Yeryüzünde ve İnsan Yaşamında “Açgözlülük”

01 Ağustos 2018 Çarşamba Saat 17:37

 

İnsan yaşamında ve yeryüzünde açgözlülük, var olan her şeyi kendisi için ayırma eğilimidir. Açgözlülük, gerektiğinden yahut hak ettiklerinden daima fazlasına sahip olmak isteme durumudur. Açgözlülük tamahkarlığın kendi adıdır.

 

Para, zenginlik, yemek ya da diğer her şeyden sürekli olarak sadece kendisine isteme ve özellikle de maddi şeyleri elde etme arzusuyla mutluluk arayışına çıkan kişilerin kendilerine verilen ismin kendisidir. Maddi şeyleri elde etme arzusuyla ve açgözlülükle mutluluk arayışına çıkılmayacağını bilmezler. İşte onlar bu sebepten ötürü daima mutsuz bir yaşam sürer dururlar.

 

Sürekli olarak bir şeylerin açgözlülüğünü yapmayın, öncelikli olarak açgözlülüğünüzü yok etmeye çalışın ki, mutluluğu her noktada elde edebilesiniz.

 

Açgözlülük, yüreklerde hissedilen mutsuzluğun en şaşmaz işaretlerinden biri olarak ortaya çıkar.

 

Hz. Ali (r.a) şöyle buyurmuştur:

 

“Hırsın kökü açgözlülük, meyvesi ise kınanmaktır.”

 

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’dan (s.a.v) gelen bir rivayette: “Açgözlülükten sakının. Önceki ümmetleri mahvetmiş; kan döktürmüş ve haramları çiğnetmiştir” şeklinde geçer.

 

Hani etrafımızda hep bana hep bana diyen insanlar vardır. Ne kadar açgözlü olduğumuzu anlamak için çöplere ve çöp kutularına bakmamız yeter. Zira bizim açgözlülükle alıp sokağa ve çöpe attıklarımızla çevremizde ve dünyada birçok insan doyabilir ve açlıklarını da giderebilirler.

 

Bugün içinde bulunduğumuz ve yaşamımızı sürdürdüğümüz dünya üzerinde bir tarafta aşırı bir şekilde lüks yaşam sürenler diğer taraftan aşırı bir derecede yoksulluk çekenler ve yoksunluk içerisinde yüzmeye çalışıp boğulanları ve açlıktan ölenleri görmekteyiz. Zengin ülkelerin bitmek bilmeyen ihtiras ve açgözlülüğü dünyanın büyük bir bölümünde ciddi yaralar açmaktadır. Yeryüzündeki otoriteler dünya nüfusunun neredeyse 4’de 1’inin açlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söylüyor olsa da yoksulluğun asıl sebebinin de sömürgeci batının ve işbirlikçilerinin açgözlülüğü olduğunu daima örtbas edip duruyorlar.

 

Yaşamımızı sürdürmeye çalıştığımız modern dünyada açgözlülüğü yaşam biçimi haline getiren küresel güçlerin özellikle İslam coğrafyasında ne çok ocaklar sündürdüklerini ne çok kan döktüklerini hep birlikte izleyip duruyoruz.

 

İlk cinayetinde açgözlülükten işlendiğini bilmez misiniz?

 

İşte o zamandan şimdiye kadar ardı arkası kesilmedi!

 

Sizlerde okumuş ve araştırmışsınızdır. Dünya tarihinde meydana gelen pek çok savaşın nedeni açgözlülüktür.

 

Tabi günümüz insanı için her şey daha çok zordur. Çünkü kafamızı nereye dönsek açgözlülüğün kıskacına alınmak isteniyoruz ki bizler de bu kıskacın içine girmek için ve orada bulunmak için canla başla dur durak bilmeden koşturuyoruz. Dünya hayatının o lezzetli ve bir o kadar çekici süsleriyle refah ve konfor aldatmacasıyla adeta aklımızı başımızdan almak isteniliyor. Öyle ya modern denilen dünya dört bir yandan bizleri sarmış ve adeta hepimizin açıkları arayıp duruyor. Bizlerden istediği bu açgözlülük adeta bir doyumsuzluk halidir.

 

Açgözlülük, önündeki lokmaya asla ama asla razı olmamaktır. Harama ve helale olan duyarlılığı kaybetme durumudur açgözlülük. İnsanları fakirleştiren açgözlüleridir.

 

İnsanlar artık kazandıklarıyla ya da bulduklarıyla yetinmeme gibi bir durumla karşı karşıyadır. Sürekli olarak haram helal demeden bir yaşam sürme istekleri açgözlülerin yaşam biçimidir. Açgözlüler, dünyadaki maddi zenginliği bir kurtuluş olarak görüyorlar. Açgözlü insanlar başkalarının mutsuzluğu üzerine mutluluklarını inşa  etmeye çalışanlardır. İşte onlar ki, mutsuzluğu kendi elleriyle inşa eden insanlardır.

 

Açgözlülük, insanlık değerlerini yerle bir ettirecek kadar kötü bir huy ve durumdan ibarettir.

 

Açgözlülük, haklarına razı olmayanların kötü davranışıdır.

 

Açgözlülük, verilen nimetlere şükür etmeyenlerin durumudur.

 

Açgözlülük, tüketim kültürünün kışkırttığı bir doyumsuzluk halidir.

 

Açgözlülük, mukaddesi olmayanların halleri ve tavırlarıdır.

 

Açgözlülük, günümüzde din dilini dünyevileştirip ticarete dökenlerin sığındığı limanın kendisidir.

 

Açgözlülük, gönül gözlerinin aç olduğu ve dünya gözlerinin de asla doymayan kişilerin mekanıdır.

 

Açgözlü insan öncelikli olarak sahip olmak ister sonra daha fazla sahip olmak ve daha da sonra hepsine sahip olmak isteyen kişidir.

 

Açgözlülük, önü alınamaz bir doyumsuzluğun kendisidir.

 

“Dünyayı kalbinden çıkar, onu elinde tut. Veya cebine koy! Zira o haliyle dünya sana zarar veremez.” (Abdulkadir Geylani)

 

Açgözlülük, ruhsal sorunun tam da kendisidir. Açgözlülük, içgüdülerimizin kölesi haline gelmektir. Açgözlülük, insanların hayatlarını mahvedecek ihtirasların anahtarıdır. Açgözlülük, musibet kapısında oturmak gibidir.

 

Açgözlü bir insan, bir türlü doyuma ulaşamaz. Ve bununla birlikte asla mutlu olamaz. Halbuki mutluluk ne kadar çok şeye sahip olduğumuza değil, ne kadar az şikayet ettiğimize bağlıdır.

 

Unutmayın!

 

Açgözlülük sınırı olmayan bir kör kuyudan ibarettir. Bu kör kuyudan ancak kanaat ve şükür ipine sarılarak çıkmak mümkündür.


Elinizdekilerle yetinmeyi bilin! Açgözlü olmayın!

 

Açgözlü insanların sonu hep hüsranla sonuçlanmıştır.

 

Açgözlü olmayın!

 

Açgözlülük, sefil ve perişan eder.

 

Kendinize, yakınlarınıza, çevrenize, toplumunuza ve ülkenize değer verin. Değer vermek açgözlülüğün ilacıdır.

 

Gafil kalıp da açgözlülerden olmamak için nefsinize karşı daima uyanık olun! Ve ona karşı daima savaşmayı bilin.

 

Nefsine ve açgözlülüğüne yenilen insan, bütün dünyanın sahibi olsa bile kaç para eder ki?

 

Bu dünyanın hiçbir zaman sonlanmayacağını düşünüp, kendi ahiret hayatını hiçbir zaman düşünmeyip açgözlülük yapanlar ne dünyadan bir tat alırlar, ne de ahiret hayatından.

 

Açgözlü insanlardan olmamanız duasıyla;

 

Makalemi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) bir sözüyle bitirmek istiyorum:

 

“İnsanoğlunun bir vadi dolu malı olsa, ikinci bir vadi dolusu mal daha ister. İki vadi dolusu malı olsa, üçüncüsünü ister. İnsanoğlunun gözünü ancak toprak doyurur.”

 

“Mehmet Kızılkaya”


YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Mühim Şehir “Mardin” ve Vâli Mustafa Yaman 21 Ekim 2018 Pazar Saat 12:57
2. Hediye-i Rahmet: İlim 29 Eylül 2018 Cumartesi Saat 12:42
3. Çılgın Arayışlar İçinde Olan Müslüman Gençlik 12 Eylül 2018 Çarşamba Saat 11:31
4. Başkaldırış Gecesi: 15 Temmuz 14 Temmuz 2018 Cumartesi Saat 12:38
5. Erkekliğinizden Utanın Ey Soysuzlar! 04 Temmuz 2018 Çarşamba Saat 11:25
6. Mardin’i En Güzel Yere Getirecek Milletvekili “Cengiz Demirkaya” 02 Haziran 2018 Cumartesi Saat 02:33
7. İnsan Yaşamının Gerçek Adı “ADALET” 21 Mayıs 2018 Pazartesi Saat 10:37
8. “Katil İsrail ile İşbirlikçileri” ve “Sessizliğe Bürünmüş Sözde Müslümanlar” 15 Mayıs 2018 Salı Saat 17:22
9. “İnsan Olmak” ve “Özünden Kop(ma)mak” 05 Mayıs 2018 Cumartesi Saat 09:55
10. Kadının Varlığı İnsan Soyunun Devamıdır 07 Mart 2018 Çarşamba Saat 16:35

YORUMLANANLAR :::

Flaş Haber! Yarım Kalan İşini Tamamlamak için Aday Oldu

Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığına AK [...]

1 gün önce...

Acabey: Tarihi Artuklu'yu, modern belediyecilikle bütünleştireceğiz!

Mardin Belediyesi İmar Müdürlüğü görevinde [...]

1 saat önce...

Adaylar, tanıtım toplantısında teşkilatla buluştu

AK Parti Artuklu belediye başkan aday adayları t [...]

1 gün önce...

Güvenlik korucusu adaylarına spor eğitimi ve sözlü mülakat

Midyat'ta güvenlik korucusu alımı için açıla [...]

1 gün önce...

Kaçakçılık operasyonu

Düzenlenen bir operasyonda piyasa değeri 252 bin [...]

1 gün önce...

YAZARLAR :::

Bütün Yazarlar
Faraç Çobanoğlu
Faraç Çobanoğlu

Yerel Seçimlere Giderken…

2
Gürsel Ekmen Miroğlu
Gürsel Ekmen Miroğlu

Nasıl mı Okudum?

4
Fırat Ensari
5
M. Sait Ekinci
M. Sait Ekinci

Dünaysır Serencamı

7