinle kafamdaki bir kaç soruyu paylaşmak istedim.

          Türkiye Cumhuriyeti güçlü ve köklü bir medeniyetin temsilcisi olma iddiasını asla yitirmemelidir. Türkiye'nin hinterlandı olduğu bu medeniyet Yemen'den Hindistan'a, Mağrip'ten Kırıma uzanır. Bu Medeniyet coğrafyamızda kardeşlik, dayanışma ve adalet çerçevesinde tüm halkları, inançları, mezhepleri ve dilleri kuşatan bir yaklaşım ve üslubu kuşanmalıyız.

          Bu çerçevede yardım ve dostluk elini uzattığımız diğer milletler gibi Irak Kürtlerini de kardeş ve dost olarak himaye etmeli, emperyal güçlerin arenası haline getirilmesine müsaade etmemeliyiz..

          Bizim ABD, Rusya ve AB ülkeleri gibi Hard (sert) gücümüz değil, (soft ) yumuşak gücümüz ile yani tarih, kültür, inanç ve karşılıklı kazanç üzerinden istikbal ve istiklalimizi kurabiliriz.

          Barzani ve yönetimi on yıllardır (hatta 1946 Mahabad Cumhuriyetinden beri) Türkiye ile iyi ve dostane ilişkileri önemsemiştir. Terörle mücadelede işimizi kolaylaştırmış ve ticari açıdan Türkiye'ye yönelmiştir.

          Diplomasi ve ortak çıkarları gözetmek, büyük medeniyet iddiasını taşıyan Ak parti hükümetinin de esas politikasıdır. Milliyetçi, dışlayıcı ve savaş tamtamlarını öne çıkaran dil ise Eski Türkiyenin hamasetini ifade eder. AK Partiyi eski Türkiye diline evirmek isteyenlerin oyununa gelmemelidir.

          Sert tartışma ve tepkilere neden olan Kuzey Irak Bölgesi veya Irak Kürdistan'ındaki referandum gündemdeki tazeliğini kuruyor.

           Tepkilerin bu kadar şiddetli olabileceğini düşünememiştim. Nüfusunun 4'te 1'i Kürt olan bir bağımsız ülkeden yine nüfusunun 4'te 1'i Türkmen olan ama Arap devleti egemenliğinde olan bir Kürt bölgesindeki bağımsızlık referandumu üzerinden elle tutulur, makul, mantıklı bir gerekçenin ortaya konulmadan saldırı ve hakaret içerikli tepkiler sizce de çok garip ve anlaşılmaz değil mi?

          Daha düne kadar bu bölgeyle yapılan antlaşmalarda Irak Hükümeti bypas geçilerek Irak Kürdistanı bir devlet olarak muhatap alınarak imzalanmadı mı?

          Sayın Erdoğan'ın vanaları kapatırız dediği antlaşmaların altında ikinci devlet temsilcisi olarak Sayın Barzan'in imzası yok mu?

          Aynı antlaşmanın uluslararası düzeyde geçerli olması Irak Merkezi Hükümetinin Kürdistan Bölgesine yaptığı yaptırım ve kısıtlamalara bağlanılmıyor muydu?

          Irak'ın Kuzeyine yapılan bütün seyahatlerde bugüne kadar bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının pasaportlarında Irak Kürdistan'ının mührü vurulmadı mı?

          Amerika'da halen davası görülen ve bir genel müdür yardımcısı da tutuklu bulunan Halk Bankası davasında Amerikalıların müttefikleri olan Türkiye'yi suçladıkları konulardan biri de niçin Irak Hükümetini es geçerek Irak Kürdistan'ı ile petrol antlaşması imzalaması konusu değil mi?

          Musul'daki Türk askeri üssündeki Türkiye askeri birliklerini çıkarmak isteyen Irak Hükümeti ve Amerika'ya ilk tepkiyi vererek Türkiye askerlerini biz davet ettik diyerek oradaki Mehmetçiğimizin hamiliğini yapan yine Barzani değil miydi?

          Bir gecede ne oldu da Irak Kürdistan'ını Suriye'deki PYD ve DAİŞ ile bir tutulmaya başlandı? 

          Suriye'deki zalim Esad, PKK/PYD veya DAİŞ üzerinden katliamlar gerekçe gösterilerek ‘Bir gece ansızın gelebiliriz'i destekliyor ve kabul ediyoruz. Ancak Irak Kürdistanı'yla ilgili bir gecede bunu gerektirecek ne oldu diye sormaktan alamıyorum kendini. Böyle bir karar nasıl mümkün olabilir veya haklı görülebilir?

          Hani Resulullah dememiş miydi ‘Kendiniz için istediğiniz bir şeyi mümin kardeşiniz için de istemedikçe tam iman etmiş olamazsınız' hadis-i şerifinden yola çıkarak, Barzani ve orada yaşayan Kürtler'e yönelik bir empatinin yapılması gerekmez miydi?

          Bu empatiyi aslında en çok bizim gazeteci meslektaşlarımız yapması gerekirken attıkları kanlı-bıçaklı manşetlerle yangına körükle gidiyorlar.

          Bizden habersiz referanduma gidildi, bizden habersiz adımlar atıldı, fitne odağı olan İsrail destek veriyor diye karşı çıkmak için makul ve geçerli sebepler sayılabilir mi?

          Barzani ve yönetimi güvenilir olmasaydı, Silahlı Kuvvetlerimize ait Özel Kuvvetler tarafından peşmergelere silahlı eğitim verilir miydi?

          Irak Merkezi hükümeti İran etkisi altında ve Suriye'de Esed ile beraber katliamlar yaparken, Erbil ve Barzani yönetimi Suriye'de Türkiye Cumhuriyetinin politikalarının destekçisi olur muydu?

          Barzani'nin hiç mi hatası yoktu? diye sizden gelen soruları da duyar gibiyim ancak. Doğru Barzani bu süreçte referandumu çok aceleye getirdi. Bunun için eleştirilebilir. Irak Kürdistan'ında günden güne azalan kamuoyu desteğini sağlama almak için böyle bir hamle yapmış olabilir, bu da eleştirilebilir. Barzani, en zor zamanında hem halkı hem de devleti olarak her zaman destekçisi olan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'a danışabilirdi. Danışmışsa da ki Erdoğan'ın söyleminden bu çıkıyor. Barzani bu süreçte Türkiye yerine Irak'ın bölge üzerindeki baskısına ses çıkarmayan, Ortadoğu'nun hamisi olarak geçinen ve bugün bütün sınırlarına altında imzası bulunan İngiltere ile hareket etmesi Sayın Erdoğan kadar hepimizi kızdırmış olabilir. Ancak bunların hiçbiri bu verilen tepkileri hak etmiyor.

          Hele referandum sonuçlarıyla alakalı olarak da % 92 almanızın hiçbir kıymeti harbiyesi yok demek hangi demokratik, medeni veya hukuki anlayışla izah edilebilir?

          Sınırlarımızın ötesinde bir konuda tercihte bulunan bir halkın tercihine karşı saygı göstermek niye bu kadar ağır geliyor?

          Referanduma katılımın % 70'in üzerinde, evet tercihin de %90'nın üzerinde olduğu bir seçimle ilgili, ‘daha katılmayanlar var, onların ne diyeceği veya ne dediği önemli' demek, kendi seçimlerimizi de tartışılır hale getirmez mi? Öyle ya % 90'a itiraz ediliyorsa, birileri çıkıp % 49'a da itiraz etse ne cevap vereceğiz?

          Oranları filan bir kenara bırakalım da haklı bir gerekçe olmaksızın bu derece sert tepki gerçekten ürkütüyor ve emperyalist güçlerin buradan nemalanmalarına olanak sağlayacağından, endişe kaynağı oluyor. Bir Müslüman milleti açlıkla tehdit etmek ümmet anlayışına sahip bir lidere yakışır mı? İnsanları açlıkla ve ekmekle cezalandırırsak zalimlerden ne farkımız kalır?

          Referandum sonuçlarını kendinize göre kabul etmeyip bir noktada diyelim ki tanımayabilirsiniz ancak bu denli bir tepki de göstermeyin!

          Çıkıp da ‘O askeri güç, o tanklar, silahlar boşuna sınırda beklemiyor' demekle bütün bir bölge halkının hissiyatını zedelediğini ve bu halkı tedirgin ettiğini bölgeden yok mu bunu Sayın Erdoğan'a iletecek.

          Unutulmasın ki bunları dillendirmek bile Kürtler ve Türkler arasındaki duygusal kopuşun ortaya konmasında dayanak olamaz mı?

          Bölgemizdeki her bir anlaşmazlığın, her bir çözümsüzlüğün ‘barış havarileri' olarak ortada dolaşan, İsrail, Amerika ve Rusya gibi ülkeler emperyalist vampirler olup zücaciye dükkânına dalan fil gibi tarumar ettikleri yerlerden ne zaman ders alacağız?

          Kendi sorunlarımızı kendi aramızda ne zaman suhuletle konuşarak başkalarına ihtiyaç duymadan çözebileceğiz?

          Ne zaman sorunlarımızı kardeşlik şemsiyesi altında bütün taassuplardan uzak şekilde çözmeye çalışarak başkasına nüfuz yolu bırakmadan serfiraz olacağız?

          Ne zaman…?


YORUMLAR :::

  1. Kamil
    29 Eylül 2017 Cuma Saat 11:49 CEVAPLA
    İsrail bayraklarının kendi bayraklarıyla meydanlarda dalgalandığı bir devletten bahsediyoruz. Nerde kaldı Kudüs, Filistin, İsrail Zulmü, Siyonizm falan filan. Hesabınıza geldi mi Allah peygamber Gelmedi mi Kürdistan ,Kardeşlik, muhabbet

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Mutlu Olmanın Sırrı Sınavdan Geçmez 10 Ağustos 2018 Cuma Saat 16:02
2. Sahipsiz Memleket Mardin 03 Ağustos 2018 Cuma Saat 16:02
3. Gençlere Dair... 14 Temmuz 2018 Cumartesi Saat 19:43
4. Kendi ektiğimizi biçiyoruz! 03 Temmuz 2018 Salı Saat 11:43
5. Biz bu hallere nasıl geldik? 21 Mayıs 2018 Pazartesi Saat 16:37
6. Gözler Partilerin Aday Listelerinde 13 Mayıs 2018 Pazar Saat 16:43
7. Münafıklığa Karşı; Çözüm Mümin Adaylarda 07 Mayıs 2018 Pazartesi Saat 15:10
8. Seçimlerdeki adaylık süreci üzerine 29 Nisan 2018 Pazar Saat 15:11
9. Bir Erdemliler Hareketi: Çığır 22 Nisan 2018 Pazar Saat 03:12
10. Bakü'nün Mardin'den yok bir farkı 11 Nisan 2018 Çarşamba Saat 10:07

YORUMLANANLAR :::

Derikli Hakim ve Savcı Kardeşler Aynı Gün Dünya Evine Girdi

Derik ilçesi nüfusuna kayıtlı Hakim Mahammed [...]

1 gün önce...

Gökdemir, Öğretmenevi müdürlüğü görevine başladı

Kızıltepe Halk Eğitim Merkezi eski Müdürü Me [...]

1 gün önce...

Üzümün pestil, pekmez ve sucuk yolculuğu başladı

Mardin'de asırlardır süren bağ bozumu zamanın [...]

1 gün önce...

Gençler Bakandan Kalenin turizme açılmasını istedi

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Mard [...]

1 gün önce...

Mardin'den İstanbul'a uzanan el ile bebeğine sarıldı

Derik ilçesinde bugüne kadar engelli hayvanlara [...]

1 gün önce...