Zamandan Süzülen Mardin Samimiyeti…

21 Haziran 2017 Çarşamba Saat 14:09

Zamandan Süzülen Mardin Samimiyeti…

Günlerin geceye nazire yaparcasına uzun olduğu haziran ayının, yazın habercisi olan ateş gibi güneşini pek de ortaya çıkarmadığı şu güzelim manevi ortamında, artık bitimine ilerlediğimiz ve bayramla final yapacağımız ramazan ayının sonuna doğru geliyoruz.

Ailemde ki büyüklerimden gördüğüm ilk iftarda suyla orucunu açan dedemin daha ilk an itibariyle çorbasını kaşıklamadan “evet bir ramazan daha bitti ne mutlu ki onu bir daha karşılayabilecek olana” sözünü pek anlamlandıramazdım. İçimden “durun bu 1, önümüzde de 29 oruç daha var” diye düşünürken, şimdi aynı duyguları yaşıyor ve ilk oruç açışımla beraber aynı sözleri tekrarlıyor halde buluyorum kendimi.

Zamanın akışkanlığında savrulan biz insan evlatlarının bu girdap içerisinde kaybolup yitip gitmesi, faniliğimizin yüzümüze tokat gibi çarpan gerçekliği olarak karşımıza dikiliveriyor.

Günün açlık ve susuzluğunun iftarla son bulan huzuru sonrası…

Ezana yetişme telaşıyla Kasım Tuğmaner camisinden aşağı kunduracılar çarşısına süzülen çocuğun taşıdığı sıcak pidenin elini yakmaması için kafasından çıkardığı boyacı şapkasını ekmeğin altına koyarken ki tatlı telaşı, çok daha samimi duruyordu;

filan neyin filan adına verdiği iftar yemeğinin zevahiri kurtarma çabalarından.

Kız meslek lisesinin merdivenleri başında sırtlarında ki abalarıyla beraber onca çoluk çocuğun  yaşam yükünü de taşımaya çalışan hamalların bağırtılı şakalaşmaları, çok daha samimi duruyordu;

bilmem ne partilinin bilmem ne partiliye verdiği iftar yemeğinin, dedikodu ve köşe kapmaca hesaplarından.

Eski postane binasının önünde ki çay bahçesinde ezanı bekleyen yaşlı büyüklerimizin ovayı kucaklayan banklarda otururken araçlarıyla İstanbul’a kaç saatte inebildiklerini anlatan masum abartmaları, çok daha samimi duruyordu;

daha demin aynı iftar sofrasında güler yüzle iltifat ettiği arkadaşının, arkasından atıp tutan tüccarın iş bilir cingözlüğünden.

Yüzü gözü perişan halde sokaktan gelip dama kurulan tahtta yeni yıkanmış çarşaflarına kirli ayaklarıyla basıp kaçan evladını pataklamak için peşinden koşturan annenin  bağıran sesi, çok daha samimi duruyordu;

mühim olduğu varsayılan bir zatın yanında iftar sandalyesi kapmaya çalışanlarının kendince mühim tavırlarından.

Eveet…

Geçmiş zaman tünelinin dehlizlerinden bu güne açılan kapılarından kafayı uzatıp şöyle bir baktığımda…

Yolu doğru olanın yükü de ağır olurmuş deyişi ışığında…

Biraz da dua mırıldanmasında…

Doğru olup olmadığımı, bilme hakkı bana düşmese de…

Sen doğru olanların sabrına kuvvet…

Rab olmanın o sınırsız kudretinle…

Ben de dahil en azından şu memlekette yaşayan hepimize…

Az buçuk da olsa biraz samimiyet ver Yarabbi…

Diyordum…

Hadi ama ne bekliyorsunuz…

Hani amin diyecek?... 


YORUMLAR :::

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Gerçek Bir Mardinli… 28 Kasım 2018 Çarşamba Saat 09:33
2. Mardinli Esnaf Aranıyor… 22 Ekim 2018 Pazartesi Saat 12:11
3. Mckinsey Hapı… 12 Ekim 2018 Cuma Saat 17:05
4. Yerel Basının Sessiz Çığlığı… 05 Eylül 2018 Çarşamba Saat 14:12
5. Bunalımın Cenderesinde… 24 Ağustos 2018 Cuma Saat 11:30
6. Gitmekle Kalmak Arasında… 03 Ağustos 2018 Cuma Saat 19:10
7. ….. dir 15 Temmuz 16 Temmuz 2018 Pazartesi Saat 17:33
8. Kaptan(Lar)… 10 Temmuz 2018 Salı Saat 12:15
9. Seçim Yağmurları… 06 Haziran 2018 Çarşamba Saat 12:26
10. Varsın Yalnız Kalalım… 02 Haziran 2018 Cumartesi Saat 15:15

YORUMLANANLAR :::

HDP'den Büyükşehir'e Sürpriz Başvuru

Mardin Büyükşehir Belediyesi Aday Adaylığına HDP'd [...]

1 gün önce...

FETÖ'nün Mardin Sorumlusu Mülki Yapıyı Anlattı

FETÖ'nün Mardin ve Şırnak kaymakam ve vali yardımc [...]

5 saat önce...

Çağ Çağ Sulama Birliğinden Çiftçiler için önemli duyuru

Nusaybin Çağ-Çağ Sulama Birlik Başkanı Nevaf Değer [...]

1 gün önce...

Şervan Çelik Camii'nin temeli atıldı

Nusaybin Yenituran Mahallesinde yıkılan Köprübaşı [...]

1 gün önce...

Acil Durum Yönetim Merkezinden 'fırtına' uyarısı

Doğu Akdeniz'in doğusu ile Doğu ve Güneydoğu Anado [...]

1 gün önce...