07 Mayıs 2016 Cumartesi Saat 16:37 2

MARDİN DEYRULZAFARAN MANASTIRI Hakkında Bilgi

Manastır, Mardin’in 4 kilometre doğusunda, şirin bir dağ yamacında, Mardin Ovasına hakim bir noktadadır. Üç kattan oluşan Manastır 5. yüzyıldan başlayarak farklı zamanlarda yapılan eklentilerle bugünkü haline 18. yüzyılda kavuşmuştur. Farklı zamanlarda yapılan eklentilere rağmen Manastır’ın adeta tek bir zamanda inşa edildiği havasını vermesi, bu eklenti binaları yapan mimarların ne kadar maharetli olduklarını gösteriyor.

Manastır, Milattan önce Güneş Tapınağı, daha sonra da Romalılarca kale olarak kullanılan bir kompleks üzerine inşa edildi. Romalılar bölgeden çekilince Aziz Şleymun bazı azizlerin kemiklerini buraya getirterek kaleyi manastıra çevirdi.

Bu nedenle Manastır, önceleri Mor Şleymun Manastırı olarak biliniyordu. Mardin ve Kefertüth Metropoliti Aziz Hananyo’nun 793 yılından başlayarak büyük bir tadilat yapmasından sonra Manastır onun adıyla, Mor Hananyo Manastırı olarak bilindi. 15. yüzyıldan sonra da Manastır’ın etrafında yetişen zafaran (safran) bitkisinden dolayı Manastır, Deyrulzafaran (Safran Manastırı) adı ile anılmaya başlandı.

Kubbeleri, kemerli sütunları, ahşap el işlemeleri, iç ve dış mekanlardaki taş nakışları ile insanın ilgisini çeken Deyrulzafaran Manastırı, uzun tarihi boyunca Süryani Kilisesi’nin dini eğitim merkezlerinden biriydi. Bölgeye ilk matbaayı getiren kişi de yine bu Manastır’da patriklik yapan ve 1895’te vefat eden 4. Petrus’tur. 1874 yılında İngiltere’ye yaptığı bir ziyaret sırasında satın aldığı matbaayı 1876 yılında Manastır’a getirtti. Matbaada 1969 yılına kadar başta Süryanice olmak üzere Arapça, Osmanlıca ve Türkçe kitaplar ile 1953’e kadar Öz Hikmet adında aylık bir dergi basılıyordu. Matbaadan geriye kalan parçaların bir kısmı Manastır’da diğer bir kısmı da Mardin’deki Kırklar Kilisesi’nde sergilen-mektedir. 

Manastır bugün de Süryani Kilisesi’nin önemli dini merkezlerinden biridir. Mardin Metropoliti’nin ikametgahı olan Deyrulzafaran Manastırı, dünyanın dört bir yanına dağılmış Süryaniler tarafından dua ve bereket almak için ziyaret edilir. Yine binlerce yerli ve yabancı turist, kısa veya uzun bir yol kat ederek Manastır’ı ziyaret etmektedirler.



YORUMLAR :::

  1. Halis yağ
    28 Haziran 2016 Salı Saat 21:16 CEVAPLA
    Bu yeni markalar hakkında fikriniz nedir? İşletmeciler kim?Kalite?Fiyat?
    Deyrulzafaran Bahçelerinden, DZafaran gibi markaları.
  2. Siyonist ajan misyoner kıskacında
    26 Haziran 2016 Pazar Saat 12:39 CEVAPLA
    Maalesef bu mübarek erken Hristiyanlık merkezi bir kaç yıldır Mardin'e mimar, fotoğrafçı, sanatçı, arkeolog falan filan kisvesinde çöreklenmiş olan Siyonist ajan ve misyonerler tarafından sözde manastırı kalkındırma projesi adı altında organik zeytinyağı,nar ekşisi, pekmez,bal, şarap çıkartarak hem kendi ceplerini doldurtan hem de birilerine lojistik ve finansman sağlayan bir uyduya dönüştürmüş. Mardin'e gelen giden ajan, misyoner, antikacı, definecilerin haddi hesabı kaydı kuydu yok. Bunların Paralel Yapı ve PKK ile olan organik ve inorganik bağları da zaten onları tanıyan herkesçe biliniyor. Türkiyeden, Avrupa'dan ve Amerika'dan bir kısmı elit ve bohem şehirliler ve turistler gibi içeri sızıp halkın yabancılara olan hayranlığını kullanarak toplumumuza damardan giriyo. Manastırın ve diğer tarihi alanlarımızın gözden uzak olmasını fırsat bilen kötü niyetli insanlara fırsat vermemek lazım. Antika eşyalarımızın ve tarihi eserlerimizin de peşine toprak altında trüf mantarı arayan domuzlar gibi iz süren bu uyanıklar özellikle köylülerimizin misafirperverliğini, cömertliğini ve cahilliğini de sömürerek ellerindeki eski eşyaları adeta yangından mal çalarcasına toplamaktadır. Satın aldıkları ya da kiraladıkları tarihi evleri izinsiz tadilat yaparak delik deşik ederek ne aradıkları da ayrı bir konu.

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

SON EKLENEN :::

YAZARLAR :::

Bütün Yazarlar