Davranış Bozukluğu Olarak: Yansıtma

15 Ağustos 2017 Salı Saat 14:45

         Değerli okuyucular bugün kendi alanım olmasa da sizlerden özür dileyerek farklı bir alandan yazmak istiyorum. Tabi yazacağım bu bilgileri lütfen kimse üzerine alınmasın ama "Yarası olan da gocunur" misali gocunana da diyecek bir şeyim olamaz.  

         Farklı alan derken, davranış bozuklukları üzerine konusunda uzman olanların bazı tespitlerini noktası virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşacağım. Bunları okurken inanıyorum her biriniz zaten ne demek istediğimi anlamış olacaksınız. Bir de uzun bir yazı olduğu için ilgi alanına girmeyen de boşuna vakit harcayıp da okumasın lütfen.

 

DAVRANIŞ BOZUKLUĞU OLARAK

         Sizlere bir tür davranış bozukluğu ve ruhsal rahatsızlığı olan hastalarda genellikle rastlanılan bir savunma mekanizması olarak 'Yansıtma' üzerine duracağım. Bu konuda uzman ve birçok kitap ve makale yazan psikiyatrist Filiz Alev'i referans alacağım.

         "İnsanda duygu, düşünce, algı ve karar verme yetisinin sağlıksızlaşmasıyla ortaya çıkan bu hastalık, aslında toplumsal koşullarda, hele de içinde bulunduğumuz çağda, çoğu insanın sırf kendini korumak ve savunmak için başvurduğu çok doğal ve masum bir davranış olarak düşünülür, ancak derinliğine incelendiğinde hiç de öyle olmayıp, çok ciddi, önemli ve hatta tehlikeli bir rahatsızlık olduğu görülür. Her ne kadar günlük yaşam içinde bu halden muzdarip pek çok kişiye rastlandığı için, durum yine de normal düzlemde tanımlanabilse de, bu bulgunun pek çok patolojik rahatsızlığın da temelinde yer aldığı saptanmıştır.
O nedenle ihmal edilemeyecek önemde ciddi bir bozukluktur.

 

KENDİSİNE SÖYLEMESİ GEREKENLERİ KARŞISINDAKİNE SÖYLEMESİDİR
         Tipik özelliği, bu kişilerin asıl kendisine söylemesi gerekenleri karşısındakine söylemesidir;
ya da, kendine yakıştıramadıklarını, başkalarına yakıştırmasıdır. Bireyin kendine ait kusur ve yanlışlarını karşısındakine mal edip, kendini karşısındakinde yansıtmasıdır. Rahatsızlık, “yansıtma” adını zaten bu özellikten alır. Kişi makbul olmayan kendine ait özellikleri ve davranışları, direk karşısındaki kişiye yansıtıp, bunlar sanki karşısındaki kişinin özellikleri ve davranışları imiş gibi, ona yükler, onu yanlışlar.

 

EGO KAYGISI

         Başkalarına ayna tutmak üzere biri birşeyler söylerken fark edersiniz ki, eleştirdiği o şeyleri tam da o anda bile bizzat kendisi yapmaktadır. Ve yine asıl kendi yapmakta olduğu bazı makbul olmayan davranışları, sanki siz yapmışsınız gibi, size mal edip, sizi eleştirmesiyle de son derece belirgindir. Genellikle kişilik zaafiyetinden ve aşağılık kompleksi ile paranoyanın da eşlik ettiği ego kaygısından kaynaklanır. Kişi bilinç düzeyinde, aslında "bilmeme"nin ego’da yarattığı belirsizlik ve sapma ile yanılgıya düşer ve “zan”lar üretir.

 

AYRICALIKLI VE ÜSTÜN GÖRME
         Yansıtma, bunların tümünün birden sonucu ve hepsini kapsayan bir bozukluktur.
Kişi, kendinde birtakım eksiklikler olduğu için, bunu ödünleme yoluna giderek, kendini bir havalarda ya da ayrıcalıklı ve üstün görme ve gösterme halleri geliştirir. Kibir gibi mesela. Çünkü önemsenme ihtiyacındadır ve o kendini fazlaca önemsediğinde, ya da kendini önemli gösterdiğinde, başkalarının da onu önemseyeceği yanılgısına düşer ve önemsetmeye çalışır.

 

ÖNEMSEME VE ÖNEMSETME AÇLIĞI
         Kendi eksikliklerini ve aç olduğu erdemleri ödünlemek adına, hele de o erdemleri bir başkasında görürse, tıpkı aç bir hayvanın açlık dürtüsüyle avına saldırdığı gibi, kendini önemseme ve önemsetme açlığından dolayı, tamamen ilkel bir içgüdüyle, yani aslında yaptığının da pek bilincinde olmayarak, o kişiye ve aç olduğu o erdemlere saldırır.
Kendi hatalarını ya da makbul olmayan davranışları karşısındakine yakıştırıp, asıl kendi yapmaması gerekenleri karşısındaki sanki öyleymiş veya öyle yapıyormuş gibi bir kabulle ciddi bir yanılsama ve yanılgıya düşer. Bu arada kendinde olmayan iyi özellikleri de kendine mal edip, karşısındakinde öyle iyi özellikler yokmuş gibi davranır.

 

EZMEYE, SİNDİRMEYE, CAYDIRMAYA, YÖNETMEYE VE YÖNLENDİRMEYE ÇALIŞMAK
         Adeta, kendinden başka hiçbir önemli ve değerli insan olmadığına karar vermiş gibi davranarak, kendindeki eksikleri ödünlemeye, kendini iyi hissetmeye çalışır.
Bu çok önemli yanılgı, kişinin kendi içinde kabullenemediği duygu, düşünce, niyet ve eylemleri, karşısındakine aitmiş gibi sanıp ona sardırması şeklinde kendini gösterebileceği gibi; kendi suçunu bir başkasına atmak; yaptığını inkar etmek; kusurlarını reddetmek; kendi namakbul yaptıklarını makul ve makbulmüş gibi görmek; salt kendini mükemmel görüp, başkasını küçümsemek; kendinde olmayan erdemleri varmış gibi göstermek; karşısındaki öyle erdemlere sahip değilmiş gibi kabul etmek; kendinde olan kusurları başkasına mal edip onu öyle görmek ve göstermeye çalışmak; kendinden üstün olanları, öyle düşünmese bile dürtüsel bir refleksle kendine tehlike sayıp, sırf bu nedenle onu küçük düşürmek, zor durumda bırakmak, suçlamak, yargılamak, kınamak, eleştirmek, büyüklük/üstünlük/bilmişlik taslamak, ezmeye ya da sindirmeye veya caydırmaya çalışmak, yönetmeye ve yönlendirmeye kalkmak şeklinde de kendini gösterebilir.

         Ve bunları çoğunlukla alay eder tarzda yapması, karşısındakini küçük düşürücü, aşağılayıcı, saygısız, zaten haksız ve yersiz hatta hakaret edici ve hiç olmadık tarzda veya hiç gerekmediği halde anlamsız ve mantıksız veya aykırı bir şekilde yapması da dikkat çekicidir.

 

YALAKALIĞA POHPOHLANMAYA AÇTIR

         Zaten ego zafiyeti onu dikkat çekmeye yönlendirir. Çünkü ilgiye, övgüye, yalakalığa, dolayısıyla kendini iyi hissetmeye açtır. Saygı göstermez, ama saygı bekler. Üstüne alınma ve güven problemleri de vardır.

         Çünkü zaten kendine güvenmediği için başkalarına da güvenemez. Aslında kuşkulardadır, ama bunu dışarıya eminlik olarak yansıtır. Şımarıklığa da son derece yatkındır. Pohpohlanmaya da tabi ki fazlasıyla açıktır. Zira normalden de fazla bir onaylanma açlığı içindedir. Ama onaylanamaz şeyler yapar… Bu bile tek başına, bir kişide bir bozukluk olduğunun zaten yadsınamaz göstergesidir.

 

KENDİNİ HER ZAMAN HAKLI GÖRÜRÜ
         Böylelikle kendi kendine yapay bir ego tatmini sağlamış ve/ya
kendine yine yapay bir haklılık kazandırmış olduğunu düşünür. Çünkü zaten sadece kendini haklı görmeye fazlasıyla muhtaçtır. Ama gerçek bir tatmin ve haklılık değildir tabi bu. Yine sadece kendi yanılgısı/yanılsamasıdır.

 

ETRAFLARINDAKİ DİĞER İNSANLARA DA YANSIYAN BİR ÖZELLİK
         Bir kişilik sorunsalı ve algı yanılgısı hali de olan bu durum, aşırı ve sürekli olursa kişinin kendisini doğru tanıyıp değerlendirmesini bozduğu gibi;

derecesine göre, aynı paralelde önemli algı ve düşünce sapmalarına;
giderek daha da büyük yanılgılara; hatta taşkınlıklara ve halüsinasyonlara yol açacak kadar tehlikeli olabilir ve sadece bu rahatsızlığa sahip kişilerin kendilerine değil, onların bulundukları ortama ve etraflarındaki diğer insanlara da yansıyan zarar verici ve başkalarını da yanıltıcı bir nitelik arzeder.

         Bunun da özellikle bulundukları ortam için ne denli ciddi bir sorun olduğu açıktır ve bu nitelik, böyle bir bozukluğun kesinlikle ciddiye alınmasını şart kılar. Zira bu rahatsızlığa sahip kişilerin kendileri zaten huzursuz olduklarından huzur bozucudurlar ve hem kendileri hem de başkaları için bulundukları ortamda da sorun, haksızlık, saygısızlık ve zarar kaynağıdırlar.

 

HEM TEDAVİ OLMALILAR HEM DE TEPKİ VERİLMELİ
         Bu tür olumsuz ve kötü sonuçları önlemek için tabi ki öncelikle bu kişilerin psikolojik destek almaları şarttır. Ancak bunun yanı sıra, bu tip davranış bozukluğu olan kişiler her ortam içinde serbestçe dolaştıklarından, bulundukları ortamdaki diğer insanların bunlara gösterecekleri doğru tepkiler de, zararın önlenmesinde yararlı olabilecektir.
"

         Yazıyı okuyunca aklınıza gelen hastalıklı isimleri lütfen kendinize saklayınız. Yazımın yorumlara kapalı olacağını hatırlatır ve sosyal medya dahil lütfen hiç bir yerde yorum yazmamanızı isteyeceğim.

         Sağlıklı ve yansımasız

 


YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. İşte iktidar partisinin Mardin İl başkanı 24 Kasım 2017 Cuma Saat 15:19
2. Bağımsız Kürdistan Referandumu ve Sonuçları 03 Kasım 2017 Cuma Saat 15:25
3. Arakan = Bir damla petrol! 23 Ekim 2017 Pazartesi Saat 12:53
4. İHH, ne mi yapıyor? 18 Ekim 2017 Çarşamba Saat 19:54
5. Biraz daha sağduyu!!! 28 Eylül 2017 Perşembe Saat 22:38
6. Özrünüz kabul edilmemiştir 08 Eylül 2017 Cuma Saat 16:26
7. Mehmet Görmez; Emekliliğiyle değil Emekleri ile var olacak 01 Ağustos 2017 Salı Saat 11:36
8. Sudan'ın Siyahi Kürtleri Sudan İzlenimleri (III) 02 Temmuz 2017 Pazar Saat 15:17
9. Sudan ve Sömürü düzeni; İzlenimler(II) 14 Haziran 2017 Çarşamba Saat 18:19
10. Kara Bahtlı Kara Kıtanın, 'Kara'lar ülkesi: Sudan (I) 09 Haziran 2017 Cuma Saat 17:05

YORUMLANANLAR :::

Öğretmene verilen değer her şeye değer

24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yazı [...]

21 saat önce...

Kaza yapan TIR şoförü hayatını kaybetti

Kızıltepe-Viranşehir Karayolu'nda tarihi İpeky [...]

1 gün önce...

El yapımı patlayıcı ele geçirildi

Nusaybin’de 30 litrelik bidon içinde el yapım [...]

1 gün önce...

Mardin'de FETÖ davasında ilk karar çıktı

Mardin’de FETÖ’nün darbe girişimine ilişki [...]

1 gün önce...

Mardin Emniyetinden Uyuşturucu Tacirlerine Operasyon

Mardin İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Narkot [...]

21 saat önce...