18 Mayıs 2012 11:23 Anasayfam Yap Favorilerime Ekle İletişim Künye Ziyaretçi Defteri Sitene Ekle
 
Batman - Êlıh Haberleri Diyarbakır - Amed Haberleri Siirt - Sêrt Haberleri Şırnak - Şırnex Haberleri Hakkari - Çolemerg Haberleri Şanlıurfa - Rıha Haberleri Gaziantep - Dilok Haberleri Adıyaman - Semsür Haberleri
Fotoğraf Galeri Video Galeri
Midyat - Mîdyad Haberleri Nusaybin - Nisêbîn Haberleri Kızıltepe - Qoser Haberleri Derik - Dêrika Çiyaye Mazi Haberleri Dargeçit - Kerboran Haberleri Ömerli - Masertê Haberleri Mazıdağı - Şamrah Haberleri Yeşilli - Rışmıl Haberleri Savur - Stêwre Haberleri
'Uzayda ezan sesi duydum' haberi - Mardin Life - Mardin İletişim Gazetesi
ANASAYFAYA DÖN
14 Şubat 2012 Salı Saat 18:45
'Uzayda ezan sesi duydum'
Malezyalı astronot Shukor ''Uzay İstasyonu’nun içerisinde ezan sesini duydum'' dedi
Malezyalı astronot Dr. Sheikh Muszaphar Shukor, uzayda nasıl bir ibadet yapılacağını göstermek için 9. Müslüman astronot olarak uzaya gittiğini belirterek, "Uzayda herkes bir mucizeyi hisseder. Ramazan ayına denk gelen uzay seyahatinde Uzay İstasyonu’nun içerisinde bu ezan sesini duydum" dedi.

Türksat AŞ’nin davetiyle Türkiye’ye gelen Shukor, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Burada soruları yanıtlayan Shukor, İslamiyetin bir yaşam biçimi olduğunu ifade eden Shukor, uzay seyahatinde namazını kıldığını ve orucunu tuttuğunu söyledi.


Shukor, çocukluğunda babasının kendisine aldığı bilim kurgu kitaplarından etkilendiğini ifade ederek, "Odamda da Süpermen, Star Wars ve uzay fotoğrafları vardı. O zamanlar Malezya’dan birinin uzaya gitmesini kimse beklemiyordu. Ben de bu hayalimi gerçekleştirmek için doktorluk mesleğini seçtim" dedi. 

Malezya’nın nasıl bir ülke olduğunu ve diğer ülkelerle yarışabilir bir ülke olduğunu göstermek istediğini anlatan Shukor, "Malezya, gençleri uzay çalışmalarına özendirmek amacıyla uzaya insan göndermek istiyor. 5-10 sene gibi yakın bir gelecekte çok daha fazla doktor ve bilim insanı yetiştirmeyi hedefliyor. Ben nereye gitsem herkes uzayla ilgileniyor. Bu da programın temel amacıydı" diye konuştu. 
Uzaya gitmenin maliyetinin 25 milyon dolar olduğunu bildiren Shukor,
Rusya’da 18 ay süren uzaya gitme eğitimi aldıklarını anlattı.

Uzaya gitmek isteyen 11 bin 435 kişi arasından biri kadın 4 kişinin
seçildiğini ifade eden Shukor, "Bu eğitimi alabilmeye hak kazanmak için çok iyi
görmeniz, çok iyi duymanız ve dişlerinizin sağlam olması gerekiyor. Vücudunuzda
ameliyat izi olmaması gerekiyor. Çünkü uzayda basınç çok yüksek olduğu için dikiş
yerleri açılabilir" dedi.

11 bin 435 kişi içinden seçilmesinin nedeninin en hızlı, en güçlü olması
olmadığını anlatan Shukor, şunları bildirdi:

"Zihinsel olarak en güçlü kişi olduğuma inanıyorum. Ben 5 erkek kardeşin
olduğu bir ailede büyüdüm. Kaybetmekten nefret ederdim, kazanana kadar mücadele
etmeye devam ederdim. Uzaya gitmek için ailem çok destek verdi. Uzaya gitme
eğitimi aldığım süre içinde sürekli gözyaşı döken annem, 12 kilogram verdi. Babam
ise ’uzaya gitmeden geri gelme’ dedi. Herkesin uzaya gidebileceğine inanıyorum
ama zihinsel olarak çok güçlü olmak gerekiyor."

-"Uzay için bir fetva hazırlandı"-

Bütün müslümanlara İslamın nasıl bir din olduğunu uzaydan göstermenin
büyük bir önem taşıdığına işaret eden Shukor, şöyle devam etti:

"Müslüman olarak sorumluluklarınızın ne olduğunu, nerede olursanız olun
ister dünyada, ister uzayda, İslamiyet bir yaşam biçimidir. O yaşam biçimini
nasıl orada da devam ettireceğimizi göstermek istedik. Malezya’da dini
otoriteler, uzayda dini görevlerini nasıl yapılacağına ilişkin bir fetva
hazırladı. Özellikle gelecekteki Müslüman astronotlar için.

Uzay seyahatim Ramazan ayına denk gelmişti. Oruç zamanı ve ibadet zamanı
uzaya gidilen yere bağlıdır. O yüzden uzay mekiği, Kazakistan üzerinden
fırlatıldığı için oradaki saati baz aldık. Yine Kazakistan saatine bağlı olarak 5
vakit namazımı kıldım. Abdest olarak da teyemmüm aldım. Toprak olmadığı için
duvarlardan teyemmüm abdesti aldım. Kıble olarak dünyaya yönünüzü çevirmek
gerekti. Zaten Uzay İstasyonu sürekli dünyaya bakacak şekildeydi yönü. Namaz
kılmak için ayakları bağlamanız gerekiyordu, yer çekimi olmadığından. Secdeye
iniş ve kalkışlarda çok yavaş hareket etmek gerekiyordu."

-"Uzayda herkes bir mucizeyi yaşar"-

Uzayda herkesin bir mucizeyi hissedeceğini belirten Shukor, "Ben orada
ezan sesini duydum. Uzay İstasyonu’nun içerisinde gerçek olarak bu ezan sesini
duydum. Diğer astronotların ezan hakkında bilgileri yoktu, ama ben bizzat
fiziksel olarak o sesi duydum. Uzaydayken buna o kadar da şaşırmıyorsunuz. Çünkü
uzayda bulunduğunuz sürenin her anında Allah’ın varlığını ve gücünü oradan
hissediyorsunuz. Uzayda kaldığım her an Allah’a kendimi çok yakın hissettim.
Orada oruç da tuttuk. Bu ibadetleri yaparken, aç, susuz ve yorgun kendimi
hissetmedim" diye konuştu.

Uzay istasyonundaki yaşamla ilgili deneyimlerini paylaşan Shukor, "Orada
hayat çok farklı. Bu hayatı Türkiye’deki genç nesillere anlatmak için Türksat’ın
davetlisi olarak geldim. Bu sayede de uzaya bir ilgi oluşturmak istiyorum"
dedi.

Uzaya ilk gittiğinde dünyaya baktığını ve dünyanın ne kadar küçük
olduğunu gördüğünde tüylerinin diken diken olduğunu anlatan Shukor, "Yani
kalbiniz duruyor, gözünüzü kırpmadan dünyaya bakıp ve dünyanın ne kadar güzel
olduğunu temaşa ediyorsunuz. Dünyaya her bakışında ne kadar küçük olduğunu fark
ettiğiniz dünyada, aynı büyülü duygulara kapılıyorsunuz. Yaradanın gücünü
hissediyorsunuz. İnsanlar dünyada çeşitli sebeplerden dolayı birbirlerini
öldürüyorlar. Ama uzaya çıkıp dünyaya baktığınızda dünyanın ne kadar küçük
olduğunu görüyorsunuz. Biz, milyonlarca galaksiyle karşılaşıyoruz. Bu nedenle
dünyayı korumak çok önemli" diye konuştu.

Shukor, uzayı fetheden kişinin dünyayı da fethedeceğini belirterek,
Amerika, İran, Hindistan’ın da aralarında bulunduğu bazı ülkelerin uzaya ilişkin
çalışmalar yaptıklarını anımsattı.

Uzaya gidip dünyaya bakıldığında, dünyadaki hava kirliliği, ozon
tabakasının incelmesi gibi nedenlerle dünyanın nasıl yok olduğunun görüldüğünü
ifade eden Shukor, "Dolayısıyla dünyaya geri döndüğünüzde küçük, lokal sorunlar
değil, global sorunlarla ilgilenmek istiyorsunuz. Çocukların aç kalması, savaşlar
gibi sorunlarla ilgileniyorsunuz. Astronot olarak dünyaya döndüğünüzdeki
misyonunuz da zaten dünya ülkelerini gezerek gençlerin, bakış açısını değiştirip
onlara vizyon kazandırmak. Ben de kendimi bu misyonu gerçekleştirmeye adadım. Bir
gün Türkiye’nin de uzaya astronot göndermesini ve Türklerin de uzay
çalışmalarıyla ilgilenmesini hayal ediyorum" dedi.

-"Kanser araştırmalarının sonuçları 1 yıl içinde açıklanacak"-

Uzayda, kanser hücreleri üzerinde çalışmalar yaptığını dile getiren
Shukor, deneyin yüzde 80 civarında sonuçlandığını, sonuçların tamamlanmasının
ardından kamuoyunun bilgilendirileceğini söyledi.

Hücrelerin uzayda daha hızlı yenilendiğini anlatan Shukor, "Uzayda fazla
kalmayın çabuk yaşlanırsınız" dedi.

Bu araştırma sonuçlarının bir sene içerisinde çeşitli uluslararası
dergilerde bilim dünyasına duyurulacağını bildiren Shukor, bu çalışmaların daha
önce de başka araştırmacılar tarafından yapıldığını, ancak kendi araştırmalarında
diğerlerinden daha farklı yöntemler kullandıklarını söyledi.

Shukor, "Araştırmalarımızda uzayda yer çekimi olmamasından dolayı
kanserli hücrelerin biraz daha fazla üreme yaptığını bulduk. Deney sonuçlarımız
çok olumlu ama şu an bir şey konuşmak için bir beş sene daha gerekiyor" dedi.

Uzayda yaşadıklarını paylaşan Shukor, "11 gün oradaydım keşke orada daha
uzun süre bulunabilseydim. Yer çekimsiz bir ortamda olmak zaten çok ilginç.
Sürekli olarak uçuyorsunuz. Her 45 dakikada bir güneş doğup, her 45 dakikada bir
batıyor. Uluslararası Uzay İstasyonu, 27 bin kilometre hızla dönüyor. Günde 16
kez dünya etrafında dönüyor" şeklinde konuştu.

-"Eğitimlerde eksi 45 derecede ağaç kestik"-

Uzaya gitmeye hak kazandıktan sonra yaklaşık 3 sene süren ve 9 aşamadan
oluşan zorlu bir eğitim aldıklarını bildiren Shukor, "Rusya’ya gittikten sonra 2
kişi seçildi ve 1 sene boyunca Rusya’da eğitim aldı. Eğitimin ardından uzaya
gittik" diye konuştu.

Rusya’da 1 sene eğitim aldıklarını belirten Shukor, uzaya gitmek için
aldığı eğitimler hakkında şu bilgileri verdi:

"Rusya’da aldığım eğitimlerden biri, beni bir sandalyeye oturttular ve
20-25 dakika boyunca sürekli döndürdüler. Sandalye üzerinde dönerken de kusmamaya
ve başımızın dönmemesine gayret ediyoruz. Kapalı bir kutu gibi 27 bin fitlik
yükseklikte oksijen alıp verilmesini test eden bir uygulamadan geçtik. Yer
çekiminin 9 katı ağırlıkta bir basınç, vücuda uygulanıyor, bunun sonucunda
vücutta kanayan yaralar açılıyor. Bizi, Sibirya’ya götürdüler ve orada vücudun
kendi kendisini ısıtmayı öğrensin diye eksi 45 derecede ağaç kestirdiler. Bu
eğitimle biz, soğuk şartlarda hayatta kalma becerisini kazandık. Ankara’daki eksi
2 derece soğuk benim için hiçbir şey. Ukrayna’da 3 gün boyunca deniz üzerinde
yolculuk ettik ve batmayla ilgili testlerden geçirildik. Bütün bu eğitimler,
bedenin eğitilmesinde önemli. Daha önce giden astronotlar da üsse geldi ve
deneyimleri istişare edildi."

Astronot olmanın sadece fiziksel kondisyona bağlı olmadığını, aynı
zamanda zihinsel olarak da sağlamlık gerektirdiğini anlatan Shukor, "Ben bu
programa katıldığımda kazanan kişi olduğumu biliyordum. Bu benim kaderimdi, buna
inanıyordum. Çünkü küçüklüğümden beri çok istediğim uzaya gitmek, Allah’ın
takdiri ve onun yazdığı bir kaderdi" dedi.

25 sene sonra uzaya gitme hayalini gerçekleştirdiğini ifade eden Shukor,
sadece şöhret kazandırmayan astronot olmanın aynı zamanda genç nesillere örnek
olmak gibi büyük bir sorumluluk getirdiğini kaydetti.

Uzaydayken hiçbir sağlık problemi yaşamadığını söyleyen Shukor, "Sanki
uzayda yaşamak için yaratılmışım gibi hissettim. Malezya halkının da benim için
yaptıkları duaların gücünü de hissettim" diye konuştu.

Uzaydan Dünya’ya dönüşlerinde bazı sorunlar yaşadıklarını kaydeden
Shukor, şöyle konuştu:

"Normalde 10 kilometrelik bir alana girmemiz gerekirken bu alanın 450
kilometre dışına çıktık. Dünya’ya giriş anında uzay mekiği 7 kez kendi etrafında
dönerek inebildi. Dünya’ya ilk girdiğimizde yer çekimi kuvvetinin etkisini 6 kat
daha fazla hissettik. Özellikle göğüs üzerine büyük bir basınç etkisi hissettim.
Soluk almanın bile zor olduğu anlardı. İlk indiğimde parmağımı bile kaldıramadım.
O kadar yorgun hissettim kendimi. İki kişi kollarımdan tuttu yürüyebilmem için.
Dünya’ya uyum için bir kaç saat gerekti.

Sonuçta insan beşer ve dünya için yaratılmış. Uzaya gittiğinizde
psikolojik ve fizyolojik değişikliklere maruz kalıyorsunuz. Üçüncü günden
itibaren kaslarda küçülme ve kemik erimesi meydana geliyor. Radyasyon uzayda çok
kuvvetli. Buna maruz kalıyorsunuz. Pek çok astronot bu ortama bir haftadan fazla
zor dayanıyor. Döndüklerinde rehabilitasyon almak zorunda kalıyorlar hem
radyasyon etkileri hem de diğer fiziksel değişimler için."

Uzayda en çok duş almayı özlediğini dile getiren Shukor, "Bir de uzayda
koku yok en çok toprağın, çimenlerin ve yaprakların kokularını çok özledim"
dedi.

Shukor, uzayın onun için bir tutku olduğunu vurgulayarak, "Gerekirse
ölürüm bile uzay için. Tek gidiş biletiyle Mars’a bile giderim geri dönmeksizin"
şeklinde konuştu.

Yarın Ankara’da, 16 Şubatta da İstanbul’da "Uzayda 11 Gün" konferans
verecek olan Shukor, uzayda yaşadıklarını anlatacak.

-Dr. Shukor kimdir-

1972 Malezya doğumlu Shukor, ilköğrenimini Malezya’da tamamladıktan sonra
tıp eğitimine Hindistan’da devam etti. 1997 yılında ortapedi cerrahı olarak mezun
olduktan sonra Malezya’da birçok hastanede çalıştı. Bunun yanında Space, Science
National University’de araştırmacı olarak görev aldı. Dalgıçlık ve dağcılıkla
ilgilenen Shukor, uzaya çıkma hayalini gerçekleştirmek istedi.

"Beden aklın yoluna tabidir" sloganıyla yola çıkan Shukor, 2006 yılında
"Ankgasawan" adlı uzay uçuşu programına katıldı. 10 Ekim 2007’de uzaya çıkan
Shukor, uzaydaki Müslüman astronotlardan biri olarak tarihe geçti.

YORUMLAR - YORUM YAZ - HABERİ YAZDIR      
Bu habere henüz yorum yapılmadı. Bu haberde ilk sözü siz söyleyin!

DİĞER HABERLER
:: HIZLI MENÜ
TWITTER'DA MARDİNLİFE
MARDİN KENT REHBERİ
ÇOK OKUNANLAR

ANKET :
YORUMLANAN HABERLER
YORUMCU: ŞANLIURFADAN
YORUMCU: ASLAN
YORUMCU: mihama
YORUMCU: selim erol
YORUMCU: meral
YORUMCU: AK PARTİ
Güzel Mardin'imiz kanaatimce daha güzel hizmet edilmeye layıktır.Sayın belediye başkanımız ya başkanlık yapmayı bilmlyor yada yapamıyor . Yılı aşkın sokak ve caddelerin harabe oluşuna alıştık da; ilgisizliğin, bilgisizliğin bu kadarına alışamadık henüz. (Merak etmeyin ona da alışırız yakında.) İki örnek vererek başkan beyin ne diyeceğini görmek isterim. Zira telefonlara çıkma gibi güzel bir adeti yok başkanın . Metin Pamukçu bey bile telefonlara dönüş yapıp :"Yapabileceğim bir şey yok kardeşim " deme erdemini gösteriyordu. Bu başkanda o bile yok.Gül mahallesinde belediyenin su borusu 2 mayıs da patladı.Patlamakla kalmadı sokağı, bir vatandaşın evinin duvarını yıkarak evin içine göçertti.Olur kazdır.(?!?) Olamayacak şey şu :Telefon açıyorum oradan geçen bir vatandaş olarak. Saat 15.48. Saat 16.35, bir personel elinde vana geliyor. "Ne yapacağğııız?" diyor. Neyse uzatmayalım anlıyor olayı nihayet. Durumun vehametini izaha kalkıyor belediyeye.II. Nafile..Tabii arda 4-5 kere aranıyor belediye. Yok abi ses yok.Sonunda 155'i arıyorum. İmdat!... Derken saat 18.10 zabıta geliyor, su yeni kesiliyor, sokağın başına naylon şerit çekiliyor, gidiliyor. Gidiş o gidiş. 14 mayıs 4x3 çukur olduğu yerde.Çoluk- çocuk, yaşlı, sakat, kör vs. ordan nasıl geçerse geçsin canım, kimin umurunda. Bu arda evinin duvarı göçüp, sokağı 12 gündür misafir eden vandaş 2 aydır; "Evime su sızıyor diye belediyeye dilekçeler verdim" demeside boş...Şimdi Allah aşkınıza; En dandik bir beldede dahi olsa bu olay, başkan: "Yahu benin suyun, benim sokağımı milletin evine yıktı. Gideyim, bakayımm ölü-yaralı varmı, zarar ziyan nedir?" diyerek belediyeyi oraya yığmazmı ya . Ne ala memleket ahhhh. Başkan hala görmemiştir o sokağı. Haberi yoksa "örtki ölem" vakasdır zaten. İki..14 mayıs saat 09.45 Fuat Yağcı Camii önündeki cadde kapalı .Pazartesi hasta, h.konağı vs. orada, yenişehirin en işlek caddelerinden biri, kapalı. Neden ? Evelere şenlik belediyemiz yola duba mıne monte ederek gidiş-gelişli yapacakmış.Al işte belediyecilik. Zabıtya diyorum ki: "Akşam yapılamazmıydı?" Cevap!!!:"Akşam mesai mi var?"..."Dün daha sakindi yapaydınız!" Cevap daha da dehşet: ""Git lo senden mi öğreneceğiz?""".... Ee bilmiyorsun, öğretene kızıyorsun. Ne olacak? . ALLAH AŞKINIZA İMDATT. KURTARIN BU KABUSTAN BİZİ..Devlet neden belediyeden, belediye başkanından korumaz ki vatandaşını? Davetiye mi lazım? Suç duyurusu mu?...Saygı ile.
(EDİTÖR ABİME NTO: Lütfen görülebilecek bir yerden yayınlayın. Yoruma yazdın orada yayınlarım demeyin. Yazacak başka yer bulamadı.Yorum köşesine yazdımm.)üze
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
03:03 04:59 12:24 16:15 19:30 21:11
:: GÜNÜN
Kendinizi idare ederken kafanızı, başkalarını idare ederken kalbinizi kullanın.

İngiliz Atasözü

  Mardin Life Link Bankası Mardin Biyografiler Gündemdekiler Diğer  
   
Fotoğraf Galeri
Video Galeri
Güncel
Ekonomi
Spor
Eğitim
Politika
Yaşam
Kültür & Sanat
Sağlık
Dünya
Mardin Belediyesi
Milli Eğitim Müdürlüğü
Mardin Valiliği
Emniyet Müdürlüğü
Çevre ve Orman Müdürlüğü
Mardin Adliyesi
Kültür-Turizm Müdürlüğü
Dicle Kalkınma Ajansı
Artuklu Üniversitesi
Mardin'den Haberler
El Sanatları
Dargeçit İlçesi
Lokantaların Adresleri
Yeşilli İlçesi
Mardin'de Mağaralar
Mor Behnam (Kırklar) Kilisesi
Mardin'deki Manastır ve Kiliseler
Mardin Önemli Telefonlar
Mardin Hamamları
Mardin'de Ulaşım
Edip Demirdağ Kimdir?
Nezir Çelik Kimdir?
Davut Dündar Kimdir?
Av. Remzi Yedikardeş Kimdir?
Hıdır B. Hüseyin Merdini
Hüseyin Haşimi Güneş
Nihat Eri kimdir?
Adem Özden Kimdir?
Abdullah Erin
Prof. Dr. Serdar Bedii OMAY
Serdar Bedii Omay
Beşir Ayanoğlu
Halit Demir
Cüneyt Yüksel
Gönül Bekin
Süleyman Çelebi
Abdullah Erin
Turhan Ayvaz
Emine Ayna
Ahmet Türk
Dicle Kalkınma Ajansı
Artuklu Üniversitesi
Mardin Valiliği
Mardin Belediyesi
Mardin Valiliği
Mardin TSO
Milli Eğitim
Mardin Sağlık
Mardinspor
Mardin Emniyet
 

 
Reklam - İletişim - İnsan Kaynakları - Yayın İlkeleri - Önemli Telefonlar - MOBİL
Tüm Hakları Saklıdır © 2004-2011 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım ve Tasarım Hakkı GrupTR.Com'a aittir.  
13 Mart Mahallesi, Hükümet Caddesi, Çağdaş Sokak. No:4 Mardin / Yenişehir Mardin İletişim Gazetesi / 0 533 560 03 32 & 0 482 212 67 36    
 
Mardin haberleri Mardin haberi Mardin MARDİN Mardin mardın Mardin Mardin fotoğrafları Mardin ünlüleri Mardin iş adamları Mardin valiliği Mardin belediyesi Mardin kütüphanesi Mardinspor Mardinspor fotoğrafları Mardin cezaevi Mardin videoları Mardin galerileri Mardin basını Mardinte yaşayan ünlüler Mardin kaplıcaları Mardinliler Mardinli ünlüler www.Mardinilkhaber.com Mardinin plakası Mardin56 www.Mardinmanset.com Mardin manşetleri Mardin sondakika Mardinliler Mardinli MARDİNLİLER MardinLILER Mardinliler mardınlıler www.Mardinliler.net Mardin gazeteleri Mardin basını Mardin kaleleri Mardin botan çayı Mardin tillo TİLLO tıllo egemen bağış emine erdoğan MARDİNLİ ünlüler Mardinde doğanlar kimler Mardinli Mardinin tarihçesi www.Mardinnethaber.com Mardinde yaşayanlar Mardinin plakası kaç? Mardinin plaka kodu 47 nerenin plakası Mardin telefon kodu 482 Mardin eğitim haberleri www.Mardinimiz.com Mardindekiler Mardinim Mardinliyiz Mardin siteleri Mardin gazete siteleri Mardin haber sitesi Mardin gazeteleri Mardine kim gelecek Mardine gelen ünlüler Mardin konserleri Mardin bdp Mardin ak parti Mardin belediye başkanı mehmet beşir ayanoğlu hasan duruer mehmet halit demir cüneyt yüksel gönül bekin sahkulubey süleyman celebi hakimiyet gazetesi temel kocaklar marev marder marimder artuklu üniversitesi serdar bedii omay kürtçe kürdoloji kasımiye deyrulzafaran manastırı kırklar kilisesi zinciriye medresesi ulu camii artuklular selim sadak SELİM SADAK Selim Sadak Mardin Manşet