# Cahit Koytak kimdir? Cahit Koytak kitapları ve sözleri

> Yazar, Şair, Çevirmen Cahit Koytak hayatı araştırılıyor. Peki Cahit Koytak kimdir? Cahit Koytak aslen nerelidir? Cahit Koytak ne zaman, nerede doğdu? Cahit Koytak hayatta mı? İşte Cahit Koytak hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/cahit-koytak-kimdir-cahit-koytak-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-24T12:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-07-24T12:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/24/cahit-koytak-kimdir-cahit-koytak-kitaplari-ve-sozleri-274799.jpg

Yazar, Şair, Çevirmen Cahit Koytak edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Cahit Koytak hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Cahit Koytak hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Cahit Koytak hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 29 Ocak 1949
Doğum Yeri: Erzurum, Türkiye
Cahit Koytak kimdir?
29 Ocak 1949 yılında, Erzurum’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini aynı şehirde gördü. Yüksek öğrenimini İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Fakültesinde tamamladı ve bu fakülteden 1974 yılında kimya yüksek mühendisi olarak mezun oldu. Kısa bir süre mühendislik, sonra uzun yıllar serbest ticaret yaptı. 1994 yılından itibaren 15 yıl bir özel TV kuruluşunda, sinema yayınını yönetti. İngilizceden, Fransızcadan kitaplar çevirdi. Şiirlerini Diriliş, Kelime, Yöneliş, Yedi İklim, Kayıtlar, Gergedan, Defter, Kaşgar, Hece, Yansıma, Le Poete Travaille, Kitaplık, Kırklar, Merdiven Şiir, Anlayış, BirNokta, Yeniyazı vb. dergilerde yayınladı. 
--reklam--
Cahit Koytak Kitapları - Eserleri
İlk Atlas
Yoksulların Ve Şairlerin Kitabı 1
Gazze Risalesi
Yoksulların Ve Şairlerin Kitabı 3
Yoksulların Ve Şairlerin Kitabı 2
Alçak Sesle ve Divanece
Yeni Başlayanlar İçin Metafizik
Yalnızlık Sanatı
Dudakta Bekletilen Şarkılar
Ölüme Çare Ya Da Şen Maneviyat
Cazın Irmakları
Rüzgarların Yağmurların Irmakların Mimarisi
--reklam--
Cahit Koytak Alıntıları - Sözleri
Hakikate ermek,
Kendini de dünyayı da okuyup, anlayıp yutmak, ve dürüp kaldırmak mıdır defteri?
Yoksa kendinde ve dünyada anlaşılmaz olanın gövdesinden kendine yeni bir K E N D İ L İ K yontup çıkarmak mı ? (Yeni Başlayanlar İçin Metafizik)
ve bilmek için içinden geçenleri bir şairin, biz okurlar, biz bir gecelik hanlarda
bitişik oda komşuların senin,
daha ne çok yolcu tanımamız gerekiyor, kim bilir!
daha ne çok oda, ne çok sahne!
içlerinde yolları, yolcuları birbirine sorduğumuz, birbirine yorduğumuz
daha ne çok rüya, ne çok gerçek!
ne çok rahim, ne çok sancı
ve daha ne çok ölü doğan İsa! (Yoksulların Ve Şairlerin Kitabı 1)
yolların ortasında, çokluklar arasında
kendimizi kimsesiz hissedince,
yanımıza, yöremize, sonra içimize bakmayı
ve görmeyi öğrenelim diye mi
bir ve bütün olanı orada? (Yeni Başlayanlar İçin Metafizik)
gündüz işimde, gece düşümde
daha tepmedigim yollar var
kendi içimde. (Alçak Sesle ve Divanece)
"Hangisi daha yakın olurdu,
Ve daha yakıcı, anlatmak için
Şiir'le Hakikat arasındaki
Trajik ilişkiyi?

Bir kralın bir sokak yosmasına
Duyduğu aşk mı,
Bir sokak yosmasının
Bir krala duyduğu aşk mı?

Doğru ikili bu değil, bence,
Çok görüldü, okundu;
Halk başka trükler arıyor,
Başka ikililer!

Bir fahişenin bir yalvaca
Duyduğu aşk, peki?
Yahut bir yalvacın
Bir fahişeye?

Bakın, bu sonki tutar işte,
Bakın, bu siler süpürür piyasayı,
Aşkların en katıksızı derim ben buna,
Aşkların en romaneski!" (Dudakta Bekletilen Şarkılar)
De ki, “Dualarınız da olmasa,
Rabbim niye kayırsın sizi?” (Alçak Sesle ve Divanece)
Yalnızlık Kayzer'den daha güçlüdür
ve Roma'dan daha uğultulu.. (Yalnızlık Sanatı)
bütün bu uykular, bu uyanışlar,
bu rüyalar, gerçekler, oyunlar
böyle akıp giderken,
akıp giderken üstümüzden
ve içimizden,
kimden öğreneceğiz, peki,
ne olduğumuzu, niye olduğumuzu,
sen olmasan?
çünkü peygamberleri kovduk
ve azizlerimiz sirklere kiralandı! (Yeni Başlayanlar İçin Metafizik)
"yolcuyu anlatırken,
bana hem yolu,
hem yolculuğu yaşatan
şiirden hoşlanıyorum ben.
yolun tozunu toprağını,
yolcunun kafasından zorunu anlatırken,
varacağı menzili bana
kendi içimde aratan
şiirden hoşlanıyorum ben.
..." (Rüzgarların Yağmurların Irmakların Mimarisi)
konuş ve razı olma daha azına
yeryüzünü iste, yeryüzünün bütün çocukları adına (Gazze Risalesi)
Kitaplar devirerek bulamadığın şeyi Sokakları arşınlayarak
Bulabilirsin belki!
Bunun için karşına çıkan yüzleri
Tanrının yeryüzündeki
Ayak izleriymiş gibi okumasını öğren;
Ve kulak verip çözümlemesini,
Onun ayak sesleriymiş gibi,
Vuruşlarını her dilde, insan kalbinin. (Yoksulların Ve Şairlerin Kitabı 2)
herkes söylenecek ne çok şey buldu
ve söyleceğini ne güzel söyledi
ya ben? ben ne aptım, peki?
konuşma sırası bana gelince,
ters çevrilmiş tespih böceği gibi, önce
kollarmıın, bacaklarımın kalabalığında
güç bela dilimi arayıp buldum
sonrada ya evet, evet dedim,
her şey ytıpatıp sizin dediğiniz gibi
her şey tıpatıp sizin bildiğiniz gibi,
siz aramasanız da, bayanlar, baylar
siz aramasanız da, gerçeği
ona götüren yol, döne kıvrıla
sizin ayaklarınız altından geçiyor.
öyle değil mi ama, öyle değil mi

bana gelince, ben yolun kıyısında,
bu kayanın altında ve ucunda kalemin
öyle kıvırlmış düşünüyorum,
düşünüyorum da,

yol öyle olmuş böyle olmuş,
fark eder mi diyorum, kendi kendime,
fark eder mi, sen duruyorsan
ve yol senin kıyından geçiyorsa (Ölüme Çare Ya Da Şen Maneviyat)
Başka başka yüzleri
Kullanmaya o kadar
İhtiyaç duydular ki dunyada,
Kendi yuzlerini hiç
Tanımaya vakitleri olmadı. (Yoksulların Ve Şairlerin Kitabı 3)
"Sana da başkalarına da yetecek kadar sus ki,
Susuşun nâra olsun, konuşman çare olsun." (Yeni Başlayanlar İçin Metafizik)
Çevrende, insan, melek, şeytan,
Kimsenin olmadığına eminsen,
O zaman kendinle ve sesini alçaltarak
Tanrıyla konuşmana izin verilmiştir.

Böyle anlarda sakın tez canlılık edip de
Bildiğin hünerler, sevdiğin sözcüklerle
Bir şeyler söylemeye çalışma O'na!
Bunlar şiire benzese de, yapma bunu;
Bekle, ilk adımı O atsın!

Bekle, bir iç kanama gibi Tanrı
Yüreğini sızlamaya başlasın!
Bekle, ciğerlerini doldursun,
Boğazını yakarak yükselsin çenene kadar
Ve tuzuyla dilini buruştursun!

|| Cahit Koytak, Yoksulların ve Şairlerin Kitabı (Yoksulların Ve Şairlerin Kitabı 2)
İki sualin varsa,
Ve sayısız cevabın,
İşin pesini bırakma,
Bir gün felsefen de olacak! (Yoksulların Ve Şairlerin Kitabı 2)
Hayır, hayır, bin kere hayır
Ne satarım,
Ne kiraya veririm,
Ne de rehin bırakırım
İnce, şair ruhumu!

Olsa olsa, çırak veririm belki,
Çırak veririm onu şeytana,
Öğrensin diye acıların künhünü
Bu alev ustasından iyice,
Girip cehennemin dibine. (Yoksulların Ve Şairlerin Kitabı 3)
Lareks ağacından yapılmış
şu paslı demir rengi çit,
Şu, sarmaşıklarla örtülü
alçak bahçe duvarı

Ve bütün bu çimen çiçek,
Bu yer, bu gök...
Ne kadar çok omuz var, Allahım,
Baş konup ağlanacak!

Ne çok kucak,
Ne çok rahim
Kıvrılıp uyunacak
Doğuncaya kadar yeniden! (Yalnızlık Sanatı)
dükkanını, tezgahını dağıtmış,
kaderinin çullarına sarınmışsın.
dünya senin evin
ve çıkınındaki hiçbir şey
satılık değil.. (Yoksulların Ve Şairlerin Kitabı 1)
Hayat verilir ve alınır,
sanat verilir ama
alınmaz asla geri. (Rüzgarların Yağmurların Irmakların Mimarisi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/cahit-koytak-kimdir-cahit-koytak-kitaplari-ve-sozleri)