Referandum Sonucunu Kürtler belirledi

22 Nisan 2017 Cumartesi Saat 17:52

              Uzun süreden beri Türkiye'nin gündemini oluşturan ve Anayasa değişikliğini öngören referandum nihayet, gerçekleşti. 18 maddesi değişime uğrayan Yeni anayasa paketi ile Türkiye'nin 95 yıllık tarihinde ilk defa Bir sistem değişimi halkın eli ile gerçekleşti. Yüzde 51.4 “evet” sonucu ile Türkiye, hükümet sistemi değişim sürecine girerek yeni bir sayfa açmış oldu.

              AK Parti ve MHP’nin birlikte çıktıkları bu yolculuk öncesi “en ez yüzde 60 EVET oyu çıkacak” diye düşünenlerin aksine bilemediniz 1,5 puan fark ile EVET taraftarları kazandı HAYIR taraftarları ise kaybetti. Referandumun “Bıçak sırtı” denilebilecek bir noktada sonuçlanması bütün dikkatleri Türkiye genelinde Evet cephesinde oyları en çok artan Doğu ve Güneydoğu'ya çevirdi.

              Referandum kampanyası süreci ve referandumun sonunda elde edilen sonuçlar ve bundan sonra ne olacağı daha çok tartışılacak. Bu tartışmaya ben de başlıkta yazdığım gibi referandum sonucunu Kürtlerin belirlediği ile girmek istiyorum. Çok iddialı olduğunu biliyorum ancak sonuçlar birebir analiz edildiğinde yerinde bir tespit olarak duruyor.

              Sözde MHP'nin desteği ile referanduma giden AK Parti'ye desteği, maddelerin meclisten geçmesinden öteye gitmedi. MHP ile toplam oy oranlarına bakıldığında % 10 eksik ve bıçak sırtında duran referandum sonuçlarına artan Kürt oyları taşıyıcı destek oldu. Bu oranlara baktığımıza işin gerçeği bu. Kürtlerin oyları ile hem sandıktan çıkan “evetleri” sağlamlaştırdı, hem de “hayıra” karşı üstün getiren bir duruş sergiledi.

              Türkiye'nin tek partili iktidar dönemlerinde her zaman gündeme getirdiği ve Erdoğan'ın 15 yıldan beri sürekli ısıtarak kamuoyuna sunduğu Başkanlık talebi nihayet farklı isimle de olsa onaylandı. Ülkenin çürüyen hukuk sistemi başta olmak üzere bütün yapılarına neşter vurulması gerektiğini en güçlü şekilde talep eden Kürtler, taleple kalmayarak bunu çıktı referandumda verdiği destekle net bir şekilde ortaya koydu. 

              Referandum sürecine girilip meydanlara inilince Kürtler adına sistemin değişimine karşı çıkan sol jargonuna karşılık “yetmez ama evet!” mesajıyla anayasa değişiklik paketinin geçmesi için devreye girdi. Kürtler, kimsenin beklemeyeceği en üst seviyeden daha sivil, daha özgürlükçü ve sorunları çözme amacındaki cumhurbaşkanlığı sistemi için bölgede daha önce barış ümidiyle HDP'ye verdiği desteği geri çekerek referanduma Evet dedi.

              Kürtler, eğer bu duruşu göstermeseydi, referanduma kayıtsız ya boykot ya da Hayır deselerdi “evet” ihtimali çok düşük olacaktı. Hatta “hayır” çıkması içten bile olmayacaktı. Sadece Mardin'de 7 Haziran seçimine göre Hayır cephesi ile Evet cephesi arasında tam 140 bin oy yer değiştirdi. Hiç şüphesiz Kürtler’in bu duruşu demokrasi tarihine geçecek bir duruş olarak AK Parti tarafından tarihe not düşülmelidir.

              Artık bu saatten sonra Kürtlerin diğer önemli sorunlarını çözecek adımların atılması için yeni ve sivil bir anayasa çalışması zaruridir. Bu şuanda mevcut iktidarın en önemli ödevlerinden birisi olmalıdır. Bu Kürtlerin insani ve İslami açıdan sadece kendisine ait olduğunu tescilleyen haklarını diğer tüm “korsan iradeleri” saf dışı bırakacak adımlar bekletilmeksizin atılmalıdır.

              Bu referandum gösterdi ki milli irade kendine ait olan hakkın başkası tarafından kullanılmasına onay vermemektedir. O halde ekonomiden uluslar arası ilişkilere, diplomasiden eğitime kadar tüm adımların kendisi adına yapılmasını istemektedir.   Kürtler,  bu beklenti ve taleplerinin mutlaka takipçisi olacaktır. Nasıl ki referandumda Evet diyerek görevini yapmışsa, iktidarın da bu yeni süreçte de daha da kapsamlı ve köklü değişikliklerin yapılması için üstüne düşeni yapması elzemdir. Anlayacağınız Kürtler görevini yaptı, şimdi sıra anadilde eğitim dahil olmak üzere daha önce yapılan referandumların hayata geçirilmesinde... 


MARDİNLİLER BİRÇOK ŞEYİ GÖRMEZDEN GELDİ

               Mardin özeline döndüğümüzde Mardinli bu konuda bir kez daha üzerine düşeni yaptı. Hem de kurumlarımız arasındaki çatışmayı bir kenara bırakarak, siyasetçilerimizin boykota varacak egosunu görmezden gelerek, yeteri kadar hizmetin gelmediğini bilerek, sağlık ve eğitim başta olmak üzere bütün kurumlarımızın yerlerde süründüğüne bizzat şahit olarak, üç yılda bitirilmesi gereken hizmetlerin 10 yıldır bitmediğine görerek, güvenlik konseptli şovenist slogan ve uygulamaları duymazdan gelerek, üzerine düşeni yaptı. Örgütün mahalle baskısına da kulak asmadan evet dedi.


KODLAR DEĞİŞTİ

              Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş kararıyla da seçim siyasetinin kodları geri dönülmez şekilde değişecek.

              Partiler artık Amerika'daki gibi, adaylıkları etrafında blok kurabilecekleri iki cumhurbaşkanı ismi bulmak zorundalar. Bu pencereden bakıldığında Demokratlar ve Cumhuriyetçileri gibi Türkiye'de de artık Sağ ve Sol adaylar arasında seçim geçecek. Ve bunu da milletvekili seçimlerindeki parti siyaseti ile entegre etme başarısını göstermek zorundalar. Bu açıdan bakıldığında sağ blok birkaç adım önde görünmekte. 15 Temmuz direnişinde liderlik gösteren Erdoğan’ın 2019‘daki adaylığının oy potansiyeli 16 Nisan referandum sonucunun hayli üzerinde.

              Tabi bu  süreçte ülke genelinde yaşanan kayıpların özünde AK Partinin öteden beri  Genç Seçmen ile bir türlü onarılamayan, iletişim sorunu, FETÖ ile ilgili başlatılan mücadelenin yukarıdan aşağıya doğru gelmesi beklenirken , bunun tam tersi yapılması yani aşağıdan yukarıya doğru başlatılması ve sıra tam Darbenin siyasi ayağına geldiğinde hiçbir şey yapılamaması, tek adamlık ve diktatör şeklindeki propagandaya karşı koyamayan ve bu olumsuz konuşmaları olumlu bir noktaya getirememesine, kampanya sırasında EVET cephesinin kullandığı ancak artık hiçbir önemi kalmayan sokak aralarına kadar asılan görsellere dayalı reklam kampanyası da EVET oylarının beklenilen miktarda çıkmamasının bir sebebi olarak düşünülebilir.


ETKİLİ BİR REKLAM ÇALIŞMASI YAPILAMADI

          Tabi rahmetli Erol Olçak gibi bir dehadan yoksun seçime hazırlanan AK Parti'nin genel seçim propagandası ve tanıtım görselleri çok zayıf kaldı. Devir teknoloji devri günümüzde siyaset yapmak isteyen kim varsa “Sosyal Medya” denizini iyi kullanmak zorunda, İktidara yakın 3-5 ajans ve reklam firmasını zengin etmek adına artık hiçbir geçerliliği olmayan görseller üzerinden reklam yapmak ve bu görsellerden medet ummak daEVET cephesinin olumsuz tavırlarından biriydi.

               İnanıyorum ki gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerekse de AK Parti yöneticileri yukarıda sözünü ettiğimiz konularda adım atarak, referandumdaki bu uyarıyı dikkate alacaklardır. 15 Temmuz gecesi başlatılan ve başarısız olan Darbe girişiminin siyasi ayağı yani parti içerisindeki FETÖ mensupları bugünden itibaren temizlenmeli ve vatandaşın bu konudaki çekinceleri ortadan kaldırılmalıdır yoksa  AK Partililerin tamamının bildiği bu sorunları bir kez daha sümenaltı etmesi halinde AK Parti ve Erdoğan'ı son derece zor bir süreç bekleyeceği aşikardır.

              Bu noktadan referanduma yaklaşıldığında alınan sonucun Hayra hizmet edeceği düşüncesindeyim...  


YORUMLAR :::

  1. selim
    24 Nisan 2017 Pazartesi Saat 18:00 CEVAPLA
    siyasetçilerimizin boykota varacak egosunu görmezden gelerek dediğin Orhan Miroğlu olmasın
  2. Ğursi
    23 Nisan 2017 Pazar Saat 20:22 CEVAPLA
    İnsan evinin tapusunu hanımına bile vermezken, birileri Vatanın tapusunu tek kişiye vermek için evet dedi.
  3. Şeyhmus
    22 Nisan 2017 Cumartesi Saat 22:18 CEVAPLA
    Mardinli hemşehrilerimiz Barzani'yi değil, Türkiye'yi tercih etmiştir.

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Sudan ve Sömürü düzeni; İzlenimler(II) 14 Haziran 2017 Çarşamba Saat 18:19
2. Kara Bahtlı Kara Kıtanın, 'Kara'lar ülkesi: Sudan (I) 09 Haziran 2017 Cuma Saat 17:05
3. Markalaşma ve Kurumsallaşma önündeki 'zatlar ve engeller' 24 Mayıs 2017 Çarşamba Saat 14:25
4. İşte özlenen siyasetçi profili 14 Mayıs 2017 Pazar Saat 21:56
5. "Artık yeni şeyler söylemek gerek cancağazım” 09 Mayıs 2017 Salı Saat 03:01
6. Kesin ihraç edilmesi gerekenler! 28 Nisan 2017 Cuma Saat 14:18
7. 17 Nisan Sabahı Üzülecekler ve Sevinecekler! 14 Nisan 2017 Cuma Saat 19:36
8. Referandumda yanlış bilinen doğrular 07 Nisan 2017 Cuma Saat 19:57
9. Avrupa'nın iki yüzlülükleri ile yüzleşmesi! 23 Mart 2016 Çarşamba Saat 20:23
10. Ve bugün Nevruz... 21 Mart 2016 Pazartesi Saat 15:57