Trafo Mahallesi/Mehellâ Trafo…

03 Temmuz 2018 Salı Saat 09:48

           Şehrin aşağı yamacında ve her üç tarafı badem ağaçları ile üzüm bağlarının güzelim yeşillikleriyle çevrili bir mekânın zamana meydan okuduğu mahal idi. Kendiliğinden çıkıp akan çeşmelerin etrafında kümelenen küçük vahalara benzerdi.

Mahalle yerli şehirlilerin yaşam aidiyetlerinde yer edinmeyen üç dört ailenin kurduğu, henüz mahalle statüsüne alınmayan, sessiz, sakin ve meskûn bir yerin havasına bezenirdi. Mahalleyi, 80’lı yıllarda köylerden kentlere göç eden ve kendi kabuğuna çekilmiş insanların âdeta hayata ve şehrin kaotik arabeskine alışmanın ilk basamağı olarak kullanılıyordu. Coğrafyamıza has geleneksel köy ve aile yaşamının tüm ananelerine özlem çekmeden yaşanılan bu mahalle; adeta küçük bir köy mezrasının özelliklerini taşıyordu.

Adını Elektrik Kurumun (TEK)  Elektrik Trafosundan almıştı. Tabir şuydu “Trafo Mahallesi” veya“Mehella Trafo”…

Şehrin göbeğine yerleşmiş aristokratların hüküm sürme gücünden yoksun insanları; kenar mahalleleri mesken yapmışlardı. Belki hislerin ağırlığıyla bu bir zaruriyetin sonucuydu. Zira kentleşmeyi kendilerine has gören şehirlilerden hep ürkmüşlerdi ve hep şehrin öteki ruhuyla hayata bağlanmışlardı.

Şimdilerde anlatıldığı gibi öyle sağa sola bir agresifleri de yoktu/şimdilerde de yok aslında…

Buralarda  gönül kırdın mı bir kere, gönül almada da bocalarsın. İnsanların gönüllerini kolayca kırılabilir, lakin kolay kolay da gönül alamazsınız buralarda…

***

         Şehre yeni gelen bürokrasinin bir kısmı Mardin’in eski yerleşim mekânlarında yer bulamazdı. Yeni yeni yapılan müstakil betonarme evlerinde yıllarca kiracı olarak otururlardı, İyi hatırlıyorum, mahallede polis, subay, memur ve askeriyeden üst rütbelilerin de ev kiraladığı yerlerdi. Gelirken ağlamaklı ve hüzünlü idiler, giderken çocukları ikinci/üçüncü bir dil ile tanışırlardı ve birçok çocukluk arkadaşlarını da geride bırakarak yine ağlamaklı bir şekilde giderlerdi. Aslında Mahalle içinde Mardin’in tüm renkleri barınıyordu, ev sahiplerinin misafiri olan o kuşak memurlarda mahalleye tüm Türkiye’nin renklerini nakşediyordu.

Her dilin, her rengin, her kültürün çocukları olduğu gibi; her mevsimin oyunları da vardı mahallede… Yazın üzüm bağları, badem, incir ve nar ağaçların gölgelerinde oynar; mazrune üzümünün ne zaman olgunlaşacağını; tadımlık( taam) üzümün hangi sırada, hangi bağda olduğunu, alıç ve incir ağaçlarının ne zaman tatlı meyve vereceğini iyi bilirdik. Ona göre hesap yapar, ona göre dalardık bahçelere. Üzüm korukları en vazgeçilmez tatlarımızdı.

Evet, bir yanımız Kasimiye Medresinin ihtişamı ile hemhâlleşirdi, diğer yanımız Mardin kalesininin büyüsüne bürünürdü. Geceleri ta Nusaybin’den Kamışlıya kadar, oradan Şenyurt/ Derbisiye’ye ve Kızıltepe’den Ceylanpınar’a kadar hangi köyün elektriği olmadığı, hangi yoldan araba geçtiğini görür, Kuzey Mezopotamya’nın seyrine dalardık. Gün boyunca oluşan yorgunluğumuzu gökyüzündeki yıldızlara adayarak giderir ve uyuya kalırdık.

Zamanın kıvrak şeritlerinden sonra şehrin çekingen, şehrin ürkek ve şehrin ümmisi olan ana ve babaların çocukları; evde annelerinden bir dili, cami ve manastırlarda başka bir dili, sokak ve mahalle arkadaşlarından bir başka bir dili ve mekteplerde de başka bir dili  öğrenerek hayata atıldılar. Tüm diller ve kültürler bizimdi, her birine bir çocuğun saflığı ile sahip çıkardık.

Mardin mahallelerin her biri; çocukluğumuzun umut deryasına dalgalar katardı; ülkemin geleceğine, farklı çiçeklerin farklı kokuları ile yeni dostluklara, yeni kapılar açtırırdı.

Geçen tüm güzel vakitlerin hatıralarına karşın; şuan bulunduğum zamanın acı duyarlılığında şunu deklare edebilirim; hala böyle mahalleler var mı memlekete? Bilemiyorum …

Efendim her şey bir yana bu sefer mahallemizi yazdık/çocukluğumuzu anlattık/ şehrimizin samimi hasbıhaline daldık. Kusur işlemişsek affoluna…

           Vesselam…        

          "Bu arada 24 Haziran seçimlerin özelde bölge ve ilimize; 

           genelde ise tüm ülkemize ve milletimize refah ve güven getirmesini cenabı HAK'tan diliyorum" 


YORUMLAR :::

  1. Kızıltepeli
    01 Temmuz 2018 Pazar Saat 14:27 CEVAPLA
    Yapmacık siyaset haberlerinden sonra sımsıcak yalın sade samimi bir yazı.Eline sağlık.

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Şehirler ve Kentler -2- 13 Eylül 2018 Perşembe Saat 14:31
2. Şehirler ve Kentler -1- 18 Temmuz 2018 Çarşamba Saat 11:19
3. Lagaluga Etme Bana… 03 Mayıs 2018 Perşembe Saat 09:55
4. Futbol ha...! 12 Ocak 2018 Cuma Saat 19:45
5. "PELUL" 26 Ekim 2017 Perşembe Saat 11:08
6. Sivil Kuruluş ve Kirlenme 24 Ekim 2017 Salı Saat 15:31
7. Muhafazakârlık, Sağcılığa Yaslanmak mıdır? 13 Temmuz 2017 Perşembe Saat 12:21
8. 40 Yaşından Sonra Arabesk Dinlemek 01 Nisan 2017 Cumartesi Saat 18:48
9. Entelektüeller,Hep Muhalif mi Olur? 31 Ocak 2017 Salı Saat 14:58
10. Kaypaksan; Geç Kapıdan! 03 Ekim 2016 Pazartesi Saat 15:57

YORUMLANANLAR :::

Güvercin severler Kızıltepe’de buluştu

Kızıltepeli güvercin severler 1. Mardin Kızı [...]

8 saat önce...

İki aracın karıştığı kazada sürücüler yara almadan kurtuldu

Kızıltepe'de 2 aracın karıştığı kazada s [...]

8 saat önce...

Servis sürücülerine trafik eğitimi verildi

Kızıltepe'de okul öğrencilerini taşıyan serv [...]

8 saat önce...

Traktörün çarptığı yaşlı kadın hayatını kaybetti

Nusaybin'de traktörün çarptığı 70 yaşınd [...]

8 saat önce...

Eğitim-Bir-Sen Şube başkanı güven tazeledi

​Eğitim-Bir-Sen Mardin Şubesinin 6. Olağan Ko [...]

7 saat önce...

YAZARLAR :::

Bütün Yazarlar
Gürsel Ekmen Miroğlu
Gürsel Ekmen Miroğlu

Nasıl mı Okudum?

2
Faraç Çobanoğlu
Faraç Çobanoğlu

Merhaba...

3
Fırat Ensari
4
M. Sait Ekinci
M. Sait Ekinci

Dünaysır Serencamı

7