Mardinli gazi 13 ay sonra evine döndü

25 Ağustos 2017 Cuma Saat 16:44 0

15 Temmuz gecesi İstanbul’da çıktığı tank üzerinde darbecilere karşı direnirken vurularak kısmi felç geçiren 2 çocuk babası Mardinli Halil Algan, 13 ay süren tedavisinin ardından taburcu edilerek evine döndü. ABD destekli 15 Temmuz darbe girişimi sırasında İstanbul’da çıktığı tank üzerinde askerler tarafından vurularak ağır yaralanan 2 çocuk babası Halil Algan (46), 13 ay süren tedavisinin tamamlanmasının ardından geldiği memleketi Mardin’de görkemli bir şekilde karşılandı. Darbecilerin saldırısından sonra 45 gün yoğun bakımda mücadele veren Algan, tedavisine Ankara'da bulunan Gaziler Rehabilitasyon ve Fizik Tedavi Eğitim Araştırma Hastanesinde devam edildi. Darbe girişimi gecesi yaralandıktan sonra 7 ay konuşma yetisini kaybeden Algan, tarifeli uçakla geldiği Mardin Havalimanı’nda akrabaları, sevenleri ve vatandaşlar tarafından büyük bir sevinçle karşılandı. O gece yaşadıklarını anlattı Havaalanından konvoy şeklinde Mardin merkez Artuklu ilçesindeki evine giden Algan, o gece yaşadıklarını anlattı. Ağır bir aksan ile konuşabilen Algan, darbe girişiminin ilk anlarında evde olduğunu dile getirerek şunları söyledi: "O gece televizyon seyrediyorduk, baktık kanalların hepsi aynı. Kafamız takıldı. Caddeye çıktım, insanlar emniyete doğru gidiyordu, ben de onlarla birlikte emniyete doğru gittim. Orada Cumhurbaşkanının çağrısını anlattılar ve havaalanında beklediğini söylediler. Esenler Atış Alanı Köprüsü var, oradan ana yola indik. Ana yola inince insanların bir kısmı arabalı, bir kısmı arabasız yürümeye başladılar. Ben de arkadan yavaş yavaş yürüyordum. Birden 'Tanklar geliyor, tanklar geliyor' diye bir bağırma sesleri geldi. Arkamı döndüm bir tank geliyordu, Vatan Caddesi tarafından. Tankın önüne durdum, yatmayı düşündüm, yatacağıma tanka atlıyayım dedim. Tankın üstüne atladım.” “Tankın içinden ‘pıt pıt’ sesi gelince vurulduğumu anladım” Kendisini tankın üstünde görenlerin de tanka çıkmasıyla sayılarının çoğaldığını söyleyen Algan, “Tank bir ara insanlardan kurtuldu. Kurtulunca hızlanmaya başladı. Tankın üstünde 2 kişi kaldık. Orada tankın üstünde takozlar vardı. Takozlarla tankın içindeki askerlerin kafasına vurmaya başladım. Tanktakilere 'Çıkın, tankı burada bırakın' dedim. Bir tane daha takoz vurdum. Daha sonra içeriden 'pıt pıt' diye ses geldi. İki kurşun ateşlemişlerdi. Biri deriyi sıyırdı, diğeri koltuk altından girdi, akciğeri çizdi omurilikten çıktı. O esnada ben dua etmeye başladım. 'Ya Rabbim ben ölüyorum, benim senden başka hiç kimsem yok, ben senden geldim, sana geri dönüyorum. Benim günahlarım o kadar çok ki beni senden başka hiç kimse bağışlayamaz' dedim. Dualarıma devam ettim. Bir kilometre ileride Bağcılar tarafında bulunan topluluğa girmişim, orada tankın üstü de dolmuştu. Orada kendimi bırakıyorum. Ben sadece vurulduğumu ve asfalta düştüğümü hatırlıyorum. Oradan beni alıp hastaneye götürdüler.”

YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

SON EKLENEN :::