# Antoine Zischka kimdir? Antoine Zischka kitapları ve sözleri

> Avusturyalı gazeteci ve yazar Antoine Zischka hayatı araştırılıyor. Peki Antoine Zischka kimdir? Antoine Zischka aslen nerelidir? Antoine Zischka ne zaman, nerede doğdu? Antoine Zischka hayatta mı? İşte Antoine Zischka hayatı... Antoine Zischka yaşıyor mu? Antoine Zischka ne zaman, nerede öldü?

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/antoine-zischka-kimdir-antoine-zischka-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-12-21T13:00:11+03:00
- Güncelleme: 2022-12-21T13:00:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/12/21/antoine-zischka-kimdir-antoine-zischka-kitaplari-ve-sozleri-362753.jpg

Avusturyalı gazeteci ve yazar Antoine Zischka edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Antoine Zischka hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Antoine Zischka hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Antoine Zischka hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Tam / Gerçek Adı: Anton Emmerich Zischka (von Trochnov)
Doğum Tarihi: 14 Eylül 1904
Doğum Yeri: Viyana, Avusturya
Ölüm Tarihi: 31 Mayıs 1997
Ölüm Yeri: Mayorka, İspanya
Antoine Zischka kimdir?

--reklam--
Antoine Zischka Kitapları - Eserleri
Petrol Savaşının Kirli Tarihi
Gizli Pamuk Harbi
--reklam--
Antoine Zischka Alıntıları - Sözleri
Bizzat ben Deterdinglerin, Rockefellerlerin, Sinclairlerin yerinde olsaydım, ben de belki tıpkı onlar gibi hareket ederdim, bunu pekala düşünebiliyorum. Çok iyi biliyorum ki, bu adamların hepsi bir sistemin esiridir ve bir ucu bulutların arasında kaybolmuş bir merdivene tırmanmaya çabalayan bu adamlar, kendileri ölmemek için başkalarını öldürüyorlar. Çünkü dur-mak, onlar için ölmekie eşdeğerdir. Arkalarından gelen gençle-rin önlerinde ezilmemek için, rakiplerini ezmek mecburiyetin-dedirler. Bu petrol mücadelesinde her şey o kadar acı bir bi-çimde mantığa uygun ve her şey o kadar bariz, anlaşılması o kadar sade ki... Ve her şey o kadar boş ki! ... Çok zengin bir petrol kaynağını, çok verimli bir kuyuyu ay-larca kazıyorlar. Tarihten önce, kiİnbilir ne kadar eski zaman-larda toprakiarın altında yaşamış olan dinozorların veya başka hayvanların kalıntılarından oluşan ve toprağın en derin nokta-larından yukarı doğru çıkan bu petrol, bu siyah altın sütunu göğe doğru fışkırırken beraberinde bir yığın taşı da sürüklüyor. Etrafa çarpan taşlardan kıvılcımlar sıçrıyor, derhal bir alev par-lıyor. Ve servetler duman olup gidiyor. Petrol krallarının yaptığı, günün birinde tamamen tükene-cek bir madde için birbirlerini öldürmekten başka nedir? Meksika'da gördüğüm Amerika yerlisi, toprağa yapılan yatı­rımın değerinin farkına varmıştı. Toprak ebedidir, güneşin ısı­sını emiyor ve daima yeni yeni nesiller besliyor. Halbuki petrol birkaç otomobilin ardan oraya gitmesini te-min etmekten başka bir şey yapmıyor. Etrafa pis kokular saçı­yor ve duman halinde yok oluyor. Nihayet yüz sene sonra pet-rol son damlasına kadar tükenecektir. Bu madenler için, bu kadar savaşa, milyonlarca insanın ölü-me sürükienmesine, içlerinde bütün Deterdinglerin ve Rockefellerlerin hepsinden daha zeki, daha akıllı ve insanlığa daha büyük hizmetler edebilecek kimselerin bulunduğu milyonlar-ca gencin hayatına kastetmeye değer mi? Petrol krallarını anlamak mümkün değil... Yaptıkiarı mika-dele sonuç itibariyle torunlarının bile işine yarayacak mahiyette değil. Belki torunları yine dünyanın nüfuzlu insanları arasın­da olacak; fakat çocukiarının çocukiarı, yakacak bir damla petrol bulamayacak ve birbirlerini öldürmek için elbet başka bir sebep arayacaklardır. (Petrol Savaşının Kirli Tarihi)
Bu faciada kan ve petrol birbirine o derece karışmıştır ki ayırt etmeye imkan yoktur. (Petrol Savaşının Kirli Tarihi)
Ve nihayet, ecdadımızdan biri, örtünmeyi akıl ettiği zaman, insanları tabiî bir kürk veya tabiî bir zırh içinde yaratmaları pek âlâ kabil iken, çıplak yaratan ilâhların, bundan gücendiklerini söyliyen arkadaşları tarafından öldürülmüş olması da pek kuvvetle muhtemeldir. (Gizli Pamuk Harbi)
Bir kere daha milyonlarca insanın hayatı dayanılmaz bir didinme halini alacak, milyonlarca insan yiyecek ekmek bulamayacak, bugün satın aldıkları şeyin dörtte birini satın almak için yarın kendilerinde güç-kuvvet bulamayacaklardır.
Bir avuç insan, aralarında anlaşamıyorlar diye, binlerce facia doğacak. (Petrol Savaşının Kirli Tarihi)
Kazaya meydan vermemenin bir tek çaresi vardır: Aynı istikamette gitmek. (Gizli Pamuk Harbi)
İnsanların ne önemi var ki? Asrımızda her şeye hakim olan makineleri doyurmak, petrol bulmak gibi önemli bir iş dururken insanlara değer vermek abes olmaz mı?!... Salandrlar diri diri petrol alevlerinde yanmış, nitrogliserin kamyonlarının şoförleri lokma halinde havalara savrulmuş, ne çıkar?
On kişinin, yüz kişinin, bin kişinin ölümü; gelecekte ölecek olanların, yani petrole susamış milletler arasında gelecekte patlayacak olan petrol savaşının kurbanlarının yanında hiçtir!.
Evet petrol yarışı devam ettikçe, kuyuların tamamen tükenmesi ihtimaline ve dünyanın bütün petrolünü bugün ellerinde bulunduran bir avuç insanın dindirilmesi mümkün olmayan susuzluğuna karşı keskin bir ilaç bulunamadığı takdirde pek çok insanın hayatı mahvolacaktır. (Petrol Savaşının Kirli Tarihi)
Mantıkî bir iukişaf yerine, delice bir mücadele!
Ani bir kazanç ve elli sene sonra bir misli ziyan. (Gizli Pamuk Harbi)
Her taraf müşkülâtla dolu idi. Yalnız yabancı düşmanlarla değil, bizzat memleketin içinde bulunan bir düşmanla uğraşmak mecburiyeti vardı. (Gizli Pamuk Harbi)
Cihan tarihi bir Akdeniz devresi ile başlamış, bir Atlantik devresi ile devam etmiştir. Şimdi Pasifik devresine girmektedir. (Gizli Pamuk Harbi)
Mesela arazi satın almak için, bir çiftlik sahibine müracaat eden petrolcünün adamı, Hasyendero'ya iyi bir fiyat teklif etmiştir. Köylünün verdiği cevap daima şudur: "Satamam, arazi benim değildir." Halbuki buranın sahibi olduğu resmi kayıt­larla sabittir. Bunu kendisi de tasdik eder. Fakat buranın ancak idaresine memur olduğunu söyler. Kendisinden önce babası, büyük babası, göçüp giden ataları, hepsi burada yaşamışlar; torunları meyvelerini toplasın diye fidanlar dikmişler; çocukla-rının çocukları araziyi hep verimli bir halde bulsunlar diye toprağı terbiye etmiş, bugüne hazırlamışlar. Hayır, kendisinin bu toprağı satmaya hakkı yoktur, kendi-sinden sonra gelecek olanları düşünmesi gerek ... Memur, para ile elde edilebilecek ne varsa; seyahat, mücev-herat, otomobil, hepsini köylünün gözünde büyütmeye, onu ğişmez: "Bir yere o kadar hızlı ve acele gitmeye ne gerek var. Tarlaları görmek ve köylülerle, çiftçilerle konuşmak için ata bi-nip dolaşıyorum. Hem ben aslında seyahat etmem ki, otomo-bili ne yapayım." O zaman memur, çiftlik sahibinin gözlerini kamaştırmak için önüne bir kese altın döker. Fakat altının, yerlinin gözünde hiçbir kıyıneti yoktur. Hatta onun için değerli olan dağlar gibi yığılı mısır, sürülerle domuz verseler yine de toprağını satmaya razı olmaz. Adamcağız devamlı aynı terane-yi tekrarlar durur: ''.Arazi benim değildir. Babalıklarıma ve benim için çalışan çiftçilere aittir. Ben onların hem başı, hem koruyucusuyum. Onlar bana yardım ederler, toprağı ekip biçerler. Onların babaları da, benim babam ve atalarım için çalış­mıştır." (Petrol Savaşının Kirli Tarihi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/antoine-zischka-kimdir-antoine-zischka-kitaplari-ve-sozleri)