Hendeği Atlayamadık!..

21 Ağustos 2017 Pazartesi Saat 15:56

                                                 

Güneydoğu Anadolu sınırlarındaki yollarda arkasında ek yük taşıma bağlantıları olan servis araçlarını sollarken, camlardan etrafa bakan sıkış tıkış insan gözleriyle buluştuğumda, içimde bir sızı belirir o an.

Başlamıştır; ekmek kavgasının mülayim kabullenişi…

Başlamıştır; helal paranın yaşamı idame ettirmeye çalışacak ülke gezisi…

Başlamıştır; damı olmayan gecelerin sonunda günlüğü ortalama 60 lira olan işin, sabah güneşi…

Yollar umuttur; sizi geleceğe taşıyan…

Yollar risktir; sizi kader çizginizi zorlamaya iten.

Yollar aşılması gerekendir; dünya da ben de varım denmesini, benliğimize işleten…

Yola düşülür asfaltın uzayan beyaz çizgileri eşliğinde…

Yola düşer Şengül Akman; karaciğer nakli olan 17 yaşındaki kızı Emine’nin tedavi masraflarını karşılamak için.

Yola düşer Bedran Çağatay; henüz 15 yaşında hayatın hamalı olmuş kızı Bahar ile beraberce, hayata omuz vermeye.

Yola düşer Faruk Boz; boya badanayla denkleştiremediği bütçesini denklemek ve eskiyen evini daha yaşanabilir hale getirmek uğruna, 18 yaşındaki kızı Gülistan’ı ile birlikte.

Yola düşer Nildanur Akman; 13 yaşının çocukluğuna doyamamış elleriyle, fındık toplamanın ekonomik getirisinin özverisiyle.

Yola düşer Çiçeği Çapat, Yeşilli’nin yeşil bahçelerini ardında bırakarak.

1970 li yılların Yaşar Kemal romanlarının hayal ile toplumsal gerçeklik arasında kalan roman kahramanları da değildiniz siz.

Herhangi bir kişi ya da siyasinin hamili kartını taşıyamayan, İş Kurların torpil listelerinde var olmayı başaramayanlardandınız siz.

Yoksulluğu insan gibi taşısanız da; haramla helalin kardeş olduğu şu zamanda, haramı lokmasında barındıramayanlardandınız siz.

Kendi ölümlülüğünün farkında olduğu halde hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayıp, makam mevki peşinde gündelik hesapların değil, günlük rızkının peşinde koşturanlardandınız siz.

Var oluş serüveninizle başlayan hayat yolculuğunuzu, kader denen tecellinin hükmüne bırakanlardandınız siz.

Kendi coğrafyasında geçindiremediği ailesini yaşatmak için, başka coğrafyaların başka mecralarındaki ekmek uğruna, yollara düşendiniz siz.

Her yolun olduğu gibi.

Bu yolun da hendeği vardı.

Sizler Hendekte traktörün,

Bizler ekmek verememenin kaldık, vebali altında..

Yıllardır atlamamız gereken hendeği.

Sizi gömme pahasına.

Ne yazık ki hala atlayamadık.


YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Ortaya Karışık Hayat... 21 Kasım 2017 Salı Saat 12:13
2. Deprem… 14 Kasım 2017 Salı Saat 18:45
3. İNSAN İNSANIN KURDU(mu)DUR?... 20 Ekim 2017 Cuma Saat 19:24
4. Arılarda Siyaset Bilseydi..... 10 Ekim 2017 Salı Saat 14:03
5. Bizler Doğru Pinokyo Yalancı… 03 Ekim 2017 Salı Saat 22:55
6. Ah Bir Bilsek … 26 Eylül 2017 Salı Saat 16:34
7. Bir Ödüle Gıptayla… 05 Ağustos 2017 Cumartesi Saat 16:53
8. Tebessümün Yamanlığına… 02 Temmuz 2017 Pazar Saat 15:37
9. Zamandan Süzülen Mardin Samimiyeti… 21 Haziran 2017 Çarşamba Saat 14:09
10. Bir LYS Yaşantısı… 11 Haziran 2017 Pazar Saat 14:03

YORUMLANANLAR :::

Öğretmene verilen değer her şeye değer

24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yazı [...]

16 saat önce...

Kaza yapan TIR şoförü hayatını kaybetti

Kızıltepe-Viranşehir Karayolu'nda tarihi İpeky [...]

1 gün önce...

El yapımı patlayıcı ele geçirildi

Nusaybin’de 30 litrelik bidon içinde el yapım [...]

1 gün önce...

Mardin'de FETÖ davasında ilk karar çıktı

Mardin’de FETÖ’nün darbe girişimine ilişki [...]

1 gün önce...

Mardin Emniyetinden Uyuşturucu Tacirlerine Operasyon

Mardin İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Narkot [...]

16 saat önce...