Kaypaksan; Geç Kapıdan!

03 Ekim 2016 Pazartesi Saat 15:57

Huy tenlerinizi tırmalarcasına ve göz temasın sıçramalarına da bağlı kalarak ilk fikir edinme heyecanına kapıldığınızı/kapılacağınızı biliyorum. Kaypaklık, septik bir bakış tarzı ile ben miyim? Yoksa okuyucunun da kendisini bizatihi iddia sahibi sandığı bir zihnin ürünü müdür? Diye ikilemli bir fikir teatisinde bulunma riski ile karşı karşıya kaldığınızı hissediyorum. Aslında gaye maliki olarak suretlerde tedirginlik oluşturmak hevesinde değilim. Lakin eğer izin verirseniz; haneme kar zarar yazılıp yazılmasına bakılmaksızın; birkaç lakırdı da ben edeyim bu kaypaklığın raconuna dair…

Hemen hemen tüm dillerde “kaypak” kelimesinin sözlük anlamı aynıdır. Hatta Latince dillerinde okunuş ve yazılışları bile aynıdır. Batılılar, “Slıppery” derler ve  -yanardöner insan- şeklinde tanımlamışlar bu kelime zevatını…

Son zamanlarda toplumdaki yeni kahramanlar; hepten bu yeni kimliğin (kaypaklığın) hâkim olduğu alanlarda parladığı/parlatıldığı ve bu algının hâkimiyeti içinde hareket ettiğine şahidiz. Aslında yeni kahraman diye takdim edilen kimliklerin mazisi pekte yeni olmadığı ve hatta küflenen bir geçmişe sahip olduğunu da biliyoruz.

***

Evet, kaypaklık tüm kapıları rahatlıkla açan/açtıran, hatta bazı kapıları tekmeleyen ve ayakları ile iten bir anahtarın adıdır. Doğrusu her kapıyı ardına kadar açan bir anahtarın sahibi olmak; her insana nasip olacak bir meziyet değildir. Bunu ancak kaypaklığın manifestosu hakkında detaylı bilgi birikimine sahip ve hatta kitabını yazan birilerin becerebileceği bir sanattır. Yaşamında sürekli kullandığı bu meziyeti, artık şahsına münhasır bir şahsiyet ve kişilik meselesine dönüştürmüştür.

Peki, kimdir bu kaypaklar? Diye içten içe bir isim veya liste yapmamı veya yazının sonlarına doğru okuyucuya ışık tutacak öbek dolusu kaypaklar tasnifine gideceğimi bekleyen birileri varsa hemen söyleyeyim; yazıyı okumadan yarıda bırakıp gitme özgürlüğüne sahipsiniz.

Zira daha henüz bu kaypakların listesini yapacak kadar cesaretin trendine hüküm etmediğimi/edemediğimi ve söyleyebilme gücüne sahip olmadığımı açıkça itiraf etmekten geri durmayacağımı deklare edeyim.

Her şeye rağmen kaypakların nasıl olduğu ve hangi narin vasıflara sahip olduğunun izahına yönelik noktalara temas ederek de şunları söyleyebilirim.

Yazıyı yazarken orta yaşlı birine sormuştum. Nedir şu kaypaklık? “Kimin kağnısı gıcırdarsa oraya giden insandır” Diye basit ve hızlı bir cevap vermişti bana…

Kaypaklar; utanmaz bir hareket tarzına sahiptirler, verdikleri sözlerin arkasında değil de sözleri arkalarına alırlar ve pişkindirler, mert gibi gözükürler, lakin mertlikleri boş ve safsatadan ibarettir. Ne şiş yakarlar, ne de kebap. İstedikleri havaya istedikleri zaman bürünürler. Riyakârlığın alası ile dans ederler, kısmen saf ayağına da yatarlar. İnsanları ve herkesi birbirine düşürmekten büyük zevk duyarlar.

Bu tip insanlar çok konuşur. Önlerine çıkan her düzlüğe saparlar, dost ve arkadaşı satar, herkesle rahatlıkla uzlaşabilirler. Çalışmayı hiçbir zaman sevmezler. Takla atmakta çok beceriklidirler. Tüm bilgilerin ve işlerin kendisinin yaptığına herkesi rahatlıkla inandırırlar.

Ha birde muhafazakârlık ve dindarlık ayaklarına takılırlar; şu sıralar din iman naraları atmaktan geri durmazlar. Yarın hangi narayı atacağını tahmin etmekte zorlanırsınız ve çok fazladan insanı da bu yol ile kandırmakta mahirdirler.

Kanaatimce benim yapmadığım/yapamadığım ve bizde, sizde ve yaşadığımız toplumda cirit atan  “kaypakları ve kaypakların listesini” tüm bu anlatılanların ışığında artık yapabilir ve hayatınıza ona göre yön verirsiniz.

Herkesi selamlıyor,

Dua ile kalınız efendim diyorum…


YORUMLAR :::

  1. Ahmedo
    12 Temmuz 2018 Perşembe Saat 10:49 CEVAPLA
    Ya varya helal olsun. İnsan bu ruh halini bu kadar güzel anlatabilir. Vay beee.
  2. Ğursi
    10 Ekim 2016 Pazartesi Saat 15:49 CEVAPLA
    Şimdi bu kaypaklardan birinin adını buraya yazsanız hemen hakaretten şikayet ve ardından savcılık soruşturması geçirir ve kendinizi hakim karşısında bulursunuz. Kimse önce bir kaypaklığı araştıralım demez. Hakaret yok demez. Gerçekleri söylemek kolay değil vesselam.

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Şehirler ve Kentler -2- 13 Eylül 2018 Perşembe Saat 14:31
2. Şehirler ve Kentler -1- 18 Temmuz 2018 Çarşamba Saat 11:19
3. Trafo Mahallesi/Mehellâ Trafo… 03 Temmuz 2018 Salı Saat 09:48
4. Lagaluga Etme Bana… 03 Mayıs 2018 Perşembe Saat 09:55
5. Futbol ha...! 12 Ocak 2018 Cuma Saat 19:45
6. "PELUL" 26 Ekim 2017 Perşembe Saat 11:08
7. Sivil Kuruluş ve Kirlenme 24 Ekim 2017 Salı Saat 15:31
8. Muhafazakârlık, Sağcılığa Yaslanmak mıdır? 13 Temmuz 2017 Perşembe Saat 12:21
9. 40 Yaşından Sonra Arabesk Dinlemek 01 Nisan 2017 Cumartesi Saat 18:48
10. Entelektüeller,Hep Muhalif mi Olur? 31 Ocak 2017 Salı Saat 14:58

YORUMLANANLAR :::

Andımıza Türk, Kürt ve Arap Eğitimcilerden tepki

Eğitim Bir-Sen Mardin Şubesinden bir araya gelen [...]

1 gün önce...

Öğrencilerden Cami avlusunda Sigara Eylemi

Mardin'de bir araya gelen bir grup öğrenci, sig [...]

1 gün önce...

Üyeler Yemekte buluştu

Büro Memur Sen Mardin Şube başkanlığı, Ömer [...]

1 gün önce...

Bülent Turan: 3 dönem belediye başkanlığı yapanlar aday olmasın!

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan'dan yere [...]

1 gün önce...

Tren kalabalığa daldı, çok sayıda ölü var

Hindistan’ın Pencap eyaletinde bir tren kalabal [...]

1 gün önce...

YAZARLAR :::

Bütün Yazarlar
Fırat Ensari
Fırat Ensari

Mckinsey Hapı…

2
M. Sait Ekinci
M. Sait Ekinci

Dünaysır Serencamı

3
Şerefxan Ciziri
Şerefxan Ciziri

Dua û Rastîya Kurdan…

4
Gürsel Ekmen Miroğlu
Gürsel Ekmen Miroğlu

IKBY’de Seçime Doğru

5
Nezir Güneş
Nezir Güneş

Sahipsiz Memleket (3)  

6
Veysi Elmasoğlu
Veysi Elmasoğlu

CHP İş’i

7