# Ahmed Şamlu kimdir? Ahmed Şamlu kitapları ve sözleri

> Şair / Yazar Ahmed Şamlu hayatı araştırılıyor. Peki Ahmed Şamlu kimdir? Ahmed Şamlu aslen nerelidir? Ahmed Şamlu ne zaman, nerede doğdu? Ahmed Şamlu hayatta mı? İşte Ahmed Şamlu hayatı... Ahmed Şamlu yaşıyor mu? Ahmed Şamlu ne zaman, nerede öldü?

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/ahmed-samlu-kimdir-ahmed-samlu-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-27T10:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-07-27T10:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/27/ahmed-samlu-kimdir-ahmed-samlu-kitaplari-ve-sozleri-276741.jpg

Şair / Yazar Ahmed Şamlu edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Ahmed Şamlu hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Ahmed Şamlu hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Ahmed Şamlu hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 12 Aralık 1925
Doğum Yeri: Tahran
Ölüm Tarihi: 24 Temmuz 2000
Ölüm Yeri: İran
Ahmed Şamlu kimdir?
Ahmed Şamlu 12 Aralık 1925'te Tahran'da doğdu, 24 Haziran 2000 tarihinde yine Tahran'da yaşamını yitirdi. Çocukluk yıllarında asker olan babasının görevi nedeniyle ülkesinin dört bir yanını gezdi. Lisede okurken siyasi etkinliklerinden dolayı dört yıl tutuklu kaldı (1941-45). 1946'da idam mangasının önüne çıkarıldı, son anda hükümetin affıyla serbest bırakıldı. Sokhane Nov (Yeni Söz, 1948), Rouzane (Pencere, 1950), Bamshad (1956) dergilerini çıkardı. 1952'de Macaristan'a gitti, burada iki yıl İran Büyükelçiliği Kültür Müşaviri olarak görev yaptı.1974-1979 yıllarında birçok uluslararası konferansa katıldı; Avrupa ve Amerika'nın çeşitli üniversitelerinden çağrılar aldı. Avrupa ve Amerika'da yaptığı okuma turneleriyle şiirini dünyaya tanıttı. 1990'lı yıllarda hükümetin baskı ve sansürlerine karşı imzaladığı bir ''aydınlar dilekçesi'' nedeniyle baskılara uğradı. Kitaplarının yayımlanması yasaklandı. Yaşamının son yıllarını Tahran'ın 50 kilometre uzağındaki bir yayla köyünde sürdürdü, diyabet hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdi.

İran'da Furuğ Ferruhzade ve Sohrab Sepehri isimli şairlerin ölümünden sonraki dönemin en büyük şairidir.. 
Şah'a karşı politikaları nedeniyle tutuklanmış ve kitaplarının yayımlanması yasaklanmıştı, ne var ki İran devrimi ile de başı hoş olmayan bir yenilikçi olduğundan devrimden sonra da baskı ve sansüre maruz kalmıştır, bu nedenle devrimden bu yana da yayımlanmış kitabı yoktur..
--reklam--
Ahmed Şamlu Kitapları - Eserleri
Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor
Yüreğimin Kışlarında
Bana Aydınlıktan Söz Et
Aşkımız Bir Köydür Ki Asla Uyumaz
--reklam--
Ahmed Şamlu Alıntıları - Sözleri
"Deniz senin kuyudan içtiğin bir yudumu kıskanır." (Bana Aydınlıktan Söz Et)
Öykü değilim anlatasın,
nağme değilim söyleyesin,
ses değilim işitesin
değilim öyle bir şey
ki göresin
ki bilesin

ortak bir acıyım ben
haykırsın beni, sesin. (Aşkımız Bir Köydür Ki Asla Uyumaz)
ve ellerin ellerimle aşinadır. (Bana Aydınlıktan Söz Et)
o denli çaputları bağlama güçsüzlüğümün utancıyla kurudasın:
ben mucizeler ağacı değilim
sadece
bir ağacım:
çukurda bir selvi
ve bundan gayrı marifetim yok
sana yuva olayım,
tahtın
ve tabutun.

andacız. ve anı şimdi... (Bana Aydınlıktan Söz Et)
Tüm çığlığım sıkıntıdan
kurtulmak içindi,
çünkü ben en korkunç gecelerde, güneşi
 ümitsiz dualarla
 talep ettim. (Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor)
seni seviyorum demiş olmayasın sakın Yüreğini kokluyorlar
 garip bir devrandır sevgili
 ve aşkı
 devrik yol direkleri yanında
 kırbaçlıyorlar
 aşkı evin zulasında saklamalı (Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor)
Akasyaların rüyasında ölmek istiyorum
Atlas çiçeklerine geçit olmak istiyorum.
 -son fırsatta-
Akşam vakti, saat yedide. (Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor)
Masa üzerinde
 kağıt demeti
 ve Güneşin ilk bakışı
müphem bir kitap
 ve unutulmuş
 çay fincanın kenarındaki
 sigaranın külü
ve zihinde yasak konu. (Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor)
Ne güneş gözüküyor, ne gün.
Boynumuza saplanan hançerle
 Zamanın dışındayız. (Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor)
Şimdi beni kurban yerine götürüyorlar
Hey, siz! Dinleyin! Seyre koyulduğunuz yerde
Ve sayıda, aptallıklarınız benim işlemediğim günahlarımdan daha çok!

Sizinle aramda hiçbir bağ olmamıştır

Sizin cennetiniz beni kucaklama arzusuyla, sonsuz bekleyiş cehenneminin ateşi içinde kül olacak.
Sizin korkunç cehenneminize öyle bir ateş armağan edeceğim ki
Onun ateşiylr, zavallı cehennemlikler çevrelerindeki ateşi
Lezzetli bir içki giib kafalarına dikecek.

Çünkü ben sizinle birlikte olan her şeyden, sizinle bağlantısı olan her şeyden
Nefret ediyorum.
Çocuklardan
Babamdan
Kokulu koynunuzdan
Elimi hileyle sıkan ellerinizden
Kahrınızdan, şefkatinizden
Ve kendimden
İster istemez sizin bünyelerinize benzeyen kendimden.

Uzaktan, yakınlıktan korkuyorum ben.
Ben muratsız Promete'yim.
Yaralı ciğerimden
Yazgısız kargalar için bir sofra kurdum

Gururum ebedilikte azabımdır
Her selamınızla bir kartal gagasını ciğerimde hissediyorum.

Ciğer parçam üstündeki mızrak ucu dudaklarınızdan gelen öpücükten daha sarhoş ediciydi.
Çünkü sizin dudaklarınızdan yalandan başka söz duymadım.
Ve gözbebeklerimdeki bir diken sizin alıcı bakışlarınızdan daha safalı.
Çünkü sizin bana bakışınız efendinin kölesine bakışından başka bir şey değildi...

Sizin erkeklerinizdense katillere
Sizin kadınlarınızdansa orospulara meyilliyim

Size cennet kapılarını açacak tanrı tarafından ebediyen lânetlendiğim için
Daha memnunum.

Takva sahipleriyle oturmak, el değmemiş bâkire kızlarla yatmak
Öyle bir Cennette size lâyık olsun.
Ben muratsız Promete'yim
Yazgısız kargalara yaralı ciğerimden ebedî bir sofra kurdum

Hey, seyir yerinde oturanlar! Dinleyin
Ben yabancı kurbanı:
Sizinle aramda hiçbir bağ olmamıştır. (Yüreğimin Kışlarında)
Düşünmeye yeltenme
 garip bir devrandır sevgili
 geceleri kapıyı çalan
 ışıkları öldürmeye gelmiştir
 aydınlığı evin zulasında saklamalı (Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor)
Aşk, yapıştıkça tene
insanı bunaltan kirli bir rutubettir. (Bana Aydınlıktan Söz Et)
- hüzünle söyleşirim içimdeki ölüyle.

hava durgundur
yıllar olmuştur cıvıltılı kuşlar göç edeli.
bu birikintinin acı suyu
benim bahanesiz gözyaşımdan değil midir?

- neye ağlarsın?
- bilmiyorum. tüm kışlar bendedir.

ne denli yabancılar gibi koysa omuzlarına başını
yine tanıdıktır hüzün. (Bana Aydınlıktan Söz Et)
Ellerini, ellerime bırak
 ellerin ellerimi çok iyi tanıyor,
 seninle konuşuyorum
 ey yüce sevgili
 tıpkı bulutun fırtına
 yağmurun denizle
 ot'un çayırla
 kuşun baharla
 ağacın ormanla
 konuştuğu gibi
 sesin, sesimi çok iyi tanıyor. (Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor)
Seni arıyorum dağ eteğinde
deniz ve çayır kenarında ağlayarak
seni arıyorum, rüzgarların geçidinde,
mevsimlerin dört yolunda (Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor)
ellerinin şarkısından yoksunum
ve dünya merhabadan yoksun (Bana Aydınlıktan Söz Et)
Çünkü nihayet
umut
gecikmiş bir seferden dönüyor geri… (Yüreğimin Kışlarında)
Evet, ölüm 
Korkunç bir bekleyiştir
Acımasızca uzun süren (Yüreğimin Kışlarında)
artık
konuşmak
cinayetin ta kendisidir. (Bana Aydınlıktan Söz Et)
Elim çiçek kokuyor diye,
beni çiçek koparmakla suçladılar.
Hiç kimse belki gül dikmişimdir diye düşünmedi. (Yüreğimin Kışlarında)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/ahmed-samlu-kimdir-ahmed-samlu-kitaplari-ve-sozleri)