Markalaşma ve Kurumsallaşma önündeki 'zatlar ve engeller'

24 Mayıs 2017 Çarşamba Saat 14:25

              Mardin, belki de son yılların en hareketli ve bereketli günlerini yaşıyor. Gönül isterdi ki bu hareket ve bereket beraberinde üretimi de getirsin.

              Sağlanan huzur ve güven ortamı ile birlikte adete ziyaretçi akınına uğrayan ilimiz ne yazık ki üretime giden yol olan markalaşama ve kurumsallaşmadan uzak günü bitirme anlayışı ile yönetilmeye devam ediyor.

              Bu yönetimde üst düzeydeki yöneticilerin yanında esnaftan işadamlarına, sektörel STK'lardan gazetecilere, üniversitesinden müzesine, belediyesinden kaymakamlıklarına, kanaat önderlerinden siyasetçilerine hemen hepimizin payı var.

              10 yıldan beri Kadim Mardin'in tek caddesindeki trafik sorununa çözüm bulanamadıysa, Mardin'deki üst düzey bütün yöneticilerinin günü birlik çözümlerinden kaynaklanıyor. Bunun en net göstergesi, birinci cadde esnafının birebir şahit olduğu son 10 yılda 10'nın üzerinde değişen yol ve kaldırım düzenlemeleridir.

              Kadim Mardin'in önceliği birinci cadde trafiğine uzun süreli çözüm bulacak projelerin harcanması mı yoksa günü birlik projelerle yapılan makyaj ve montaj çalışmaları mı?

 

Şehrin Hafızası Korunmalı

              Yapılan her çalışmanın bir ilk olduğu izleniminin verilmesinden vazgeçilerek şehrin hafızasına katkı sunmak adına kalınan yerden devam edilmesini gerekli görüyorum. Bu anlamda tanıtım kapağında photosoplu fotoğraflar olsa da takdir ettiğim ve emeği geçenleri tebrik ettiğim FotoMaraton yarışmasının daha önce de bu eşsiz şehirde yapıldığını unutmayalım.

 

'Mor'laşan Üniversite

              Aynı şekilde üretilen bilimsel akademik çalışmalar sıralamasında son sırayı kimseye kaptırmayan üniversitemizin önceliği renklerini 'Mor'laştırması mı yoksa tarihi kentin önünü açacak bilimsel projelere imza atması mı? Hali ile okuyucularımızın; eleştiriye ve yeniliğe açık olmayan yapısından olacak ki kendisine yardımcı dayandıramayan, özel akçeli işlerinden haftanın ancak 3-4 gününü Mardin'de geçirebilen, Mardin'e harcayacağı enerjisini gidip kendi üniversitesine harcayan, protokolde görünme sevdası ile kendisine ayrılan koltuğu bile beğenemeyip en üst düzey programları bile boykot edebilecek bir zattan Mardin'e dair ne beklentiniz olabilir ki diye mırıldandığınızı görür gibiyim.

 

Müze kimsenin çiftliği değil

              Üniversitenin yanında Mardin'in geçmişine ayna tutarak günümüze ulaştırması gereken Müze'nin durumu da içler acısı halde. Tribüne yazılan, kimi zaman içinde misyonerlik mesajları içeren farklı müzelerin kopyala yapıştır etkinliklerinden öteye geçemeyen Müze ile ilgili o kadar çok iddia var ki hangisini yazacağımı bilmiyorum. Oturup yazmaya başlasam hakkında bir kitap bile yayınlanır. Ki müzeyle ilgili olarak yapılan soruşturmaların hemen hepsinden ceza alınmasına rağmen ilgili dosyaların her zaman sümen altı edildiği, bunun yanında müzenin çiftlik haline getirildiği, sikke işlerine fazla dalındığı ve her zaman kalkan olarak birilerinin kullanıldığı, bunlar yetmediği iddia edilen usulsüzlüklere yakın çevrenin dahil edildiği ile ilgili söylemler dillere pelesenk olmuş durumda. Çevrede konuşulanları bir bir yazmaya başlayınca da hemen sarılacak bir bahane olacak. "Biz çalıştığımız için taşlanıyoruz." denilecektir. Bir de az da olsa yapılan çalışma ve hizmetlerin altına notervari bir üslupla atılan amir imzaların hastalığından vazgeçilebilirse daha güzel şeyler üretilebilir düşüncesindeyim.

 İşadamlarına rehberlik yapsın  

              Bu şehrin Ticaret ve Sanayi Odasının başında kendisine saygı duyduğumuz bir abimiz var ama odanın varlığı ve yokluğu arasında bir fark yok gibi. Odanın özellikle bu süreçte ilimize ve bölgemize yatırım yapacak işadamlarına ve cazibe merkezleri konusunda iyi bir rehberlik yapması lazım.

 

Esnaf Odası mı Mesaj Odası mı?

              Esnaf ve Sanatkarlar Odaları daha ne zaman turizm sezonunda esnaflara yönelik bir çalışma yapacak onu merak ediyorum. Oda başkanı da belirli gün mesajları yayınlamaktan vazgeçip biraz da esnafın sorun ve sıkıntıları ile ilgilense daha iyi yapar düşüncesindeyim.          

 

Bir esnaf binlerce turisti kaçırtabilir!

              Son söz de esnafımıza. Esnaf, adeta sinek avladığı iki yoldan çok güzel dersler çıkarması lazım. Turizme yönelik yatırımlarının yanında bu yönde eğitimlerine de başlaması lazım. Bir esnafın olumsuz tavrından dolayı bir turist beraberinde 100 turisti de Mardin'e göndertebilir, belki de sosyal medyadan yapacağı olumsuz yayınla binlerce turistin gelmesinin de önüne geçebilir. Bunun yolu da madem Esnaf ve Sanatkarlar Odaları birliği yapmıyor o zaman belediye ve valilik işbirliğinde esnafa yönelik proje ve denetimlere ağırlık vermesi lazım. Özellikle de fiyat bütünlüğü ve Mardin'e özgü yöresel ürünlerin uygunluğu konusunda.

 

Elinizdeki kaz'a dikkat edin

              Organize Sanayi Bölgesi de haberdar mı değil mi bilmiyorum ama artık kendileri adına yayın yapan bir gazeteden öteye geçerek lokomotif görevlerini hakkı ile yerine getirmeleri lazım. Unutmayın kaz gelecek yerden tavukları esirgemeyen kişilerle yola çıkaranız size altın yumurtluyor diye sunulan tavuktan da elinizdeki kazdan da olabilirsiniz.  

 

Biz de suçluyuz!

              Yazının başında bu yozlaşmadan biz gazetecilerin de payı olduğunu söylemiştim çünkü kurumlara kene gibi yapışarak sağladıkları rantlarla bunlar sayesinde bir yerlere tutunan meslektaşımız olarak geçinenleri deşifre etmedik bugüne kadar. Yıllardır yaptıkları Ali -Cengiz oyunları ile gazetelerin bile el değiştirmesinde etkili olarak bazı meslektaşlarımızın ölümcül hastalığına bile ön ayak olanlar var aramızda. Şimdi de Resmi Kurumlardan yüklü miktarda paralarla makineler aldırtacak, kendi ofislerinin kirasını karşılattıracak kadar seviyeyi düşürmüşler... 


YORUMLAR :::

  1. mahmut
    31 Mayıs 2017 Çarşamba Saat 11:05 CEVAPLA
    memleketin kaderi deyip yanlışları artırarak yaşamaya mecbur muyuz? çocuklarımızın geleceği için artık doğruları, yanlışlardan üstün tutmalıyız... yazı acı da olasa ve gerçeklerimiz...
  2. mhamit
    29 Mayıs 2017 Pazartesi Saat 05:53 CEVAPLA
    YAZI YERİNDE VE TESPİTRGÜZEL ANCAK BU KONUDA BİRİLERİNİN DAH GÜRBİRSESLEGÜNDEME GETİRMELERİGEREKİR.
    MESELA SİYSAETCİLERDEN BİRİ ÇIKIP AHMET AĞIRAKANIN YÜZÜNE DİYEBİLMELİ. SEN ALDDIĞIN MAAŞI HAK ETMİYORSUNDİYEBİLMELİİ.
  3. Yazınızı Mardin sınırları dışına taşıyabilmelisiniz
    24 Mayıs 2017 Çarşamba Saat 20:13 CEVAPLA
    Mardin hakkındaki sorunları ve suçları nadiren de olsa zaman zaman Nezir Güneş, Kadir Üründü ve Doğan Bekin yerel gazetelerdeki köşelerinde yazma cesareti ve sorumluluğu gösteriyor. Ama sonuç? Sonuç yok diye kesinlikle yazmaktan vazgeçilmemeli. Böylesi yazılar il sınırı dışındaki okuyucu kitlesine ulaşmayan yerel gazetelerle sınırlı kalmamalı. Ana akım medyada Türkçe ve en azından İngilizce yayınlanmalı. İlgili bakanlıklara, kurullara, mesleki zümrelere ve daha geniş bilinçli okuyucu kitlesine ulaştırılarak kamuoyunun dikkatine sunulmalı. Kamuoyu ve yetkili devlet birimleri baskısı ancak öyle oluşabilir. Mesela bu köşe yazısını Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'ın, Kültür ve Turizm Bakanı'nın, YÖK başkanının, Adalet Bakanı'nın, Bakanlıklardaki Teftiş Kurulu başkanlarının okuması için önlerine konulmasını sağlayacak güçlü bir basın-yayın kanalı bulmalısınız.
  4. Zehir zemberek bir eleştiri yazısı
    24 Mayıs 2017 Çarşamba Saat 19:18 CEVAPLA
    Bence bu köşe yazısı kaldırtılmadan önce PDF kopyası alınmalı ve okunmalı. Çok kişiyi yerinden hoplatacak çok yerinde zehir zemberek bir eleştiri yazısı.

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Sudan ve Sömürü düzeni; İzlenimler(II) 14 Haziran 2017 Çarşamba Saat 18:19
2. Kara Bahtlı Kara Kıtanın, 'Kara'lar ülkesi: Sudan (I) 09 Haziran 2017 Cuma Saat 17:05
3. İşte özlenen siyasetçi profili 14 Mayıs 2017 Pazar Saat 21:56
4. "Artık yeni şeyler söylemek gerek cancağazım” 09 Mayıs 2017 Salı Saat 03:01
5. Kesin ihraç edilmesi gerekenler! 28 Nisan 2017 Cuma Saat 14:18
6. Referandum Sonucunu Kürtler belirledi 22 Nisan 2017 Cumartesi Saat 17:52
7. 17 Nisan Sabahı Üzülecekler ve Sevinecekler! 14 Nisan 2017 Cuma Saat 19:36
8. Referandumda yanlış bilinen doğrular 07 Nisan 2017 Cuma Saat 19:57
9. Avrupa'nın iki yüzlülükleri ile yüzleşmesi! 23 Mart 2016 Çarşamba Saat 20:23
10. Ve bugün Nevruz... 21 Mart 2016 Pazartesi Saat 15:57