28 Şubat 2011 Pazartesi Saat 09:23 0

Mor Yakup Manastırı (Salah)

Nükhet Everi
Mardin gezilerinde Deyrulzafaran ve Deyrulumur (Mor Gabriel) manastırları, Nusaybin Mor Yakup Kilisesi ve Anıtlı/Hah Meryemana Kilisesi birer klasiktir. Ama atlanmaması ve mutlaka ziyaret edilmesi gereken pek çok yer daha vardır. Bunların başını da Barıştepe Mor Yakup Manastırı çeker.

Salha ya da Salhe, bugünkü adıyla Barıştepe, inananların dağı anlamına gelen ‘Turabdin’ bölgesinde Midyat’a bağlı bir Süryani köyü. Diğer köyler gibi burası da oldukça şirin bir köy.

Bu köyün en önemli özelliği de Mor Yakup Manastırı.
Midyat’tan Anıtlı köyüne doğru giden yolda Anıtlı’ya 25 km kaldığını gösteren tabela bir çatal yolun ağzındadır. Bu yolda sağdan devam ederseniz, yani ana caddede kalırsanız, bir müddet sonra Barıştepe tabelasını göreceksiniz. Tabeladan sola sapıp biraz sonra köye varırsınız. Köyün içinden geçip yolun sonunda zaten köyden de görünen Mor Yakup Manastırı’na ulaşırsınız. Ama ben size gene de başka bir yol tavsiye edeceğim. Özellikle karda kışta ve otobüsle seyahat edenler için köyün içinden geçmek mümkün değil. Kışın yol diz boyu çamur veya su kaplı olabiliyor, otobüsün ise bu daracık sokaklardan geçmesi mümkün değil.
Yapacağınız şu: Midyat’tan Anıtlı yönünde giderken Anıtlı Meryemana Manastırı tabelasını gördüğünüz çatal yolda ana caddeden ilerlemeyin, hemen soldaki yoldan devam edin. Bu oldukça düzgün bir yol ve sizi Mor Yakup Manastırı’nın kapısına kadar götürecektir.
Manastıra geldiğinizde eğer okul saati değilse, büyük ihtimalle futbol oynayan sevimli ve güleç birkaç çocukla karşılaşacaksınız. Bunlar manastırda eğitim gören çocuklar. Süryani ailelerden isteyenler çocuklarını Manastıra yolluyorlar. Çocuklar normal eğitimlerini görüyorlar, yani milli eğitim okullrına gidiyorlar, günün geri kalan zamanında da din ve Süryanice dil eğitimlerini alıyorlar bu manastırda. Daha sonra arzuları doğrultusunda din ya da dünya yaşamını seçiyorlar.
Çocuklar sizi görünce bakacak, gülümseyecek ve büyük ihtimalle aralarında gülüşeceklerdir. Rahip Saliba’yı sorun. Hemen çağıracaklardır. Dua saati değilse, rahip Saliba Er sizi gezdirecektir manastırda. Saliba Er, 1978 Haberli/Bsorino doğumlu. İlkokulu kendi köyünde bitirdikten sonra Mor Yakup Manastırı’na gelir ve bir yandan liseyi bitirir, bir yandan da manastırda Süryanice eğitimi görür. 1996 yılında daha 18 yaşındayken kendini manastırın hizmetine vakfederek rahip rütbesi (şarwoyo) ile takdis edilir. Askerliğini yaptıktan sonra da 2001 yılında diyakos (şemmastır), 2004 yılında da kâhinlik rütbesine erişir. Saliba Er Manastırın eğitiminden sorumlu.

Saliba Er’i çok seveceksiniz, yüzünde her daim gerçek bir gülümseme ile manastırını son derece açık ve güzel bilgiler vererek gezdirir. Bunun özellikle altını çizmek istiyorum, çünkü ne yazık ki, genelde gezilebilen, ziyaret edilebilen pek çok Süryani kilise ve manastırında bilgisi son derece zayıf genç öğrenciler veya kilise çalışanları vs çok sağlıksız hatta yanlış bilgilerle ve baştan savma bir şekilde gezdiriyorlar binaları. Bu sebeple, eğer yanınızda profesyonel bir rehberiniz yoksa, yalnız geziyor ve sağlıklı bilgi almak istiyorsanız, bilmek istediğiniz her şeyi bence Saliba Er’e sorun.
Mor Yakup Manastırı M.S. 419’da Aziz (Mor) Yakup adına inşa edilir. Mor Yakup M.S. 330 yılında Mısır’da doğmuş ve İskenderiye’de küçük bir manastırda rahip olmuştur. Mısır’dan deniz yoluyla Tarsus’a oradan da Diyarbakır’a gelir. Daha sonra Turabdin’deki Şiluh (Salıh) köyüne yerleşir. Hayatı hastalara şifa vermek, sakat ve topalları iyileştirmek, bir haftalık bebeği konuşturmak gibi mucizelerle geçen Mor Yakup daha sonraları azizlik mertebesine yükselmiştir.
Bugün Mor Yakup Manastırının bulunduğu yerde Pers döneminden kalma bir mabet varmış. Eski kemerlerin kalıntılarını görebilirsiniz binanın etrafını dolaşırsanız. M.S. 4. yüzyılın sonlarında Pers komutanı mabede tanrılara kurbanlar sunmak için gelir ama orada Mor Bar Şabo ve 11 öğrencisini şehit eder. Mor Yakup buraya yerleşir ve hastalara şifa verir. Mor Yakup M.S. 421’de ölür. Öğrencisi Mor Daniel burada tek başına kalır. Zaman içinde manastıra yüzlerce rahip yerleşir. Manastırı büyütmek gerekiyordu. 5. yüzyılın sonlarına doğru Mor Daniel de ölür ve 6. yüzyılın başında, 508-510 yıllarında çilekeş Mor Yakup adına büyük bir kilise inşa edilir. Tüm bu inşa işleri Başrahip Teofil başkanlığında yapılır. 7. yüzyılın başlarına kadar bu kilise sağlam kalmıştır.
Mezbah kapısının üstündeki kitabede çoğunluğu köy halkından olan ve manastıra bağış yapanların ve yaptıkları bağışların listesi bulunmaktadır. Manastırdaki kitabelerde de 770-1364 yılları arasında bu manastırda ölen rahip, keşiş, patriklerin ve diğer din adamlarının adları bulunmaktadır.
Mor Yakup Manastırı 8. yüzyılda Metropolitlik merkezi, 1364-1839 yılları arasında da Turabdin bölgesi için Patriklik makamı olmuştur. Birinci Dünya Savaşına kadar faal durumda olan manastır 1965 yılına kadar sahipsiz kalır. 1965’te rahip Yakup Tekin Episkopos Mor Iyawennis Efrem Bilgiç tarafından manastıra atanır.

Bugün manastırda 3 rahip, 2 rahibe hizmet vermektedirler.
Bu 3 rahipten ilki 1941 Midyat’a bağlı Bate/Bardakçı köyü doğumlu Yakup Tekin’dir. Deyrulzafaran, Midyat, Deyrulumur hizmetlerinin ardından 1964’te rahip olur. 1965’te Mor Yakup Manastırı’na tayin edilir ve kâhin rütbesiyle takdis edilir. O zaman köydeki 29 Süryani ailenin ruhsal hizmetlerine başlar, çocukları kilise öğretisine teşvik eder. Senelerce tek başına kalır. 40 yıldır aynı manastıra hizmet vermiştir ve halen de vermektedir. Pek çok el yazmasıyla dua kitapları yazmıştır.

İkinci rahip ise 1964 Midyat’a bağlı Bakısyan/Alagöz köyü doğumlu Daniel Savcı’dır. 1978’de Deyrulumur manastırına gider, 1980’de de Mor Yakup Manastırına Süryanice eğitmeni olarak atanır. 1987’de rahiplik, 1997’de de kâhinlik rütbesiyle takdis edilir. Şimdilerde Manastırın idari işlerine bakmaktadır.

Üçüncü rahip ise yazının başında bahsettiğim Saliba Er’dir.

Manastırın etrafı bağ ve bahçelerle çevrilidir. Batı yönünde inşa edilen içinde misafirhanelerin de bulunduğu modern binası her geçen gün eksiklerini tamamlamaya çalışmaktadır.

Manastırda ziyaretiniz sona erdiğinde rahiplerin sunduğu çayı kabul edin. Pek güzel çay yapıyorlar. Bu arada sohbet fırsatı da bulursunuz. Küçük bir de hediyelik eşya vitrini var. Gözünüze çarpmayabilir. Mutlaka sorun ve hediyelik eşyalara bir göz atın. Çok hoş şeyler var.

Bunun yanı sıra bir de broşür bastırmışlar. Türkçe, İngilizce, Almanca ve Süryanice bu broşür. Broşürün arkasında minik bir Turabdin haritası da var.

YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

SON EKLENEN :::