# Abdülkadir Budak kimdir? Abdülkadir Budak kitapları ve sözleri

> Türk Şair, Yazar Abdülkadir Budak hayatı araştırılıyor. Peki Abdülkadir Budak kimdir? Abdülkadir Budak aslen nerelidir? Abdülkadir Budak ne zaman, nerede doğdu? Abdülkadir Budak hayatta mı? İşte Abdülkadir Budak hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/abdulkadir-budak-kimdir-abdulkadir-budak-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-05T11:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-07-05T11:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/05/abdulkadir-budak-kimdir-abdulkadir-budak-kitaplari-ve-sozleri-262228.jpg

Türk Şair, Yazar Abdülkadir Budak edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Abdülkadir Budak hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Abdülkadir Budak hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Abdülkadir Budak hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 23 Nisan 1952
Doğum Yeri: Hafik, Sivas, Türkiye
Abdülkadir Budak kimdir?
Abdülkadir Budak 23 Nisan 1952’de Sivas’ın Hafik ilçesinde doğdu. 1959’da babasının sağlık durumu bozulunca ailece Ankara’ya yerleşildi. İlk ve orta okulu burada okudu. Sincan Lisesini bitirdi. Maddi olanaksızlar yüzünden yükseköğrenimini tamamlayamadı. Devlet memuru olarak Kayseri ve Malatya’da uzun yıllar görev yaptıktan sonra 1994'te emekli olup Ankara’ya yerleşti. Kayseri’de bulunduğu sıralarda şair arkadaşlarıyla birlikte Ozanca ve Hakimiyet Sanat dergilerini çıkardı. Dergicilik serüvenine uzunca bir aradan sonra 12 sayı çıkan Şiir Odası da eklendi (2000). “Kırık Dallar” adlı ilk şiiri Mayıs 1970 tarihli Defne dergisinde çıktı. 1970 Kuşağı şairleri arasında, geleneksel şiirin imgelerini başarıyla yeniden dile getiren bir şair olarak değerlendirildi. Ötekine bakar gibi “kendine bakmanın şiiri”ni yazdığı ileri sürülen Budak için “şaşırtıcı buluşları, dengeli ironisi ve humoruyla yeni kuşak içinde özgün bir yeri olan bir şair” denildi (Ataol Behramoğlu). Şiirlerini, şiire ilişkin yazılarını Varlık, Yazko Edebiyat, Türk Dili, Yusufçuk, Adam Sanat, Yeni Biçem, Defter, Yasakmeyve başta olmak üzere çeşitli dergilerde yayımladı. 35 yıldır aralıksız olarak şiirle uğraşan Budak Ankara’da yaşıyor.

Yapıtları:
Şiir: Geçti İlkyaz Denemesi (1978), Şimdi Yaz (1980), Gömleğim Leylâ Desenli (1981), Sevdanın Son Kerem’i (1985), İmzası Gül (1993; 1994 Ceyhun Atuf Kansu ve Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülleri), Yanlış Anka Destanı (1994), Aşk Beni Geçer (1997; 1998 Halil Kocagöz Şiir Ödülü), Endişeli Fesleğen (1999), Ahşap Anahtar (2000), Ev Zamanı (2002), Sana Bakmak (2004), İşaretler (Seçmeler, 2006). Çocuk Edebiyatı: Bir Gül Çocuk (1981; 1982 Türk Dil Kurumu Çocuk Yazını Ödülü), Kuşların Alfabesi (1997; 1988 Sıtkı Dost Çocuk Edebiyatı Ödülü –dosya ile).Düzyazı: Ayna Sandım Şiiri (1998).
--reklam--
Abdülkadir Budak Kitapları - Eserleri
Ahşap Anahtar
Ya Şiir Olmasaydı
Aşk Beni Geçer
Mesafe
Sana Bakmak
Ev Zamanı
Dalgın Rüzgar - Toplu Şiirler (1978-2006)
Endişeli Fesleğen
Gömleğim Leyla Desenli
Okyanus Görmüş Gemi
İşaretler
Bir Gül Çocuk
Kapalı Bir Açılım
Onlar - Şiirler
Uykusu Gelen Çiçek
Şiirin Rayları
Kuşların Alfabesi
--reklam--
Abdülkadir Budak Alıntıları - Sözleri
Ölüm dediğin nedir, kendinden uzaklaşmak (Ev Zamanı)
Şair yürüdüğü yolda iz bırakır kanıt değil. (Mesafe)
''Büyük istasyonlardaki büyük vedalar için
Trenler uzun bekler güzel bir gelenektir''

(hızlı trenler geleneğe düşman Cemal abi)*
*Foklor Şiire Düşman/Cemal Süreya (Ev Zamanı)
Görgü tanığıyım ben
Sapanlı üç çocuktular
Küçük kuşu vurdular
Yaklaşarak güldüler
Ölüşüne güldüler bir avuç kuş etini üç parçaya böldüler
Uçuyordu biraz önce
Ama işte kuş ölmüştü
Böyle düşünürken biri
Elinden sapanı düştü
Yumuşacık tüylerine
Pişmanlık içinde baktı
Kibrit çıkardı cebinden
Sapan çatalını yaktı (Ya Şiir Olmasaydı)
"Konuş ey büyülü sözcük söz senin
 De ki localarından izleyen ustalara
-Bu genç ozan biliyor yanmanın önemini
-Bu Mecnun Leyla'sını değişmedi bir çöl kumuna" (Ev Zamanı)
"Hayat bir kağıt sokaktı,
Yürümeye değil yazmaya vardı,"

(...)
"Kağıdın yüzünde gördün
Kaplanı ve geyiği
Sol yanında özgürlüğü
Sağ yanında kafesi"

MESAFE
Abdülkadir Budak (Mesafe)
Onlarla şiirden konuşamıyordum. Şiirin dışında konuşmak, susmak gibi bir şeydi çünkü. Uzun uzun susuyordum. (Ya Şiir Olmasaydı)
Maske siparişleri vermek zorundasınız
Yürümez evlilik, yürüyemez çocuklar
Ne güzel yalanlardır beraberlikler için
Öpücükler maskedir, maskelidir kucaklar (Ev Zamanı)
Ülkem kötüye gidiyor bendeki aşk iyiye
Bir yanda aymazlığım çılgınlığım bir yanda
Çölde çiçek açıyorken kopuyor dalından yaprak
Aynı anda yaşıyorum iki değişik duyguyu
Aşk bahsinde cesurum
Ülke bahsinde korkak
Ülke diyorum uçurum, aşk deyince köprüler
Birine düşüyorken tutuyor beni öteki
Dengelemek konusunda yetersiz kalıyorum
Aşkımı ve ülkemi
Kolay mıdır suları ateşlerle söndürmek
Elinde harita yoksa yol gostermek kolay mı
Dağların arasında rastladığın bir nehre
Ülkeysen yavaş yavaş
Aşıksan birdenbire
Ülkem de aşkım kadar iyi olsun isterdim
Kuğuyu özlemiyor havuzu çekilmiş de
Üstesinden gelirdi yangınların, depremin
 Aşkım kadar güçlü olabilseydi ülke
 #Abdülkadir Budak (Aşk Beni Geçer)
" Tadı-tuzu mu olur 'körler ile sağırlar birbirini ağırlar ' biçminde sürdürülen edebiyat dostluğunun?" (Ya Şiir Olmasaydı)
Ben bunca siyah iken
Geceye yağan beyazın
Adına kar denir mi? (Mesafe)
Kelime haznesi kıt olanın yumruğu pek olurmuş. (Şiirin Rayları)
Tanrım! Bu orantısızlık beni çok korkutuyor
Şehrin elleri ne büyük, ne kadar küçük başı
Kanın sızdığını gördüm bir çivinin sesinden
Karıştırmak zorundayım metal ile ahşabı (Dalgın Rüzgar - Toplu Şiirler (1978-2006))
Bana bir kâğıt lütfen, kâğıdın temizliği
Daha kara cümleler kurmak için babaya
Konuşma dili yetmedi şiirlere tutundum
Üzümlerden geçtim de şaraba geldi sıra (Ahşap Anahtar)
"Konuşma ustasıyız kısık seslerimizle
Ha bire kül üretiriz ateşlerden habersiz
Körükleriz bir yangını söndürmek umuduyla
Kendimizi temize çektik sanırız
-Bir köyün nasıl bir şey sorusuyla" (Ya Şiir Olmasaydı)
Anahtarsız bir kilide benzediğim doğru şimdi
Saçlarına tırmanırdım tutunup yıldızlara
Kokusu kalmıştır diye kapandım odalara (Dalgın Rüzgar - Toplu Şiirler (1978-2006))
...
Ev odayı ısıtmıyor oda yalnızlığımı
Bir kuyuya düşer gibi düşüyorum şiirlere
Evim büyük istasyona benziyor sanki
Ama yolcu binemiyor bir kez daha trene (Dalgın Rüzgar - Toplu Şiirler (1978-2006))
"Yazmak kiminin cehennemi olduğu gibi kiminin de dünya saadetidir. " (Ev Zamanı)
Suyu özetleyen bendim bir bardağın içinde
Taşa sarılan yosun taşı bitirir, anladım
Parmaklar dile dönüştü ellerinde dilsizin
Ve balkon demirleri inceldi tanrım!

.

Teneke sözcüklerin altındanmış anlamları
Benzedim mühürlenmiş sarraf terazisine
Ama şunu öğrendim: kaç boğulmuş çocuk eder
Nil ile Kızılırmak arasındaki mesafe

Ayın yansısı ancak kuyunun ağzı kadar
Kuyunun içi tanrım ne kadar karanlık, derin
Ben ölünce sanırım dünya yalınlaşacak
Gözlerim Âşık Veysel, bileklerim Yesenin (Ya Şiir Olmasaydı)
Bilmiyorum ne kadar sürecek kırgınlığım
Yama tutar mı bilemem yüreğimdeki yırtık (Aşk Beni Geçer)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/abdulkadir-budak-kimdir-abdulkadir-budak-kitaplari-ve-sozleri)