Bizler Doğru Pinokyo Yalancı…

03 Ekim 2017 Salı Saat 22:55

      Çocukluk yıllarımızın en güzel hikâyelerinden biriydi, sevgili Pinokyo.

      Evladı bulunmayan, oyuncak ve marangoz ustası olan Gepetto baba’ nın canlanan kuklası, oğlu oluvermiş masalların sınır tanımayan o güzelim dünyası içerisinde.

      Yine o güzelim masalların anlattığı masalların da bir masal olma sınırı vardı ne güzel.

      Pinokyo’ nun masalla gerçek dünya arasındaki bağını oluşturan gerçeklik, insanlara bir ders verme niteliğinde olan, her yalan söylediğinde burnunun uzamasıydı.

       Her yalanda uzayan bir burun, temel insani değerlerden biri olan yalan söylememe gerekliliğini evrensel bir dille anlatan Pinokyo masal dünyasından çıkıp gelseydi yaşadığımız bu çağa, burun uzunluğu dünyanın güneş etrafındaki yörüngesi kadar olan şu anki insan topluluğu karşısında masal kahramanı bile olamazdı herhalde.

    Aslında nasılda hepimiz birer Pinokyo olup çıkmışız şöyle bir düşünsenize.

    Hangimiz hiç yalan söylemediğini söyleyebilir ki.

    Veya günde ortalama kaç yalan attığımızın muhasebesini yapabilir ki…

    Yalan konuşmuyor ve söylemiyorum diyen de yalan söylüyordur desem, bana katılmamazlık etmezsiniz herhalde.

     En basiti, nasılsın diye sorulduğunda iyiyim, işler nasıl dendiğinde güzel gidiyor, mutsuzken mutluyum söylemleriyle insanların karşısına çıkmalar ve dönem dönem veya süreklilikle yaptığımız, daha birçok davranış biçiminin doğru olmayan durumları.

      Yalanı yapan temel olgunun o yalanı söyleyenin inanması olduğunu tespit etmek zor olmaz herhalde.

      Bazen sadece ilgi çekmek için, bazen çıkar sağlamak için, bazen durumu kurtarmak için bazen de tamamen yanıltmak için

      Esasında yukarıda saydıklarımız o kadar iç içe geçmiş oluyor ki, yalanın içinden çıkan yalanları bile karıştırabiliyoruz.

       Çoğu zaman dış dünyaya gösterdiğimiz yüzümüzün toplum tarafından kabul edilebilir yine toplumca belirlenmiş kriterlere göre normal veya mükemmel olma işine kendimizi öylesine adıyoruz ki, gerçekle kurgu arasında farkında olarak ya da olmayarak hiçte azımsanmayacak kadar yalanın içinde, hapsolmuş halde buluveriyoruz kendimizi.

        Yalanı hemen hemen herkesin kullandığı noktasında hem fikiriz gibi gözüküyor.

        Lakin işin farklı bir boyutu, hangi cins daha çok yalan söylüyor sorusuna takılıyor ve nedense erkeklerin daha fazla yalan söylediğine dair genel kanı varmış gibi izlenim doğuyor. Oysa böylesine bir kanı da bir yalan, nitekim kadın olsun erkek olsun, yalan konusunda pekte birbirlerinden eksik kalmıyorlar.

       Yaşadığımız günümüz şartlarında yalan söylemenin normal olduğu, yalan atmanın bir sıkıntı yaratmayacağı egemen bir davranış ve düşünce kalıbı. Yani anlayacağınız yalan atmanın eskisine göre daha kolay olduğu, ister zaman diyelim ister kültür diyelim bir şekilde onunla yaşıyoruz.

       Yalanla yaşıyoruz yaşamasına amma velakin o kadar benimsemeye başlıyoruz ki doğru olanla olmayan arasında, fark olup olmamasının ehemmiyeti de kalmamaya başlıyor.

       Kendi yalanlarımızın içinde kendi kurgu doğrularımızın vicdani çatışmaları dahi artık fayda etmiyor, yalanın çekici ve cezbeden dünyasında.

       Burnumuzun dikine gidip, birçok  şeye sokup, ehh birazda karıştırma dışında burnumuzun uzadığı da yoktu ya.

      Tek yalancı vardı, onun dışında hepimiz doğru konuşup doğru davranandık.

      Suçlu zaten belliydi…

      Kim olacak canım?

     Yalan attığında burnu uzayan kim ise, elbette ki O.

     Pinokyo canım!.. Pinokyo…

 


YORUMLAR :::

  1. İmla ve Yazım
    03 Ekim 2017 Salı Saat 23:22 CEVAPLA
    pekte değil "pek de" şeklinde yazılır.

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Siyasetçi mi politikacı mı? 25 Mayıs 2018 Cuma Saat 23:57
2. Karşılıksız Çek… 16 Mayıs 2018 Çarşamba Saat 13:17
3. Mardin İnsan Kişiliği Olsaydı… 23 Nisan 2018 Pazartesi Saat 12:07
4. Mardin İçin Elzem Plan… 02 Nisan 2018 Pazartesi Saat 11:06
5. Reyhaninin Adımlamaları… 09 Mart 2018 Cuma Saat 12:13
6. Sağlığımız, temizlikçilerin aymazlığına bırakılmamalı! 18 Şubat 2018 Pazar Saat 19:11
7. Bir Mardin Sevdalısı… Ali İhsan ENSARİ… 31 Ocak 2018 Çarşamba Saat 18:03
8. Mardin’in Hükümranları… 12 Ocak 2018 Cuma Saat 16:48
9. Sayın Eri ve Yeni Dönem… 21 Aralık 2017 Perşembe Saat 21:21
10. Hadsizlik! 03 Aralık 2017 Pazar Saat 17:13

YORUMLANANLAR :::

Bayrağı Babalarından Devralacaklar!

Eski Vekillerin Oğulları Parlamento İçin Yar [...]

1 gün önce...

Şimşeğin çakma anı görüntülendi

Mardin'de etkili olan sağanak sırasında şimşe [...]

1 gün önce...

Ağırakça, bir kez daha Üniversite yerine Akdem'in tanıtımını yaptı

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü olarak bir [...]

1 gün önce...

Önümüzdeki Süreçte Beştepe'den Bedelli Askerlik Bekleyenleri Umutlandıran Sözler:

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, b [...]

1 gün önce...

Bu teravih kaçmaz...

Dumlupınar İmam Hatip Ortaokulu öğretmen ve ö [...]

1 gün önce...