Giderayak asılan tabela; Ağırakça

08 Nisan 2019 Pazartesi Saat 12:25

Rektör Ahmet Ağırakça’nın giderayak üniversitemize kazandırdığı son başarısı; ismini Kütüphanenin dört bir tarafına metrelerce büyüklükteki tabelalarla donatmak oldu.

Bu konuda kişinin yaptığı iyilik ve ihsanı bir bir sayması, o iyiliği yüze vurup görünür olmasını istemesi üzerine bir ayet ve bir hadisi sizlere hatırlatarak başlamak istiyorum.

Yaptığın iyiliği çok görerek, başa kakma! [Müddessir 6]

Allah şu üç kişinin yüzüne bakmaz, onlar için acıklı bir azap vardır: 1- Eteklerini yerde sürüyerek yürüyen kibirli kimse, 2- Verdiği bir şeyi başa kakan kimse, 3- Yalan yere yeminle malını satan kimse. [Müslim]

Biliyorsunuz yaptığı iyiliği başa kakmak isteyenler, Rektörün yaptığı gibi genelde söze “Böyle şeyler söylenmez ama…”diyerek başlarlar. Konuyu bilen ve hatırlayanlar bilir. Kitap bağışı ve kütüphane ile ilgili daha önce yaptırılan haberde sözde kendisi isminin açıklanmasını istemediği için ismi haberde yazılmamıştı. Şimdi ise aynı isim için üniversite bütçesinden belki de bağışlanan kitapların değerinden çok daha yüksek fiyatta yaptırılan dev tabelalar astırıldı.

Peki nerde kalıyor o sağ elin verdiğini sol elin duymaması gerektiği hassasiyet?

Haftada üç gün Mardin’de, dört gün İstanbul’da kalan rektör Ağırakça üniversite kütüphanesine kendi adını vererek bir kez daha egosantrik tavrını oryaya koydu.

Mardin ile ilişkili Fahreddin el Mardini, Selahaddin Eyyubi, Suhreverdi, Sultanşeyhmus gibi isimler...

Kasımiye, Zinciriye, Nisibis, Abbara, Dara, Mezopotamya, Taş kubbe, Karpuzdilimi kubbe, Kale.. gibi mekan isimleri…

Hikmet, irfan, ikra, bilge adam, tefekkür, hira.. gibi  kavramlar yerine kendi ismini her ne kadar senato kararı denilse de kendi talep ve iradesiyle üniversite kütüphanesine vermenin nasıl bir halet-i ruhiye ürünü olduğunu elbette Mardin halkı değerlendirecektir.

Tam da görev süresinin bitmesinde bunu yapması ise ahlaki-etik açıdan neye tekabül ettiğini de yine Mardin kamuoyu takdir edecektir.

Rektör Ağırakça"nın kendi başına verdiği karar ile "Ağırakça Kütüphanesi" ismini kamuoyu ile paylaşılma zemininin Ağırakça’nın sosyal medya (twiter) hesabı üzerinden paylaşılması ise oldukça manidardır.

Böylece rektörlüğü boyunca kendi adını, özel ilişkisini ve kişisel ilişkisini odak haline getirmesinin son örneği olarak bir kez daha bilinmesini sağlamıştır.

Rektör Ağırakçanın yüklü miktarda kitabı kütüphaneye bağışladığı önemli ve değerli bir husustur. Bu takdire şayandır. Ancak "Ağırakça kitaplığı" şeklinde bir levhanın bu bölüme asılması yerine,  kocaman bir tabelanın kendi adına ve kütüphane ismi olarak dışarıya asılması ise şık olmamıştır.

Bununla birlikte cevabını bekleyen sorular hala ortada duruyor;

İleri yaşına rağmen Ağırakça'nın şuraya buraya adını verme isteğinin temelinde yatan dürtüler nelerdir?

İnanç, ahlak ve büyük iddiaları dillendirmesine rağmen, adından söz ettirme ve kendisini görünür kılma ihtiyacının ortaya koyduğu çelişkinin izahı var mıdır?

En az Ağırakça kadar üniversiteye kitap bağışında bulunan Kütüphaneciler Derneği Genel Başkanı Ali Fuat Kartal ve MARSEV Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Nehrozoğlu’nun isimleri için de aynı kütüphaneye ve aynı büyüklükte tabelalar hazırlanıp asılacak mı?

Üniversiteye fakülte yaptıran bir işadamının ismine Rektör Ağırakça’nın bir yandan kampüs içinde isimlerin fazla görünür olmasına gerek yok diye sökmek isterken diğer taraftan ise isminin verilmesini nasıl kabul etti?

Başkasının emek verdiği ve kamu finansıyla inşa edilen bir yapıya giderayak kendi ismini vermesinin etik karşılığı var mıdır?

Netice olarak Ağırakça rektörlük süresinin dolduğunu yine üniversitenin bütçesinden verdiği veda yemeği ile duyurdu. Ancak Mardin’de oluşturduğu hasar ise tahribatlar ise yerinde duruyor.

Hatırlarsanız yaklaşık kırk yıldır Mardin’e zaman ve emek vermeyip İstanbul’da ikamet eden Rektör Ağırakça’nın Mardin’le ilişkisi "uzakta bir köy var, o köy bizim köyümüz" den ibaret iken bir vakfın Mardin Şube başkanlığını uhdesine almaya tevessül etmiş ve rektörlüğün yanında bu isim üzerinden de prim yapmaya çalışmıştı. Zira şubeyi o dönemde kendisi ile aynı ismi taşıyan eğitimci biri tarafından kurup yönetimi teşkil ettikten sonra nezaketen üyelik teklifine "başkan olurum" sürprizi ile genel merkez üzerinden başkanlığı aldığı iddiası ciddiyetini koruyor. Ki ismi geçen derneğin yeri ve giderleri ise tam bir skandallar zinciridir...

*************

Bu konuyu bir kenara bırakarak geçenlerde gittiğimiz Adana’da görev yapan Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.Murat Eren’in toplumumuzda giderek yaygınlaşan psikolojik bir hastalığın belirtilerini ve verdiği tedaviyi sizlerle paylaşmak istedim.

Bunlar kendilerini çok üstün ve önemli gören insanlardır. Hasta kendisinin, olduğundan daha yetenekli, başarılı, güzel ya da zeki olduğuna inanır. Bu davranış kalıbı erişkinlik döneminde başlar ve çok değişik koşullar altında ortaya çıkar. Başkalarından farklı, özel bir insan olduğu, özel bir muamele görmesi gerektiği inancındadır. Başkalarının da kendisine önem vermesini ister, bekler. Her şeye hakkı olduğunu düşünür. Kurallar onun için değil, sıradan insanlar için konmuştur

Kişiler arası ilişkilerinde istismarcıdır. Yıllarca sömürdüğü insanı da yine bir çıkar uğruna harcamaktan çekinmez. İnsanlara tepeden bakar, alay eder, küçümser.

Eleştiriye çok duyarlıdır. Eleştiriye öfke ile tepki gösterirler.

Beklentilerini gerçek hayatta bulamazsa, fantezide gerçekleştirir. Vaktinin önemli bölümünü hayal kurarak geçirebilir. Çok iyi ya da zeki bir insan olduğunu, herkesin kendisine aşık olduğunu, insanların onun için kavga ettiğini ya da büyük başarılar elde ettiğini hayal eder.

Başkalarının kendilerine ilgi göstermesini ve iltifat etmesini isterler. Bunun hakkı olduğunu düşünür ve çoğu zaman açıkça talep eder. Zor durumdaki insanlara karşı bir acıma duygusu duymaz. Başka insanların başarılarını, gördükleri ilgiyi ve sahip oldukları şeyleri kıskanır.

 

Tedavi

Yararlı olduğu ileri sürülen tek tedavi psikanalitik psikoterapidir. Ancak kendilerini sürekli erişilmez, değerli bir insan olarak gördüklerinden tedavi yanaşmazlar. Bu yaklaşımı kötü bir eleştiri olarak görürler.

 


YORUMLAR :::

  1. Sahmus
    10 Nisan 2019 Çarşamba Saat 22:54 CEVAPLA
    Ahmet Ağırakça zalimlesti. Bu, güneşin doğup battığı kadar açık.
  2. murat güven
    10 Nisan 2019 Çarşamba Saat 02:42 CEVAPLA
    Yahu senden izin mi alacaktı her işin bir yordamı var Senato karar vermiş sen Süleyman BÖLÜNMEZ’in Avukatı değilsin AK partinin yaptığı rezillikleri yaz Gençlik Merkezininin Burak Beyini yaz sıkıyorsa birazcık şu vaat edilen şehir hastanesini yaz halen batıdaki gibi çeşme suyunun akmadığını yaz Şu PARK hastanesinde yaşanan çaresiz ölümleri yaz
    Kardeşim birbirimize düşme zamanı değil memleket için adım atma zamanı Eğitim Kalitesini yaz, Raylı sistemi konuşturalım, Araştırma Hastanesi için ısrar edelim, Çevre yollarının yapımı için ısrar edelim Neden Dicle Nehrinden taaaa ılısudan faydalanıyoruz daha yakın yerler var KANAL MARDİN projesiyle Dicle nehrini verimli topraklarımıza nasıl akıtırız bunu yaz
    • Ahmet
      13 Nisan 2019 Cumartesi Saat 22:29 CEVAPLA
      Üniversite'de olan durumları eleştirel bir dille kamuoyu ile paylaşıyorlar, ne var bunda kızacak?? Olması gereken budur.
      "Başka sorunlar var onlardan niye bahsetmiyorsunuz" demek bir savunma değildir.
      Diğer Mahallî Gazeteler de şehrin diğer sorunlarından bahsetsinler, onları da takip ederiz.
    • Ahmet
      10 Nisan 2019 Çarşamba Saat 20:00 CEVAPLA
      Adam bunu yazmış. Ne var ki bunda?
  3. Abdullah
    09 Nisan 2019 Salı Saat 11:10 CEVAPLA
    Üniversiteye ait AKM'nin (iktidar veya değil) bir siyasi partinin toplantısı için kullanılmasındaki ahlaksızlık bir yana; bir de üstüne 4500 kişilik(!) Paşavat ailesi için kullandırtılması, giderken yapabileceği en rezil hareketti. Yalnız benim Mardin Life ailesinden ricam şu: Kuklayı değil kuklacıyı vurun! Şahin Arpağ bakalım bundan sonra ne yapacak ona bakın...
  4. öz mardinli
    09 Nisan 2019 Salı Saat 08:29 CEVAPLA
    boş haber peşindesiniz.adam akıllı haber yapın.valinin yaptığı gereksiz işleri yazın.
    • Mehmet
      09 Nisan 2019 Salı Saat 22:08 CEVAPLA
      Boş değil. Bir devlet kurumu binasını kendi özel işleri için kullanmak sorusturmaliktir.
  5. Mehmet Salih Oner
    08 Nisan 2019 Pazartesi Saat 20:27 CEVAPLA
    Cok guzel yazmissiniz ama neye yarar rektor bey o kadar yuzsuz ki zeytin yagi gibi hep uste kaliyor. Nice insanin hakkini yedi allah'u teala yanina birakmaz insallah.
  6. Servet
    08 Nisan 2019 Pazartesi Saat 14:12 CEVAPLA
    Harika yazmışsınız.

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Tarihi Mardin, Tarih Olmasın! 18 Nisan 2019 Perşembe Saat 17:10
2. 113 bin 353 seçmen neden oy vermedi? 01 Nisan 2019 Pazartesi Saat 12:18
3. Kazanan Mardin olsun! 31 Mart 2019 Pazar Saat 12:21
4. Erdoğan, Eleştiri ve Beklentiler 27 Mart 2019 Çarşamba Saat 15:35
5. Mart Ayı ve Yeni Zelanda 23 Mart 2019 Cumartesi Saat 17:31
6. Merhamet hareketi olarak Vicdan Konvoyu 11 Mart 2019 Pazartesi Saat 15:28
7. Kadını Metalaştırma Günü 07 Mart 2019 Perşembe Saat 17:46
8. Bir 28 Şubatı daha geride bırakırken 28 Şubat 2019 Perşembe Saat 10:38
9. Hocalı Katliamı 28 Şubat 2019 Perşembe Saat 10:34
10. Başkasının cebindeki aklımız! 14 Şubat 2019 Perşembe Saat 11:24

YORUMLANANLAR :::

Askeri aracın geçişi sırasında patlama

Mardin'de askeri aracın geçişi sırasında yola tuza [...]

1 gün önce...

Turizm acenteleri Mardin'de toplandı

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Yöneti [...]

1 gün önce...

Bu projeye katılan kadınlara ayda 2 bin 80 tl veriliyor

Hayata geçirilen 'İşte Anne' projesiyle kadınlar i [...]

1 gün önce...

Hetawî Kurd üzerine bir röportaj

Osmanlı dönemi Kürt basını hakkında yapılan kapsam [...]

1 gün önce...

'Çocuklarda horlama; geniz eti ve bademcikte büyümeye neden oluyor'

Op. Dr. Hayati Kale, “Geniz eti büyümesi olan çocu [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN