Sudan ve Sömürü düzeni; İzlenimler(II)

14 Haziran 2017 Çarşamba Saat 18:19

              Geçen yazıda Kara bahtlı kıta Afrika'yı sizlere kaba taslak anlatmıştım.Bu yazıda da sizlere kelime anlamı olarak Siyahların ülkesi anlamına gelen Sudan hakkında biraz bilgi vermek istiyorum.

              Afrika'nın doğusunda kalan Sudan, Kızıldeniz'le birlikte Mısır, Etiyopya, Eritre, Kenya, Uganda, Kongo, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad ve Libya ile komşu bir ülke.    

              Tarihi kaynaklara göre; Sudan denirken kastedilen bölge bugünkü Sudan’ın topraklarından çok geniş bir yer. Müslümanların Hz. Ömer döneminde Amr Bin As'la Afrika'ya girdikten sonra, zencilerin yaşadığı ve Kızıldeniz kıyılarından başlayarak Batı Afrika'ya kadar uzanan geniş bir alana "Biladu's-Sudan (Siyahlar Ülkesi)" adını vermişlerdi. Daha sonra "Bilad" kelimesi zamanla atılarak bu bölgeye sadece Sudan denildi. Bugün bildiğimiz Sudan ise "Doğu Sudan" denilen bölge.

              Batı tarafından cetvelle çizilen sınırdan olacak ki dikdörtgen bir şekle sahip ve 2011 yılındaki Güney Sudan bağımsızlığı olayına kadar da yaklaşık 2 milyon 504 bin kilometrekarelik yüzölçümüyle Afrika kıtasının yüzölçümü bakımından en büyük ülkesiydi. Büyük Sahra Çölü'nün bir kısmını da içinde barındıran Sudan'ın% 24 çölden yüzde 6'sı da sulak bölgelerden oluşur. Başkenti Hartum olan ve Başkanlık sistemi ile yönetilen Sudan'da 15 eyalet bulunuyor.

              Ülkenin ortasından geçen Beyaz ve Mavi adında iki büyük kol halinde, Hartum'da birleşen Nil Nehri, ülkenin  dış ilişkilerinden kültürüne, toplumsal gelişiminden ekonomisine kadar birçok alanda etkili. 30 milyon nüfuslu ülkenin en büyük şehri olan Omurduman'ın nüfusu ise 2 milyon civarında. Sudan, 2 milyon 504 bin metrekarelik arazisi ve kişi yoğunluğuna bakılırsa dünyanın en seyrek nüfus yoğunluğu olan ülkelerinden biri. Nüfusun yüzde 25'i Beyaz Nil ile Mavi Nil arasında yoğunlaşmış durumda. Yıllık nüfus artışı ise yüzde 3,7. Sudan hem Afrika ve hem de Ortadoğu gelenek ve göreneklerinin, dillerinin ve kültürlerinin karıştığı bir ülke.

              Ülkenin Darfur bölgesi en dağlık bölgesi. Burada 3070 metre yüksekliğindeki volkanik Marra Dağı ile birlikte Ülkenin en yüksek yeri olan 3 bin 187 metre ile Kinyeti Dağı bulunuyor.

              Tropikal iklimin hakim olduğu ülke genelinde yazın sıcak ve düşük bir nem oranına sahip olmakla birlikte ortalama sıcaklığı 47 dereceyi buluyor. Bitki örtüsü yağışlara göre değişiyor. Kuzeyde akasya fundalıkları ve kıt çöl otu, güneyde de savanalar ve tipik ağaçlar yetişiyor. Nil nehrinin geçtiği bölgelerde sulu çimenlik araziler ve çayırlar mevcut.

              Kuzey bölgede yaşayan insanların tamamına yakın bir bölümü Müslüman. Ülkenin resmi dili Arapça, ancak bunun yanı sıra sömürü dili olan İngilizce ve yerel diller olan Nübyece, Ingessana, Beja, Nyla, Fur, Nuban, gibi diller de konuşuluyor.


ŞERİATLA YÖNETİLİYOR

              Şeriatla yönetilen ama birçok eyalette feodal zihniyetin hakim olmasından güçlülerin her zaman haklı görüldüğü ülkede temel eğitim Kur'an-ı kerim öğreten okullarla yapılıyor. Hartum'da 5 olmakla birlikte toplamda 20'ye yakın üniversite var.

              BM ve Afrika Birliği Teşkilatına da üye olan Sudan'da iç savaş bağımsızlığını ilan ettiği ilk günden devam ediyor. Afrika’da bugün bile devam eden kargaşalar ve iç savaşlar, sömürü düzenine baş kaldırma, sömürenlerin menfaatleri engelleme ihtimaline karşı gizli örgütler tarafında yakılan ateşlerden çıkmakta, Sudan'da olduğu gibi kaynakları sömürme yarışındaki çekişmelere kurban olmaktadır. Batı desteği ile petrol zengini Güney Sudan'ın bağımsızlığını kazanmasından sonra bu sefer yerel ve Arap kabilelerin hayvancılıkla geçindiği doğalgaz rezervleri ile dolu Darfur'da su kaynakları ve otlakların paylaşımı konusundaki uyuşmazlıklar, 2003 yılında iç savaşa dönüştürüldü. Bölgedeki kabileler ile Hükümet tarafından göz yumulduğu ileri sürülen silahlı Cancavidler arasındaki çatışmalarda 3 milyon nüfuslu Darfur eyalet nüfusunun üçte birini yerinden edildi, yüz binlerce insan öldürüldü.    



              Devlet Başkanı Ömer el Beşar'ın Darfur bölgesinde, geniş çaplı bir etnik soykırım yaptığı iddiaları üzerine, BM Güvenlik Konseyi, 2004 yılında Sudan'da bir araştırma Komisyonu kurulmasını istedi. Komisyon, 25 Ocak 2005'te, BM Genel Sekreteri'ne sunduğu raporda; sivil halkın korunması ve suçluların cezalandırılması için harekete geçilmesini tavsiye etti ve Konsey durumu UCM'ne taşımaya karar verir ve 6 Haziran 2005'te UCM savcısı Luis Moreno Ocampo, Darfur'da işlenen suçlar hakkında soruşturma açılır. 2007'de Sudan hükümeti destekli ileri sürülen Cancavid adı verilen silahlı gruplarla, ayrılıkçı Sudan Özgürlük Hareketi (HTS) denen militanlar arasındaki çatışmalara sahne oldu. Cancavidlere destek olduğunu ve etnik temizliği kabul etmeyen hükümet, Nisan 2007'de BM'nin Darfur'da barışı sağlamaya yönelik baskısını, silahlı havadan konuşlandırma dahil kabul ettiklerini açıkladı. 4 Mart 2009 tarihinde Uluslararası Ceza Mahkemesi Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşar hakkında; Darfur Bölgesinde soykırım, savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlemekten dolayı tutuklama emri çıkartıldı. Bu karar üzerine bütün Sudan'a ambargo yükleyen insan hakları abidesi olan ABD ve AB ülkeleri El-Beşar yerine Sudan halkını cezalandırma yolunu seçtiler.


SÖMÜRÜ DÜZENİ AFRİKA'NIN HER YERİNDE AYNI

              Sudan'da gördüğünüz gibi bütün bu aşamalarda esas olan sömürüdür. Bu ihtilafların arası kesilmesin diye ülke sınırları kabileler arası ihtilafların sürekliliğini sağlayacak şekilde cetvelle çizilmişti. Sömürünün engellenmemesi için halk cahil bırakılmış, sömürü düzeni kurulduktan sonra cehalete yardımcı olan ilkel inanışlar da kültürel hakları koruma adı altında teşvik ediliyor. Bütün bunların üstüne bir de uyuşturucu, fuhuş gibi alışkanlıkların önü açılarak, toplama kamplarında tel örgüler içinde yaşama zorunda bırakılyor. Hatta daha ileri gidilerek biyolojik saldırı ile hastalık yayılır veya kısırlaştırılırlar.


ÇIKARLARA DOKUNULDU MU DİKTATÖR OLURLAR

              Afrika’nın suni devletlerinde Sudan örneğinde olduğu gibi petrol zengini diktatör krallar batılların çıkarlarını korudukları müddetçe bu suçlamaların dışında kalırken, Ömer El Beşar gibi isimer ise çıkarlarını uygulamadığı için gıyabında ve yargılanmadan hakkında tutuklama kararı bile verilebiliyor.

              Aslında suçu kabileleri bir bayrak altında toplamak, ülkesinde cehaleti azaltmak, sömürüye karşı bir uyanışa neden olmak olduğu görülen Ömer El Beşar'ın bu uyanışı tehlikeli sınırlara gelince aynı aktörler tarafından kabile reislerinin ihtirasları alevlendirilerek iç çatışmalar çıkarılır. Batı ülkenin bir uçundaki Petrol zengini Güney Sudan'ı bağımsızlaştırdıktan sonra diğer ucundaki Doğalgaz zengini Darefur'u da bağımsızlaştırma çabası içinde olduğu gibi

              Biz de, halkı bir arada tutmaya çalışan, kaynakların beyazlar tarafından sömürülmesine karşı çıkan Ömer el Beşar gibi insanları bizlere kirli bir şekilde tanıtan medya ve onların stratejik kurumları  üzerinden diktatör deriz hiç araştırmadan. 


YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. İHH, ne mi yapıyor? 18 Ekim 2017 Çarşamba Saat 19:54
2. Biraz daha sağduyu!!! 28 Eylül 2017 Perşembe Saat 22:38
3. Özrünüz kabul edilmemiştir 08 Eylül 2017 Cuma Saat 16:26
4. Davranış Bozukluğu Olarak: Yansıtma 15 Ağustos 2017 Salı Saat 14:45
5. Mehmet Görmez; Emekliliğiyle değil Emekleri ile var olacak 01 Ağustos 2017 Salı Saat 11:36
6. Sudan'ın Siyahi Kürtleri Sudan İzlenimleri (III) 02 Temmuz 2017 Pazar Saat 15:17
7. Kara Bahtlı Kara Kıtanın, 'Kara'lar ülkesi: Sudan (I) 09 Haziran 2017 Cuma Saat 17:05
8. Markalaşma ve Kurumsallaşma önündeki 'zatlar ve engeller' 24 Mayıs 2017 Çarşamba Saat 14:25
9. İşte özlenen siyasetçi profili 14 Mayıs 2017 Pazar Saat 21:56
10. "Artık yeni şeyler söylemek gerek cancağazım” 09 Mayıs 2017 Salı Saat 03:01

YORUMLANANLAR :::

AK Parti Kızıltepe Gençlik Kollarına yeni atama

AK Parti Kızıltepe Gençlik Kolları Başkanlı [...]

1 gün önce...

ORTADOĞU’DA DENGE OYUNU

Sözlerime, 11 Temmuz 1995’de Srebrenitsa’da v [...]

1 gün önce...

Mardinli öğrenciler İçişleri Bakanı ile görüştüler

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Biz Anadoluy [...]

1 gün önce...

Motosiklet Sürücülerine Ceza Yağdı

İçişleri Bakanlığının talimatıyla, Emniyet [...]

1 gün önce...

Çaldıkları paralarla Lüks Hayat Yaşayan Hırsızlara Polis Baskını

Mardin’in Nusaybin ilçesinde 5 ayrı ikametten [...]

1 gün önce...