Akdağ, çözümün adresi meclistir

Akdağ, çözümün adresi meclistir
10 Temmuz 2014 Perşembe Saat 18:55 6

AK Parti Mardin Milletvekili Abdurrahim Akdağ, çözüm süreci ile ilgili mecliste yaptığı konuşmasında “Çözüm için tek zemin siyasettir. Halkın iradesinin yansıdığı bu yüce çatının altı, meclistir.”dedi.

Çözüm süreci ile ilgili 629 sıra sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair yasa tasarısı üzerine TBMM’de bir konuşma yapan Mardin Milletvekili Abdurrahim Akdağ, konuşmasına Aristo’dan verdiği bir örnekle başladı.
Sorunu çözme yöntemi olarak Aristo’nun mantık kuralını anlatan Akdağ, “Önce sorununuzu olduğu gibi kabul edin, bu süreçte kimseyi itam etmeyin en son da çözüme odaklanın der. Türkiye’nin sistemden kaynaklanan ve yıllarca uygulanan red, inkar ve asimilasyon politikalarından kaynaklı bir Kürt sorunu vardır. Bu sorunun çözümü için önce sorunla yüzleşmek ve sağlıklı teşhis koyarak olabildiğince doğru bir şekilde tanımlamak şarttır.”dedi.
Kürt sorununun esastan bir kimlik sorunu olduğunu anlatan Akdağ, “Ayın zamanda siyasi, ekonomik, sosyal ve insani bir sorundur. Türkiye’nin geleceğini ipotek altına alan bir sorunla karşı karşıyayız. Bu ülke 40 bin can, 300 milyar-kimi iddialara göre 1 trilyon dolar civarında maddi bedel ödemiştir. 3500 köy boşaltılmış, binlerce insan faili meçhul şekilde katledilmiştir.”diye konuştu.
Kürt sorununun doğası gereği aynı zamanda bölgesel bir sorun olduğuna da işaret eden Akdağ, “Kürt nüfusu Türkiye ile sınırlı olmadığından sorunun uluslararası boyutu vardır.Türklerin çoğunluğu gibi Kürtlerin çoğunluğu da çocuklarının ölmesini istemiyor. Kürtlerin büyük çoğunluğunun gelecek tasavvuru; huzur içinde kimliğinin saygı gördüğü güçlü bir Türkiye’de yaşamaktır.”bilgisini verdi.
AK Partinin yıllarca hiçbir siyasi partinin ele almaya cesaret edemediği bir sorunu çözme iradesini ortaya koyduğunu dikkat çeken Akdağ, konuşmasında şunları söyledi:
“Öldürmekle sorun çözülmez. Güvenlikçi, kutuplaştırıcı ve gerilimi tırmandırıcı politikalar derde derman olmamıştır. Sorunu çözmeye yönelik çabalara toplum güçlü bir destek vermiştir. Silahların susması, barışın sağlanması, toplumsal bütünleşmenin gerçekleştirilmesi ortak vicdanı temsil eden herkes tarafından güçlü bir şekilde destek görmüştür. Nemrut’un yaktığı, canımızı yakan bu ateş söndürülmezse hepimizi yakmaya devam edecektir. Birilerinin kardeş çatışmasını ortaya çıkarmak istedikleri ciddi bir tehlikeye işaret etmek istiyorum. Basiretli Türk ve Kürtlerin böylesi iğrenç bir çukura düşmemeleri memnuniyet vericidir. Çözüme olan umudum bugün her zamankinden daha diridir.
Konuşulabildiği bir zeminde şiddet hak arama metodu olmaktan çıkar. Artık şiddet dışı çözüm yollarını denemek, akıl, mantık ve sağduyunun gereğidir. Toprak temelli değil insan temelli bir çözüm arayışındayız. Türk – Kürt, Alevi-Sünni, Müslüm-Gayrı Müslüm tanımlamaları ve gerilimleri bu ülkenin çatışma noktaları, dış müdahalelere açık alanlar olarak görülmektedir. İç ve dış çıkar odakları bu sorunu barışçıl-demokratik yollardan çözülmemesi için her türlü oyunu ortaya koymuş, çatışmalardan ve dökülen kanlardan büyük rant elde etmişlerdir.”
Konuşmasında kan ve şiddetin, faizi ve silah sanayiini beslediğine vurgu yapan Akdağ, “Bu ise Türkiye’de yaşayanlar için daha az refah, daha az mutluluk ve daha fazla kan ve gözyaşıdır. İslam en önemli bağlayıcı güçtür. Türklerin ve Kürtlerin Müslüman olması büyük bir şanstır. Çözüm için tek zemin siyasettir. Halkın iradesinin yansıdığı bu yüce çatının altı, meclistir. Tam 500 yıl önce Yavuz Sultan Selim ve İdris-i Bitlisi birlik ve kardeşlik temelinde bir araya geldiklerinde tarihe yön vermişlerdir. Bu gün niye bunu başarmayalım? Bu yasa barışın hukuki zeminini oluşturmaktadır. Oyum evet olacaktır.”vurgusu yaptı.
Meclisteki milletvekillerine “Ey Nuh’un ve İbrahim’in çocukları; Ey Selahattin’in ve Fatih’in torunları” şeklinde hitap eden Akdağ, “Birlikte tarih yapmanın potansiyelini içinizde barındırıyorsunuz. Yunus Emre-Fegiye Teyran, Fuzuli-Maleyi Cezeri, Şex Galip-Şex Ahmede Xani aynı iklimin, aynı ilim havzasının yıldızlarıdır. Başta “Yeter ki insanlarımız ölmesin zehir olsa da içerim.” diyen Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcımız Sayın Beşir Atalay’ a ve barış sürecinde emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyor, yüce meclisi saygıyla selamlıyorum.”diyerek konuşmasını bitirdi.



YORUMLAR :::

  1. Ahmet akan
    22 Temmuz 2014 Salı Saat 23:40 CEVAPLA
    Bölgedeki akan kanın en çok durmasını isteyen ve siyaset hayatını buna adayan siz başta milletvekilimiz ve hükümetinizi kutluyorum.Allah sizlerden razı olsun
  2. MİLADİ
    15 Temmuz 2014 Salı Saat 12:56 CEVAPLA
    KİMSE KÜRTLERİN GURURU DEĞİL ONU MİLET SÖYLESİN.HERKES RANT VE MAL MÜLK PEŞİNDE KÜRT VE MEMLEKET NEYSE .TOK ACIN HALİNDEN NE ANLAR .LÜTFEN BİZLERİ ÖNE SÜRÜP KULANMAYIN BU MÜBAREK GÜNLERDE
  3. Kürtlerin gururusunuz
    12 Temmuz 2014 Cumartesi Saat 17:32 CEVAPLA
    12 aralık il başkanlığı kongresinde konuşan ve bir çok kesimden tepki alan milletvekili akdağ bugün 12 aralıkta ki konuşmasını gene deklare etti. Kürt halkına sahip çıkan ve insanı olan bütün hakların arkasında durduğumuz için ve Kürtlerin temsilcisi oldugunuz için Allah sizlerden razı olsun.
  4. A.kerim
    12 Temmuz 2014 Cumartesi Saat 12:34 CEVAPLA
    Mahmut kardeş! Sen Kürt değilsin. RTE'ye bu yalakalık nereden kaynaklanıyor? Unutma ki Uludere katliamının sanığı henüz ortaya konulmadı. Neden çünkü emri veren RTE olabilir de ondan.
  5. Mahmut ABDULLAH
    12 Temmuz 2014 Cumartesi Saat 04:30 CEVAPLA
    Mazlum kürt halkının inkar ve asimilasyonuna bigane kalmayan (Kürt ve Türk milliyetçilerinin bütün engelleme çabaları ve haretlererine rağmen) ve barış için sadece elini değil tabiri ciz ise bütün vücudunu taşın altına sokan Yiğit insan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ve değerli ekibine teşekkür etmeyi bir kürd olarak bir vefa borcu olarak görüyorum.
    Bütün bölgelerdeki mazlum kürt halkının ve kürdistanın aydınlık geleceği için Başta kürtlerin mazlumiyetine samimi olarak üzülenler olmak üzere bütün dünya mazlumlarını bu güzel insanın arkasında durmaya davet ediyorum.
  6. Hicri
    11 Temmuz 2014 Cuma Saat 18:34 CEVAPLA
    Zavallı Meclis. Boş kağıda imza atan meclis üyeleri. Bütün yetkileri RTE'nin vesayetinde olan Meclis.
    Kendine hayrı olmayan bu haliyle çözümün adresi nasıl olacak!?

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

POLİTİKA HABERLERİ :::

YORUMLANANLAR :::

İşadamı Hadi Kahraman'dan Eğitime arsa desteği

Kızıltepe ilçesinde hayırsever, okul için arsa hib [...]

1 gün önce...

Kızıltepe’de inşaatı tamamlanan 7 okul eğitim-öğretime açıldı

Mardin’in Kızıltepe İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet [...]

7 saat önce...

2020 asgari geçim indirimi 2020 AGİ ücreti ne kadar oldu?

Asgari ücretin belirlenmesinden sonra, Asgari Geçi [...]

1 gün önce...

Kredi kartı kullananlar dikkat!

Ticaret Bakanlığı, internet ve telefon aracılığıyl [...]

1 gün önce...

Erdoğan'dan Eğitim Özeleştirisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi Kül [...]

1 gün önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN