# İsmail Kaygusuz kimdir? İsmail Kaygusuz kitapları ve sözleri

> Türk Yazar İsmail Kaygusuz hayatı araştırılıyor. Peki İsmail Kaygusuz kimdir? İsmail Kaygusuz aslen nerelidir? İsmail Kaygusuz ne zaman, nerede doğdu? İsmail Kaygusuz hayatta mı? İşte İsmail Kaygusuz hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/ismail-kaygusuz-kimdir-ismail-kaygusuz-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-11T11:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-06-11T11:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/11/ismail-kaygusuz-kimdir-ismail-kaygusuz-kitaplari-ve-sozleri-243832.jpg

Türk Yazar İsmail Kaygusuz edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında İsmail Kaygusuz hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. İsmail Kaygusuz hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte İsmail Kaygusuz hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 1944
Doğum Yeri: Onar, Arapgir, Malatya
İsmail Kaygusuz kimdir?
12 yıl öğretmenlik yaptı. Öğretmenliğini sürdürürken İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin Klasik Diller ve Edebiyatları Bölümünü bitirdi. Eskiçağ Tarihi ve Klasik Arkeoloji sertifikaları yaptı. Aynı Bölümde Grek Epigrafisi(Yazıtbilim) doktorasını verdi. 9 yıl Klasik Arkeoloji ve Klasik Filoloji Bölümlerinde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Yaz ayları Van-Urartu, Enez ve Perge arkeolojik kazılarına epigraf-arkeolog olarak katıldı. Kazı sempozyum ve tarih kongrelerinde bildiriler sundu, seminerler verdi. Katıldığı kazılardaki epigrafik-arkeolojik buluntulara ilişkin, yerli ve yabancı bilimsel dergilerde çok sayıda inceleme-araştırma yazıları yayınlandı. Bu arada bir yıl Fransa’da “Université de Nancy II” ve “Collége de France”da Bizans dili ve epigrafisi üzerinde çalıştı.

1986 yılının başından itibaren 6 yıl yaşadığı Fransa’da 1987’de Strasbourg Üniversitesi’nde başlamış olduğu “13.yüzyıl Türk Halk Tasavvufu ve Bizans Mistikleri” üzerinde araştırmayı konu alan ikinci doktora tezi çalışmasını, özel yaşam koşullarının engellemesi yüzünden tamamlayamadı. 
1992 yılının başında Londra’ya yerleşen Kaygusuz çalışma ve araştırmalarını burada sürdürmektedir. Heterodoks İslam (Alevilik), batıni tasavvuf inanç kurumları, felsefesi ve tarih üzerinde ondan fazla araştırma-inceleme kitabı, bir çok tiyatro oyunu, roman ve anı-öykü kitapları yayınlanmış bulunan İsmail Kaygusuz 1944 yılı Arapgir/Onar köyü doğumludur.
--reklam--
İsmail Kaygusuz Kitapları - Eserleri
Hasan Sabbah ve Alamut
Müslümanlık ve Hristiyanlığın İnanç Öğretilerinde Öteki Gerçekler
Aleviliğin Doğuşu
Anadolu Bilgeleri
Oğlan Şeyh Maşuki
Görmediğim Tanrı'ya Tapmam
Alevilik Üzerine Söyleşiler
Tebriz Güneşinin Işığını Kim Söndürdü?
Silvanlı Kadınlar
Hıristiyanlığın Heterodoks Akımları ve Alevilikteki Kurumsal Kalıtları
Pascal ile Stephanie - Plankia Magna
--reklam--
İsmail Kaygusuz Alıntıları - Sözleri
...
Mevcut olmayan caminin adı bu ayette elbette geçmez. Cami yapıldıktan sonraki Ömer'in ve Osman'ın değişiklikler yaptığı Kur'an'da geçer."

"İmam Hasan ve İmam Hüseyin'den başlayarak, bir sonraki İmam'a ve soyundan gelenlere devredilen emanetler arasında 'Fatima Mushafı' ve 'Ali'nin Kur'an kopyası ve Tafsir' gibi kitaplar vardır.[16] Şimdi bunların hepsi nerededir bilemiyoruz. Sadece Ali Kur'anı'nın Hindistan'da olduğu söylenmektedir(!).
... (Müslümanlık ve Hristiyanlığın İnanç Öğretilerinde Öteki Gerçekler)
Gelecekten haber vermek için uzak görüşlü olmak ve kılı kırk yararak akıl yürütmeyi bilmek lazım. Geçmişten söz etmek ve onu sağlam değerlendirmek ise geniş bilgi gerekir. (Oğlan Şeyh Maşuki)
Çünkü aramızda ikilik var; İslam'ın uyulması gereken yüzlerce şartlarını unutmuş, sadece beş şartına bağlanmış, şiirinfe değindiğin 'zahid-i hodbin 'lerimiz var.

Şeyh Ali bahaaddin el Aksarayi (Oğlan Şeyh Maşuki)
İslamdan önce Araplar hac düzenlerdi, fakat Kur'an'da Tanrı tarafından tayin edilmiş hac törenleri (manasik) mevcut değildir. Tanrı, İslam öncesi Araplar ve onları Kâbe yanında dua etmeleri konusunda "ve onların Beytullah yanındaki duaları, ıslık çalmak ve elçırpmaktan başka bir şey değildir" (8, 35) demektedir. Kâfirler Kâbe'nin çevresinde çırılçıplak bir durumda dönerlerdi. Böyle bir utanç verici uygulamayı kaldıran Muhammed peygamber olmuştu. Ayrıca onlar Kâbe'nin bütün çevresine tapmakta oldukları putları da yerleştirmişlerdi. Bu putları da kırıp yok eden Muhammed idi. Ondan sonra Hac için törenler koydu. (Müslümanlık ve Hristiyanlığın İnanç Öğretilerinde Öteki Gerçekler)
Bunun üzerine şaşkınlığı geçem Şeyhülislam İbn Kemal'in dili çözüldü ve babasının adıyla seslendi:
"Pir Ali Sultan Aksarayi oğlu sanık Şeyh İsmail Ma'şuki, nam-ı değer Oğlan Şeyh ayağa kalksın. Ellerini çözün sanık kişinin! (Oğlan Şeyh Maşuki)
...
İskoçyalı büyük otorite Richard Bell, en ufak ayrıntılarına kadar Kur'an metinlerini dikkatle inceledikten sonra, Kur'an'ın, Hicretten 2 yıldan daha az bir süre sonra, aşağı yukarı Bedir savaşının yapıldığı tarihte (İ.S. 624) 'kesinlikle sona erdirildiği' sonucuna varmıştır.[27] O tarihte Kur'an, hemen hemen sadece Mekke surelerini içeriyordu.
... (Müslümanlık ve Hristiyanlığın İnanç Öğretilerinde Öteki Gerçekler)
Göklerdeki melekler denli pak, cennet gılmanı gibi güzel.. (Oğlan Şeyh Maşuki)
Şimr benim de kafamı kesiyor, yanına geliyorum; tut beni ya İmam Hüseyin!
Kalender Şah (Oğlan Şeyh Maşuki)
Benim kâtlimde hayat vardır.
Kafes kırılınca kuş uçar. (Oğlan Şeyh Maşuki)
'Vahdet-i hakikate ermiş olan insan-ı kamil şeriat dairesinden çıkar ve onun farzlarından muaftır. Hakikat Tanrı'yı bilmek, gözlemek ve onunla bir olmaktır.' (Oğlan Şeyh Maşuki)
...
Ebubekir ve Osman tarafından dağınık sure ve ayetler yazılı olduğu malzemeler istendiği zaman, Müslümanlar özel olarak ellerinde bulundurduklarının pek çoğunu teslim etmedikleri de görülüyordu. Bu nedenle malzemenin son ve tam birleştirilmiş tek metin içinde biçimlendirilmesi başarılamamıştır.
... (Müslümanlık ve Hristiyanlığın İnanç Öğretilerinde Öteki Gerçekler)
Benim sadık ve sevgili Helvacı babam, senin kalbin de Allah olduğu için yüzün böylesine bağışlayıcı ve sevecen. Ben kendimin sen kendinin tanrısısın. Yaratılmış ve yaratanı özünde taşıyor bütün insanlar: kimse kimsenin Kulu olamaz. (Oğlan Şeyh Maşuki)
..seni cennetden gönderilmiş gılmandan biri olarak görüyor ve kendilerini huri sanarak sana yaklaşmak için can atıyorlar.. (Oğlan Şeyh Maşuki)
Yine biri: 'Marifet nedir?' diye sordu: O (Şemseddin): 'Gönlün Tanrı ile diriliğidir. Diri olanı öldür. Bu diri senin vücudundur. Ölü olanı dirilt, bu da senin kalbindir... Var olanı yok et; o da arzudur. Yok olanı var et; bu da senin niyetindir. Marifet kalpte, şehadet dildedir. Cehennemden kurtulmak istersen, yüzünü ona çevir ki o anda, onu bulasın. O 'beni tanıyan bana yönelir, beni isteyen beni arar, beni arayan beni bulur ve benden başkasının yüzüne bakmaz' buyurdu. (Tebriz Güneşinin Işığını Kim Söndürdü?)
Kur'an'daki İslamı savunmaya, yorumlamaya geçenlerin ve uyarıcılığa soyunanların, Muhammed'in yaşamının son 23 yılında tamamlanmış olan gerçek Kur'an'ın büyük tahrifat ve değişikliklerle günümüze ulaşmış olduğunu bilmemeleri olanaksızdır. Elimizdeki Kur'an Muhammed'in Kur'an'ı olmaktan çok uzaktır; ilk üç halife ile Emevi hanedanının Kur'an'ıdır. Benjamin Walker'ın dediği gibi belirli amaçları için ve kendi siyasetleri doğrultusunda onda büyük değişiklikler yapmışlardır: (Müslümanlık ve Hristiyanlığın İnanç Öğretilerinde Öteki Gerçekler)
...
Mekke surelerine benzemeyen Medine'de düzenlenmiş sure ve ayetler halka daha az yakın oldu. Çünkü Medine malzemesinin pek azı toplu tapınmalarda ahenkli okumaya uygun düşüyordu. Böylelikle Medine surelerinin büyük kısmının öğrenilememiş-ez-berlenememiş olması, Muhammed'in ölümünden sonra Kur'an'da eklemeler ve değiştirmeler için istenilen fırsatı kazandırdı.

Mekke ve Medine sureleri arasındaki farklılıklar, erken zamanlardan beri İslam yorumcuları tarafından bilinmekte ve o zaman bile sık sık bilginler tarafından tartışılmaktaydı. Zamanımızda da İranlı yazar Ali Dashti, Muhammed'in Mekke'de aldığı vahiylerle, Medine'de aldıkları arasında ayırım yaptı; İran devriminden sonra Dashti tutuklandı, dinsizlikle suçlanıp hapse atıldı.
... (Müslümanlık ve Hristiyanlığın İnanç Öğretilerinde Öteki Gerçekler)
...
Kur'an, yatak odalarına asılı süslü kılıflar veya küçültülüp gümüş kutular içinde boyunlarda muska gibi taşınan kitap olmaktan artık çıkartılmalı. İnsanlığa sunuluş amacına uygun olarak ana dilde anlayarak okunup öğrenilmeli, sayfa sayfa didiklenmelidir; içeriği hakkında gerçek bilgi sahibi olup akıl ve bilinçle yaklaşılmalıdır. Ayrıca, Batı'da Kutsal metinler üzerinde yapıldığı gibi, bilimsel araştırmalara konu olmalı; tartışılıp irdelenmelidir Kur'an. Kapağını açmadan binlerce kez öpüp alına götürdükten sonra, evin en mutena köşesinde saklamak, onu putlaştırmak kutsal kitabın insanlığa getirdiği dinin özüne tamamıyla aykırıdır!
... (Müslümanlık ve Hristiyanlığın İnanç Öğretilerinde Öteki Gerçekler)
Kur'an taklitçilerinden biri, kendi yapıtının, Kur'an'dan ezbere okunan parçalar gibi, aynı coşkuyla kendinden geçişi uyandırmakta başarısız olduğu söylendiği zaman, "bırakınız benimki de yüzyıllarca camilerde okunsun ve sonra görürsünüz" diye yanıt vermiştir.[39] (Müslümanlık ve Hristiyanlığın İnanç Öğretilerinde Öteki Gerçekler)
Bu yüzden Kur'an'ın her sözcüğü ve her harfinin Tanrı tarafından gönderildiği; saf ve bozulmamış Arapça ile yazıldığının kabul edilmesi gereği duyuldu. Kutsal kitap taklit edilmenin ötesinde, bütün karışıklılardan masun, mükemmel ve dokunulmaz olduğunda ısrar edildi. Oysaki Muhammed'in insanlara, Kur'an'ı kendi ana dillerinde okumalarını açıkça izin vermiş olduğu bilinmektedir.[37] (Müslümanlık ve Hristiyanlığın İnanç Öğretilerinde Öteki Gerçekler)
"Duy beni Civân pirim Mâ'şuki! İşte koca yeminimi yerine getirdim. Ben asla Şimr olmam; ona da baş kesenlere de kestirenlere de lanet olsun! Ben seni seçtim, sana geliyorum! (Oğlan Şeyh Maşuki)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/ismail-kaygusuz-kimdir-ismail-kaygusuz-kitaplari-ve-sozleri)