Tarihi Mardin, Tarih Olmasın!

18 Nisan 2019 Perşembe Saat 17:10

Birçok medeniyete ev sahipliği yapan tarihi geçmişi 5 bine yıla dayanan Mardin’deki taş yapılı tarihi evlerin tek tek yıkılmaya başlanması tehlike canlarını işaret ediyor.

Tarihi, mimari ve kültürel yapısıyla 1983 yılından beri UNESCO’nun geçici koruma listesinde yer alan Mardin’de yıkılan evlere kimsenin sahip çıkmaması tepkilere de beraberinde getiriyor.

Son günlerde mevsim normallerinin üstünde yağış alan ve sahipleri tarafından terk edilen Mardin’deki birçok tarihi ev bakımsızlıktan dökülüyor.  Özellikle Gül, Diyarbakırkapı, Şehidiye ve Teker Mahallelerindeki tarihi evlerin yıkılması mahalle sakinlerini de korkutuyor.  Yıkılan evlerin kapattığı sokaklar ise taş ve moloz yığınları ile dolup taşıyor. Sit alanı olarak ilan edilen tarihi Mardin’de birçok vatandaş, imkânların daha iyi olmasından dolayı Yenişehir’e taşınmasıyla boşalan tarihi evler bakımsız kaldıkları için kış mevsimindeki yoğun yağışların da etkisiyle yıkılmaya başladı.

 

MAHALLELİNİN TALEPLERİ

Mahalle sakinleri son yıllarda beton binalara taşınan vatandaşlara çağrıda bulunarak evlerini terk etmemeleri ve altın değerindeki evlerine geri dönmeleri yönünde çağrılarda bulunsa de pek de kulak veren kimse olmuyor. Sakinler aynı uyarıyı resmi kurumlara özellikle de yerel yönetimlere de yaparak Mardin’in kalenin eteğinde kurulmuş olması hasebi ile yaşanan ulaşım sıkıntısına çözüm ve doğalgazın getirilmesini istiyor. Hizmetin dar ve merdivenli sokaklara gidememesinden şikâyetçi olanlar, mahalleye hizmetlerin tam ve eksiksiz gelmesi halinde tersine göçün yaşanacağına inanıyor. Tabi halkın büyük bir kısmı da daha önce dile getirdikleri taleplerini yeni seçilen Abdulkadir Tutaşı ve Ahmet Türk için de yenileyerek sit alanı ilan edilen bölgeye öncelik verilmesini istiyor.

 

ALINMASI VE YAPILMASI GEREKEN TEDBİRLER

Evlerin daha fazla zarar görüp bakımsızlıktan bir bir yıkılmaması için bir dizi tedbirlerin şimdiden alınması gerekiyor.

Öncelikle bir süre başlatılan ancak daha sonra yarım kalan Tarihi Dönüşüm Projesi'ni yeniden başlatılması gerekiyor. Şehrin tarihi kimliğinin muhafaza edilerek turizm sektöründe ekonomik değer olarak kullanılması, şehrin UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine dâhil edilmesi ile ülkemiz ve dünya turizmine kazandırılması, böylece ilin sosyal ve ekonomik kalkınmasına katkı sağlanması için olmazsa olmazlarından biri bu tehlike arz eden evlerin en kısa sürede yeniden onarılarak bu tersine göçün önüne geçilmesi gerekiyor.

 Bu hedefe ulaşmak için sit alanı kapsamındaki sonradan inşa edilen betonarme yapıların yıkılmasının yanında ve tarihi taş evlerin korunmasına yönelik olarak planlama, projelendirme, iyileştirme ve yenileme çalışmaları da yürütülmelidir.

Şehir dokusunu ve silueti bozduğu gerekçeleriyle 2015 yılına kadar 19 tanesi kamu binası ve 154 tanesi de özel mülk olmak üzere yıkılan betonarme ve eklenti yapıların yıkılmasına devam edilmelidir.

1950'li yıllarda yapılmış ve çoğu çürüyen, insan sağlığına verdiği zararların yanında; tarihi yapıların bodrum katlarına sızarak temellerine de zarar veren içme suyu ve kanalizasyon şebekesinin yenilenmesi çalışmalarından sonra doğalgaz şebekesinin de çekilerek tarihi evlerde ikamet edenlerin ısınma problemleri konforlu hale getirilerek çözüm bulunmalıdır.

3 kilometre uzunluğundaki 1.Cadde'de yapılan restorasyon ve cephe sağlıklaştırmamsı çalışmaları mevcut bütün çarşı ve sokaklarda da devam edilmelidir. Bu kapsamda; yapıların sokaklara bakan cephelerinde çimento esaslı derz ve sıvalar sökülerek, yapılar aslına uygun hale getirilmeye çalışılmalı. Ulaşım açısından da küçük dokunuşlarla genişletilebilecek dar sokaklar da genişletilmelidir.

Yine aşınma ve aşırı yağışlardan ötürü kaya parçalarının düşmesi nedeniyle can güvenliği riski oluşturan ve kentin yüzyıllardır çözülemeyen sorunu olarak öne çıkan "Mardin Kalesi Güçlendirme ve Restorasyon Projesi" 8 yıl önce ihale edilmiş ve restorasyonu bitme aşamasındadır. Bununla birlikte kalenin turizme açılması da mevcut tarihi evlerin değerini artıracak ve turizm sirkülâsyonunu hızlandıracaktır.

 

HERKESE AÇIK BİR STRATEJİK PLANIMIZ YOK

Tabi bunlarla birlikte turizm alanında Turizm Stratejik Planı hazırlanarak en kısa sürede uygulanması gerekiyor. Bu plan, başta yıkılmaya başlanan Mardin'deki turizm varlıklarını korumak ve restore etmenin yanında turist sayısını, turizm gelirlerini ve rekabet gücünü arttırmalı. Bu anlamda bir vizyon kapsamında Mardin için olmayan turizm logosu ve kurumsal kimlik çalışması hazırlanarak bütün kurumların eş zamanlı kullanımına açılması gerekiyor. Uzakdoğu başta olmak üzere yurtdışı fuarlarında Mardin tanıtımına hazırlanacak görsel materyallerle katkı sağlanması. Farklı alanlarda düzenlenecek ve ses getirecek turizm ve tanıtım festivalleri ile gündemde kalmayı başarabilmeli.Turizm web ve sosyal medya portallerinin çok dilli olarak oluşturulması ve tanıtılması. Markalaşma alanında pazarlanabilir, kullanılabilir, güncel veya teknolojik yeni turizm ürünlerinin tasarlanarak simgeleştirilmesi. Şehrin tanıtım filminin uluslararası havayolları şirketleri gibi raytingi yüksek sanatçılar, web siteleri ve sosyal medya hesaplarında sunulması.


GEÇİCİ SORUNLAR YERİNE KALICI ÇÖZÜMLER

Sahip olduğu tarihi ve kültürel mirası ile dünyanın ilgisini çeken Mardinimiz yürütülecek bu çalışmalarla ancak kabuğunu kıracak ve geleceğini inşa edebilecek. Tabi bu yapılacak çalışmalar özellikle de inşaat işlerinde işçilik zafiyetleri ve uygulama hataları yaşanırsa daha önce Gazi Paşa binasında yaşadığımız gibi yarardan çok zarar verecektir. 1. Cadde üzerindeki park sorunu gibi geçici çözümler yerine kalıcı çözümler getiremediğimiz müddetçe bu sorunlar başımızı ağrıtamaya devam edecektir.

Bu arada son dönemlerde kamu kurumları tarafından yapılan uygulamalar ile Mardin'de turizmin bir araç değil amaç olarak turizm üzerine aşırı odaklanılması yanlıştır. Turizm Mardin için şüphesiz çok önemli bir konu ancak turizm sayesinde turizmin şehri tüketmesinin önüne geçmeliyiz. Önemli olan; Mardin'i yaşayanları ile birlikte korumak, sahip olduğu organları ile bir şehir olarak gelecek nesillere aktarabilmektir. Unutmayalım ki Mardin’e gelen turist tarihi mekânları görmenin yanında şehirde yaşanan kültürü de yerinde solumak ve yaşamak için geliyor.

 

YANLIŞ UYGULAMALARLA DAHA DA İNSANSIZLAŞTIRILMASIN

Tarihi Mardin(Yukarı Mardin) sit alanı; gelip gezilen, fotoğrafı çekilen, her yerde aynı bakır objelerin satıldığı ve aynı ürünlerin servis edildiği tamamen turistik bir şehir halini almamalıdır. Halkın son 20-30 yılda yüzde 70’i Yenişehir’e taşınmak zorunda kalan yukarı Mardin’deki yanlış uygulamalarla tarihi çarşılardaki esnafın iş yapamaz hale getirilerek mesleki alanlara göre sınıflandırılan sokakların kapanması ve halkın birinci derece ihtiyaçlarını gideren işyerlerinin bile kapanmaya başlaması hayra alamet değildir. Bu uygulamalar Yukarı Mardin’i turizm şehrine dönüştüreceğim diye insansızlaştırma politikalarının bir sonucudur. İşte bunun içindir ki tarihi evlerin yanında işlevini yitiren çarşılar bakımsızlıktan ötürü bir bir yıkılmaya başlandılar.  

Her geçen gün yeni bir butik otel, cafe, bar ya da pansiyon açılan kentsel sit alanında, dönüşümle beraber konut işlevinden çok; ticari konaklama işlevine ağırlık vermesi beraberinde daha farklı sorunları getiriyor. Her ne kadar yetkili isimler Mardin kentsel sit alanının geçim kaynağı turizmdir dese de bölgede yaşayan halk gözden çıkarılmamalı ve onların ihtiyaçlarına uygun projeler de uygulanmalı. Mardin şehir merkezi için turizmin tek kurtuluş yolu olarak görülmesinin yanlış olduğunu 6-7 Ekim ve çukur-barikat olaylarında çok rahat bir şekilde gördük. Bunun yerine hem turizme hem de gündelik yaşantıya hitap eden sektörlerin birlikte olması Yukarı Mardin ve orada yaşayanlar için anlamlı ve rantabl olacaktır.

Öte yandan Yenişehir denilen ve 1990'larla gelişmeye başlayan iki mahallelik semt bugün zamanın idarecileri tarafından yapılan yanlış uygulama ve imar rantı nedeniyle mega bir köy görünümünde.   10 yıl öncesine kadar inşa edilen binalar 4-5 katlı iken bu tarihlerden sonra imar rantları ile 15-20 katlı binalara ruhsat verilerek mantar gibi türemeleri de  bir şehrin sahipsizliğine verilebilecek en güzel örnek olarak duruyor.

 


YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Rıza-i İlahiye adanan bir ömür: Muhammed Mursi 18 Haziran 2019 Salı Saat 15:27
2. Çocuksu vicdandır bizi kurtaracak olan... 08 Haziran 2019 Cumartesi Saat 14:03
3. Ahlaklı Sorunlarımızın Kodları  27 Mayıs 2019 Pazartesi Saat 14:10
4. MAÜ'den Cevap ve Açıklama 21 Mayıs 2019 Salı Saat 10:59
5. Mardin Artuklu Üniversitesi'nin Makus Talihi (3) 13 Mayıs 2019 Pazartesi Saat 12:10
6. Mardin Artuklu Üniversitesi'nin Makus Talihi (2) 11 Mayıs 2019 Cumartesi Saat 11:59
7. Mardin Artuklu Üniversitesi'nin Makus Talihi (1) 10 Mayıs 2019 Cuma Saat 11:39
8. Aile, toplum ve Ramazan üzerine 08 Mayıs 2019 Çarşamba Saat 14:29
9. Bir şey çok korkunç, diğeri çok garip 01 Mayıs 2019 Çarşamba Saat 17:24
10. Giderayak asılan tabela; Ağırakça 08 Nisan 2019 Pazartesi Saat 12:25

YORUMLANANLAR :::

AK Parti'den Mursi Açıklaması

AK Parti Mardin İl Başkanlığınca, Mısır'ın ilk seç [...]

1 gün önce...

Vatandaş, gramla bile altın alamaz hale geldi

Altın fiyatlarının sürekli değişmesiyle iş yapamaz [...]

16 saat önce...

Drone destekli kaçakçılık operasyonu!!!

Nusaybin ilçesinde "drone" destekli düzenlenen kaç [...]

1 gün önce...

Mursi için üç dilde dua ve açıklama

Mısır'da askeri darbeyle Cumhurbaşkanlığından indi [...]

1 gün önce...

Başarılı öğrenciler ödüllendirildi

Midyat ilçesinde 2018-2019 eğitim ve öğretim yılın [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN


YAZARLAR :::

Bütün Yazarlar