# Erkin Koray kimdir? Erkin Koray kitapları ve sözleri

> Türk Rock Anadolu Rock Sanatçısı. Erkin Koray hayatı araştırılıyor. Peki Erkin Koray kimdir? Erkin Koray aslen nerelidir? Erkin Koray ne zaman, nerede doğdu? Erkin Koray hayatta mı? İşte Erkin Koray hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/erkin-koray-kimdir-erkin-koray-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-03T04:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-04-03T04:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/03/erkin-koray-kimdir-erkin-koray-kitaplari-ve-sozleri-192123.jpg

Türk Rock Anadolu Rock Sanatçısı. Erkin Koray edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Erkin Koray hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Erkin Koray hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Erkin Koray hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 1941
Doğum Yeri: Kadıköy/istanbul
Erkin Koray kimdir?
Erkin Koray (d. 24 Haziran 1941; Kadıköy, İstanbul), Türk Rock Anadolu rock sanatçısı.
Anadolu rock ve hard rock türünde özgün eserler vermiş olmakla birlikte bir çok türküyü yeniden düzenlemiştir.
Özgün çalışmaları, doğu ve batı müziklerinde yaptığı çalışmalarla birçok müzisyeni etkilemiştir. Cemalim, Köprüden Geçti Gelin gibi çalışmaları ile Türk halk müziği, Nihansın Dideden, Kıskanırım gibi parçalar ile Türk sanat müziği eserlerini yorumlayarak Türk Rock müzik tarzının en önemli eserlerini vermiştir.
Şaşkın (Ala Ain Moulayiteen) (Dabke), Estarabim, Çöpçüler, Fesuphanallah gibi geniş kitlelerin beğenisini kazanan Arabesk-rock parçaların yanında, Mesafeler, Yağmur gibi psychedelic rock'a uzanan ve Krallar,"Akrebin Gözleri","Öfke" gibi metal müzik olarak nitelendirilebilen birçok önemli çalışmaya imza atmıştır. 1960´larin sonuna dogru, bağlamanın sesini müzik yapilan mekânlarda daha çok duyurmak ve rock müziğinde de kullanabilmek için elektro bağlamayı icat etti.

Hayatı

24 Haziran 1941 tarihinde İstanbul'da doğdu. Küçük yaşlarda, piyano öğretmeni olan annesi Vecihe Koray'dan piyano öğrendi, daha sonra gitar çalmaya başladı. İstanbul Alman Lisesi'nde eğitim gördüğü 50'li yılların ikinci yarısında , arkadaşları ile kurduğu amatör topluluk olan Erkin Koray ve Ritimcileri ile dönemin güncel parçalarını çalmaya başladı. Lise eğitiminin ardından 60'lı yılların başına dek çalışmalarını yarı amatör yarı profesyonel olarak sürdürdü.
1959 yılında ilk grubu Erkin Koray Ve Ritimcileri'ni kurdu. 1962 yılında çeşitli müzikli mekânlarda programlar yaptığı sıralarda aldığı bir teklif ile bir yüzünde Bir Eylül Akşamı, diğer yüzünde It's So Long adlı İngilizce parça bulunan ilk 45'liğini yaptı. Erkin Koray askerliğini 1963-1965 yılları arasında Ankara'da Hava Kuvvetleri Caz Orkestrası'nda Solist ve Gitarist olarak yaptı.
Terhisi sonrasında Almanya'nın Hamburg şehrine giden Erkin Koray 1966 yılında Türkiye'ye dönüşünden sonra Erkin Koray Dörtlüsü adlı grubu kurdu. 1967 yılında basılan, bir yüzünde "Kızları da Alın Askere", diğer yüzünde "Aşk Oyunu" adlı parçalar bulunan 45'liği ile önemli başarı kazandı. Özellikle "Kızları da Alın Askere" parçası Erkin Koray'ın geniş kitleler tarafından tanınmasında önemli rol oynamıştır.
1968 yılında, Hürriyet Gazetesi tarafından yapılan "Altın Mikrofon" yarışmasına katıldı. Bu yarışmada 4. olan Erkin Koray'ın yarışmadaki şarkıları "Meçhul" ve "Çiçek Dağı" daha sonra bir plak şirketi tarafından piyasaya çıkarılarak 800 bin adet gibi büyük tiraj yaptı. Grubu ile bir yandan konser verdi, bir yandan da Klüp, Bar gibi çeşitli müzikli mekânlarda çalışmaya devam etti.
Bu ilk önemli başarıyı, 60'lı yılların sonlarına dek ardı ardına gelen: "Anma Arkadaş", "Hop Hop Gelsin", "Sana Bir Şeyler Olmuş", "Seni Her Gördüğümde" gibi hepsi büyük beğeni toplayan parçalar takip etmiştir.
1969 yılında kurduğu Yeraltı Dörtlüsü adlı grubu ile Türkiye'de ilk "Underground" müzik akımının öncüsü oldu. 70'li yılların başlarına gelindiğinde Koray Türkiye'de oldukça geniş bir dinleyici kitlesine sahiptir ve kendine özgü müzik çizgisi belirginleşmiş durumdadır.
1971'de Erkin Koray Süper Grup, 1972'de Ter gruplarını kuran Koray , 1970-1974 yılları arasında Türkiye müzik listelerinde üst sıralarda yer alan klasikleşmiş birçok esere imza atmıştır. "İlahi Morluk", "Aşka İnanmıyorum", "Mesafeler", "Züleyha", "Silinmeyen Hatıralar", 1974'te "Şaşkın", "Fesuphanallah" bu dönem eserlerindendir.
Erkin Koray 1974-1984 yılları arasında kısa sürelerle Türkiye'ye gelişleri dışında Hollanda, Almanya ve Kanada'da yaşadı. Hakkında pek fazla bilgi olmayan bu dönemde, "Estarabim", "Arap Saçı" gibi çok bilinen eserleri yayımladı. Koray 1977 yılında kurduğu Erkin Koray Tutkusu adlı LP ve aynı adlı gruptan sonra, kısa süreli beraberlikler dışında başka grup kurmamıştır.

1980'ler

Erkin Koray, 1982'de Benden Sana albümünü yayınladı. Albümün bir kısmını Almanya'da Köln ve Hamburg'da kaydederken bir kısmını da İstanbul'da kaydetti. Albümde Koray'a, Haluk Taşoğlu ve Sedat Avcı'nın yanı sıra Hint müzisyen Harpal Singh de destek verdi. Albümdeki şarkıların bir kısmı (Meyhanede, Öyle Bir Geçer, Sayın Arkadaşım Osman) Hint müzisyenlerin bestelerine Erkin Koray'ın Türkçe yazdığı sözlerden oluşur.
Bir sene sonra ise İlla Ki albümünü yayınladı. Bu albüm içindeki şarkılar kadar, Nuri Kurtcebe'nin çizdiği albüm kapağı ve plak versiyonunun şeffaf olmasıyla da dikkat çekiyordu. Miksajı Köln'de yapılan albümde İlla Ki, Deli Kadın, Tek Başına gibi hit şarkıların yanında Kızları da Alın Askere ve Hop Hop Gelsin gibi eski şarkıların da yeni yorumları yer alıyordu.
Türkiye'ye kesin dönüşünün ardından, ailevi sorunlarından dolayı kendisi için pek verimli geçmeyen 1985-1990 yılları arasında belki en çok bilinen çalışması olan Çöpçüler ile büyük bir çıkış yaptı. Çöpçüler'in de yer aldığı Ceylan 1985'te yayınlandı. Albümde Erkin Koray, çoğu enstrümanı kendi çalmıştı. Bu dönemde, devrin modasına uyarak piyanist-şarkıcı olarak bir restoranda müzik yapmaya başladı; nedeni olarak da "para kazanması gerektiği" olduğunu belirtti.
Bu dönemin diğer bir önemli ve özgün eserlerinden biri de 1986'da yayınlanan Gaddar albümü oldu. Anılan maddi sıkıntılar, sanatçıyı tek bir sentezleyici eşliğinde kaydedilen Çukulatam Benim (1987) gibi düşük bütçeli yapımlara zorlamıştır. Bu albümde de Şaşkın ve Sana Bir Şeyler Olmuş şarkılarının taverna müziği tadındaki yorumları bulunmaktaydı. 1989'da Hay Yam Yam albümü çıktı. Bu albümde klip çektiği Hayat Katarı şarkısı Kemal Sunal filmi Abuk Subuk Bir Film filminde kullanılmıştı. 1990 yılında yayınladığı Tamam Artık albümü de önceki albümlerinden farklı olmayan bir şekilde eski ve yeni şarkıların karışık bulunduğu bir albüm oldu.
Erkin Koray'ın hayatı genellikle ekonomik sıkıntılarla geçmiştir. Yaptığı çıkışlar, son derece popüler olan çalışmaları onu maddi açıdan rahatlatmaya yetmemiştir. Müziği kendine yaşam biçimi olarak seçmiş olan Koray ve dönemdaşı birçok özgün sanatçı, o dönemlerde belirsiz olan telif hakları, sınırlı çalışma olanakları, sağlıksız bir yapıya sahip olan müzik piyasası ve müzik dinleyicisinin düşük alım gücü gibi nedenlerle bu sıkıntılardan kurtulamamışlardır. Bunlardan bazıları küserek müziği bırakmışlar ve daha iyi maddi koşullar elde edebilecekleri işler ile uğraşmışlardır. Erkin Koray telif hakları en çok ihlal edilmiş sanatçılarımızdan biri olmuştur. Bu nedenlerle nerede ise hiçbir zaman arzu ettiği yapımları gerçekleştirecek parasal kaynak bulamamıştır.
Yenilikçi, sentezci, deneyci bir müzik çizgisi olan Erkin Koray; sıradışı şarkı sözleri, kendine özgü vokal biçemi, uzun saçları, özgün kıyafetleri ve bunun gibi daha birçok nedenle dönemin yayın tekeli olan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu TRT tarafından dışlanmıştır. Eserlerinin nerede ise tamamı yakın zamanlara kadar, TRT denetimi tarafından yayımlanmaya uygun görülmemiştir. Bu durum ülkemizde özel yayın kuruluşlarının ortaya çıkışına kadar süregelmiş ve Koray'ın dinleyici kitlesinin sınırlı kalmasına yol açmıştır.

1990'lar

1990 - 1993 yıllarında, genelde Öyle Bir Geçer, Arapsaçı, Fesupanallah, Şaşkın, Sevince ve Yalnızlar Rıhtımı vb. hitleri içeren bir toplama albüm serisi ve bir de Best Of piyasaya sürdü. 1990'da yayınladığı Tamam Artık albümünden sonra bir sessizlik ve plak şirketlerine küskünlük dönemine giren sanatçı, 1991'de Tek Başına Konser adlı konser kayıtlarından oluşan dışında albüm çalışmalarına ara verdi.
1996 yılına kadar süren bu sessizlik, iddialı ve görece yüksek bütçeli Gün Ola Harman Ola albümü ile bozulmuştur. Büyük satış başarısı göstermeyen ancak eleştirmenlerce olumlu eleştiriler alan bu çalışmayı 1999 yılında yayımlanan Devlerin Nefesi adlı son albümü takip etmiştir.
2010'lu yıllara geldiğimizde ise Erkin Koray'ı, 7'sinden 70'ine kadar uzanan bir dinleyici yelpazesi içinde, tıklım tıklım dolu salonlarda konserler veren bir "Erkin Baba" olarak görüyoruz.
Bu arada, dünya çapında bir üne kavuşmuş olan Erkin Baba'nın eserleri, LP, CD ve DVD olarak yakında Amerika Birleşik Devletleri'nde piyasaya çıkacak.
--reklam--
Erkin Koray Kitapları - Eserleri
Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı
--reklam--
Erkin Koray Alıntıları - Sözleri
Önce neydik, sonra ne olacağız? (Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı)
Çın çın çınlıyor kafamda kurbağaların sesi ...
Yok .. .! Kurbağaların değil. ..
Bu Devlerin Nefesi (Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı)
Hepimiz için üç dünya var", diyorum ben ...
Bir: "Çıplak gözle gördüğümüz" dünya;
İki: "Bize gösterilen" dünya;
Üç: "Bize gösterilen dünyanın arkasındaki" dünya ... (Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı)
Bu sözüm ne anaya
Ne de babaya ...
Bu sözüm "Yukarıya":

Bir bildiğin vardı ki
Getirdin beni dünyaya ...
Sonra bıraktın beni,
 Bıraktın yaya ... (Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı)
Onların dillerinden, ''benim köylüm, benim işçim, benim memurum ... " hiç düşmemiştir ve biz de, bu numaralara yıl­lardır arkamızla (!) gülmüşüzdür. (Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı)
Sana bir sözüm var
 N'olur beni dinle
 Hata edip de ellere gitme (Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı)
''Türk milleti cesurdur'' dediler; ne kadar cesur olduğu­muzu, bizi idare edenler her gün bizleri aşağılayarak yüzü­müze vuruyorlar. Almanya'da bir şeye, bizdeki gibi geceden sabaha yüzde yüz zam yap da bak, ne oluyor! Oyarlar adamı, sokaklara dökülüp ... Bizde ne oluyor? Çıt! (Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı)
"Yaşamak HATIRLAMAKTIR ....
Allah Baba gibi ölümsüz olsaydık,
belki hatırlamasak da olurdu.
Ama bizim Can'ımız sınırlı ... " (Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı)
Hatırlayamadığın şey yaşanmamış demektir. (Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı)
Her ne kadar, içimden taa derinlerden bir yerden, herke­sin dinlemesini arzu etsem de:
"Eğer benim yaptığım müziği herkes, yani 70 milyon Türkiye dinliyorsa, ya bende bir yanlışlık vardır, ya da memlekette ... ", diye bir felsefe patlatırım ben bazen ...
Aynı düşüncem bu kitap için de geçerlidir .
... Siz ayrısınız!
E.KORAY (Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı)
"Ben yapmazsam, sen yapmazsan kim yapacak?" (Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı)
Eğer anlatacak bir şeyin yoksa, hayatın anlamı da yok­tur. (Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı)
Bu bir insan türüdür. Bu insanların hayvanları, insanlardan daha kıy­metlidir onlarca ... Herhangi bir şekilde insanlardan bula­madıkları sevgiyi hayvanlarda bulmuşlardır. Kınamıyo­rum, olabilir. (Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı)
Bizi bu memleketten hiç kimse kovamaz! (Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı)
Konsere gelin ... ! Neslimiz tükeniyor, tamam mı... ? Ma­lın iyisine yetiştiyseniz, yetiştiniz. Yoksa bazı şeylerin varlı­ğından haberiniz bile olmayacak! AKREBİN GÖZLERİ'ni de 20 sene sonra dinlemeye kalkarsanız, bu sefer de ben gö­remiyeceğim!" (Mezarlık Gülleri- Bir Dokümanter'le Karışık Hikaye Kitabı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/erkin-koray-kimdir-erkin-koray-kitaplari-ve-sozleri)