# Charles Bukowski kimdir? Charles Bukowski kitapları ve sözleri

> Amerikalı yazar ve şair Charles Bukowski hayatı araştırılıyor. Peki Charles Bukowski kimdir? Charles Bukowski aslen nerelidir? Charles Bukowski ne zaman, nerede doğdu? Charles Bukowski hayatta mı? İşte Charles Bukowski hayatı... Charles Bukowski yaşıyor mu? Charles Bukowski ne zaman, nerede öldü?

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/charles-bukowski-kimdir-charles-bukowski-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-24T10:00:01+03:00
- Güncelleme: 2022-02-24T10:00:01+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/24/charles-bukowski-kimdir-charles-bukowski-kitaplari-ve-sozleri-160539.jpg

Amerikalı yazar ve şair Charles Bukowski edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Charles Bukowski hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Charles Bukowski hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Charles Bukowski hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Tam / Gerçek Adı: Heinrich Karl Bukowski
Doğum Tarihi: 16 Ağustos 1920
Doğum Yeri: Andernach, Almanya
Ölüm Tarihi: 9 Mart 1994
Ölüm Yeri: San Pedro, Kaliforniya'da
Charles Bukowski kimdir?
Charles Bukowski (16 Ağustos 1920 - 9 Mart 1994), asıl adı Heinrich Karl Bukowski olan Amerikalı yazar ve şair. Yapıtlarında bazen Henry Chinaski ismini de kullanmıştır. Hayatının çoğunu ABD'nin Los Angeles şehrinde geçirmiştir.

Eserlerinde genellikle toplum dışı insanlar ile depresyonu konu alması ve alkolizme yatkın bir hayat tarzını anlatmasıyla ünlüdür. Bunun nedeni olarak kendisinin bu hayatı yaşaması gösterilebilir. Bukowski'nin yazılarında kendi hayatını yazıp yazmadığı tartışma konusu olmuştur; hayranlarının bir kısmı bunları kurguladığını, çoğunluğu ise yaşamadan bu tip kurguları yapmasının mümkün olmayacağını ve o karakterde bir insanın bu hayatı sürmesinin zaten doğal olduğu görüşünü savunmaktadır.

I. Dünya Savaşı'nın sonlarında Almanya'ya askeri hizmet nedeniyle gelen Polonya asıllı Amerikan bir babanın ve terzilikle uğraşan Alman bir annenin çocuğu olan Charles Bukowski 1920 yılında Andernach, Almanya'da doğdu. 2 yaşındayken Los Angeles'ataşındılar. 1929 Krizi sırasında Bukowski'nin babası genelde işsizdi ve Bukowski'ye şiddet uygulardı. Genelde sessiz bir çocuk olan ve bu özelliğiyle dikkat çeken Bukowski, bazen çıldırış noktasına geliyor kendinden hiç beklenmedik kabadayılıklar yapıyordu. İlkokul yıllarından itibaren korkusuz olan Bukowski, kendi yazdığı bir eserinde ilkokul öğretmenine "sevişelim" dediğini söylemektedir. Bukowski, Los Angeles Lisesi'nden mezun olduktan sonra sanat, gazetecilik ve edebiyat dersleri aldığı Los Angeles Şehir Üniversitesi'nde 1 yıl okudu.

Yazmaya başladığı günden itibaren yazılarını yayımlanması için dergilere gönderen Bukowski'nin yazıları hep geri gönderilmiştir.

Ancak 24 yaşındayken "Aftermath of a Lenghty Rejection Slip" isimli kısa öyküsü yayımlandı. İki yıl sonra bir başka kısa öyküsü olan "20 Tanks From Kasseldown" isimli eseri yayımlandı. Bukowski yayıncılık yöntemlerinden hayal kırıklığına uğradı ve neredeyse 10 yıllığına yazmayı bıraktı. Hayatının bu bölümünü ABD'yi gezerek, çeşitli işlerde genellikle kısa vadeli çalışarak ve ucuz pansiyonlarda konaklayarak geçirdi. Hayatının diğer bölümlerinde olduğundan daha yoğun bir tempo ile açlık ile boğuşan ve kadınlarla zaman geçiren Bukowski daha sonra bu yıllarını Factotum isimli kitabında da anlatmıştır. Bu dönemdeki işlerinin kısa vadeli olmasının nedeni de düzen tanımaz kişiliği ve alkol bağımlılığıydı. Bukowski babasına olan nefretini onun aksine bir hayat yaşayarak göstermiş ve bir yazısında da bu yüzden bir hiç olmayı seçtiğini söylemiştir. O babasının aksine olduğu gibi görünen ve bir şey olmamayı hedefleyen birisi olarak kazandığı paraya önem vermiyor ve barlarda günü birlik bir hayat sürüyordu. Zengin Amerikalı kadınlarla ilişkiye girdiği dönemlerde onlara kaba dahi davransa etkiliyor onların evlerinde yaşamaya başlıyor ama bir türlü o hayata adapte olamayarak eski hayatına geri dönüyordu ki 1969'da da bunu, aç kalmayı seçtiğini söyleyerek ispat etmiş oluyor adeta. Ayrıca ömrünün çoğu denilebilecek kısmını da hipodromlarda geçirmiş ve bundan yazılarında sık sık söz etmiştir. 1950'lerin başında Bukowski, iki yıldan az bir süre ABD Posta İdaresi'nde posta kuryesi olarak çalıştı. 1955'te ölümün ucundan döndüğü alkol komasından dolayı hastaneye kaldırıldı. Taburcu olduktan sonra bir daktilo satın aldı ve şiir yazmaya başladı.1957'de Barbara Fry ile evlendi fakat 1959'da boşandılar. Bukowski, şiir yazmaya ve içki içmeye devam etti ve sonra Los Angeles'taki postaneye geri döndü. 1965'te hiç evlenmediği Francis Smith'ten bir kızı oldu. 1969'da Black Sparrow Yayınevi'nden ömür boyu 100 dolar maaş teklifini alınca postaneden ayrıldı. Bir mektubunda şöyle bir açıklaması vardı "İki seçenekten birini seçmek zorundaydım: Posta ofisinde kalıp delirmek ya da yazmaya oynayıp açlıktan ölmek. Ben aç kalmayı seçtim." Posta ofisini bırakalı bir ay olmadan Postane ismindeki ilk romanını bitirdi. 1976'da Bukowski, Linda King ile tanıştı. İki yıl sonra birlikte Los Angeles'ta bir liman şehri olan San Pedro'ya taşındılar. Bukowski ve Beighle 1985'te evlendiler.

Bukowski, Pulp romanını henüz bitirdikten sonra 9 Mart 1994'te 73 yaşındayken omurilikten yayılan lösemi sebebiyle San Pedro, Kaliforniya'da öldü.

Bu tip bir hayat yaşadığı için birçok kez tutuklanmış, dayak yemiş olan Bukowski hayatı, özgün dili ve tarzı ile Amerikan edebiyatına damgasını vurmuş, Türkiye'de ise ilk kez Sokak dergisi'nde çıkan öyküleri ile tanınmıştır.

Charles Bukowski Kitapları - Eserleri
Postane
Pulp
Factotum
Kahramanın Yokluğu
Ekmek Arası
Kadınlar

Ölüler Böyle Sever
Suda Yan Ateşte Boğul
Hollywood
Pis Moruk İtiraf Ediyor
Kasabanın En Güzel Kızı
Sıcak Su Müziği
En Kısa Andır Mucize

Pis Moruğun Notları 2
Pis Moruğun Notları
Sıradan Delilik Öyküleri
Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi
Pansiyon Manzumeleri
Bütün Atlar Kaybetmeye Koşar
Bana Aşkını Getir

Güneş, İşte Burdayım
Bir Tek Ben miyim Böyle Yaşayan?
Günler Tepelerden Aşağı Koşan Vahşi Atlar Misali
Kimse Bilmez Ne Çektiğimi
Büyük Zen Düğünü
En İyi Adamlar Yalnızken Güçlüdür
Kaybedenin Önde Gideni

Shakespeare Bunu Asla Yapmazdı
Güneşe Uzan
Kediler
Sarhoş Çal Piyanoyu Vurmalı Çalgı Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek
Çanlar Kimse İçin Çalmıyor
Gilles Deleuze ve Amerikan Edebiyatı
Kapalı Bir Kapıdır Cehennem

Gülün Gölgesinde
İlham Perisine Oynamak
Gece Çılgın Ayak Sesleriyle Yırtıldı
Kendimizde Açtığımız Yaralar
Aşk
Ben Makul Bir Adamım
Alaycı Kuş Bana Şans Dile

Canlılar ve Ölüler İçin Fırtına
Tükenmiş Hissediyorum Kendimi
Bring Me Your Love
There's No Business
New Poems Book 1
New Poems Book 2
The Continual Condition

New Poems Book 3
New Poems Book 4
Cehenneme Giden Yol
The Pleasures of the Damned: Poems, 1951-1993
Cehennemden Bir Köpektir Aşk
Aforizmlər
kadınlar

Charles Bukowski Alıntıları - Sözleri
bir sonraki şişeden başka
hiçbir şeyin önemi yoktu (Cehenneme Giden Yol)
Haftada 64 saat çalışıp karşılığında 35 dolar alıyordu dangalak ve mutluydu (Kasabanın En Güzel Kızı)
Bir şeyler biliyormuş gibi görünüyordum, ama yalandı, sahteydim ve insanın birden sahte olduğunu hissetmesinden daha kötü hiçbir şey yoktur dünyada. (İlham Perisine Oynamak)
Gurur yeni biçimler yaratıp kazananlara aitti sadece… (Pis Moruk İtiraf Ediyor)
“Şu haline bak. Bitkiden farkın yok.” (Ölüler Böyle Sever)
Deleuze göre felsefe,kavram icat etmenin,bicimlendirmenin ve üretmenin sanatıdır.Eger felsefe kavramları icat ediliyorsa, o zaman düşünceyi kışkırtmak için icat ediliyor olmaları gerekmektedir. (Gilles Deleuze ve Amerikan Edebiyatı)

Ölüm değil sorun, gelmesini beklemek. (Gece Çılgın Ayak Sesleriyle Yırtıldı)
''Sen paranoyak mısın?'' diye soruyor.
''Elbette, aklı başında herkes kadar.'' (Kasabanın En Güzel Kızı)
çok fazla kadın düzmelisin
güzel kadınlar
ve birkaç düzgün şiir yazmalısın.

yaş ve/veya yeni çıkan
yetenekler meselesini
kafana takma.

daha çok bira iç
daha çok ve daha çok

ve haftada en az bir kez
hipodroma git

ve mümkünse
kazan

zordur kazanmayı öğrenmek -her denyo
iyi bir kaybeden olabilir.

ve Brhams'ını be Bach'ını
ve biranı.
unutma

fazla egzersiz yapma

öğleye kadar uyu.

kredi kartlarından uzak dur,
hiçbir şeyi zamanında
ödeme.

ve bu dünyada 50 dolardan fazla
edcek bir fahişe olmadığını
unutma

sevme yeteneğin varsa
önce kendini sev,
fakat hiçbir zaman tam bir
yenilgi olasılığını göz ardı etme,
yenilginin nedeni sana
yanlış ya doğru gelse de-

ölümün tadına erken bakmak
kötü bir şey olmayabilir.

kilisilerden ve barlardan ve müzelerden
uzak dur, ve örümcek gibi
sabırlı ol-
zaman herkesin çarmıhıdır,
artı
sürgün
hezimet
ihanet

bütün o cürüf.
biradan şaşma
bira kesintisiz kan demektir.

kesintisiz bir sevgili.
büyükbir daktilo al,
ve pencerinin önünde
ayak sesleri ileri geri giderken

örsele lanet şeyi,
tuşlara ser vur

ağır siklet bir dövüş olsun

boğa güreşinde boğanın
ilk saldırışı gibi

ve müthiş dövüşmüş
o eski köpekleri hatırla:
Hemingway, Celine, Dostoyesvski, Hamsun.

onları da
senin yaptığın gibi
küçük odalarda delirmediklerini sanıyorsan
yanılıyorsun

kadınsız
yemeksiz
umutsuz

o zaman hazır değilsin demektir.

daha çok bira iç.
zaman var
yoksa
bile. (Cehennemden Bir Köpektir Aşk)
Sevmeyi falan değil, yalnızlığı öğren. Çünkü zor zamanlarda, en çok ona ihtiyacın olacak.. (Ölüler Böyle Sever)
Bizler ölmekte olan kuşlarız
Bizler batmakta olan gemileriz -
Ayaklarımızın altında yer sarsılmakta
ve bizler kollarımızı, bacaklarımızı
dışarı doğru atıyoruz
aynen çıyanın ölüm öpücüğünde
olduğu gibi:
ama sonra sırtımızda nazikle dişlerinin
sesini duyuyoruz
zehrimizi "politika" diye adlandırıyorlar. (Günler Tepelerden Aşağı Koşan Vahşi Atlar Misali)
Çok tuhaf insanlar vardı pansiyonda. Bir şey söylemeleri gerektiğinde asla konuşmazlardı. (Kahramanın Yokluğu)
" Sokaktaki adamın ayağında sağlam bir çift kundura olsun, karnı tok olsun. " (Kasabanın En Güzel Kızı)

“Topluma uyum sağlayamadım nedense. İnsanlardan hoşlanmıyorum.” (Sıcak Su Müziği)
***
...saat dörde kadar her şey yolunda giderdi... (Canlılar ve Ölüler İçin Fırtına)
İstedikleri buydu demek: yalanlar. Harikulade yalanlar. Buna ihtiyaçları vardı. İnsanlar ahmaktılar. (Ekmek Arası)
her şeyden vazgeçebilmelisin, fırlatıp alabilmelisin, her şeyi. (Gülün Gölgesinde)
Bir son istiyor musunuz?
Siz yazın. (Pis Moruk İtiraf Ediyor)
Zihnimizin durumu ülkemizin durumudur. (Kaybedenin Önde Gideni)
***
bu bir ara.
fırsat varken tadını çıkarın. (Canlılar ve Ölüler İçin Fırtına)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/charles-bukowski-kimdir-charles-bukowski-kitaplari-ve-sozleri)