Bir Adam Daha Kaydı

26 Şubat 2014 Çarşamba Saat 11:51

Adam bulmanın zor olduğu bu dönemde Adam gibi bir Adam daha kaydı Mardin'den. Mardin’de mesleki anlamda göreve başladığım günden beri kendisini tanıdığım, danıştığım ve değer verdiğim Aydın Olğaç Abimi kaybetmenin üzüntüsü içindeyim.  Rabbim kendisine gani gani rahmet, taksiratını af, mekanını cennet eylesin,  geride kalan eş, dost ve akrabalarına ise sabrı cemil ihsan eylesin.    

Aydın Abi ile en son bir ay önce bazı konularda tavsiyelerini iletmek üzere gazetemize yaptığı ziyarette görüşmüştük. Duruşu ve olaylara yaklaşımı ile ilgili olarak her zaman örnek aldığım Aydın Abi ile son görüştüğümde yine içinde barındırdığı-yaşadığı onca fırtınalara rağmen şen şakrak yapısı ile beni kendisine hayran bıraktırmıştı. Kendisi ile bir öğrenci edası ile saatlerce fikir alışverişinde bulunduğum günlerden birinde adam gibi adam olma üzerine yaptığımız düşünce teatisinde kendisinden ilham alarak 31 Ocak 2008 tarihinde kaleme aldığım “İnsan Doğduk da Olabildik mi?” yazımı yine kendisine ithafen noktası virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşmak istiyorum.


Vaktin birinde Baba, oğluna “sen adam olamazsın” demişti.

Gel zaman, git zaman bizim oğlan, okuyup bir yere Vali olarak atanmış. Aklına babasının bir zamanlar “Sen adam olamazsın” sözü gelmiş ve emrindeki memurlara demiş ki “Derhal filan köye gidin, orda bir adam var, benim babam olur, gidin onu bana getirin”

Talimatı alan memurlar, köye gidip yaşlı babasını bularak vali olan oğlunun makamına getirmişler.

Koltuğuna gururla kurulan vali, ayakta duran babasına dönerek: “Baba, sen bana adam olamazsın demiştin.Bak okudum, vali oldum”demiş.

Baba, gururla koltuğunda oturarak tabiri caizse hava atan oğluna dönerek”Oğlum ben sana vali olamazsın demedim ki, sen vali olmuşsun ama adam olamamışsın. Şayet adam olsaydın, yaşlı babanı ayağına getirmek yerine sen babanın ayağına giderdin”

İşte bu hikayeyi benimle paylaşan değerli büyüğüm Aydın Olğaç’ın Adam gibi adamların yetiştirilememesi konusundaki düşüncesini dinledikten sonra beni de uzun süreden beri yazmayı düşündüğüm bu konuyu yazmamı teşvik etti. Bu anlamda yazıdan dolayı sayın Aydın Bey’e teşekkürlerimi iletirken, peşinen de söyleyeyim “Yarası olan gocunur” lafı ile gelen tepkileri  şimdiden kulak ardı edeceğimi siz değerli okuyucularımın bilgisine sunuyorum...

"İşin zor kısmı, adam olmak değil, adam kalmaktır " demiş ünlü düşünür Andre Mazerelles, gerçektende ne kadar doğru, alt benliğimizin içinde gerçek asıl kişiliğimiz yatar, ama bunu gün boyu çok az ortaya çıkarabiliyoruz geri kalan zamanlarda ise genelde toplumun nabzına göre verdiğimiz şerbetlehareket ediyoruz.

 

Adam Olmak = İnsan Olmak

Ben adam olmayı insan olmakla eş tutuyorum tabi bu konudabayanlarımız üzerlerine alınmasın lütfen. Adam olmak için, sadece iki ayakikigöziki kulakburun ve ağız yetmez. Dün Kızıltepe’den Mardin’e gelirken bindiğim minibüsün üzerinde yazan “İnsan doğduk da olabildik mi?” yazısında olduğu gibi…

Adam olmanın birinci şartı, insani değerleri özünde toplamaktır. Günümüzde adam olmanın zorluklarını yani adam olmanın verdiği duyarlılığı göstermek, her babayiğidin harcı değil diyorum.

Ortalıkta adamlıktan-insanlıktan nasibini alamamış, güzel kıyafetli, “Ben adamım diyen” o kadar insan var ki… İnsanlar belediye başkanı, milletvekili, vali, bakan, genel müdür, holding yönetim kurulu başkanı, zengin işadamı, öğretmen, doktor, oda başkanı olabilir ama adam olamayabiliyorlar.

Giyinmekle, cepteki parayla, boyposla, güzel konuşmakla, adam olunmaz. Adam olmak, Diyojenin gündüz vakti mum ile aradığı insandır.

 

Olduğu gibi görünendir.

Unutmayın! Onun hayatı nokta gibidir, hiçbir zaman beş kuruş için virgülgibi eğrilmez. Adam gibi adam olmanın ilk şartı da budur. İnsan olmanın şuuru ile hareket etmek. Mevlana bunu ne güzel tarif ediyor. “Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.”

Herkese ayrı telden çalarak, gelene ağam, gidene paşam diyerek nabza göre şerbet vererek, arkadaşının yüzüne gülerek arkasından kuyusunu kazarak, iki yüzlüyalan söylemeyi meslek haline getirerek, verdiği sözü unutarak, kapı eşiklerinde üç-beş kuruş menfaat için takla üstüne takla atarak “Abi, bir emrin var mı?” diyerek yalakalık yaparak, tabiri caizse dansöz gibi kıvırarak, adam olunacağını sananlar yanılıyorlardır.

Adam Olmak, hoşgörülü, inançlı, merhametli, delikanlı, cömert, mert, gözüpek, sözüne güvenilir, yalakalıktan nefret eden, kararlı, dürüst, kimsenin hakkını yemeyen, hangi makamda olursa olsun kimseye tepeden bakmayan, olduğu gibi görünen, göründüğü gibi olmak demektir.

Adam olanların iyi niyeti daima istismar edilmiştir, düşman bellediği düşmanları onun sırtını hiçbir zaman yere getirememiş, fakat dost gibi gözüken düşmanları onu hep kalleşçe arkadan vurmuşlardır.

 

Faydanız yoksa HİÇ'siniz

Ama günümüzde herkesin malumu, kendini adam sanan o kadar çok insan var ki… Makam sahibi olabilir, bol paranız, yatınız, katınız olabilir ama kimseye faydanız yoksa bırakınız adam olmayı siz gerçek anlamda koskoca bir “Hiç”siniz demek… Tabi bu hiçlere günlük hayatın her yerinde rastlamak da mümkün.  

Karşılaştığı bütün güçlüklere rağmen adam gibi adam, hiç bir zaman eğilmez, her zaman dimdik olarak ayakta kalmaya özen gösterir!.. Yılgınlığa inat, bütün olumsuzlukları olumluya çevirmeye çalışır!..  Adam gibi adamların karakterinde yanardönerlik, ikiyüzlülük ve kalleşlik yoktur!.. Sözlerinde anlam dalgalanmaları, kavram dönüştürmeleri, kelime oyunları da yoktur.

En nefret ettikleri kişiler, şeklen kendilerine benzeyen, ancak şahsi çıkarları için vicdanlarını köle yapmış olan insanımsı yaratıklardır. Çünkü, insanımsı yaratıklar, onları gördükleri her yerde havlayıp saldırıya geçerler. Ancak adam gibi adamların, kin ve intikam çığlıklarına kulakları tıkalıdır. Zorlukları göze alamayanların, rahatlarına düşkün olanların asla adam gibi adam olamayacağının bilincindedirler!..

Velhasıl, adam olmak, hele hele adam gibi adam olmak, kula kul olmayı kendisine ilke edinen, başkalarından emir alıp onların borusunu öttüren, gelene ağam, gidene paşam demeyi marifet sayan, muktedirlerin etrafında oluşandüzenbaz, yağcı, dalkavuk, yardakçı tabakası ile el ele verip, günlük ihtiyaçlara göre rotasını tayin eden insanların ağızlarına alacakları, ayağa düşürecekleri basit bir vasıf değildir!..

Ne mutlu, başkaları için değil, sırf kendisini Yaratana karşı sorumluluğunu yerine getirmek için adam gibi adam olmayı ilke edinenlere…

Son olarak ünlü olmasa da MSN’de kayıtlı dostumun adresinde kayıtlı sözü … “Ya adam ol öyle gel, ya da gel adam ol..”. ile veda etmek istiyorum.

Adam gibi adam gibi yaşama temennisi ile…

 

KİTAP NOTU:

Yazıyı bitirirken vakti olan okuyucular için, bir süre önce bu konu hakkında bir kitapdan aldığım notları sizinle paylaşmak istiyorum.

“Adam olmak" tabiriyle kastedilen, toplum tarafından genel kabul görmüş bir ahlaka, kültüre, tavra ve adaba sahip olmak, makbul olarak tanıtılan belli davranış kalıplarını üzerinde taşımaktır. Bu değerler sistemi, kalıpları ve kuralları ile toplumun büyük bir çoğunluğunca kabul görmekte ve uygulanmaktadır.


Üstünlük Gösterisi ve Aşağılama

Adamlıklar, gün içinde sürekli olarak birbirlerine karşı üstünlük elde etmeye çalışır, ellerinden geldiğince karşı tarafı ezmeye uğraşırlar. Çünkü ancak karşı tarafı ezdikleri takdirde kendilerinin yükseleceklerini düşünürler.

Sinirli ve aksi görünme, kafanın çok meşgul olduğu ve kimseye tahammül edemediği izlenimi veren tavırlar, genellikle işyeri sahibi veya üst makamdaki kişiler tarafından kendi altlarında çalışanlara karşı gösterilir.

Bir topluluğa karşı konuşurken yalnızca belli kişileri muhatap alıp, onlara bakarak konuşmak, belli kişileri adeta o ortamda yok saymak adamlık dininin aşağılama yöntemlerindendir.

Veya karşı taraf bir konu anlatırken yüzüne bakmadan elindeki işle uğraşmaya devam edip mümkün olduğunca ilgisizmiş gibi davranmak, sorduğu soruya duyduğu halde cevap vermemek adamlık dininde bir üstünlük belirtisi olarak görülür ve üstün olabilmenin, bazı şeyleri "aşmış" görünmenin yollarından biri olarak kabul edilir. İlgisiz gibi görünmek, bir aşağılama yöntemi olarak hayatın her safhasında büyük bir itina ile uygulanır.

 

           İlgi Çekmek

İnsanların toplu bulunduğu ortamlarda ilgi çekebilmek, varlığını hissettirmek, kendini kanıtlamak maksadıyla başvurulan yapmacık tavır ve davranışlarda bulunmak.

 

           Gösteriş Yapmak

Çevresi tarafından beğenilen, takdir edilen, hayran olunan, özenilen veya gıpta edilen insan olmak herşeyden daha önemli olur. Bu insanlar çevreleri için giyinir, konuşur, ev döşer, meslek seçer veya kitap okurlar. Tüm işlerinde en büyük hedefleri yaptıklarıyla insanların takdirini toplayabilmektir. Örneğin kitapçıya gidip bir kitap seçerken en merak ettikleri konuya değil, en çok satan kitaba bakarlar. Hangi kitabı okuduklarında daha "havalı" ve günün modasına daha uygun olacağını düşünürler. Çünkü burada kitap okumanın amacı görgü, bilgi veya kişiliğini geliştirmek değil, çevresine karşı anlatacak bir şeyler bulabilmektir. 

 Bilmişlik ve Ukalalık

Adamlıklar herkese her konuda fikir verecek bir akla sahip olduğu kanaatindedir. Sağdan soldan duyduğu yarım yamalak, kulaktan dolma bilgileri, başına gelen olaylardan kendince çıkardığı basit sonuçlarla biraraya getirip büyük bir hayat tecrübesi edindiğini sanır. Herkese her fırsatta bu tecrübeyi ispatlamaya çalışır. 

            Menfaat Gözetmek

Sevmediği fakat çıkarı bulunduğu birine sempatik görünmeye çalışmak, onun dalkavukluğunu yapmak, her fırsatta gözüne girmeye, kendini beğendirmeye çaba göstermek, patronuna, amir veya müdürüne karşı sahte bir sadakat göstermek, şartlar değiştiğinde ise gözünü kırpmadan aleyhinde hareket etmek adamlıklara göre olağan davranışlardandır. Ayrıca yaranma zihniyetinden dolayı veya korktuğu, çekindiği için doğru bildiğini söyleyememek, bunu da herkese hak verme gibi açıklamalar ile kapamaya çalışmak da sık yapılan hareketlerdendir. 

Konuşma Şekli

Adamlıkların bütün kompleksleri, kişilik bozuklukları, psikolojik problemleri, ruhsal sapmaları konuşması sırasında ortaya dökülür.

Büyük bir çoğunluk kendisini dışarıya karşı olduğundan farklı ve üstün gösterme sevdasındadır. Bu gösteriş de, tavır ve davranışlarla olduğu gibi büyük ölçüde konuşma yoluyla gerçekleştirilir. 
Alaycılık

Bir topluluk içinde samimi olduğu kişilerle kaş göz işareti yaparak diğer bazı kişileri alaya almak, topluluk içinde insanları aşağılamak kastıyla onların hatalarını, eksiklerini, kusurlarını gündeme getirmek ve bunları alay konusu yapmak, kişinin fiziksel özellikleriyle alay etmek, karşı tarafın eksik ya da vasat özelliklerini, zıttıyla överek alay konusu yapmak. Örneğin "bu aslında çok yakışıklı, çok zeki, çok zengindir" demek gibi...

  

Son olarak ADAM OLMAK Üzerine güzel bir şiir

Eğer bir gün çevrendekiler 

Paniğe kapılıp ta birer birer 
Seni suçladıklarında sen 
Gene soğukkanlı kalabilirsen 
Eğer herkes senden 
Şüphe ederken sen 
Kendine güvenebilir 
Ve öfkeni yenebilirsen 
Eğer bekleyebilir 
Ve beklemekten yorulmazsan 
Eğer herkes yalan söylerken sen 
Yalana sarılmazsan 
Eğer senden nefret edildiğinde sen 
Nefrete kapılmazsan 
Ve aynı zamanda 
Mükemmel görünmeye 
Bir bilge havasına bürünmeğe 
Gayret etmezsen 
Eğer tutsak olmadan hayallerine 
Hayal kurabilirsen 
Felaket .Yahut Zafer 
Bu iki hilekara da eğer 
Aynı tebessümle bakabilirsen 
Eğer senin söylediğin bir hakikatin 
Sahtekarlar elinde ahmak avlamak için 
Bir tuzak halinde kullanıldığını görürde 
Susabilirsen 
Eğer durup seyrederken ömre bedel Varlığını 
Onun birdenbire yıkıldığını görürde sen 
Yıkılmazsan 
Ve baştan başlayarak 
Yorgun argın ellerinle, aşınmış aletlerinle 
Onu yeniden kurabilirsen 
Eğer bir ömür boyunca kazandığın 
Herşeyi yığın yığın ortaya koyarak 
Hayatının asıl kumarına girebilirsen 

Ve de kaybettiğin zaman 
Tek kelime konuşmadan 
Yeniden yeni baştan 
Kendini işine verebilirsen 
Eğer dermanı tükenmiş kalbine 
Ve yorgun sinirlerine hükmederek bunları 
Emirlerine baş eğdirebilirsen 
Eğer Bütün bunlardan sonra sana 
 Dayan  diye seslenen 
İradenden başka 
Hiç bir şeyin kalmamışken 
Ayakta durabilirsen 
Eğer Sefillerle gezeken kişiliğini 
Ve krallarla dolaşırken halkla ilişiğini 
Koruyabilirsen 
Eğer dostlarına hatta 
Düşmanlarına karşı 
Yücelterek barışı hiç kimseye 
Kırılmazsan 
Eğer herkese ayrı ayrı değer 
Verirde hiç birini diğer 
İnsanlardan fazla önemsemezsen 
Eğer  ihmali affedilmeyecek 
Bir dakikanın 
Altmış saniyesinin altmışını da 
Teker teker iyi kullanabilirsen 
Herşeyiyle birlikte dünyalar senin olur 
Mutluluğu hep yanında bulursun 
Hatta   
Adam olursun oğlum 
Adam olursun

 


YORUMLAR :::

  1. Fahrettin Çiçek
    01 Mart 2014 Cumartesi Saat 10:28 CEVAPLA
    Evet gerçekten şahsiyeti ve karakteri ile kendini dostlarına kabul ettirmiş bir insandı aydın abi.Sohbetini ve muhabbetini çok ozleyecegiz can dost.Mekanın cennet olsun.
  2. Mahmut YİĞİT
    28 Şubat 2014 Cuma Saat 22:23 CEVAPLA
    Rabbim rahmeti ile muamele etsin, Başta sabrı cemilin en güzel örneklerinden olan annesine eşi ve çocuklarına ve herbiri metin saygılı ve vefalı olan güzel kardeşlerine ve tüm sevenlerine sabırlar niyaz ederken rabbi rahim den tüm bunları cennetinde buluştumasını diliyorum.
  3. SEDAT AŞAR
    28 Şubat 2014 Cuma Saat 10:10 CEVAPLA
    AYDIN OLGAÇ İLE BERABER SİYASET TE BEREBER HİZMETLERDE BULUNDUK RABİNİ VE KENDİNİ BİLEN BİRİ ALLAH RAHMET ETSİN
  4. Cahit Karaalp
    28 Şubat 2014 Cuma Saat 08:34 CEVAPLA
    aydın abi çok değerli çok cana yakın bir insandı... onun vefatını duyduğumda çok üzüldüm... onu toprağa verirken o şen şakrak ve asil duruşu geldi gözümün önüne... sizinde belirttiğiniz gibi adam gibi adam ararken aydın abi gibi değerli şahsiyetlerin kıymetini bilemeden kaybediyoruz... bir ay önce telefonda konuştuğumuzda çok iyi olduğunu hastalıktan kurtulduğunu söylemişti... rabbimiz demekki bu kadar süre vermiş... adamlık savaşını sürdürmek dileği ile...rabbim onu cennetinde ağırlasın inş..
  5. Hüseyin Rezan
    27 Şubat 2014 Perşembe Saat 01:08 CEVAPLA
    Rabbim Rahmet eylesin. Uzun zamandır yazmıyordunuz,,,, Aydın abi abi için değer Allah sizlerden razı olsun Nezir Abi ve Ayrıca Adam olmayı bizlere hatırlattığın İçin
  6. Mardin
    26 Şubat 2014 Çarşamba Saat 15:52 CEVAPLA
    allah rahmet eylesin saygıdeğer, şen şakrak ve bol bol bize fıkra anlatan abimizi...
  7. mazlum
    26 Şubat 2014 Çarşamba Saat 14:59 CEVAPLA
    Aydın Abiyi bir kez hatırlattığınız için tşkler...

Yorum Yaz GİRİŞ YAP

DİĞER YAZILARI :::

Hepsini Gör
# YAZI TARİH
1. Bir babanın ardından… 19 Ekim 2019 Cumartesi Saat 18:06
2. Kadim İnsanların Ülkesi İran - Tebriz 04 Ekim 2019 Cuma Saat 17:34
3. Kadim İnsanların Ülkesi İran (3) 14 Eylül 2019 Cumartesi Saat 12:24
4. Kadim İnsanların Ülkesi İran (2) 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:52
5. Kadim İnsanların Ülkesi İran (1) 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:30
6. Mardin'in Basınına Dair 11 Eylül 2019 Çarşamba Saat 15:29
7. Bugün günlerden...! 09 Ağustos 2019 Cuma Saat 19:01
8. Ottawa Antlaşması üzerine 16 Temmuz 2019 Salı Saat 20:23
9. Soykırımı Unutma, Unutturma... 11 Temmuz 2019 Perşembe Saat 16:54
10. Geçmişi Acılarla Dolu bir Coğrafya (2) 03 Temmuz 2019 Çarşamba Saat 19:54

YORUMLANANLAR :::

Mardinli işçi fabrika kazasında feci şekilde can verdi

Karabük’te demir çelik fabrikasında basınç patlama [...]

1 gün önce...

Belediye Başkanvekili Kafkas yeniden göreve başladı

Derik İlçesinde terör örgütüne destek verdiği gere [...]

1 gün önce...

Zergan Deresinde Temizlik Çalışması Yapıldı

Cumhuriyet Mahallesi içerisinden geçen Zergan Dere [...]

23 saat önce...

Haber-Yorum Kızıltepe - Ceylanpınar Karayolu Can Almaya Devam Ediyor

Kızıltepe - Ceylanpınar Karayolu can almaya devam [...]

21 saat önce...

Kalkan, Mazıdağı'nın yeni kaymakamı oldu

Adıyaman vali Yardımcılığı görevine atanan Mazıdağ [...]

21 saat önce...

MARDİNLİFE TV CANLI YAYIN