# Hüseyin Okur kimdir? Hüseyin Okur kitapları ve sözleri

> Yazar Hüseyin Okur hayatı araştırılıyor. Peki Hüseyin Okur kimdir? Hüseyin Okur aslen nerelidir? Hüseyin Okur ne zaman, nerede doğdu? Hüseyin Okur hayatta mı? İşte Hüseyin Okur hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/huseyin-okur-kimdir-huseyin-okur-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-16T16:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-04-16T16:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/16/huseyin-okur-kimdir-huseyin-okur-kitaplari-ve-sozleri-201503.jpg

Yazar Hüseyin Okur edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Hüseyin Okur hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Hüseyin Okur hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Hüseyin Okur hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 1978
Doğum Yeri: Ankara
Hüseyin Okur kimdir?
1978 yılında Ankara’nın Çamlıdere ilçesinde doğan yazar, hafızlığın ardından dini ilimler alanında aldığı özel derslerle eğitim hayatına devam eder. Üsküdar İmam Hatip Lisesi ve Anadolu Üniversitesi İlahiyat Programı’nı tamamlar. Semerkand Araştırma Merkezi’nde çalışmalarına devam eden yazarın daha önce yayınlanmış tercüme eserleri ise şöyle: Yöneticilere Altın Öğütler (Gazali), Gençliğe Öğütler (Gazali), Ölüm ve Sonrası (Gazali), Ahiret Hayatı (Gazali), Onu Böyle Sevdiler (Kandehlevi), Onun Güzel Ahlakı (Kandehlevi). Evli ve bir çocuk babası olan yazar İstanbul’da yaşıyor.
--reklam--
Hüseyin Okur Kitapları - Eserleri
Asr-ı Saadet Gençliği
Yolumuz ''Dört Hak Mezhep''
Esma-i Nebi
Delilleriyle İslam Akaidi
Evlilik ve Aile
Üç Aylar
Aile İlmihali Dersleri
Recep Şaban Ramazan - Müminlerin Baharı
İslam İbadetler Fıkhı
Son Nefeste İman
Genç Hayatlar
Kur'an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerden Dualar
Hikmet ve Faziletleriyle Cuma Günü ve Namazı
Üç Aylar
Namaz Tesbihatı
Müminlerin Baharı Recep Şaban Ramazan
Sevgili Peygamberimizin Çocukluğu
Nafile İbadetler
Kurban İbadeti
Allah'a Yakınlaşmak İçin Kurban
Zekat - 3 Kitap
Fıkıh ve Anabilim
Mübarek Gün ve Gecelerde İbadetlerimiz
Resimli Namaz Hocası
--reklam--
Hüseyin Okur Alıntıları - Sözleri
Mübarek gecelere kandil ismini verilmesi o gecelerde Selatin camileri başta olmak üzere mescitlerin dergahların içlerini ve minarelere kandillerin asılması ve mahyaların döşenmesi şeklinde son dört beş asırlık bir Osmanlı geleneği ne dayanmaktadır II. Selim döneminde camiler aydınlatılıp minarelerde kandiller yapılmıştır. (Recep Şaban Ramazan - Müminlerin Baharı)
Karada, denizde, doğuda, batıda, uzakta ve yakında ilimlerin hepsi onun tedvinidir.
Muhammed b. İshak en-Nedîm (Yolumuz ''Dört Hak Mezhep'')
Müttakinin, içi gibi dışı da
temizdir. Kalbi gibi işleri de güzeldir. (Aile İlmihali Dersleri)
Nâfile ibâdetler Resûl-i Ekrem’in (s.a.v.) sünnetin(in) farz ve vâcib olmayan kısmına denir. (Nafile İbadetler)
Ey kalbleri halden hale çeviren Allah'ım..Benim kalbimi dinin üzere sabit kıl.. (Son Nefeste İman)
Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) zamanı iyi değerlendirmemiz hususunda şöyle buyurmaktadır: "Beş şey (başa) gelmeden önce şu beş şeyin kıymetini bil: ihtiyarlık gelmeden gençliğin, hastalık gelmeden sağlığın, fakirlik gelmeden zenginliğin, meşguliyet gelmeden boş vaktin, ölüm gelmeden hayatın..." [Buhari,Edeb,22.] (Üç Aylar)
“Onlarla güzel geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (kendilerine
kötü muamele etmeyin ve hemen boşamaya kalkmayın). Şunu bilin ki, bazan siz birşeyden hoşlanmazsınız fakat Allah onda pek çok hayır yaratır."

Nisa 4/19 (Aile İlmihali Dersleri)
Verirler 'ben acizim, kudret senin' dedikçe,
Verenin şanı büyük, sen iste istedikçe. (Genç Hayatlar)
Sevgili Peygamberimiz(s.a.v.) Receb ayının başlangıcında, "Allahım, Receb ve Şabanı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl, bizi Ramazana ulaştır" şeklinde dua etmiştir. (Üç Aylar)
"Allahım, bana senden korkup sakınan, her türlü şerden, şirkten günahtan uzak, temiz bir kalp ver. " (Recep Şaban Ramazan - Müminlerin Baharı)
Şeyh Galib [rahmetullahi aleyh] (1757-1799), Müseddes Na'tında Resûl-i Ekrem Efendimiz'e [sallallahu aleyhi vesellem] duyduğu o derin sevgiyi şu güzel ifadelerle ve onun farklı isimleriyle şöyle ifade etmektedir:

Sultan-ı rusül şâh-ı mümeccedsin efendim, Bîçârelere devlet-i sermedsin efendim,
Divân-i ilâhîde ser-âmedsin efendim,
Menşur-i "le-amrük"le müeyyedsin efendim,

Sen Ahmed ü Mahmud u Muhammed'sin efendim
Hak'tan bize sultân-ı müeyyedsin efendim

Hutben okunur minber-i iklim-i bekâda
Hükmün tutulur mahkeme-i rûz-ı cezâda Gülbank-i kudümün çekilir arş-ı Hudâ'da
Esmâ-i şerifin anılır arz ü semâda

Sen Ahmed ü Mahmud u Muhammed'sin efendim
Hak'tan bize sultân-ı müeyyedsin efendim

Ol dem ki velilerle nebîler kala hayrân
"Nefsî" deyü dehşetle kopa cümleden efgân
Ye's ile usâtın ola ahvâliperişân
Destûr-ı şefaâtle senindir yine meydân

Sen Ahmed ü Mahmud u Muhammed'sin efendim
Hak'tan bize sultân-ı müeyyedsin efendim

Bir gün ki dalup bahr-ı gama fikrete gittim
İlden yitürüp kendümi bî-hodlıga yitdim
Isyânım anıp âkıbetimden hazer etdim
Bu matlaı yâd eyledi bir seyyîd işittim

Sen Ahmed ü Mahmud u Muhammed'sin efendim
Hak'tan bize sultân-ı müeyyedsin efendim

Ümmideyiz ye's ile âh eylemeyiz biz
Sermaye-i imanı tebâh eylemeyiz biz
Babın koyup agyâre penâh eylemeyiz biz
Bir kimseye sâyende nigâh eylemeyiz biz

Sen Ahmed ü Mahmud u Muhammed'sin efendim
Hak'tan bize sultân-ı müeyyedsin efendim

Bîçâredir ümmetlerin isyânına bakma
Dest-i red urup hasret ile dûzaha yakma
Rahm eyle aman âteş-i hicrânına yakma
Ez-cümle kulun Gâlib-i pür-cürmü bırakma

Sen Ahmed ü Mahmud u Muhammed'sin efendim
Hak'tan bize sultân-ı müeyyedsin efendim (Esma-i Nebi)
İnsanlar fıkıhta Ebû Hanîfe’nin iyalidir.
- İmam Şâfiî (Yolumuz ''Dört Hak Mezhep'')
Bugün toplumun içine düştüğü ahlâkî çöküntüyü durdurmak istiyorsak işe aileden başlamalıyız. (Evlilik ve Aile)
" Allahım, receb ve şabanı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl, bizi ramazana ulaştır." (Üç Aylar)
Malik bin Dinar’a (rah.a), tövbesinin sebebi sorulduğunda şöyle anlatmıştır: “Ben önceleri şehirde güvenlik görevlisiydim. İçkiye çok düşkündüm. Ayrıca güzel bir kadınla evlenmiştim. O, bana bir kız evlat verdi. Kızımı o kadar çok sevmiştim ki, adeta bütün gönlümü onun sevgisi doldurmuştu. Emeklemeye başlayınca, kalbimdeki sevgisi daha arttı. O bana alışmış, bende ona alışmıştım. Ne zaman ki içki şişesini önüme koysam, yanıma gelir, beni uzaklaştırmaya çalışır veya elbiseme su dökerdi.

Henüz iki yaşına yeni basmıştı ki öldü. Onun ölümü beni çok büyük bir üzüntüye boğmuştu. Şaban ayının 15.gecesi yani Berat kandiliydi ve günlerden cumaydı. Ben kızımı kaybetmenin üzüntüsüyle çok içmiş bir vaziyette yatağıma uzanmıştım. Uyuyakalmışım.

Rüyasında kıyamet kopmuş, insanlar haşir meydanında toplanmıştır. O sırada büyük bir yılanın kendisine doğru gelmekte olduğunu gördü. Kendisini kaybetmek için mahşerdeki kalabalığın arasına daldı. Fakat yılanın yine kendisine doğru gelmekte olduğunu fark etti. Bunun üzerine, kaçmaya başladı ve yolda ihtiyar, zayıf, kambur bir adamla karşılaştı. Adama:

– Amca, bu yılanı benden uzaklaştır, dedi. Fakat adam:

– Bak sen gençsin, benim ise kuvvetim yoktur, diye cevap verdi.

Malik bin Dinar, yine yılanın üzerine doğru gelmekte olduğunu gördü. Kaçarken, bir ateş gördü ve yılanın dehşetinden kendisini ateşe atmak istedi. Fakat bu arada, bir ses: “Dön, sen ateş ehli değilsin!” dedi. Malik bin Dinar, tekrar ihtiyara:

– Bana yardımcı ol! Dedi. İhtiyar da:

– Bak, şu tepeye doğru git. Orada İbrahim Peygamber vardır. Yanında ise küçük iken ölen müslüman çocukları vardır. Eğer senin küçük çocuğun ölmüş ise belki orada bir çare bulursun, diye yol gösterdi. Malik bin Dinar hemen oraya gitti ve çocukların içinde kızını da gördü. Kızı onu görünce hemen yanına geldi ve yılanı Malik bin Dinar’dan uzaklaştırdı. Malik bin Dinar, kızına:

– Kızım, bu yılan neden kimseye değil de hep bana hücum ediyor? Diye sordu. Kızı:

– Ey baba! Henüz kıyamet kopmadı, haşir meydanına toplanmadınız. Sen rüya görüyorsun. O yılan senin kötü amelindir. Sen nereye gidersen git, o mutlaka senin peşinden gelir, dedi. Malik bin Dinar:

– Peki, o ihtiyar adam kimdi? Diye sorunca, kızı şöyle cevap verdi:

– O ihtiyar adam, senin işlediğin salih amelindir. Onu çok zayıf bıraktığın için senin kötü ameline karşı koyamadı. Ey baba, sen bu hal üzere ölürsen, senin hayatın ebediyyen böyle olacaktır.

Malik bin Dinar uyandığında, yatağın bir tarafta, yorganın bir tarafta olduğunu ve kendisinin yuvarlandığını gördü. Sıkıntıdan ter içerisinde kalmıştı. Bundan sonra, günahları ve keyf-ü sefayı bir tarafa bırakıp ve tevbe ederek Allah-u Zülcelal’e yöneldi. Bu sebepten dolayı, Allah-u Zülcelal’in büyük Evliyalarından oldu. (Üç Aylar)
Lügatta “yürümek, gitmek” manasındaki “zhb” kökünden türetilen “mezhep” kelimesi “gidilen yol, tutulan yol” anlamına gelir. (Yolumuz ''Dört Hak Mezhep'')
İnsanın fıtratına konan sevgiyi tanımayan, onu yerinde kullanamayan, sevmesini bilmeyen, incelik ve nezaketle gönle giremeyen, kısaca hakiki ve mecazi aşktan anlamayan kimse gerçek takvâ sahibi ve Allah dostu olamaz. (Aile İlmihali Dersleri)
Oruçlunun uykusu ibadet, susması tespihtir (Recep Şaban Ramazan - Müminlerin Baharı)
İlk olarak Osmanlı padişahlarından II.Selim döneminde (1566-1574), camiler aydınlatılıp minarelerde kandiller yakılmıştır. (Recep Şaban Ramazan - Müminlerin Baharı)
Ot ve arpa yiyen kurban olur. Allah nuruyla gıdalardan Kur’an olur.
HZ. Mevlana (Allah'a Yakınlaşmak İçin Kurban)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/huseyin-okur-kimdir-huseyin-okur-kitaplari-ve-sozleri)