# Aydın Boysan kimdir? Aydın Boysan kitapları ve sözleri

> Türk Mimar ve Gazeteci Aydın Boysan hayatı araştırılıyor. Peki Aydın Boysan kimdir? Aydın Boysan aslen nerelidir? Aydın Boysan ne zaman, nerede doğdu? Aydın Boysan hayatta mı? İşte Aydın Boysan hayatı... Aydın Boysan yaşıyor mu? Aydın Boysan ne zaman, nerede öldü?

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/aydin-boysan-kimdir-aydin-boysan-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-29T23:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-04-29T23:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/29/aydin-boysan-kimdir-aydin-boysan-kitaplari-ve-sozleri-211591.jpg

Türk Mimar ve Gazeteci Aydın Boysan edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Aydın Boysan hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Aydın Boysan hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Aydın Boysan hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 17 Haziran 1921
Doğum Yeri: İstanbul
Ölüm Tarihi: 5 Ocak 2018
Ölüm Yeri: İstanbul
Aydın Boysan kimdir?
Aydın Boysan (d. 17 Haziran 1921, İstanbul), Türk mimar ve gazeteci.
Öğretmen Nevreste Hanım ile muhasebeci Esat Boysan'ın çocuğu olarak dünyaya geldi. 1939 yılında Pertevniyal Lisesi'ni, 1945'te İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ni bitirdi. Mesleğini 1999'a kadar ara vermeden sürdürdü. Türkiye Mimarlar Odası'nın kurucuları arasında yer aldı; yönetim kurulu üyesi, ilk genel sekreteri ve İstanbul şube başkanı oldu. 1957-1972 yıllarında İstanbul Teknik Üniversitesi'nde ders verdi. Ulusal ve uluslararası mimarlık yarışmalarında ödüller kazandı. Kendi kitaplarını basmak için Bas Yayınları'nı kurdu (1984-1993). Aralıksız olarak on yıl Hürriyet ve üç yıl Akşam gazetelerinde köşe yazıları yazdı.

Aydın Boysan, oyuncu Haldun Boysan'ın babasıdır.
--reklam--
Aydın Boysan Kitapları - Eserleri
Nereye Gitti İstanbul?
İstanbul'un Kuytu Köşeleri
Şerefe
Bıkma Yaşa
Acele Etme Çabuk Ol
Ne Güzel Günlermiş
Yıldızlardan Bile Uzaklarda
Yüzler ve Yürekler
Bir Ömür Yetmiyor
Ayıp Olmadan
Ne Hoş Zamanlardı
Doyulmaz Dünyamıza
Doksan Beş Yıldan Serpintiler
Haydi Dostlar
Paldır Güldür
İstanbul Esintileri
Neşeli Konuklar
Umut Simit
İnsan Suyu Zaman Nehrinde Akıyor
Uzun Yaşamanın Sırrı
Aldanmak
Aynalar
Felekten Bir Gün
Yalan
Neşeye Şarkı
Oldu Mu Ya
Fısıltı
Leke Bırakan Gölgeler
Merak Uyanınca
İki Nesil Bir Şehir
Yangın Var
Binbir Yaşam Sahnesi
Zaman Geçerken
Uzaklardan
Yollarda
Nerede Yaşıyoruz?
Yaşama Sevinci
Yıl 2046 Uzay Anıları
Dostluk, Mizah Söyleşileri
Sev ve Yaşa
--reklam--
Aydın Boysan Alıntıları - Sözleri
Yaşamanın başarılmasından da öte, yaşamayı severek sanatlaştırma gücüne varılmalıdır ki, yaşama sevincinin vereceği huzura kavuşulabilsin. Yaşamak, çok yanıyla sevdaya (aşka) benzer çok sevenin zihinsel gücü ile yaratılan bilmiş olan... (Uzun Yaşamanın Sırrı)
Yüzyıllarca zaferden zafere koşan Roma İmparatorluğu'nda bayram günü sayıları öyle ölçüsüz artmış ve yı­lın yarısına yaklaşmıştı. Roma İmparatorluğu'nun bu yüz­den battığı da anlatılır. (Acele Etme Çabuk Ol)
Zaman kavramını önemsemeyenler, yaşamın ne anlama geldiğini anlamazlar bile... (Bıkma Yaşa)
Yalnız kitap okumaktır. Başka hiçbir konu insanı ruhsal çölleşme akıbetinden koruyamaz. (Haydi Dostlar)
"Nerede bir kargaşa varsa, orada şarlatanlık ve ahlak fukaralığından kuşkulanmalıdır." (Felekten Bir Gün)
Ölüm dahil herşeyin mizahı olur. Zaten kişi gülerek ölmesini beceremiyorsa, o zaman sahiden ağlamalıdır. (Paldır Güldür)
Mizaha sinirlenen politikacı, kendisine ayna tutulmasına içerler. İlkel olduğu için, kin de tutar. Kin tutan politikacı, kin tutan deveden daha ilkeldir. (Ne Güzel Günlermiş)
Yaşamın, iki önemli işkence makinası var. Bu iki makina, durmak bilmeden çalışır.
Birisi, ‘rastlantılar’dır.
Yaşamın ikinci işkence makinasıysa, ‘zaman’dır. (İstanbul'un Kuytu Köşeleri)
“Geçmiş bir bakıma, içinde yaşadığımız zamandan çok daha gerçektir; en azından çok daha dayanıklı, çok daha süreklidir. Şimdiki zaman akıp gider, yiter, parmaklarımızın arasından kum gibi kayar. Maddesel ağırlığına ancak anılarda kavuşur.” (Nereye Gitti İstanbul?)
Örneğin "hukukun üstünlüğü tartışılmaz" dendiği zaman benim de içimden inanmak geliyor. Ama bu romantik bir duygu... Gerçek o değil... Eğer bir ülkede iktidardaki çoğunluk partisi genel başkanı her istediğini yapabiliyorsa, o ana kadar açığa vurmadığı bir düşüncesini, önerisini sabaha karşı kanun maddesi hâline getirebiliyorsa, o ülkede hukukun üstünlüğü tartışılır. (Doksan Beş Yıldan Serpintiler)
Bir işsiz, arkadaşına anlatıyor:
"Son genel müdürüm gibi ince ruhlu adam görmedim.
İşime son verdiği gün beni odasına çağırıp: 'Siz olmadan bütün bu işlerin içinden nasıl çıkacağımızı bilemiyorum. Ama, yarından başlayarak özveriye katlanarak ve bunu deneyeceğiz' dedi.." (Aldanmak)
Çağdaş mizahın amacı, insanların aklını, gerçekleri görünceye kadar çalıştırmaktır. (Ne Güzel Günlermiş)
-Eğer 10000 mark yardım yapmazsanız kendimi tavana asarım.
-İstediğiniz parayı veremem. Ama isterseniz çamaşır ipini yollarım. (Haydi Dostlar)
Ömründe aynaya bakmamış, yani demek isterim ki kendini hiç tanımayan bir pervasızın başkalarına gülmesi, onun kendini kurtarma çabasıdır. İçine düştüğü çukurdan, bu yolla çıkacağını sanmasıdır. (Ne Güzel Günlermiş)
"Kültür güneşinin alçak ufuklarda dolaştığı ülkelerde, cücelerin gölgesi büyük olur." (Uzun Yaşamanın Sırrı)
Biz daha iki milyon yıl önce, gözle görülen büyüklüklerin, yüksekliklerin, ruhsal 'küçülme ve alçalmalardan' kaynaklandığını öğrendik de ondan... (Yıldızlardan Bile Uzaklarda)
“Chur Piskoposu Caminada, kilise görevi dışındaki tüm toplum sorunlarını da dertlenerek uğraş konusu yapan, ilginç bir kişilik... Tarih ve sosyal bilimlerle çok ilgili... Kim olursa olsun, herkesle ilişki kurarak incelemeler yapıyor.
 Bir gün dağ başında rastladığı bir çobanla ilgileniyor. Kazancının çok az olduğunu öğrenince çobana acıyor ve diyor ki: ‘Ben de çoban sayılırım ama ben çok daha fazla kazanıyorum.’ Çoban tahminde bulunuyor: ‘Siz herhalde çok daha fazla sığırı korumaya çalışıyorsunuz.’”... (Ne Güzel Günlermiş)
"Çünkü insanlar hiç değişmiyor. Akıl, vicdan ve ahlak, tıpkı binlerce yıl önceki gibi. Tıpkısının aynısı. Otomobile, uçağa binen insanın aklı ve vicdanı, eşeğe binenden daha çok ve hızlı çalışmıyor sonucunu çıkarıyorum. Bu sonuç da bana işkence oluyor. " (Acele Etme Çabuk Ol)
Oysa düşünmek ve duyumsamak, elbette az ya da çok, beyin ve yürek çabası gerektiriyor. (Bıkma Yaşa)
Ayasofya’ya dört minare eklemiş cami yapmış ama, yüzyıllardır safça atlanan bir özellik var: Binanın adı yüzyıllardır “Ayasofya Camii”… Caminin adından hala bir Hıristiyan Azize’sinin adı sökülüp atılmamış. Bu davranış uyuklayarak atlanan bir incelik. (Bir Ömür Yetmiyor)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/aydin-boysan-kimdir-aydin-boysan-kitaplari-ve-sozleri)