# Fazıl Hüsnü Dağlarca kimdir? Fazıl Hüsnü Dağlarca kitapları ve sözleri

> Türk Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca hayatı araştırılıyor. Peki Fazıl Hüsnü Dağlarca kimdir? Fazıl Hüsnü Dağlarca aslen nerelidir? Fazıl Hüsnü Dağlarca ne zaman, nerede doğdu? Fazıl Hüsnü Dağlarca hayatta mı? İşte Fazıl Hüsnü Dağlarca hayatı... Fazıl Hüsnü Dağlarca yaşıyor mu? Fazıl Hüsnü Dağlarca ne zaman, nerede öldü?

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/fazil-husnu-daglarca-kimdir-fazil-husnu-daglarca-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-27T18:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-03-27T18:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/27/fazil-husnu-daglarca-kimdir-fazil-husnu-daglarca-kitaplari-ve-sozleri-186773.jpg

Türk Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Fazıl Hüsnü Dağlarca hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Fazıl Hüsnü Dağlarca hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Fazıl Hüsnü Dağlarca hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 1914
Doğum Yeri: İstanbul, Türkiye
Ölüm Tarihi: 2008
Ölüm Yeri: 
Fazıl Hüsnü Dağlarca kimdir?
1914'te İstanbulda doğdu. Babası subay olduğu için ilk ve orta öğrenimini Türkiye'nin değişik yerlerinde tamamladı. Kuleli Askeri Lisesi ve Harp Okulunu bitirdi. Orduya katıldı. 15 yıl asker olarak hizmet yaptı, Doğu ve Orta Anadolu, Trakya'yı dolaştı. Önyüzbaşı rütbesinde iken kendi isteğiyle ordudan ayrıldı. Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü'nde kısa bir süre görev yaptı. Çalışma Bakanlığı İş Müfettişi olarak İstanbulda çalıştı. 1959'da İstanbul Aksarayda "Kitap" Kitabevini açtı. Yayıncılık yaptı, 1960-1964 arasında "Türkçe" isimli bir aylık dergi çıkardı. 1970'te yayınevini kapattı, sadece şiirle uğraşmaya başladı. Yayınlanan ilk yazısı Yeni Adana Gazetesi'nin 1927'de düzenlediği yarışmada birincilik alan bir öyküydü. İlk şiiri "Yavaşlayan Ömür" 1933'te İstanbul Dergisi'nde çıktı. Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel ve Peyami Safa'nın da dikkatini çeken şiirleri Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılapçı, Gençlik, Yeditepe, Türk Dili, Yenilik, Vatan, Çağrı, Türkçe, Ataç, Türk Yurdu, Yön, Devrim gibi dergilerde yayınlandı. İlk şiirlerinde Necip Fazıl Kısakürek etkisinde kaldı. "Havaya Çizilen Dünya" (1934) şiir kitabındaki şiirlerinde bu etki görülür. Kendi şiir çizgisine yönelişi "Çocuk ve Allah", "Daha" (1940) kitaplarıyla başlar. Şiiri "sezgi" ve "us" olmak üzere iki dönemde incelenebilir. Sezgi dönemi eserleri "Havaya Çizilen Dünya" (1934), "Çocuk ve Allah" ile "Daha"yı (1940) izleyen "Çakırın Destanı" (1945), "Taş Devri" (1945) kitaplarını kapsar. "Asû" (1955) ile başlayan ikinci dönem günümüze kadarki şiirlerinde etkin olan "usçu" dönemdir. Sezgi döneminde kendine has bir şiir dili ve biçemi yaratmaya çalıştı. "Us" dönemi ise güçlü bir Türkçe tutkusuyla dikkat çeker. Dağlarca bu dönemde dilin arılaştırılması çabalarına katıldı, evrensel temalara ağırlık vermeye başladı. 1970 sonrasında yoğunlukla çocuk şiirleri yazdı. Hem Türkiye'de hem uluslararası düzeyde birçok ödül kazandı, bir çok ülkede şiirleri okundu. Kitapları birçok dile çevrildi.

ESERLERİ:

ŞİİR:
Havaya Çizilen Dünya (1935)
Çocuk ve Allah (1940)
Daha (1943)
Çakırın Destanı (1945)
Taş Devri (1945)
Üç Şehitler Destanı (1949)
Toprak Ana (1950)
Aç Yazı (1951)
İstiklal Savaşı- Samsundan Ankaraya (1951)
İstiklal Savaşı- İnönüler (1951)
Sivaslı Karınca (1951)
İstanbul-Fetih Destanı (1953)
Anıtkabir (1953)
Asu (1955)
Delice Böcek (1957)
Batı Acısı (1958)
Mevlanada Olmak (Gezi) (1958)
Hoolar (1960)
Özgürlük Alanı (1960)
Cezayir Türküsü (Fransızca, İngilizce ve Arapça çevirileriyle birlikte, 1961)
Aylam (1962)
Türk Olmak (1963)
Yedi Memetler (1964)
Çanakkale Destanı (1965)
Dışarıdan Gazel (1965)
Kazmalama (1965)
Yeryağ (1965)
Vietnam Savaşımız (İngilizcesiyle, 1966)
Kubilay Destanı (1968)
Haydi (1968)
19 Mayıs Destanı (1969)
Vietnam Körü (destan-oyun) (1970)
Hiroşima (Fransızca,İngilizce çevirileriyle, 1970)
Malazgirt Ululaması (1971)
Kınalı Kuzu Ağıdı (1972)
Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1973)
Horoz (1977)
Hollandalı Dörtlükler (1977)
Çukurova Koçaklaması (1979)
Nötron Bombası (1981)
Yunus Emrede Olmak (1981)
Çıplak (1981)
İlk Yapıtla 50 Yıl Sonrakiler (1985)
Uzaklarda Giyinmek (1990)
Dildeki Bilgisayar (1992)

ÖDÜLLERİ

1946 CHP Şiir Yarışması üçüncülüğü
1956 Yeditepe Şiir Armağanı Asu kitabıyla
1958 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Delice Böcek kitabıyla
1966 Milli Talebe Federasyonu Turhan Emeksiz Şiir Armağanı Delice Böcek ile
1977 Sedat Simavi Vakfı Ödülünü Peride Celal ile bölüştü, Horoz şiir kitabıyla
1967 International Poetry Forum (Uluslararası Şiir Forumu, Pittsburg
Amerika) tarafından "En İyi Türk Şairi" seçildi
1974 Struga (Yugoslavya) Şiir Festivallerinde Altın Çelenk ödülü
--reklam--
Fazıl Hüsnü Dağlarca Kitapları - Eserleri
Dağ Uykusu
Çocuk ve Allah
Balina İle Mandalina
Bütün Şiirleri
Yazıları Seven Ayı
Bitkiler Okulu
Yaramaz Sözcükler
Dört Kanatlı Kuş
Göz Masalı
Su Yıkamak
Güneşi Doğduran
Asu
Üç Şehitler Destanı
Toprak Ana
İçimdeki Şiir Hayvanı
Karşıdüşünce
Arkası Siz
Samsun’dan Ankara’ya
Gazi Mustafa Kemal Atatürk Eylemde 10 Kasımlarda
Kuş Ayak
Bütün Şiirleri 2
İstanbul Fetih Destanı
Cin ile Cincik
Haydi
Orda Karanlık Olurum
Horoz
Serçe Parmak
Uzaklarla Giyinmek 
Genç
Arkaüstü
Batı Acısı
Üç Okumalı Dizeler - Göründüğüm
Bütün Şiirleri 3
Orta Parmak
Sakarya Kıyıları
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Yüzük Parmağı
İçeri Sait Faik
Haydi 2
Dildeki Bilgisayar
Yeryüzü Çocukları
Bağımsızlık Savaşı - II
Aç Yazı - Batı Acısı
Bağımsızlık Savaşı - 2
Yaşamamalarda
Aç Yazı
Başparmak
Türkçem Benim Ses Bayrağım
O' 1923
Aylam
Taş Devri
Mevlana'da Olmak
Malazgirt Ululaması
30 Ağustos
Yedi Memetler
Çanakkale Destanı - İstanbul Fetih Destanı
Okulumuz 3'teki
Okulumuz 1'deki
Bağımsızlık Savaşı 1
Batı Acısı
Cincik
Delice Böcek
İlk Yapıtla 50 Yıl Sonrakiler
Sivaslı Karınca
Okulumuz 2'deki - Kanatlarda
Yapıtlarımla Konuşmalar 1
--reklam--
Fazıl Hüsnü Dağlarca Alıntıları - Sözleri
Ne de azıcıkmış insan
Kocaman yaşamalar içinde (Orda Karanlık Olurum)
"Yavaşlatılmış karanlık gibiyim." (Uzaklarla Giyinmek )
Dalgalardan aydınlık bile duyulmuyordu. (Balina İle Mandalina)
"Düş'le gerçek birbirine yakındır
Bilmez misin
Güçlü düşler
Gerçek olur er geç." (Balina İle Mandalina)
Bu değil, sancak 29 Ekim,
10. yılını kutlarken.
-Ben Harbiye Alayında bir süngücük-
Bu değil, tören günü süngüme güneşin vurduğu.

Bu değil, sancak 29 Ekim,
Özgürlüğün, ulusal bağımsızlığın,
Göğe ulaşan dağlarımız üzerinde
Yalaz yalaz durduğu.

Bu değil, sancak 29 Ekim,
Yerinde yeller bile esmez
Bayrağı dalgalandırdığı yok,
Yok altın bir harman savurduğu

Bu değil, sancak 29 Ekim,
Sancak Mustafa Kemal’in
Sancak ellerle
Bu değil, kurduğu. (Gazi Mustafa Kemal Atatürk Eylemde 10 Kasımlarda)
"Bakışın gecede yitik
Göklerin sulara düşen aydınlığından
Uzar azala azala
Kara sevgilerdeki.." (Asu)
Düş'le gerçek birbirine yakındır
Bilmez misin
Düşler
Güçlü düşler
Gerçek olur er geç (Balina İle Mandalina)
Büyü mü yapmışlar ne (Bütün Şiirleri)
Yaşayacaksan alnın dik yaşa.
Boynun vurdurmak yakışır da kardaşlar 
Eğilmek yakışmaz başa. (Bütün Şiirleri 2)
Ordular günaydın
Yine Altaylar’ı yarıp geçmiş Kurdumuz.
Yeryüzünde, Tanrı’nın kutsal düzlüğünde
Yüz binlerce yüz binlerce şehidin istediği yerden,
Dalgalanır bayrak yurdumuz.

Ordular, gücü topluluğun,
Ordular toprağımızın çiçeği.
Kavaklardan çamlara dek,
İşte, en yüce çağların parıltısında,
Ordular yapar geleceği.

Akan ne, yıldız ışığı değil, tan ağartısı değil,
Evrenden evrene uzanan, bir sudur.
Dağ taş,
Duyar, yürür, düşünür daha taş,
Ordular, ulusların usudur.

Ordular günaydın,
Doruklara gelip konmuş bir ulu ses, bir türkü.
Uygarlıktan uygarlığa, özgür,
Bir kez daha
Yaşadık Atatürk’ü. (Gazi Mustafa Kemal Atatürk Eylemde 10 Kasımlarda)
...
Yalnız gerçektir sonsuz olan
Sonsuz gördün mü kendini,
Dur. (Malazgirt Ululaması)
Uçuyordu kocaman bir yeşillik
Bu ne dedim
Karşılık verdi yanımdan akan bir yıldız
Bu düşüdür annenin
Der ki
Yeryüzünden daha uzaklarda
Daha yeşil olsun
Çocuğum. (Arkaüstü)
En çok öğretilen bize nedir
Bilir misiniz
Köklere
Dallara
Yapraklara
En çok öğretilen nedir
Bilir misiniz
Geceleyin ta içlerine almak
Karanlığı
Sonra aldıklarının hepsini geri vermek aydınlığa
Bütün gece bütün gün
Ne güzeldir
Bilir misiniz
Bitkilerin bu ağarık soluğu (Bitkiler Okulu)
Hepsi de soğukkanlıydı insanların
Sanki bu duruma alışıktılar
İki yüzlerini de
Birlikte taşımaya alışıktılar (Genç)
Uygarsın biliyoruz
Peki çocukların sana bir gün
Sormaz mı
İnsanı sevmezse neye yarar uygarlık. (Dört Kanatlı Kuş)
Yılanlar, ağularını nasıl akıtırlar? Üç biçimle:
1- Beğenmiş görünerek. 2- Sevmiş görünerek. 3- Beğenirken sevmiş görünerek. İşte yılanların en kurtulunmaz ısırışı bu üçüncüsüdür.

(Yılanlar)

Vatan, 19 Mart 1962, sayı 6384, s. 3 (Karşıdüşünce)
Sayım günüydü dün
Açtılar bütün kapıları
Girdiler defter kalem
Yazdılar

Kapısı açıktı girdiler evine
Öyle yalnızdı ki
Yalnız adamı görmediler yazmadılar (Bütün Şiirleri 3)
Duydum konuşurlarken
Satacaklarmış
Bir sirke ya da hayvanlar bahçesine

Ben onların mıyım (Yazıları Seven Ayı)
Sorar kara sakallı, yıktık parçaladık bitiremedik.
Bu anıtları kim korur?
Seslenir Ağustos böceği, 30 Ağustos'tan:
Ben korurum. (Gazi Mustafa Kemal Atatürk Eylemde 10 Kasımlarda)
Karşımızdaki bizim gibi düşünmüyor mu? Ne güzel. Onun düşündüğünü kendi düşüncemize katalım. Büyütelim usumuzu. (Karşıdüşünce)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/fazil-husnu-daglarca-kimdir-fazil-husnu-daglarca-kitaplari-ve-sozleri)