# Hıfzı Topuz kimdir? Hıfzı Topuz kitapları ve sözleri

> Gazeteci ve Yazar Hıfzı Topuz hayatı araştırılıyor. Peki Hıfzı Topuz kimdir? Hıfzı Topuz aslen nerelidir? Hıfzı Topuz ne zaman, nerede doğdu? Hıfzı Topuz hayatta mı? İşte Hıfzı Topuz hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/hifzi-topuz-kimdir-hifzi-topuz-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-07T20:32:18+03:00
- Güncelleme: 2022-03-07T20:32:18+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/07/hifzi-topuz-kimdir-hifzi-topuz-kitaplari-ve-sozleri-170018.jpg

Gazeteci ve Yazar Hıfzı Topuz edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Hıfzı Topuz hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Hıfzı Topuz hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Hıfzı Topuz hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 1923
Doğum Yeri: İstanbul
Hıfzı Topuz kimdir?
Hıfzı Topuz, (d.1923) gazeteci ve yazar.

1923 yılında İstanbulda doğdu. Galatasaray Lisesini (1942), İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini (1948) yılında bitirdi. Strasbourg Üniversitesinde devletler hukuku ve gazetecilik alanlarında yüksek lisans (1957-59) ve yine Strasbourg Hukuk Fakültesinde gazetecilik alanında doktorasını yaptı (1960). 1947-58 yılları arasında Akşam gazetesinde önce istihbarat şefi, sonra yazı işleri müdürü olarak çalıştı. İstanbul Gazeteciler Sendikasının kurucuları arasında yer aldı ve başkanlığını yaptı. Pariste Unesco Genel Merkezinde Özgür Haber Dolaşımı şefi olarak çalıştı (1959-1983). Uluslararası gazetecilik örgütleri arasında mesleksel işbirliği, basın ahlâkı, gazetecilik eğitimi ve gazetecilerin korunması projelerini yönetti. Afrika ülkelerinde, Hindistanda, Filipinlerde gazetecilik eğitimi seminerleri düzenledi. Kara Afrika'da kırsal basın projesini oluşturdu. 1962 yılında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesinin, o zamanki adıyla Basın-Yayın Yüksek Okulunun kuruluşu için, Pariste Unesconun merkezinde ilk projeleri hazırladı. 1974-75 yılları arasında TRTde Radyolardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı yaptı. 1986da halen başkanlığını sürdürdüğü İletişim Araştırmaları Derneğini (İLAD) kurdu. Vatan, Milliyet ve Cumhuriyet gazeteleriyle çeşitli dergilerde diziler ve inceleme yazıları yazdı. Anadolu Üniversitesi, Galatasaray ve İstanbul Üniversiteleri iletişim fakültelerinde basın, radyo-televizyon tarihi, uluslararası iletişim ve siyasal iletişim dersleri verdi.
--reklam--
Hıfzı Topuz Kitapları - Eserleri
Gazi ve Fikriye
Başın Öne Eğilmesin
Meyyale
Milli Mücadelede Çamlıca'nın Üç Gülü
Hava Kurşun Gibi Ağır
Taif'te Ölüm
--reklam--
Elbet Sabah Olacaktır
Abdülmecit
Paris'te Son Osmanlılar
Çılgın ve Özgür
Hatice Sultan
Bana Atatürkü Anlattılar
Özgürlüğe Kurşun
--reklam--
Vatanı Sattık Bir Pula
Devrim Yılları
Kara Çığlık
Paris'te bir Türk Ressam
Nevbahar
Gizli Aşklar
Eski Dostlar
--reklam--
Tavcan
Türk Basın Tarihi
Elveda Afrika, Hoşçakal Paris
Paris Sürgünü
Bir Zamanlar Nişantaşı’nda
Atatürk Sesleniyor
Şanlı Kanlı Yıllar
--reklam--
Ardından Yıllar Geçti
Gülümseyen Anılar
Büyülü Afrika
Anı ve Mektuplarda Melih Cevdet Anday
Paris 68
100 Soruda Türk Basın Tarihi
Parisli Yıllar
--reklam--
Dünya Karikatürü
Cumhuriyet'in Beş Dönemeci
Yakın Dönem Türk Basın Tarihi
--reklam--
Hıfzı Topuz Alıntıları - Sözleri
Sözün şiirlerin mükemmelidir (Başın Öne Eğilmesin)
"Bir toplumu bir süre susturabilirsin, toplumun bir bölümünü de çok uzun bir süre susturabilirsin. Ama bütün toplumu yüzyıllar boyu köle gibi kullanamazsın. Baskı ve şiddet patlamalara yol açar. Bu patlamanın ne zaman olacağını önceden kestiremezsin." (Vatanı Sattık Bir Pula)
..."yarı doğru, doğru olmayandan daha fazla kötülük getirebilir." (Hava Kurşun Gibi Ağır)
"Ben âlemin ne üstündeyim ne de altında, ben dışındayım." (Elbet Sabah Olacaktır)
İstibdat döneminde bazı dizgi yanlışları yüzünden gazetelerin kapatıl­dığı görülmüştür. Bu yanlışlann en ünlüleri arasında şunlar vardır:
- "Şevketlü Abdülhamid» Arap harfleriyle «şu kötü Abdülhamid» olarak okunabilecek şekilde çıktığı için Sabah gazetesi bir süre kapatılmıştır.
- Padişahın tahta çıkışının yıldönümünü bildiren bir yazıda bir dizgi yanlışı ile «leylei mes'ude» (mutlu gece) «leylei mesude» yani karanlık gece olarak çıkmış ve İkdam gazetesi hakkında kovuşturma açılmıştır.
- "Hollanda kraliçesine bir nişan itası" (verilmesi,) konulu bir haber Takvim-i Vakayi gazetesinde bir dizgi yanlışı ile «nişan hatası» olarak çık­tığı için gazete 1908'e kadar kapalı kalmıştır. Çünkü jurnalciler o zaman 12 yaşında olan bir çocuğa nişan vermekle «hata» edildiğini padişaha du­yurmuşlar ve bunun bir çeşit muhalefet olduğunu belirtmek istemişlerdir.
- Matbaai Amire'de (Devlet basımevinde) dizilip yayınlanan Salname'de (Devlet yıllığı) Kanunu Esasî'nin bir yaprağı cilde ters girdiği için bu, Padişahı baş aşağı görme dileği olarak yorumlanmış ve Devlet bası­mevi kapatılmıştır. (100 Soruda Türk Basın Tarihi)
Namık Kemal,
"Paşam, pek öyle değil," dedi. "Biz millete güveniyoruz, ama kaç kişi bizi anlıyor ve destekliyor! Karşımızda çıkar düşkünü cahil kimseler var, onlar her türlü dolapları çeviriyorlar." (Meyyale)
--reklam--
"İstibdada karşı birlikte savaşacağız. Mutlaka selamate ulaşacağız." (Vatanı Sattık Bir Pula)
1850 Temmuz'unun ilk günlerinde ünlü Fransız şairi ve yazarı https://1000kitap.com/yazar/Alphonse-De-Lamartine (1790-1869) Marsilya yoluyla İstanbul'a geldiği öğrenildi. Lamartine Türkiye'nin yabancısı değildi. On yedi yıl önce de İstanbul'a gelmiş, Tarabya'daki Fransa elçiliğinin yazlık köşkünde iki ay kalmış, İkinci Mahmut tarafından kendisine Aydın'da bir çiftlik hediye edilmişti.
Lamartine İstanbul'u çok sevmiş, Edirne, Sofya, Niş, Belgrad ve Viyana yoluyla Paris'e döndükten sonra anılarını yazarak Türkiye'yi tanıtmak ve sevdirmek için özveriyle çalışmıştı. (Abdülmecit)
Fransızlar Burkina dan ayrıldıktan sonra meslekten gazeteci kalmamıştı. Haberleşme bakanlığı personeli de doğru dürüst eğitim görmemiş insanlardan oluşuyordu. Biz oralarda gazeteci yetiştirmeye çalışıyorduk. (Büyülü Afrika)
Anılarımızın ne değeri var. (Elveda Afrika, Hoşçakal Paris)
Balkan savaşını çıkaran devletler birbirlerine düştüler, ikinci balkan savaşı başladı. Yunanistanla sırbistan Bulgaristan üzerine yürüdüler. Bunu fırsat bilen Osmanlı Hükümeti de doğu trakya’yı Bulgarlardan temizlemeye karar verdi...
Osmanlı ordusu ezici bir zaferle Edirne’ye ilerliyordu. (Gazi ve Fikriye)
"Hak yerini bulur da çıkarsam önümüzde yaşanacak güzel günler var. Yok emri hal işbu açlık grevi ile tecelli ederse, o kadar güzel anılarımız var ki, siz onları anarsınız, yine berabermişiz gibi oluruz. Güzel günler göreceğiz çocuklar, güneşli günler göreceğiz." (Hava Kurşun Gibi Ağır)
"... Eğitim yolunda ilerleme, din işlerinde olduğu kadar dünya işlerinde de cahilliğin kaldırılmasına bağlıdır. İlim, fen ve sanat eğitimini sağlayan okulların açılmasını ön plana almanızı istiyorum."
Genç padişahın verdiği bu emir öyle yabana atılacak cinsten değildi.
(...) Ne var ki Batı düşüncesi, Grek ve Latin uygarlıklarına dayanıyordu, Osmanlı kültürü ise Arap ve İran uygarlıklarına. Onların etkilerini yıkmak hiç de kolay değildi. (Abdülmecit)
--reklam--
Neyzen Tevfik dünyasını değiştirdi
Tel sustu, dil sustu, neyler nicoldu
Ebedi yurduna gitti kavuştu
Ağlayan kemanlar yaylar nicoldu

Ne şöhrete tapmış, ne mala tapmış
Ne doğruyu koyup, eğriye sapmış
Ne bir gecekondu, ne saray yapmış
Dünya benim diyen beyler nicoldu

Aşık Veysel (Çılgın ve Özgür)
“Dünya bir tiyatrodur,” dedi, kadınlar, erkekler hepsi oyuncudur.” (Hava Kurşun Gibi Ağır)
"Aydınlar gidecekleri çevrelerde birer âlem yaratabilirler. Memleketin yalnız bir yerinde değil, beş-on yerinde ışık ve kültür merkezleri yapmalıyız. Devrimin kanunu bütün kanunların üstündedir." Mustafa Kemal Atatürk (Nevbahar)
İnsanın gençliği kimlik kartında yazılı olan yaşıyla değil, yüreğinin gençliğiyle ölçülür. (Hava Kurşun Gibi Ağır)
Kafatasını Kanlı Sultan yok etmişti.Ama Mithat Paşa'nın kafasındaki özgürlük, eşitlik, adalet ve demokrasi düşüncelerini yok edememiş, onlar tüm gençliğe mal olmuştu.
1923'te kurulan cumhuriyet rejiminin temelinde de Mithat Paşa'nın Türkiye'de ilk kez ortaya attığı parlamenter demokrasi ilkeleri yer alıyordu." (Taif'te Ölüm)
Ben cumhuriyeti tercih etmiyor değildim, ediyordum ama o devirde, o acayip devirde halifelik vardı, bilmem ne vardı, bunlar ortadan nasıl kalkacak, bir türlü aklım ermezdi. Bize bütün cesareti veren Atatürk'ün otuz senelik önde gidişiydi. (Bana Atatürkü Anlattılar)
"Bir ülkede güzel sanatlar gelişmemişse, o ülke uygar sayılmaz.." (Meyyale)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/hifzi-topuz-kimdir-hifzi-topuz-kitaplari-ve-sozleri)