# Fadime Uslu kimdir? Fadime Uslu kitapları ve sözleri

> Yazar Fadime Uslu hayatı araştırılıyor. Peki Fadime Uslu kimdir? Fadime Uslu aslen nerelidir? Fadime Uslu ne zaman, nerede doğdu? Fadime Uslu hayatta mı? İşte Fadime Uslu hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/fadime-uslu-kimdir-fadime-uslu-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-31T10:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-07-31T10:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/31/fadime-uslu-kimdir-fadime-uslu-kitaplari-ve-sozleri-279596.jpg

Yazar Fadime Uslu edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Fadime Uslu hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Fadime Uslu hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Fadime Uslu hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 1978
Doğum Yeri: Adana
Fadime Uslu kimdir?
1978′de Adana’da doğan Fadime Uslu, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nden sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde sınıf öğretmenliği eğitimini tamamladı. Editörlük ve yayın yönetmenliği yaptı; ilk öyküleri Sözcükler dergisinde yer aldı. 2010’da Büyük Kızlar Ağlamaz adlı öykü kitabı, ertesi yıl Sokağın Kuyruğu adlı çocuk kitabı yayımlandı. Gölgede Yaşamak adlı öykü dosyasıyla 2011 Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü kazanan yazarın son kitabı Çat Kapı Dayım (2012) Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlandı. Gazete ve dergilerde, kitaplar üzerine yazıları yer alan Uslu, öğretmenlik görevini sürdürdüğü Ankara’da yaşıyor.
--reklam--
Fadime Uslu Kitapları - Eserleri
Ay Eskir Gün Işırken
Yaz Korkuları
Gölgede Yaşamak
Yüzen Fazlalıklar
Çat Kapı Dayım
Büyük Kızlar Ağlamaz
Kaçak Kahramanlar
Sokağın Kuyruğu
--reklam--
Fadime Uslu Alıntıları - Sözleri
"Değiştiremediğin geçmişi konuşarak ne kadar deşebilirsin ki." (Yaz Korkuları)
Yürümeye niyetlenen gideceği yolu bulur... (Yaz Korkuları)
" Tek başına olduğunda elma gibi toplanıyordu insanlar ve daha sonra elmanın kurdu tırtıl gibi sürüne sürüne hayatta kalabilenlerin içini kemiriyor, yiyip bitiriyordu." (Ay Eskir Gün Işırken)
"Her şey başa döner, çemberin mantığıdır bu." (Yaz Korkuları)
“Bana yeni bir şey söyle,” dedi, “öylesine yeni olsun ki anlamını hemen bulamayayım.Dışında kalacağım bir cümle kur bana.” (Yüzen Fazlalıklar)
“Madem bir hikâyeniz yok, yıllar sonra seni böyle üzen ne?’
‘Bir mantığı yok işte….Anlatamıyorum.Bir ada gibiyim, çevrem yüzen fazlalıklarla dolu.Rüzgâr hangi yönden eserse essin kıyılarıma vuruyorlar.” (Yüzen Fazlalıklar)
Gece muazzam bir gözdür; onun görüşü hiçbir şeyde yoktur çünkü karanlıktır. (Yüzen Fazlalıklar)
Sıkıntılar büyüdükçe insanlara yaşadıkları mekan dar mı geliyor? (Büyük Kızlar Ağlamaz)
Annem, kaptan derdi babama, kimi zaman da dalga. Oysa seslendiği adam çevresinde hiçbir zaman olmadı. Adamlardan bir adamdı ve bütün adamların toplamıydı babam. Beni büyüten annem, bana bütün adamlardan kadın olmayı öğretmişti. (Gölgede Yaşamak)
Aynı rüya kaç defa görülebilir ki tüm yaşam boyunca, diyorum kendi kendime.
Biliyorum, hiç kimse beni duymuyor. (Büyük Kızlar Ağlamaz)
Düşler kurgu tanımaz ki, onların dili rollere göre giydirilen elbiseler gibi. (Gölgede Yaşamak)
Bedeni sanki giymekten bıkıp usandığı bir elbiseydi. (Gölgede Yaşamak)
Beni doğuran annemle,içimde uyuklayan kızımın kalbi aynı anda durmuştu. (Gölgede Yaşamak)
“Hikayeler anlatılmaz,” dedi, “gerektiğinde onlar kendilerini anlatır.” (Yüzen Fazlalıklar)
Şu dakika senin ne yaptığını merak ediyorum. Arayabilirim. Soluğundan anlayabilirim günün üzerine sinen bulutunu, onun yorgunluğunu ve rengini. Ancak eski zaman fotoğrafıyım biliyorsun. Hangi dönemde olursa olsun, bir öncekinin özlemiyim. Konuşmaya başladığım anda gözlerimin önüne aramızdaki yolun taşları birer birer serilecek, hissediyorum. Oysa, dile dökülmemiş kelimeler, kör bir insanın kavrayışıyla çakıltaşına dokunması ya da parlak güneş ışığının tenine değmesi kadar gerçek, henüz tüketilmemiş. (Büyük Kızlar Ağlamaz)
“Böyle bıdı bıdı konuşup ona buna tepeden bakmaya bayılıyor insanlar. Başkasına değil, sen sadece bana bak.” (Yüzen Fazlalıklar)
"Yine Tom Waits dinliyorum. Bitiyor, yeniden açıyorum." (Yaz Korkuları)
"Kadınlar hayvani bir içgüdüyle okur kitapları," dedi Çözücü, "yakaladığı avın karnını deşercesine, aynı zamanda gönüllü bir kurban gibidirler. Okurken sözcükleri emmek için yanıp tutuşurlar. Yazılanın ama söylenmeyenin altında yatanı, çeşitli anlamlara açık tasvirleri, kurgunun matematiğini hesaba katmadan sadece olayın akışına doğru sürüklenip gitmek isterler. Çetrefilli olaylar içinde kaybolurlar. Kayboldukları an, yazarın bilincine takılmışlardır. İşte o zaman avdırlar, bir çeşit kurban. (Gölgede Yaşamak)
“Bir ada gibiyim, çevrem yüzen fazlalıklara dolu. Rüzgar hangi yönden eserse essin kıyılarıma vuruyorlar.” (Yüzen Fazlalıklar)
"Bugün anlamını yitirdiler; kir, karanlık, aydınlık... Kendi anlamlarının dışına çıkarıldı her biri, öyle bakma bana, gerçek bu; bir inanç inşa edeceksen işe sözcüklerden başlamalısın çünkü insanın inanca sıkı sıkı tutunmasını sağlayan sözcüklerdir: Sözcükler her şeydir ve her şey arındırılamayacak kadar kirlendi, güzel kızım. Üstelik kendi kirine âşık herkes; daldan dala atladım yine değil mi? (Ay Eskir Gün Işırken)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/fadime-uslu-kimdir-fadime-uslu-kitaplari-ve-sozleri)