Mardin Artuklu Üniversitesi'nin Makus Talihi (1)

10 Mayıs 2019 Cuma Saat 11:39

            Büyük umutlarla yaklaşık 12 yıl önce kurulan, fakat kurulduğu günden beri yönetim zaafiyetlerinden dolayı yerel ve ulusal basından skandal haberleri ile eksik olmayan Mardin Artuklu Üniversitesi’nin şimdilik tek gündemi yeni rektörün kim olacağı. Bu soru aynı zamanda Mardin’in de gündemini de oluşturuyor. Gittiğimiz her yerde karşımıza çıkan soru bu. Mardin’in bu rektörden ne zaman kurtulacağı ve yeni rektörün kim olacağı?

Uzatmalı rektör Ahmet Ağırakça’nın, tekrar atanabilmek için ilgili yönetmelik maddesinin değiştirilmesi yönündeki çabalarının reddedilmesi ile bütün hayalleri suya düştü. Bu hayallerin suya düşmesi ile bizler de kendisini ve dönemini değerlendirelim istedik.

Yönetimi süresince sergilediği davranışlar ve idarecilikteki zaaflarıyla Mardin Artuklu Üniversitesi’nin üzerinden adeta bir silindir gibi geçen Ağırakça yönetimindeki üniversite, bilim ve eğitim alanındaki faaliyetlerden çok skandlarla gündem oldu. Yerel ve ulusal basında sayısız defa haberlere konu olan Ağırakça ile ilgili yapılan eleştirilerin temelinde üniversitenin başarısızlığı. Tabi bu başarısızlığın temel nedeni de bir bilim adamı olmasına rağmen üniversitedeki tavır ve tutumlarında profesyonellikten ve bilimsellikten çok şahsi ihtirasları ve çıkar ilişkileriyle hareket etmesinden kaynaklanıyor. 

Ağırakça döneminde yapılan yolsuzluk suçlamaları, görevinin alan tanımlamasına girmediği halde siyasetçi edasıyla söylem ve iddialarda bulunması gibi pek çok faktör Ağırakça döneminin akılda kalan polemik başlıkları olarak hatırlanacak.   

A4 Kağıdının Hesabını Sor(ama)mak

Göreve geldiği gün “bir A4 kağıdının bile” hesabını soracağını söyleyerek o sıralar yolsuzluktan epeyce muzdarip olanlara büyük umut veren Ağırakça, geçen sürede A4 kağıdının hesabını sormak şöyle dursun, önceki yönetimi solda sıfır bırakacak tasarruflara imza attı. Bu süreçte yapılan ihalelerin meşruluğu, harcamaların uygunluğu, yatırımların isabeti gibi konular elbette hukuki süreçlerin konusudur fakat bazı hususlar var ki bu konuda dışarıdan çıplak gözle bakıldığında bile ciddi şüpheler uyandırmakta.

Üniversitedeki harcamaların uygunsuz olduğu konusunda kamuoyunun zihninde ciddi soru işaretleri bırakan hususların başında önce gösterişli/şatafatlı olsun diye yeri değiştirilen ve yapımı yılan hikayesine dönen, yıllardan beri tamamlanamayan üniversite camisi gelmekte. Devlet bütçesinden yeteri kadar ödenek gelmediğini her platformda dile getiren rektör, eski meclis başkanı İsmail Kahraman’ın inşaatı tamamlamak konusunda Süleyman Bölünmez’den yaptığı şahsi ricadan da güceniklik göstermiş, Bölünmez’in bu işi üstlenmesine izin vermemişti. Bunun üzerine rektör, bağış kampanyasına girişmiş fakat bu yöntem Mardin kamuoyunda karşılık bulamamıştı.

Üniversite kampüsünün etrafına örülen ihata duvarının dudakları uçuklatacak derecede yüksek bir ücrete ihale edilmiş olması izaha muhtaç bir harcama kalemi. Aynı işin, harcama bedelinin üçte biri kadar bir maliyetle yapılabileceğini işin ehli insanlar tasdik edeceklerdir.

Son dönemlerde öğretim elemanlarının ek ders ücretlerinin uzun gecikmelerle hesaplarına yatırıldığı belirtiliyor. Eğer bu doğruysa, devlet, kurumlarını parasız bırakmayacağına göre bu ücretler neden geciktiriliyor, mantıklı bir izah gerekiyor. Bu konuda etrafta gezen dedikodular üniversitenin ağırlığına zarar veriyor. Paraların başka yerlerde usulsüz bir yerlerde değerlendirilip haksız kazanç sağlandığı şeklindeki söylentiler rektörün de kulağına gitmiş olmalı.

Son günlerde gerek üniversite ve gerek Mardin’deki ilgili çevrelerde sık sık dillendirilen bir iddia var ki akıllara durgunluk verecek cinsten. Daha önce haberlere de yansımıştı. Alınacak öğretim elemanı ilanları için kişiye özel kadro olarak hazırlandığı konusu. Bunu da geçtik artık, son dönemde şaibeli bir şekilde kadroların para karşılığında satıldığı ileri sürülüyor ve ciddi ciddi yüksek sesle de konuşulmaya başlanıyor. Eğer bunlar doğruysa, işin adli ve idari boyutu bir yana, üniversitenin ve şehrin içine düşeceği utancı düşünün.

Ağırakça’nın yönetimindeki üniversite için dile getirilen diğer bir konu da üniversiteden maaş alan bazı yabancı uyruklu hocaların rektörün İstanbul’daki Akdem adlı kuruluşunda çalıştırıldığı ile ilgili. Yani üniversiteden aldığı maaşın karşılığını rektörün özel okulunda ders vererek ödeyen hocalardan bahsediyoruz. Bunun tersi bir durum da söz konusu. Rektörün özel kuruluşunda hocalık yapıp da bu kişinin maaşını ödemekten kurtulmak için üniversitede kadroya alınan bir hocadan da söz edebiliriz. Ya da bu kuruluşun kitaplarının Arapça bölümlerinde öğrencilere para karşılığında zorunlu olarak satılması. Veya Rektörün üniversitenin başarı grafiğini artırmak için kendi yazdığı kitabını üniversite yayınları yerine gidip bu kuruluşta yayınlatması.

Bu tür örnekleri çoğaltmak mümkün olsa da şimdilik bu kadarıyla yetinmek en iyisi. Çoğunun belgelerle ispatı mümkün olan bu hususlara cevap geldiği takdirde diğer noktalarla ilgili söylenenlere de ortaya dökülebilir. Mesela üniversitede ihale alan firmaların rektörün HDP’den milletvekili aday adayı da olmuş ağabeyi ile ilişkili olması araştırmaya değer bir başlık olarak dikkat çekecektir. (HDP’yi özellikle yazdım çünkü Sayın Ağırakça daha önce beni HDP  ilçe başkanını bir haber için yaptığım ziyaretten dolayı savcılığa gizli tanık olarak şikayet edip, terör örgütü üyesi olduğumu iddia etmişti.)


YORUMLAR :::

  1. Cemal kaya
    11 Mayıs 2019 Cumartesi Saat 15:53 CEVAPLA
    Bu kadar şaibe varsa savcılık niye duruyor. Bu yazı bir suç duyurusudur
  2. Mehmet Salih Oner
    10 Mayıs 2019 Cuma Saat 16:55 CEVAPLA
    Butun yazdiklariniz dogru.kisiye ozel kadro daha gitmeden once acti adam radyo televizyon mezunu bolimunde alakasi olmayan kendi adamina ozel kadro acti mulakatta adamindan bin kat ustun insanlari almayip kendi adamina yuksek puan verip yerlestirmistir.Allah yanina birakmaz insallah
  3. Mardinli
    10 Mayıs 2019 Cuma Saat 14:50 CEVAPLA
    Somut delil olmadan bu söylediklerinizin tümü dedikodunun ötesine geçmez. Rektörün kalitesi ve bu gazetenin kalitesi ne yazık ki çok düşük olan da Mardin'imize oluyor. Çocuklar gibi didişmeyi bırakın, araştırın, gelişim için öneri sunun yazılarınız bu boyutta olursa anlamlı ve kaliteli olur, bunun dışında dedikodu yapmak gazeteci kimliğinize zarar verir sizleri komik duruma düşürür. Gurbette olanlar olarak bu haberlerden bıktık....

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Bir babanın ardından… 19 Ekim 2019 Cumartesi Saat 18:06
2. Kadim İnsanların Ülkesi İran - Tebriz 04 Ekim 2019 Cuma Saat 17:34
3. Kadim İnsanların Ülkesi İran (3) 14 Eylül 2019 Cumartesi Saat 12:24
4. Kadim İnsanların Ülkesi İran (2) 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:52
5. Kadim İnsanların Ülkesi İran (1) 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:30
6. Mardin'in Basınına Dair 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:29
7. Bugün günlerden...! 09 Ağustos 2019 Cuma Saat 19:01
8. Ottawa Antlaşması üzerine 16 Temmuz 2019 Salı Saat 20:23
9. Soykırımı Unutma, Unutturma... 11 Temmuz 2019 Perşembe Saat 16:54
10. Geçmişi Acılarla Dolu bir Coğrafya (2) 03 Temmuz 2019 Çarşamba Saat 19:54

YORUMLANANLAR :::

Vali eşi Muhtar Eşleri ile Buluştu

Mardin Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Gönül El [...]

1 gün önce...

Ehliyet, nüfus kağıdı ve pasaport ile ilgili kritik açıklama

Son dönemde sosyal medyada artan "ehliyet, nüfus k [...]

1 gün önce...

Esnaf Başkanlarından Sümer'e Hayırlı Olsun Ziyareti

Mardin Esnaf Sanatkarlar Odası Birliğine üye oda b [...]

1 gün önce...

Başkan Çam, Efe Deniz Aydın’ı Ödüllendirdi

Kaymakam/Belediye Başkan Vekili Hüseyin Çam, sokak [...]

1 gün önce...

Evde bayılan yakını için itfaiye merdiveniyle balkona çıkıp, camı kırdı

DİYARBAKIR'da Nurten Ay (80), oturduğu binanın 3'ü [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN