# Erdal Çakır kimdir? Erdal Çakır kitapları ve sözleri

> Şair,Yazar Erdal Çakır hayatı araştırılıyor. Peki Erdal Çakır kimdir? Erdal Çakır aslen nerelidir? Erdal Çakır ne zaman, nerede doğdu? Erdal Çakır hayatta mı? İşte Erdal Çakır hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/erdal-cakir-kimdir-erdal-cakir-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-18T15:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-10-18T15:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/18/erdal-cakir-kimdir-erdal-cakir-kitaplari-ve-sozleri-336279.jpg

Şair,Yazar Erdal Çakır edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Erdal Çakır hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Erdal Çakır hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Erdal Çakır hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 1960
Doğum Yeri: Erzincan
Erdal Çakır kimdir?
İlkokul ve ortaokulu Erzincan'da, lise tahsilini İzmir'de tamamladı. 1984'te Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 1988 yılına kadar devlet memurluğu yaptı. Halen İstanbul'da özel bir şirkette çalışmaktadır. Şiirleri Yedi İklim, Bürde, Dergâh, Kayıtlar ve Hece dergilerinde yayımlandı.
--reklam--
Erdal Çakır Kitapları - Eserleri
Hu
Hüznün Efendisine
Sultana Mektuplar
--reklam--
Erdal Çakır Alıntıları - Sözleri
"Allahım,
Sorularımın hepsini unutmaya hazırım
Ben sordukça sen daha çok soracaksın bilirim
Ne hâlim olur ki, bildiğim hiçbir şey bana ait değilken
Ait değilken hiçbir harf ismimden
'nasıl' demek, 'niçin' demek
Ve soru işareti koymak varlığımın sonuna
Ben nasıl bilirim ki, bildiklerimde yanarken
Bildiklerim yakarken varlığımı ucundan" (Hu)
"Evet demek bile, çok uzun bir cümle benim için
Bakamam kırıldığım yerde kırılan yerlerime
Çok uzun bir cümle insan, kendinden kaderine
Harfleri üst üste koyunca ben olmuyorum
Dudaklarım yapışmıyor tutkalına kelimenin" (Hu)
Efendim, yanmaya hazırım
Külümden ne meseller çıkacak bilmiyorum
İnsandı
Yandı
Küllerine geri döndü
... (Hüznün Efendisine)
Dünyanın bütün çocuklarına

Senin rüzgârların nasıl bir Medîne’dir ya Resûlallah
Nasıl bir akşamdır ırmakların, gürül gürül özlem
Yaslandığımız bir güneşi olmalı bakışlarımızın
Sen nasıl bir yolcusun ya Resûlallah
Göğsümüz kabardığında hüzünlü bir Ebûbekir
Ağzımız örümcek ağı, kelimelerimiz seni göstermez
Sözü helak ederiz de seni düşürmeyiz dillere
Çölümüzdeki bütün izlerini kalbimize yapıştırırız
Biz seni çok kıskanırız ya Resûlallah
Şehrimizden, çölümüzden, gönlümüzden
Üstünü ayetlerle örter
Kapına nübüvvet mührü vururuz
Saba rüzgârı çarpmasın tenine, rengine, Medîne’ne
İlahilerle girilsin bağındaki goncanın seherine (Hüznün Efendisine)
Diyelim ki imlası bozuk bir kelime düşer mi cümlesinden
Kelime ölür, cümleye başın sağolsun mu denir (Hu)
"Bana yolların neresinde durduğumu söyle
 Senden nasıl çıkarım sana; benden öte ne vardır
 Bu yol insandan çıkıp nereye gider" (Hu)
Çocuk, peygamber... şaşırmaz oyununu
‘Bir dir bir’ en sevdiği oyun
... (Hüznün Efendisine)
Çalı dikenine mümkün mü anlatmak kuşluğun dilini
Acılarımız neresine tutunur da insanın, insan olur
Seni seviyorum demek mümkünken her an, her mekân
Nedendir fecrimizin tomuruna vuran kırağası ayazın (Hu)
Haddimi bilirim, her duvar dibinde eylenmem
Avazı nereden gelir sormam çirkin horozun
Ya Hak, kahrını bilirim, bilirim de kime sığınırım
Kahrından kahrına sığındığım yine Kahhar ismindir (Hu)
Sesini duyduğumda, şarkılarımın
Başka dillerin şarkısı olduğunu anladım
... (Hüznün Efendisine)
~Daha nedir diye bir sorum olamaz elbet
Dahası yok çünkü acizliğimin~ (Hu)
"Bir selam versen de sesine gelsem, yollarım çetrefil
Bire üçe bine bölünmüşüm neresinden yürürüm kendimin" (Hu)
Ellerin yüreğin olmakta ellerimde
Bir sıcak öyküye yaslanır bu şehrin akşamları
Yarı yaşanmış gün ortasından
Kopardığımız bir andır göğsümüzde gürleyen ağrı.

Her kaçırdığın bakışında kendime yakalanıyorum
Utanıyorum ve saklıyorum ellerimi
Saklanıyorum senden, kendimden
İkindi sonrasından ve tevbemden.

Kaybettiğim her adres gönlüne çıkar
Ben hep kaybolduğum şehirlerde bulurum kendimi
Soruyorum toplayıp bütün sorularımı
Bu şehrin kalbi var mıdır senden başka.

Gidersem bir ince silüettir hatıraların kalbi
Gelmek gitmemektir derim
Gidememektir bakışının düşmediği yere
Geceye, gündüze ve güneşin doğduğu yere. (Sultana Mektuplar)
"Sabahları sabah gibi severim seni; akşamları akşam gibi" (Hu)
feragat ediyorum kulluğuma çarpan dünyadan (Hüznün Efendisine)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/erdal-cakir-kimdir-erdal-cakir-kitaplari-ve-sozleri)