# Cemal Kurnaz kimdir? Cemal Kurnaz kitapları ve sözleri

> Akademisyen, Yazar Cemal Kurnaz hayatı araştırılıyor. Peki Cemal Kurnaz kimdir? Cemal Kurnaz aslen nerelidir? Cemal Kurnaz ne zaman, nerede doğdu? Cemal Kurnaz hayatta mı? İşte Cemal Kurnaz hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/cemal-kurnaz-kimdir-cemal-kurnaz-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-01-11T13:00:43+03:00
- Güncelleme: 2023-01-11T13:00:43+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/01/11/cemal-kurnaz-kimdir-cemal-kurnaz-kitaplari-ve-sozleri-375251.jpg

Akademisyen, Yazar Cemal Kurnaz edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Cemal Kurnaz hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Cemal Kurnaz hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Cemal Kurnaz hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Tam / Gerçek Adı: Prof. Dr. Cemal Kurnaz
Doğum Tarihi: 1956
Doğum Yeri: Akseki, Antalya, Türkiye
Cemal Kurnaz kimdir?
Antalya'nın Akseki kazasına bağlı Taşlıca Köyü'nde doğdu (1956). Aksu İlköğretmen Okulu'nu (1.7.1974), Ankara Yüksek Öğretmen Okulu (Haziran 1979) ve Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi (26.6.1979). 1974'te Urfa'nın Bilecik kazasına bağlı bir köyde ilkokul öğretmeni oldu. 7.3.1980'de Hasanoğlan Öğretmen Lisesinde göreve başladı ise de, 14.3.1980'de mezun olduğu bölümde uzman olarak görev aldı. Aynı üniversitede görev aldı. Mezuniyet tezi Ali Zelilî-Niyâzü'l-Müznibîn (1979), yüksek lisans tezi Taşlıcalı Yahyâ Bey Divanı'nda Kozmik Unsurlar (1981), doktora tezi Hayâlî Bey Divanı'nın Tahlili (1984) adını taşır. 30.6.1981'de yüksek lisans, 3.4.1984'te doktor, 14. 5. 1986'da Yardımcı doçent, 28. 7. 1990'da doçent, 6. 9. 1995'de profesör unvanını aldı. 26. 9. 1996'da bölüm başkanı oldu. 1986'dan beri Gazi Eğitim Fakültesi'nde öğretim üyesidir.

Cemâl Kurnaz'ın 1974 yılından itibaren Hareket, Divan, Doğuş, Yedi İklim, Türk Kültürü, Millî Kültür, Türk Kültürü Araştırmaları, Journal of Turkish Studies, Millî Eğitim dergilerinde şiir ve makaleleri yayınlandı. Halk ve Divan Şiirinin Müşterekleri Üzerine Denemeler (Ankara1990) isimli eseriyle Türkiye Yazarlar Birliği Deneme Ödülü'nü kazandı.
--reklam--
Cemal Kurnaz Kitapları - Eserleri
Divan Edebiyatı ve Türk Kimliği
Türk Olmak
Divan Dünyası
Deli Rüzgar
Gazeller Arasında
Osmanlı Şair Okulu
Halk Şiiri ve Divan Şiirinin Müşterekleri
Eski Türk Edebiyatı
Belgelerle Orhan Veli
Bayburtlu Celali ve Şiir Dünyası
Ümmi Sinan
Dikene Su Vermek
Yunus'un Nefesi
Türkülerin Gücü
Küçük Kırmızı Balık İçin
Türk Edebiyatında Şathiyye
Çavdaroğlu Müfti Derviş
Emir Buhari
Türk’ün Mektebi Türkü Mektebi
Milletin Şairi Mehmet Akif
Giritli Salacıoğlu Mustafa Celveti Divan
Eski Edebiyatın İçinde
Makaleler
Osmanlı Şair Okulu
Serdengeçti Şairleri
Birinci Öğretmenler Kongresi Selanik 1911
--reklam--
Cemal Kurnaz Alıntıları - Sözleri
Bu dünyada istenen nedir?Akşam gidebileceğin sıcak bir yuva,sokaklarında özgürce dolaşabileceğin bir vatan. (Milletin Şairi Mehmet Akif)
İnmemiştir Kur'an bunu hakkıyla bilin,
Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için. (Milletin Şairi Mehmet Akif)
Bir derdim var âlemde bin dermânı neylerem
Bir cânânım var cânda yüz bin cânı neylerem

Ben bu aşka düşmüşem yanuban tutuşmuşam
Derd odunda pişmişem ad u sanı neylerem (Ümmi Sinan)
Göz, güzelliğin anlam kazandığı yerdir. (Türk’ün Mektebi Türkü Mektebi)
Ey fitnesi çok kavli yalan yandum elünden
Bir nâz ile bin gönül alan yandum elünden (Eski Türk Edebiyatı)
Dersini İblis'den alıp küfrünü iman sanır
Münkirin kalbinde nakş olmuş kuru kavgâsı var. (Ümmi Sinan)
Her hâr ile sen sohbet idersün dün ü gün ben
Derdüm iderüm mûnis-i cân yandum elünden (Eski Türk Edebiyatı)
Kalırsa el beğenir, ölürse yer beğenir; kurunun yanında yaş da yanar; pardon çıkalı eşeklik mübah oldu; ortada fol yok yumurta yok; geçmişe mazi derler; bal demekle ağız tatlanmaz; çivi çiviyi söker; iyilik et de denize at, balık bilmezse Hâlik bilir; yer pek gök yüksek; eşek ölür semeri kalır, insan ölür eseri; kale içinden alınır; iki el bir baş içindir; takke düştü kel göründü; selamün aleyküm kör kadı; ağzı var dili yok; besmelesiz; ağzı kara; parmağı ağzında kalmak; it damarı tutmak; çam devirmek; tingir elek tingir saç; sıfırı tüketmek; zipçıktı; zirzop; zibidi; kıyak vb (Milletin Şairi Mehmet Akif)
Nefesin gül kokuyor
İçerin bahçe midir? (Türk’ün Mektebi Türkü Mektebi)
Ben bana yâr olduğumca yârı ağyâr bulmuşam
Bana ağyâr olduğunca onu ben yâr bulmuşam (Ümmi Sinan)
Akif,"Gitme gel yolcu beraber oturup ağlaşalım/Elemin bir yüreğin karı değil,paylaşalım."diye hıçkıran bir adamdır. (Milletin Şairi Mehmet Akif)
“Milli birlik, zor zamanlarda hatırlanacak bir şey değil, zor zamanlar için hazırlanacak bir şeydir.” (Türk Olmak)
"Mevlânâ der ki: " Seni terk edeni , terk edecek olanı, iyisi mi sen şimdiden terk et ..." (Deli Rüzgar)
Şiirde anlatılan genellikle aşkın ayrılık halidir. Çünkü vuslatın şiiri olmaz, vuslathaneden ifşaat olmaz, teşhir olmaz, canlı yayın hiç olmaz. Vuslat, sözün bittiği noktadır. (Divan Edebiyatı ve Türk Kimliği)
Minnet Hudâ'ya devlet-i dünyâ fenâ bulur
Bâkî kalur sahîfe-i âlemde adumuz (Eski Türk Edebiyatı)
Sunam hangi bağın ayva, narısın
Bahçeler rümmânı sen safa geldin
Bendeki bülbülün gül ensârısın
Gönlümün gülşeni sen safa geldin

Revân ehli misin Nahcivanlı mı
Karabağlı mısın Dağıstanlı mı
Semerkant Kandehar Bedehşanlı mı
Gürcistan reyhanı sen safa geldin

Bir hâb-ı gaflette üçler yediler
Seni bana hekîm cerrah dediler
Yaram göz göz olmuş bir tabîb diler
Derdimin dermanı sen safa geldin

Üç harf beş noktadan aldık hesabı
Seni bize yazmış ezel kitabı
Şimden geri kaldır yüzden nikâbı
Hanemin erkânı sen safa geldin

Badeler nûş etmiş ehl-i dilim ben
Şad Fırat Ceyhun'um nehr-i Nil'im ben
Kimse bilmez ne revnakda gülüm ben
Bağımın bâğbânı sen safa geldin

Sakla Celâlî'yi gevher taş gibi
Altun tasta od görmemiş aş gibi
Parmağında hâtem yüzük kaş gibi
Canım kurbân sana yâr safa geldin (Bayburtlu Celali ve Şiir Dünyası)
Bazı mutasavvıfların vecd ile istiğrak halinde kendi iradeleri dışında, manasını düşünmeden söyledikleri, içinde bir iddia ve akla aykırı bir tarif bulunan ve dıştan, şeriata muhalif gibi görünen aşırı derecede söz olup, bu söz kabul veya reddedilemediği gibi, onu söyleyen de bundan dolayı muaheze edilemez. Çünkü, şath bir arbede yahut sufinin Tanrıya nazıdır. (Türk Edebiyatında Şathiyye)
Sevgili idealize edilmiş bir tiptir. Her bakımdan idealdir. Güzel değil, en güzeldir. Boyu en uzun, beli en ince, yüzü aydan, güneşten de güzel. Şiirde anlatılan sevgiliyi beşer arasında bulamayız. Nedim, Yok bu şehr içre senin vasf ettiğin dilber Nedim/ Bir peri-suret görünmüş bir hayal olmuş sana*
*Nedim G 273/2-8. (Divan Edebiyatı ve Türk Kimliği)
Akif büyük bir hüzün ve teessür içinde dedi ki:
Arkamda polis hafiyesi gezdiriyorlar.Ben vatanımı satmış ve memleketine ihanet etmiş adamlar gibi muamele görmeye tahammül edemiyorum ve işte bundan dolayı gidiyorum. (Milletin Şairi Mehmet Akif)
Asrın hani yüz kıble değiştirse şuünu,
Tek ibre bilir kendisi ancak,o da burnu. (Milletin Şairi Mehmet Akif)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/cemal-kurnaz-kimdir-cemal-kurnaz-kitaplari-ve-sozleri)