Mutlu Olmanın Sırrı Sınavdan Geçmez

10 Ağustos 2018 Cuma Saat 16:02

Bu aralar herkeste bir telaş...

Herkes çocuğunun gelecekte nasıl mutlu olacağını belirleme peşinde.

Kimisi çocuğunun lise kaydı kimisi ise üniversite kaydı için okul araştırma derdinde. Tabi bu zorlu sınav maratonunu atlatıp bir yere yerleşen öğrenciler için aileler sonradan kayıt telaşına da düşecek.

Ama kimse büyük sınavın derdinde değil.

Kimse "Oğlum/kızım girdiğin sınavdan daha önemli bir imtihanın içindeyiz"demiyor ya da hatırlatmıyor.

Tamam girdiğin bu sınav hayatının ileriki eğitim dönemini etkileyecek ama geleceğini belirleyecek asıl sınavdan kimse haber vermiyor.

Telafisi olan bu sınavların yanında çocuklarına hiçbir aile telafisi olmayan tek sınavdan haberdar etmiyor.

 Kimse içinden geçtiğimiz ve her gün ayrı biri imtihan barındıran değerlerimizi gündeme getirmiyor.

Ve bunu gündemleştirmediğimiz için yoz bir gençlik yetiştirmiş oluyoruz.

Sınavda çözdüğü sorularda karşısına çıkan suyun kaldırma kuvvetini bildiğin kadar yere düşeni de kaldırmayı biliyorsa çocuğumuz işte o zaman sınavı kazanmış olur. Sınavdaki denklemleri problemleri dert edinip birbir çözmeyi öğrendiği kadar toplumun sorunlarına da kafa yoruyorsa çözümü için düşünce üretiyorsa o zaman sınavı kazanmış olur. Ders kitaplarını okuduğu kadar olmasa bile yaratıcısının kendisi için hazırladığı kullanma kitabını okumaya da vakit ayırıyorsa işte o zaman gerçek sınavı kazanmış olur.

Ne zaman ki çocuğumuza "günün birinde yolda, parkta, bir cüzdan gördüğünde seni kimse görmediği halde cebine koymak yerine sahibini aradığında asıl sınavı kazanmış olursun" eğitimini verdiğimizde bilin ki gençliğimizi ve geleceğimizi kurtarmış oluruz.

Ne zaman ki çocuğumuz, yolda bir fakiri yolda kalan birini gördüğünde, cebinde yalnız ona yetecek kadar parası varken onu çıkarıp yarısını ona uzatabiliyorsa; işte o zaman ‘sınavı kazanmış’ olduğu bilinci verdiğimizde, geleceğimizi de kazanmış oluruz.

Ne zaman ki çocuğumuza "sığ kalıpla kıldığın namaz ve oruç yerine; kıldığın namaz seni ‘insan’ kılıyor, tuttuğun oruç kötülüklerden uzak tutuyor ve verdiğin sadaka yüreğini zenginleştirebiliyorsa" işte o zaman ‘sınavı kazanmış’ olduğunu şuurunu verdiğimizde kendimizi de toplumumuzu da kurtarmış oluruz.

Çocuğumuz okul hayatında girdiği bütün sınavları kazansa da kazanmasa da kendisini asıl yurda taşıyacak olan sonucun asıl imtihandan alacağı sınav sonucu olacağını anladığında işte o zaman ‘sınavı kazanmış’ ve mutlu olur.

Ey ebeveynler unutmayın ki mutlu olmanın sırrı ne sınavı kazanıp bir üniversite bitirmede ne de bir meslek sahibi olmada.

Ne de bir eş bulup yuva kurma da ne de bir ev sahibi olmada. Ne bir makamda ne de çocuk sahibi olmada. Ne işi gücü bitirip emekli olma da ne de gezip tozmada. O olsun bu olsun diyerek mutlu olamayacağımıza çok kez şahit olduk. O zaman gelsin işte ancak öyle rahat edeceğim mutlu olacağım diye diye ötelediğimiz hayat bizim için hızla akıp gitti. Sakın çocuklarımızın hayatını da bu şekilde heba etmeyelim.

Ya gerçek hayatın imtihanın farkına varıp elimizdekilerle mutlu olacağız ve onlara mutlu olmalarını öğreteceğiz.

Ya da bizim gibi mutlu olamadan sınavdan habersiz ebediyete doğru yol alacaklar.

Karar bizim ve sizin.

Bu yazıyı yazarken zamanında Nevzat Tarhan'ın Mutlu olmak üzerine yazdığı kitabı hatırladım bir an. Kitaptan derlenen mutlu olmanın sırlarından bir kaçını sizinle paylaşıyorum.

Bol su için.

Kahvaltıda çok, öğle yemeğinde orta, akşam yemeğinde az yiyin.

Ağaçlarda ve bitkilerde yetişen yiyecekleri daha çok, fabrikalarda üretilen yiyecekleri daha az yiyin.

Hiç bir şeyi içinize atmayın.

İbadet ve dua için zaman ayırın.

Her gün en az 10 dakika sessiz olarak oturun.Tefekkür edin.

Düzenli uyuyun.

Her gün 10-30 dakika yürüyüş yapın. Ve yürürken

Gülümseyin.

Hayatınızı başkalarınki ile karşılaştırmayın. Onların seyahatinin nasıl olduğuna dair hiçbir fikriniz yok.

Kontrol edemeyeceğiniz olumsuz düşüncelere sahip olmayın. Bunun yerine enerjinizi şu an için harcayın, nefes aldığınız her anın kıymetini bilin, keyfine varın.

Sadeliğin güzelliğini keşfedin.

Hayatı çok da ciddiye almayın. Fâni olduğunuzu unutmayın.

Kıymetli enerjinizi başkaları hakkında konuşarak boşa harcamayın.

Sû-i zandan kaçının.

Kıskançlık, çekememezlik zamanın boşa harcanmasıdır. İhtiyacınız olan her şeye zaten sahipsiniz.

Geçmiş meseleleri unutun. Kişilerin geçmiş hatalarını hatırlatmayın. Bu durum mevcut mutluluğunuzu bozar.

Hayat, birisine kin duyarak zamanı boşa harcamak için çok kısadır. Kimseden nefret etmeyin.

Geçmişinizle barış yapın ki, şimdiki zamanı bozmasın.

Hayatın bir okul olduğunu ve öğrenmek için burada olduğumuzu unutmayın. Problemler, cebir dersi gibi gelip giden, ancak aldığımız derslerin bir ömür boyu devam ettiği eğitim programının bir parçasıdır.

Daha fazla gülümseyin ve pozitif olmaya çalışın.

Her tartışmayı kazanmak durumunda değilsiniz. Aynı fikirde olmasanız da, anlaşın.

Ailenizi sık arayın.

Her gün diğerlerine iyi bir şey verin. Gülümseme, teşekkür, iltifat, yardım, destek, moral...

Herkesi her şey için affedin.

70 yaşından büyük ve 6 yaşından küçük kimselerle vakit geçirin.

Her gün en az 3 kişiye gülümseyin ve tanımadığınız birine SELÂM verin.

Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğü ile ilgilenmeyin.

Doğru olanı yapın, yanlışlarınız için de pişman olmayın. Ne oluyorsa ya da olmuyorsa, hayrımıza ilduğu içindir!

Faydalı, güzel veya neşe dolu olmayan her şeyden uzak durmaya çalışın.

ALLAH her şeyi iyileştirir, şu an fark etmesek de, yaşadığımız her şey iyiliğimiz içindir.

Bir durum iyi veya kötü olsun, nasılsa değişecektir. Durumu kabullenin.

Nasıl hissederseniz hissedin, kalkın, giyinin ve ortaya çıkın. Kendinizi eve kapatmayın.

 En iyisine henüz sıra gelmedi.

Sabah canlı olarak uyandığınız için ALLAH' a şükredin.

Maneviyatınız daima mutluluğunuzdur. Hislerinizi önemseyin. İnanın, dua edin, gerekeni yapın ve gerisini ilahi akışa bırakın...


YORUMLAR :::

  1. Ğursi
    26 Ağustos 2018 Pazar Saat 11:43 CEVAPLA
    Türkiye'de eğitim bitmiştir. Milli Eğitim Bakanı dahil herkes eğitim yerine istatistik konuşuyor, öğretim konuşuyor. Öğretmenler ve idareciler mülakatla atanıyorlar. Mülakat sınavlarının sonuçları ise sınav yapılmadan önce belirleniyor.

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. İktidar partisi İl başkanını arıyor 19 Kasım 2018 Pazartesi Saat 13:06
2. Gazeteciler Bayramı ve Basın Özgürlüğü 21 Ekim 2018 Pazar Saat 15:18
3. Sahipsiz Memleket (3)   28 Eylül 2018 Cuma Saat 16:00
4. Sahipsiz Memleket (2)   28 Eylül 2018 Cuma Saat 15:52
5. Sahipsiz Memleket (1) 28 Eylül 2018 Cuma Saat 15:39
6. Sahipsiz Memleket Mardin 03 Ağustos 2018 Cuma Saat 16:02
7. Gençlere Dair... 14 Temmuz 2018 Cumartesi Saat 19:43
8. Kendi ektiğimizi biçiyoruz! 03 Temmuz 2018 Salı Saat 11:43
9. Biz bu hallere nasıl geldik? 21 Mayıs 2018 Pazartesi Saat 16:37
10. Gözler Partilerin Aday Listelerinde 13 Mayıs 2018 Pazar Saat 16:43

YORUMLANANLAR :::

Acabey: Tarihi Artuklu'yu, modern belediyecilikle bütünleştireceğiz!

Mardin Belediyesi İmar Müdürlüğü görevinde [...]

3 saat önce...

Müftü Taşçı'nın aracı kaza yaptı

Kızıltepe İlçe Müftüsü Masum Taşçı’nı [...]

1 gün önce...

Adaylar, tanıtım toplantısında teşkilatla buluştu

AK Parti Artuklu belediye başkan aday adayları t [...]

1 gün önce...

Antibiyotiği En Az Edirne, En Çok Mardin Kullandı

Antibiyotik kullanımında Güneydoğu Anadolu Bö [...]

7 saat önce...

Ordu, Mardinli kadınlara teşekkürlerini iletti

Artuklu Belediye Başkan adayı Adayı Hasan Furka [...]

7 saat önce...

YAZARLAR :::

Bütün Yazarlar
Faraç Çobanoğlu
Faraç Çobanoğlu

Yerel Seçimlere Giderken…

2
Gürsel Ekmen Miroğlu
Gürsel Ekmen Miroğlu

Nasıl mı Okudum?

4
Fırat Ensari
5
M. Sait Ekinci
M. Sait Ekinci

Dünaysır Serencamı

7