Davutoğlu: Mardin bana Kudüs’ü hatırlatıyor

Davutoğlu: Mardin bana Kudüs’ü hatırlatıyor
18 Mayıs 2017 Perşembe Saat 17:33 2

Eski Başbakan ve AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, Mardin’de düzenlenen ‘Ufuk Turu Toplantısı’nda konuştu. Davutoğlu, “Hiç kimse bir daha bu şehirde çukur kazamayacak” dedi.

Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu tarafından düzenlenen ‘Ufuk Turu Toplantıları'nın 14’üncüsü Mardin’de yapıldı. Bir otelin konferans salonunda “Sivil Tolum ve Din” temasıyla düzenlenen toplantıya Eski Başbakan ve AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, Mardin Valisi Mustafa Yaman, AK Parti genel başkan yardımcıları Yasin Aktay ile Ahmet Sungur, DİKA Genel Sekreteri Yılmaz Altındağ, il protokolü ve 60 ilden gelen STK temsilcileri katıldı.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan toplantının açılışında konuşan Eski Başbakan ve AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, katılımcıları selamladıktan sonra, Mardin’in Artuklu Devleti’nin başkenti olduğunu söyledi.
“Mardin bana Kudüs’ü hatırlatıyor”
Mardin’in Konya gibi önemli bir başkent olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, her iki ilin de ilim ve sivil toplumun merkezi olduğunu belirtti. Davutoğlu, “Bir taraftan 7 bin yıl önce 7 farklı kültürü 7 farklı dilin konuşulduğu söylenen tarihi bir gerçek olan Mardin, diğer tarafta 12’inci yüzyılda İslam dünyanın bütün tefekkürlerini bünyesinde barındırabilen Konya… Kızıltepe’den Mardin’e yavaş yavaş çıkmaya başladığımızda Mardin bana Kudüs’ü hatırlattı. Sanki ilahi iki göz Mardin’den bütün Mezopotamya Ovası’na bakıyor. Hz. İbrahim’e Hz. Nuh’a ve yaşanan her şeye şahit olmuş. Şimdi Mardin nasıl ki 7 bin yıl önce 7 kültür, dil ve dinin buluştuğu bir şehir ise işte sivil toplum ordadır. Tek tip olan şehirlerde sivil toplum yok.” dedi.
“Susan ilin adamlarının olduğu yerde sivil toplum olmaz”
Sivil toplumların rehberlerinin de öncülerinin de gerçek imamlar olduğuna vurgu yapan Davutoğlu, bedel ödemekten korkan ilim adamlarının olduğu yerde sivil toplumun olamayacağını söyledi. Davutoğlu, “Susan ilin adamlarının olduğu yerde sivil toplum olmaz. Hapis çekmeye razı olur ama zulme razı olmaz. Gücün dışında da fikir üretmesi gerekiyor. Kanaat beyan edecek, o güç zaafına düşse bile varlığını sürdürebilen bir sivil toplum olmazsa bir toplum olmaz. Düşünün Moğollar bütün Anadolu’yu kasıp kavurdular, Selçuklu devletini birçok noktada zaafa uğrattılar ama ayni fiiliyatta zaafa uğratamadılar. O zaafa uğramamışsa o devleti tekrar inşa edersiniz.” dedi.
“Dini cemaatlerin görevi ahlaki insan yetiştirmektir”
“Dini cemaatlerin siyasi dışında ahlaki insan yetiştirmektir.” Diyen Davutoğlu, “Onun devlette ne görev alacağına cemaat karar veremez. Orada cemiyetvari bir görevde yer alan devlet karar verir. Oda kriterini emniyet ve inanca göre verir. Emniyetli ise kim olursa olsun görev verilir, değilse de kardeşi de olsa ya da aynı cemaate de mensup olsa ona görev vermez. Verirse sonu olumsuz bir şekilde olur. İşte bu FETÖ yapılanması cemaatvari görünümlü çıkıp cemiyetlik görevi taşıyan devleti, ekonomiyi rasyonel koruması gereken yerleri işgal edip tek bir şeye dönüştürdüğü için cemaat yapısına darbe vurdu. Ya devlet olması gerekir ya da cemaat. İkisi bir arada yaşayamaz.” diye konuştu.
“Artık hiç kimse Diyarbakır Ulu Camii’nin çevresini terör yuvası yapamayacak”
Bölgede yaşanan olaylara da değinen Davutoğlu şunları söyledi: “Hiç kimse bir daha bu şehirde çukur kazamayacak. Bu şehirler bizim. Kimse bir daha bu mezraları patlatamayacak. Bu mezralar ve yaylalar bizim. Kimse bir daha Sur gibi aziz diyarları Diyarbakır Ulu Camii’nin çevresini terör yuvası yapamayacak, çünkü Diyarbakır bizim. Mardin, Siirt, bütün Türkiye bizim. Mardin’de Diyarbakır da Konya da aynı haklara sahipler. Benim Konya’da bir evin içine ateş düştüğünde yüreğimin yanması neyse Mardin’e de Diyarbakır’a da düştüğü o dur. İşte sivil toplumların getirdiği birliktelik budur.” 


Mardin'de farklı medeniyetlerin bir arada yaşadığına işaret eden Davutoğlu, bir medeniyetin kuruluşunda, genişlemesinde, savunmasında en büyük gücün, birliktelik ve iradesini tereddütsüz tarih sahnesine çıkarabilmesi olduğunu belirtti. Davutoğlu, şöyle konuştu: 

"Orada askeri fetih ile gönül fethi birleşir. Yürekleri ayıranların fethi olmaz, kalıcı da olmaz. Yürekleri birleştirenlerin ise mutlaka bir gün fethe mazhar olmaları kaçınılmaz olur. Bugün bizleri Türk-Kürt, Sünni-Alevi diye ayırmak isteyenler tarihimize baksınlar. Ben, Alparslan'ın ordusunda bir Kürt, Selahaddin'in ordusunda bir Türk olmayı tercih ederim. Çünkü bizim için önemli olan gönül bağıdır."
             Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) cemaat kavramını tahrip ettiğini dile getiren Davutoğlu, "Cemaat ismini kirleten hain bir çetenin bu kavramda yaptığı tahribattan sonra cemaat kavramının taşıdığı önemin ve yaşadığı değişimin görülmesi gerekir." diye konuştu
             Fikir özgürlüğünün ve hareket yönünün olmadığı yerde sivil toplumun olamayacağına dikkati çeken Davutoğlu, şunları kaydetti:
              "Sivil toplum, fikir sahibi, düşündüğünü özgürce söyleyebilme iradesini kendisinde gören insanlardan oluşur. Yanlış gördüğünde susanlardan, bir cemaat yapılanmasında birinin söylediğini, 'mesihvari' değerlendiren birinden sivil toplum yapılanması çıkmaz. FETÖ yapılanmasını sivil toplum kabul edebilir misiniz? Akademik olarak da kabul edilmesi mümkün olmayan birtakım iddialarla insanı itaate zorlayan bir anlayıştan sivil toplum çıkabilir mi? Yarın, Doğu ve Güneydoğu'da hendekler ve çukurlar kazıp da kendisi dışında hiç kimseye hayat hakkı tanımayan, sonra da Türkiye'deki özgürlükçü sivil toplumun bir ayağı gibi kendini takdim eden anlayıştan bir sivil toplum çıkabilir mi? Önce insana saygı olacak sivil toplum olabilmesi için. Önce o insanın iradesine, tercihlerine, düşüncelerine, duyarlılıklarına saygı duyacak."
             Ahmet Davutoğlu, sivil toplumun siyasete fikir ve düşünce zemini hazırlayabileceğini ancak siyasete asla müdahil olmaması gerektiğini vurgulayarak, "Sivil toplumun, 'Siyaseti ben idare edeceğim.' demeye kalkmaması lazım. İşte FETÖ böyle yanlış bir zihniyetin sonucu buraya geldi. Hizmet hareketi vesaire ama niyet sivil kalmak değil, gücü elde etmek." ifadelerini kullandı.

"Bu ülke birdir"
            Terörle mücadeleye de değinen Davutoğlu, ülkenin birlik ve beraberliğinin önemini vurguladı. Davutoğlu,  şöyle devam etti:
           "Bu ülke birdir. Ortak geçmişimiz, tarihimiz ve kaderimiz var. Bunu kimse değiştiremeyecek Allah'ın izniyle. Bu ülkenin her bir santimetrekaresi bu terör örgütlerinden temizlenmedikçe, durmak, nefes dahi almak ayıp olur. Bugün bütün bölgedeki havayı görüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada operasyonlar gerçek anlamda başarıya dönüşüyor. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Devletin terörle mücadeledeki başarısını devamlı kılacak olan; Doğu ve Güneydoğu'daki bütün sivil toplum kuruluşlarımızın bundan sonra güçlü bir iradeyle 'Kimse bir daha bu şehirde çukur kazamayacak, bu şehirler bu mezralar bizim, Mardin, Siirt bütün Türkiye bizim.' demesidir."

"Kürt kimliğinin üzerindeki bütün baskıları kaldırdık"
            AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay da yapılan hizmetlerle Türkiye'deki herkesin üzerindeki zulmü defettiklerini söyledi.
           Özellikle Kürtçe'nin önündeki bütün engelleri ve zulmü ortadan kaldırdıklarını aktaran Aktay, şöyle dedi:
          "Türkiye'de 'Kürt'üm' demenin yasak olduğu günler vardı. Biz bunun zulüm olduğunu baştan beri haykırdık ve o zulmü de kaldırdık. Kürt kimliğinin üzerindeki bütün baskıları kaldırdık. Asimilasyonu, inkarı bitirdik. Bütün Türkiye doğusu ve batısıyla çok daha fazla bütünleşmiş ve anlamlı bir kimlik altında birleşmiştir."
AK Parti Genel Başkan Yardımcı Ahmet Sorgun, programın Mardin'de yapılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, emeği geçenlere teşekkür etti.

Mardin Valisi Mustafa Yaman, Mardin'in bir kültür ve turizm şehri olduğunu belirtti.
Bölgenin son dönemde terör nedeniyle bazı travmalar yaşadığını, teröre yönelik şehirdeki operasyonların başarıyla sona ermesinin ardından bölgenin morale ihtiyacı olduğunu kaydeden Yaman, bu gibi programların bu moralin kazanılması açısından çok önemli olduğunu aktardı.
Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı Muhsin Görgülügil, Mardin Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı Mustafa Aydın, Dicle Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Abdullah Erin ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi de birer konuşma yaptı.

Türkiye'nin farklı kentlerinden akademisyenlerin ve sivil toplum kuruluşlarının katıldığı 4 gün sürecek programda "Sivil Toplum ve Din" konulu sempozyum düzenlenecek.
Sempozyumda, "İslam ve Sosyal Sorumluluk", "Ümmet ve Milliyetçilik", "İslam ve Cemaatler", "İslam Dünyasında Dini Akımlar" konularında oturum yapılacak. 

Eski Başbakan ve AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, yaptığı konuşmasının ardından öğle yemeği için salondan ayrıldı. Davutoğlu, öğle yemeğinin ardından çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Hasankeyf’e hareket etti.



YORUMLAR :::

  1. sivayuşgil
    18 Mayıs 2017 Perşembe Saat 20:37 CEVAPLA
    kimsenin bu şehirde çukur kazdığı yokki zaten çukur kazılan yerler bellidir.hatta çukur kazsalar iyi olur mardinin altı kaya kanalizasyon şebekesi de yok direk kazdıkları çukura mahallenin fosseptiğini bağlarız malum kazmak için kepçe tutsan bir dünya para istiyorlar,bir siyasetçi laf olsun torba dolsun diye konuşmamalıdır.

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

GÜNCEL HABERLERİ :::