# Bediüzzaman Said Nursî kimdir? Bediüzzaman Said Nursî kitapları ve sözleri

> İslam alimi, düşünürü Bediüzzaman Said Nursî hayatı araştırılıyor. Peki Bediüzzaman Said Nursî kimdir? Bediüzzaman Said Nursî aslen nerelidir? Bediüzzaman Said Nursî ne zaman, nerede doğdu? Bediüzzaman Said Nursî hayatta mı? İşte Bediüzzaman Said Nursî hayatı... Bediüzzaman Said Nursî yaşıyor mu? Bediüzzaman Said Nursî ne zaman, nerede öldü?

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/bediuzzaman-said-nursi-kimdir-bediuzzaman-said-nursi-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-06T15:02:54+03:00
- Güncelleme: 2022-02-06T15:02:54+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/06/bediuzzaman-said-nursi-kimdir-bediuzzaman-said-nursi-kitaplari-ve-sozleri-145867.jpg

İslam alimi, düşünürü Bediüzzaman Said Nursî edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Bediüzzaman Said Nursî hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Bediüzzaman Said Nursî hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Bediüzzaman Said Nursî hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Tam / Gerçek Adı: Said Okur
Doğum Tarihi: 12 Mart 1878
Doğum Yeri: Hizan, Bitlis
Ölüm Tarihi: Şanlıurfa
Ölüm Yeri: Şanlıurfa
Bediüzzaman Said Nursî kimdir?
Bediüzzaman Said Nursî (Mart 1878, Bitlis - 23 Mart 1960, Şanlıurfa), İslam alimi, düşünürü.

1892'de Bitlis'te Şeyh Emin Efendi ve diğer İslam alimlerinin de bulunduğu ilim meclisinde yapılan imtihan ve münazara sonunda Molla Fethullah tarafından Bediüzzaman unvanı verilmiş; diğer alimler tarafından da kabul görmüş ve bu isimle anılmaya başlanmıştır.

I. Dünya Savaşı'nda gönüllü alay komutanı olarak Kafkas Cephesi'nde mücadele etti. Savaş sırasında birçok öğrencisi ölmüş, kendisi ise gazi olmuştur. Başarılarından dolayı kendisine Harp madalyası verildi. Ordu-yu Hümâyun'un tavsiyesi ile Dar'ül-Hikmet'ül İslamiye azası olarak atandı. 1922'ye kadar görevini yerine getirdi.

1923 yılında TBMM'nin daveti üzerine Ankara'ya gelen Nursî, Ankara'da aradığı atmosferi bulamaz. Van'a dönerek inzivaya çekilir ve daha sonraları bu dönüşünü Yeni Said'in başlangıcı olarak nitelendirir. Bu dönemde sosyal ve siyasi meselelerden uzaklaşır. En önemli vazifenin imanı kuvvetlendirmek olduğunu söyler. Şiddetle karşı çıktığı ama silah çekmediği Cumhuriyet idaresi tarafından bu dönem zarfında uzun yıllar sürgün, gözetim ve yer yer hapis hayatı yaşatılacak ve zorunlu ikamete tabi tutulacaktır. Büyük çoğunluğunun Isparta Barla'da yazıldığı Risale-i Nur külliyatının yazımı ve Nur Cemaati'nin oluşumu bu dönemde yaşanmıştır.

23 Mart 1960'ta Şanlıurfa’da vefat etti.

Detaylı bilgi: https://tr.wikipedia.org/wiki/Said_Nursî

Bediüzzaman Said Nursî Kitapları - Eserleri
Sözler
Gençlik Rehberi
Lem'alar
Namaz Risalesi
Hanımlar Rehberi
Asa-yı Musa (Büyük Boy)

İman ve Küfür Muvazeneleri
Hizmet Rehberi
Mektubat
Şualar
Barla Lahikası
Kastamonu Lahikası
Emirdağ Lahikası

İşaratü'l-İ'caz
Mesnevi-i Nuriye
Sikke-i Tasdik-i Gaybi
Zülfikar
Tılsımlar Mecmuası
Tarihçe-i Hayat (Büyük Boy-Ciltli)
Muhakemat

Münazarat
Hutbe-i Şamiye
Divan-ı Harb-i Örfî
Sünnet-i Seniyye Risalesi
Mu'cizât-i Ahmediye Risalesi
Tabiat Risalesi
Münacat

Namaz ve Hikmetleri Risalesi
Miftahü'l İman
El-hüccetüz Zehra
Tiryak
Beyanat ve Tenvirler
Nur'un İlk Kapısı
Nur Aleminin Bir Anahtarı

Latif Nükteler
Ayet'ül Kübra
Otuz Üç Pencere
İman Hakikatleri
Haşir Risalesi
Ramazan, İktisat, Şükür Risaleleri
İhtiyarlar Risalesi

Meyve Risalesi
Sünuhat
Hastalar Risalesi
İhlâs Risaleleri
Uhuvvet Risalesi
Küçük Sözler
Vesvese Risalesi

Risale-i Nur'dan Dualar
Kader Risalesi
Yirmiüçüncü Söz
Risale-i Nura Giriş
Bediüzzaman Cevap Veriyor
Müdafaalar
İçtimai Dersler

Fihrist Risalesi
Asar-ı Bediiyye
Said Nursi'nin Kendi Dilinden Nesebi
Dersên Civakî
Telvihat-ı Tis’a
Mucizat-ı Kur`âniye Risalesi
İsm-i Âzam Risalesi

Mirac Ve Şakk-ı Kamer Risaleleri
Hakikat Nurları
Rahmet Ve Şefkat İlâçları
İçtihad Risalesi
Ene Ve Zerre Risalesi
Risale-i Nur Hakkında verilen Bir Konferans
Zühretünnur

Açıklamalı Cevşenü'l Kebir
Siracü'n-Nur
Hakkı Müdafaa Cephesi
Hutuvat-ı Sitte
Sevgi Risalesi
Hizmet Düsturları
Beş Risale

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca)
Mektubat Mecmuası 2 (Osmanlıca)
Eski Said Dönemi Eserleri
Mirkat-üs Sünnet
Mektubat (Osmanlıca - Orta Boy)
Ezkar-ı Nuriye
Hizbul Kur'âni Ekber ve Virdül Kur'âni Elazım

Bediüzzaman Said Nursi'nin İlk Dönem Eserleri
Tefekkürname
Mektubat Mecmuası 1. Kısım
Mektubat Mecmuası 2. Kısım
Şualar Mecmuası 2. Kısım
Tasavvuf Risalesi
Otuzuncu Lem'a Esma-i Sitte

Hikmetü'l-İstiaze Risalesi
Yirmi Dördüncü Söz
İçtihad Sahabe ve Cennet Risalesi
Münacat ve Hasbiye Risaleleri
Mi'rac Risalesi
Otuzikinci Söz
Nurlardan Seçmeler - 2

Beka-yı Ruh Melaike ve Haşr Risalesi
İkinci Şua - Tevhide Dair
Peyven Biçuk Peyva Bistu Seyemin Mektubata Bistemin
Medrese-i Yusufiye Risalesi
Sünuhat - Tuluat - İşarat
Emirdağ Lahikası Mecmuası Cilt -1
Nur Çeşmesi

Emirdağ Lahikası 2.cilt
Risale Günlüğüm
Keşfü'l-Envar Külliyatından Arabi İşaratü'l-İcaz Meal ve Şerhi 4
Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinden Hulusi Ağabey'e Gönderilen ve Neşredilmeyen Mektuplardan 
Usko ja Ihminen
Viisaita Sanoja
Totuus Luonnosta

Yirmi Dördüncü Mektup
Risalei Nur Külliyatından Namaz
Fatiha Tefsiri
Mu'cizat-ı Ahmediye Risalesi - Ondokuzuncu Mektup
Risale-i Nur
İhlas ve Kardeşlik
On Birinci Söz'ün Şerhi

Ene Risalesi'nin Şerhi
Tesettür Risalesi
Hüve Nüktesi
Dua Risalesi
 Vesvese ve Hikmetü'l İstiâze Risâleleri
Sabır Risalesi
Risale-i Nur Külliyatından Misbahu'l-İman

Ehl-i Beyt Risalesi
Hastalar Risalesi ve Çocuk Taziyenamesi Risale-i Nur Külliyatından (Cep Boy)
Emirdağ Lahikası Mecmuası-3
Hukuk-u Valideyn (mini boy)
Makalât-ı Hulûsiyye - 2
İkinci Şua
Rîsaleya Lem'eyan

Rumuzat-ı Semaniye
Namaz Tesbihatı
Nurlardan Seçmeler -1
Hakikat Çekirdekleri
Türkçe Açıklamalı Kaside-i Celcelutiye ve Hizbü’l-Ekberi’n-Nuri
Namaz Risalesi
Mu'cizât-ı Ahmediye (asm) Risalesi

Sırr-ı İnna A'tayna Risalesi
Hastalar Risalesi
Hutuvat-ı Sitte Risalesi
Risale-i Nur Külliyatından Aile Risalesi
Çekirdekler Çiçekleri
Müsbet Hareket
Risale-i Nur Külliyatı

Vesvese Bahsi

Bediüzzaman Said Nursî Alıntıları - Sözleri
Kelâmullah olan Kur'an o kadar hayatdar ve kıymetdardır ki, onu dinleyen, işiten kulakların adedini ve o kulaklara giren o kudsî kelimelerin sayısını, bütün denizler mürekkep ve melaikeler kâtib ve zerreler, nutfeler ve nebatlar ve kıllar kalemler olsa bitiremezler. (Latif Nükteler)
Mahlukatın en zalimi insandır. (Mesnevi-i Nuriye)
Hakkı tanıyan, hakkın hatırını hiçbir hatıra feda etmez. (Hizmet Rehberi)
Ey kendini insan bilen insan! Kendini oku... Yoksa hayvan ve taş-toprak hükmünde cansız bir insan olma ihtimalin var! (Otuz Üç Pencere)
Bununla beraber, meşâgil-i dünyeviye dediğin, çoğu sana ait olmayan ve fuzulî bir surette karıştığın ve karıştırdığın malâyani meşgalelerdir. En elzemini bırakıp, güya binler sene ömrün var gibi en lüzumsuz ve malûmat ile vakit geçiriyorsun. (Namaz ve Hikmetleri Risalesi)
Evet, Kur'an der ki: "Eğer yerdeki ağaçlar kalem olup denizler mürekkep olsa Cenab-ı Hakk'ın kelimatını yazsalar, bitiremezler." (Zülfikar)

Bedevîlikte beşer üç dört şeye muhtaç oluyordu. O üç dört hâcâtını tedarik etmeyen, on adette ancak ikisiydi. Şimdiki garp medeniyet-i zâlime-i hâzırası, su-i istimâlât ve israfat ve hevesatı tehyiç ve havâic-i gayr-ı zaruriyeyi, zarurî hâcatlar hükmüne getirip görenek ve tiryakilik cihetiyle, şimdiki o medenî insanın tam muhtaç olduğu dört hâcâtı yerine, yirmi şeye bu zamanda muhtaç oluyor. O yirmi hâcâtı tam helâl bir tarzda tedarik edecek, yirmiden ancak ikisi olabilir; on sekizi muhtaç hükmünde kalır. Demek, bu medeniyet-i hâzıra insanı çok fakir ediyor. O ihtiyaç cihetinde beşeri zulme, başka haram kazanmaya sevk etmiş. (Hizmet Düsturları)
Kardeşlerimden rica ederim ki: Sıkıntı veya ruh darlığından veya titizlikten veya nefis ve şeytanın desiselerine kapılmaktan veya şuursuzluktan arkadaşlardan sudûr eden fena ve çirkin sözleriyle birbirine küsmesinler ve "Haysiyetime dokundu" demesinler. Ben, o fena sözleri kendime alıyorum. Damarınıza dokunmasın. Bin haysiyetim olsa, kardeşlerimin mabeynindeki muhabbete ve samimiyete feda ederim. (Medrese-i Yusufiye Risalesi)
Her gün yirmi dört saat sermaye-i hayatı Hâlık'ımız bize ihsan ediyor; tâ ki, iki hayatımıza lâzım şeyler o sermaye ile alınsın. Biz kısacık hayat-ı dünyeviyeye yirmi üç saatı sarfedip, beş farz namaza kâfi gelen bir saati, pek çok uzun olan hayat-ı uhreviyemize sarfetmezsek; ne kadar hilâf-ı akıl bir hata ve o hatanın cezası olarak hem kalbî, hem ruhî sıkıntıları çekmek ve o sıkıntılar yüzünden ahlâkını bozmak ve meyûsane hayatını geçirmek sebebiyle, değil terbiye almak, belki terbiyenin aksine gitmekle ne derece hasâret ederiz, kıyâs edilsin. (Meyve Risalesi)
.
Ey göz, güzel bak! (Küçük Sözler)
Bir sinek, elime kondu.
Emanetullah olan gözünü, yüzünü, kanatlarını güzelce temizlemeye başladı.
Bir neferin mîrî silâhını, elbisesini güzelce temizlediği gibi, sinek de temizliyordu.
 Nefsime dedim: "Bak!" Baktı, tam ders aldı.
O sinek ise, mağrur ve tenbel nefsime hoca ve muallim oldu. (Latif Nükteler)
...mahlûkatın sıkıntılı gürültüsünden sıyrılıp huzûr-u Rahmân'a gitmek; bin can ile arzu edilir bir seyahattir, belki bir saadettir. (Tiryak)
حَسْبُنَا اللَّهُ وَ نِعْمَ الْوَ كِيلُ
Onun bekası bize yeter" dedim. (Şualar)

"İhtiyarın cüz'î ise; kendi mâlikinin irâde-i külliyesine işini bırak. İktidarın küçük ise, Kadîr-i Mutlak'ın kudretine itimad et. Hayatın az ise, hayât-ı bâkiyeyi düşün. Ömrün kısa ise; ebedî bir ömrün var, merak etme. Fikrin sönük ise; Kur'ân'ın güneşi altına gir, îmanın nuruyla bak ki; yıldız böceği olan fikrin yerine herbir âyet-i Kur'ân, birer yıldız misillû sana ışık verir. Hem hadsiz emellerin, elemlerin varsa, nihayetsiz bir sevap ve hadsiz bir rahmet seni bekliyor. Hem hadsiz arzuların, makasıdın varsa, onları düşünüp muztarip olma. Onlar bu dünyaya sığışmaz. Onların yerleri başka diyardır ve onları veren de başkadır." (Ayet'ül Kübra)
Ey rahmet ve keremi, sonsuzluğa uzanan bütün ümitlere tükenmez bir hazine olan ve her ne halde olunursa olunsun Kendisinden asla ümit kesilmeyen yüce Recâ (Açıklamalı Cevşenü'l Kebir)
Tevafuk birkaç cihette bir şeyi gösterse, delalet derecesinde bir işarettir.
Bazan bir tek tevafuk, bazı karainle delalet hükmüne geçer. (Latif Nükteler)
İşte enva-ı dalalet derecatına göre az çok kâinatın yaratılmasındaki hikmet-i Rabbaniyeye ve dünyanın bekasındaki makasıd-ı Sübhaniyeye zarar verdiği için ehl-i isyana ve ehl-i dalalete karşı kâinat hiddete geliyor, mevcudat kızıyor, mahlukat öfkeleniyor. (İman Hakikatleri)
Hem kat'iyyen biliniz ki; bu hayat-ı dünyeviyede hakikî lezzet, iman dairesindedir ve imandadır. (Hanımlar Rehberi)
Artık bütün insanları kardeş yaparak yemyeşil cennetlerin nurlu ufuklarından esen refah ve saadet, huzur ve asayiş rüzgârıyla dalgalanan âlemşümul bir bayrak altında toplayacak olan yegâne kuvvet, İslâmdır. Zira beşeriyetin bugünkü hali, tıpkı İslâmdan evvelki insan cem'iyetlerinin acıklı halidir. Bunun için insanlığı o günkü ebedî felâketten kurtaran İslâm, bugün de kurtarabilir... (Nur Aleminin Bir Anahtarı)
Zira bir müslimin herbir sıfatı İslâmiyetten neş'et etmek lâzım gelmez. (Muhakemat)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/bediuzzaman-said-nursi-kimdir-bediuzzaman-said-nursi-kitaplari-ve-sozleri)