18 Mayıs 2012 10:55 Anasayfam Yap Favorilerime Ekle İletişim Künye Ziyaretçi Defteri Sitene Ekle
 
Batman - Êlıh Haberleri Diyarbakır - Amed Haberleri Siirt - Sêrt Haberleri Şırnak - Şırnex Haberleri Hakkari - Çolemerg Haberleri Şanlıurfa - Rıha Haberleri Gaziantep - Dilok Haberleri Adıyaman - Semsür Haberleri
Fotoğraf Galeri Video Galeri
Midyat - Mîdyad Haberleri Nusaybin - Nisêbîn Haberleri Kızıltepe - Qoser Haberleri Derik - Dêrika Çiyaye Mazi Haberleri Dargeçit - Kerboran Haberleri Ömerli - Masertê Haberleri Mazıdağı - Şamrah Haberleri Yeşilli - Rışmıl Haberleri Savur - Stêwre Haberleri
Kimliğini kaybedip arayanlara / Melayê Torî - Mardin Life - Mardin İletişim Gazetesi
ANASAYFAYA DÖN
22 Şubat 2012 Çarşamba Saat 09:57
Kimliğini kaybedip arayanlara
Melayê Torî / melayitori@hotmail.com

Hemen hemen bütün bilim dallarının ortak yargısıdır; insanın en meçhul varlık olduğu gerçeği. Karmaşık bir o kadar da girift ruhi ve kozmolojik bir yapıya sahip olan insan, nadide bir gizli hazine gibi asırlardır keşfetmeyi beklemektedir. Dün olduğu gibi bu günde çözümlemeyi ve dahası tanınmayı bekleyen en büyük varlık elbette insandır. Zira hayatın merkezidir insan. Ama esefle belirtmeliyiz ki, modern çağda teknolojik teraki sağlayan modern insan kendini tanımak açısından geçmiş asırlardaki ilkel insanlardan daha ileride değildir.
İslam dininin en temel farikalarından bir tanesi de Allahın halifesi insanın yaratılış felsefesine olan yaklaşımıdır. İnsanın yaratılış felsefesinde içinde semboller saklı yüzlerce muamma bulunmaktadır. Ancak bu rumuzları bilip çözmekle meçhul denilen varlık olan insanın kozmik ruh haritasının şifreleri çözülebilir.
İslam dini, insanı bir cesetteki iki ruh, bir kabuktaki iki badem timsali bir zıtlar topluluğu olarak görmekte ve her halükarda insanın birbirine zıt iki yönünü insana hatırlatmaktadır.
Bir tarafta ‘Salsalun kel-fahhar’ veya ‘Hemeun mesnun’ gibi değersiz bir maddeye sahipken diğer tarafta Allahın kendi kudret eliyle yaratıp kendi ruhundan bu çamura nefhi ruh üflemesi gibi yüce ve müstesna bir konuma da sahiptir. Bu münasebetle tek bir ruh ve bedenin çatısı altında insan bir zıtlar topluluğunu andırmaktadır. Yani insanın zati yapısının bir yönü kokuşmuş balçık iken diğer yönü ise kendisine üfürülmüş ilahi bir ruhtur. O halde insan iki boyutlu bir varlıktır. Bir boyutu oldukça düşük diğer boyutu ise oldukça yücedir. Baş yüzü içkin olana dönükken gönül gözü aşkın olana matuftur. Bir başka deyişle insan, maddesi olan toprak ile özü olan Allahın ruhu arasındaki yolu kat etmekte olan bir varlıktır.
İnsan kendisini yokluktan var eden yaratıcısından tamamen soyutlayarak kendini tanımaya kalkışsa hem haddini aşmış olur hem de ruhu bedeninin labirentleri altında ezilir gider. Sonunda tanrı tanımazlık girdabının serkeşliğinde hayatın tadını çıkarmaya yeltenen, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamayı düşünen insan nihayetinde hiç yamamış gibi geberir gider.
Göz bebekleri ile her şeyi görüp bir kendisini görmekten aciz olup bakışını ruhunun ve özünün derinliklerine çevirmeyen şaşkın kul kendi elleriyle sonsuz bir hayatı sınırlı bir yaşama feda ederek yarınları mahveder.
Bedeninin dışını imar etmekle kısıtlı ve sınırlı ömrünü tüketerek içinin manevi temellerini imar etmeyi ihmal edip kendi özüne zıt ruhsuz bir bedenin baskısı altında çöker gider.
Doğum kanının sınırlı bir hayat emaresi taşıdığına inanıp da ölüm kanının sermedi bir hayatın habercisi olduğuna inanamayanın hayatı, doğum kanıyla ölüm kanının bir birlerine karışacakları kadar yaşar.
İnsanı yönünü teşkil eden ruhundan ziyade hayvanı yönü olan nefsine meyil eden insan Allaha karşı tam kul olma başarısına sahip olamayacağından varlığa tutsak olmaya mahkum olur.
İnsan manevi tekamülde sahip olduğu şeyler nispetinde değil ihtiyaç duyduğu şeyler nispetinde insandır, ilkesini göz ardı eden insan birkaç günlük yaşamla benliğini kısıtlayıp kurtuluşun daimi acısını gün batımında derinden hissederek aslında bu dünyanın geçici ömrüyle tatmin olacak kadar sınırlı bir varlık olamadığının şamarını yer.
Ey meçhul varlık olan insan, sen bu kadar kısıtlı ve sınırlı bir ömre sığmayacak kadar büyüksün. Kendini küçük görsen de içinde tarifsiz dünyalar örülü bir muammasın. Ki itiraf etmesen de bu dünyanın bütün nimetlerinin seni tatmin etmediğini, hep başka bir şeye özlem duyduğunu, seni yeryüzünde halifemsin diyen Allahın bu kadarcık yaşaman için yaratmadığı, yaratmaması gerektiğini, dillendirmesen de hep hayal ediyorsun. Bazen bu ideallerini efsaneler üreterek, bazen olmamış şahsiyetler varmış gibi tahayyül ederek kendini tatmin etmeye çalışıyorsun.
Bu kısıtlı imkanların seni Allaha halife kılmaya yetmediği gibi, seni de varlıklar arasında en mümtaz varlık oluşun gerçeğini kabullendirmeye yetmemektedir.
Sen ey insan! Hammadden itibarıyla ne kadar içkinsen de özün itibarıyla o kadar ulvisin ki nefsin menzillerinde duraklamayla tatmin olmayacak kadar aşkın olana taliptir.
Bazen mutlu olmayı ve kendi kendine yetmeyi alemin dört temel unsuruna sarılmakta arasın. Bazen nefsani kötülükleri sembolize eden ateşin etrafında pervane olursun, nefsi emarenin kölesi olursun, bazen özünle barışmayan bedeninin yaptıklarından havanın kötü kokuları sildiği gibi nefsine levm edersin nefsi levvamenin kınayıcısı olursun, bazen iyi ile kötünün arasını ayıran su gibi nefsi mülhimenin yularına tutunursun nefsinden ruhuna doğru kanat çırparsın ve bazen de maddeden geçip özüne vakıf olmaya yeltenerek toprak olmaya çabalarsın. Evet nefsin hangi surette sana hükmetmeye kalkışsa o suretin eşiti olan unsur bedenen mahkumu olursun.
Her şeye rağmen, gerçek insani kimliğini aramaya ne dersin.

YORUMLAR - YORUM YAZ - YAZIYI YAZDIR      

Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. Bu yazı için ilk sözü siz söyleyin!

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
SONDAKİKA HABERLER!
:: HIZLI MENÜ
TWITTER'DA MARDİNLİFE
MARDİN KENT REHBERİ
ÇOK OKUNANLAR

ANKET :
YORUMLANAN HABERLER
YORUMCU: ŞANLIURFADAN
YORUMCU: ASLAN
YORUMCU: mihama
YORUMCU: selim erol
YORUMCU: meral
YORUMCU: AK PARTİ
Güzel Mardin'imiz kanaatimce daha güzel hizmet edilmeye layıktır.Sayın belediye başkanımız ya başkanlık yapmayı bilmlyor yada yapamıyor . Yılı aşkın sokak ve caddelerin harabe oluşuna alıştık da; ilgisizliğin, bilgisizliğin bu kadarına alışamadık henüz. (Merak etmeyin ona da alışırız yakında.) İki örnek vererek başkan beyin ne diyeceğini görmek isterim. Zira telefonlara çıkma gibi güzel bir adeti yok başkanın . Metin Pamukçu bey bile telefonlara dönüş yapıp :"Yapabileceğim bir şey yok kardeşim " deme erdemini gösteriyordu. Bu başkanda o bile yok.Gül mahallesinde belediyenin su borusu 2 mayıs da patladı.Patlamakla kalmadı sokağı, bir vatandaşın evinin duvarını yıkarak evin içine göçertti.Olur kazdır.(?!?) Olamayacak şey şu :Telefon açıyorum oradan geçen bir vatandaş olarak. Saat 15.48. Saat 16.35, bir personel elinde vana geliyor. "Ne yapacağğııız?" diyor. Neyse uzatmayalım anlıyor olayı nihayet. Durumun vehametini izaha kalkıyor belediyeye.II. Nafile..Tabii arda 4-5 kere aranıyor belediye. Yok abi ses yok.Sonunda 155'i arıyorum. İmdat!... Derken saat 18.10 zabıta geliyor, su yeni kesiliyor, sokağın başına naylon şerit çekiliyor, gidiliyor. Gidiş o gidiş. 14 mayıs 4x3 çukur olduğu yerde.Çoluk- çocuk, yaşlı, sakat, kör vs. ordan nasıl geçerse geçsin canım, kimin umurunda. Bu arda evinin duvarı göçüp, sokağı 12 gündür misafir eden vandaş 2 aydır; "Evime su sızıyor diye belediyeye dilekçeler verdim" demeside boş...Şimdi Allah aşkınıza; En dandik bir beldede dahi olsa bu olay, başkan: "Yahu benin suyun, benim sokağımı milletin evine yıktı. Gideyim, bakayımm ölü-yaralı varmı, zarar ziyan nedir?" diyerek belediyeyi oraya yığmazmı ya . Ne ala memleket ahhhh. Başkan hala görmemiştir o sokağı. Haberi yoksa "örtki ölem" vakasdır zaten. İki..14 mayıs saat 09.45 Fuat Yağcı Camii önündeki cadde kapalı .Pazartesi hasta, h.konağı vs. orada, yenişehirin en işlek caddelerinden biri, kapalı. Neden ? Evelere şenlik belediyemiz yola duba mıne monte ederek gidiş-gelişli yapacakmış.Al işte belediyecilik. Zabıtya diyorum ki: "Akşam yapılamazmıydı?" Cevap!!!:"Akşam mesai mi var?"..."Dün daha sakindi yapaydınız!" Cevap daha da dehşet: ""Git lo senden mi öğreneceğiz?""".... Ee bilmiyorsun, öğretene kızıyorsun. Ne olacak? . ALLAH AŞKINIZA İMDATT. KURTARIN BU KABUSTAN BİZİ..Devlet neden belediyeden, belediye başkanından korumaz ki vatandaşını? Davetiye mi lazım? Suç duyurusu mu?...Saygı ile.
(EDİTÖR ABİME NTO: Lütfen görülebilecek bir yerden yayınlayın. Yoruma yazdın orada yayınlarım demeyin. Yazacak başka yer bulamadı.Yorum köşesine yazdımm.)üze
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
03:03 04:59 12:24 16:15 19:30 21:11
:: GÜNÜN
Seçeneksizlik düşüncenizi berraklaştırır.

Henry Kissinger

  Mardin Life Link Bankası Mardin Biyografiler Gündemdekiler Diğer  
   
Fotoğraf Galeri
Video Galeri
Güncel
Ekonomi
Spor
Eğitim
Politika
Yaşam
Kültür & Sanat
Sağlık
Dünya
Mardin Valiliği
Emniyet Müdürlüğü
Kültür-Turizm Müdürlüğü
Çevre ve Orman Müdürlüğü
USTAD Düşünce Kuruluşu
Artuklu Üniversitesi
Dicle Kalkınma Ajansı
Mardin Barosu
Mardin Belediyesi
Mardin Adliyesi
Deyrulzafaran Manastırı
Mazıdağı İlçesi
Yeşilli İlçesi
Mardin Tarhi (Geçmişten günümüze)
Zinciriye Medresesi
Mardin Mutfağı
Mardin Çarşıları
Mardin Evleri
Mardin Harabeleri, Sit Alanları
Mardin'deki dergah ve zaviyeler
Muammer Güler
Mithat Özgür Sekizkardeş Kimdir ?
Cebrail Kösen Kimdir?
Zehra Samancı Kimdir?
Dr. Nihat Özkan Kimdir?
Cengiz Bingül Kimdir?
Avukat Zehra Samancı
Abdurrahman Hamidi
Hanna Dolabani
Ebülula Mardin
Serdar Bedii Omay
Beşir Ayanoğlu
Halit Demir
Cüneyt Yüksel
Gönül Bekin
Süleyman Çelebi
Abdullah Erin
Turhan Ayvaz
Emine Ayna
Ahmet Türk
Dicle Kalkınma Ajansı
Artuklu Üniversitesi
Mardin Valiliği
Mardin Belediyesi
Mardin Valiliği
Mardin TSO
Milli Eğitim
Mardin Sağlık
Mardinspor
Mardin Emniyet
 

 
Reklam - İletişim - İnsan Kaynakları - Yayın İlkeleri - Önemli Telefonlar - MOBİL
Tüm Hakları Saklıdır © 2004-2011 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım ve Tasarım Hakkı GrupTR.Com'a aittir.  
13 Mart Mahallesi, Hükümet Caddesi, Çağdaş Sokak. No:4 Mardin / Yenişehir Mardin İletişim Gazetesi / 0 533 560 03 32 & 0 482 212 67 36    
 
Mardin haberleri Mardin haberi Mardin MARDİN Mardin mardın Mardin Mardin fotoğrafları Mardin ünlüleri Mardin iş adamları Mardin valiliği Mardin belediyesi Mardin kütüphanesi Mardinspor Mardinspor fotoğrafları Mardin cezaevi Mardin videoları Mardin galerileri Mardin basını Mardinte yaşayan ünlüler Mardin kaplıcaları Mardinliler Mardinli ünlüler www.Mardinilkhaber.com Mardinin plakası Mardin56 www.Mardinmanset.com Mardin manşetleri Mardin sondakika Mardinliler Mardinli MARDİNLİLER MardinLILER Mardinliler mardınlıler www.Mardinliler.net Mardin gazeteleri Mardin basını Mardin kaleleri Mardin botan çayı Mardin tillo TİLLO tıllo egemen bağış emine erdoğan MARDİNLİ ünlüler Mardinde doğanlar kimler Mardinli Mardinin tarihçesi www.Mardinnethaber.com Mardinde yaşayanlar Mardinin plakası kaç? Mardinin plaka kodu 47 nerenin plakası Mardin telefon kodu 482 Mardin eğitim haberleri www.Mardinimiz.com Mardindekiler Mardinim Mardinliyiz Mardin siteleri Mardin gazete siteleri Mardin haber sitesi Mardin gazeteleri Mardine kim gelecek Mardine gelen ünlüler Mardin konserleri Mardin bdp Mardin ak parti Mardin belediye başkanı mehmet beşir ayanoğlu hasan duruer mehmet halit demir cüneyt yüksel gönül bekin sahkulubey süleyman celebi hakimiyet gazetesi temel kocaklar marev marder marimder artuklu üniversitesi serdar bedii omay kürtçe kürdoloji kasımiye deyrulzafaran manastırı kırklar kilisesi zinciriye medresesi ulu camii artuklular selim sadak SELİM SADAK Selim Sadak Mardin Manşet