# Claude Farrere kimdir? Claude Farrere kitapları ve sözleri

> Fransız Roman Yazarı ve Hikayeci Claude Farrere hayatı araştırılıyor. Peki Claude Farrere kimdir? Claude Farrere aslen nerelidir? Claude Farrere ne zaman, nerede doğdu? Claude Farrere hayatta mı? İşte Claude Farrere hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/claude-farrere-kimdir-claude-farrere-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-07-06T10:00:11+03:00
- Güncelleme: 2023-07-06T10:00:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/07/06/claude-farrere-kimdir-claude-farrere-kitaplari-ve-sozleri-435952.jpg

Fransız Roman Yazarı ve Hikayeci Claude Farrere edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Claude Farrere hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Claude Farrere hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Claude Farrere hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 1876
Doğum Yeri: 
Claude Farrere kimdir?
Fransız roman ve hikayeci. 1919'da deniz subaylığı görevinden ayrıldı ve edebiyata ağırlık verdi. Doğu ülkelerine seyahatlar yaptı, birkaç kez Türkiye'ye geldi. 1935'te Fransız Akademisi üyeliğine seçildi. 1.Dünya Savaşı'nda Fransa'nın Türkiye'ye karşı cephe almasını tenkid eden yazar, bunun Ortadoğu'da Fransız kültürünün çökmesine sebep olacağını iddia etmiş ve haklı çıkmıştır.
--reklam--
Claude Farrere Kitapları - Eserleri
Ölmez Adamların Evi
Ankaralı Dört Hanım
Türklerin Manevi Gücü
Saygon Geceleri
--reklam--
Claude Farrere Alıntıları - Sözleri
gözlerim onun gözlerinin içinde, unutuyor… (Ölmez Adamların Evi)
Yine tekrar ediyorum; ben Avrupa'da olsun, Asya’da olsun Türk köylüsünü çok iyi tanıdım: Barışsever ve sakindir. Damarlarında bir vakitki Türkmen kanı dolaşır. Bulgarlara gelince unutmayalım: Avrupa'da Hunlar’a en yakın akraba olan kavim Bulgarlar'dır, (Türklerin Manevi Gücü)
Benim sırrım, senin sırrın olduğu vakit... (Ölmez Adamların Evi)
- Biz, Türklerin arasından bir tek hain çıkmaz. Bizim ilân-ı harb tarzımızda bile hainlik yoktur. Bunu iyi bilin! Ben sizi haince arkadan vurmadım, sadece size hücum ettim: Hepsi bu! (Türklerin Manevi Gücü)
Sallanıp duran at arabası kendisini cebeci’ye doğru götürürken, tüm bunları gördükçe Villandry düşünüyordu:
-“ Çok büyük bir çaba! Ve maalesef kötü yönlendirilen büyük bir çaba. İşte yeni Türkiye! Bir an içinde yaşlanmak isteyen ve bunu nasıl yapacaklarını bilmeyen genç insanlar. Halo hurafelere inanıyor ama dinleri inkar ediyorlar. Ve iktisat kanunları bilmedikleri gibi sosyal kuramları da bilmezler. Bu asrın korkunç yoluna girmek isteseler de esasın görünüm değil de üretim ile harcama olduğunu, önce üretip sonra da yavaş yavaş sarfetme olduğunu bilmezler. Yıkıma doğru gitmekten başka bir sorunu olmayan bir delilik. Ama bu başka bir konudur. Oyunun kurallarını bilmeden böylesine bir çembere giren kimse yıkama ilk giden olur. (Ankaralı Dört Hanım)
Bizim birbirine rakip sayısız zevceler topluluğu halinde yaşadığımızı, her Türk kocasının kendisine mahsus bir haremi bulunduğunu sanıyorlar.Yine bizlerin, kafesimizde pembe yahut açık yeşil atlastan elbiseler içinde, şairane bir şekilde, danslar, şarkılar, sigaralar, gül reçelleri, nargileler hatta afyon çubukları arasinda yaşadığımızı sanıyorlar. (Türklerin Manevi Gücü)
Uyku, yarı ölüm... (Ölmez Adamların Evi)
Artık hayatım, hayat denilecek şekilden çıktı… (Ölmez Adamların Evi)
Sessizlikten daha güzel birşey söyleyebileceğinden emin değilsen,sus! (Ankaralı Dört Hanım)
Görüyorsun! Ankara, inançtan yoksun ihtiraslı insanların eseridir. Ve işte bu nedenle de, bu zavallı başkent hâlâ ruhtan yoksundur. (Ankaralı Dört Hanım)
-Beni gülünç mü buluyorsunuz?
- Olsun! Pekálá biliyorsunuz ki ben de sizin fikirlerinize gülmüyorsam bu, sırf basit bir nezaket eseridir. Susuyorum ama ben de başka türlü düşünmüyorum. (Türklerin Manevi Gücü)
Kendimi, mezarının dibinde yatan, ve başının üstünde dirilerin konuştuğunu, güldüğünü işiten bir ölüye benzetiyordum.
Evet, tıpkı bir ölü... (Ölmez Adamların Evi)
"Seçilebilecek en iyi yol, gerçektir." (Ankaralı Dört Hanım)
Villandry, şapkası elinde, onlara bakarken dünkü ve yarınki Türkiye’nin hiç bir siyasetçinin hayal edemeyeceği kadar yakın olup birinin diğerinden güç almakta olduklarını hissetti. (Ankaralı Dört Hanım)
Ölüm, sizin de başınızın ucunda bekliyor. Gülmeyin. Okuyun, anlayın, inanın ve sonra ne yapmak lâzım geliyorsa onu yapın. (Ölmez Adamların Evi)
Zümrüt gibi iki göz, beni altüst etti. (Ölmez Adamların Evi)
Yorgunum, müthiş surette ve hiçbir istirahatin gideremediği, gideremeyeceği şekilde yorgunum. (Ölmez Adamların Evi)
Zaman geçiyor ve onu durdurabilecek hiçbir şey yok. (Ankaralı Dört Hanım)
-Çok büyük bir çaba!.. ve, maalesef kötü yönlendirilen büyük bir çaba. İşte, yeni Türkiye! Bir an içinde yaşlanmak isteyen ve bunu nasıl yapacaklarını bilmeyen genç insanlar. Hala hurafelere inaniyor, ama, dinleri inkâr ediyorlar. Ve, iktisat kanunlarını bilmedikleri gibi, sosyal kuramları da bilmezler. Bu asrın korkunç yoluna girmek isteseler de, esasin görünüm değil de üretim ile harcama olduğunu, önce üretip sonra da yavaş-yavaş sarf etme olduğunu bilmezler. Yıkıma doğru gitmekten başka bir sonu olmayan bir delilik. Ama, bu, başka bir konudur. Oyunun kurallarını bilmeden böylesine bir çembere giren kimse, yıkama ilk giden olur. (Ankaralı Dört Hanım)
Şirin, düşüncelere dalmıştı:
-Kuran okuyor, Peygambere inanıyor, Allah’a inanıyor...
Anlaşılacağı gibi, Şirin artık hiçbir şeye inanmıyordu. Uzun zamandan beri! Devrim, hiç olmazsa bunu elde etmişti: bir yüzyıldan beri Batı’da gülümsemelerle karşılanan bazı kimselerdeki düne ait boş inançları söküp atabilmişti!.. Öyle zannediyordu... Özellikle, bu inançların her zaman yeniden doğabilecekleri ve bir an içinde filizlerini gürleştirebileceği göz önüne getirildiğinde, böylesine bir girişim be kadar da tuhaf görülüyor... Nitelim... İşte, Günay... (Ankaralı Dört Hanım)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/claude-farrere-kimdir-claude-farrere-kitaplari-ve-sozleri)