# Jacques Benoist-Méchin kimdir? Jacques Benoist-Méchin kitapları ve sözleri

> Fransız gazeteci, tarihçi, yazar Jacques Benoist-Méchin hayatı araştırılıyor. Peki Jacques Benoist-Méchin kimdir? Jacques Benoist-Méchin aslen nerelidir? Jacques Benoist-Méchin ne zaman, nerede doğdu? Jacques Benoist-Méchin hayatta mı? İşte Jacques Benoist-Méchin hayatı... Jacques Benoist-Méchin yaşıyor mu? Jacques Benoist-Méchin ne zaman, nerede öldü?

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/jacques-benoist-mchin-kimdir-jacques-benoist-mchin-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-22T03:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-07-22T03:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/22/jacques-benoist-mchin-kimdir-jacques-benoist-mchin-kitaplari-ve-sozleri-273453.jpg

Fransız gazeteci, tarihçi, yazar Jacques Benoist-Méchin edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Jacques Benoist-Méchin hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Jacques Benoist-Méchin hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Jacques Benoist-Méchin hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Tam / Gerçek Adı: Paul Michel Gabriel Jacques Benoist-Mechin
Doğum Tarihi: 1 Temmuz 1901
Doğum Yeri: Paris, Fransa
Ölüm Tarihi: 24 Şubat 1983
Ölüm Yeri: Paris, Fransa
Jacques Benoist-Méchin kimdir?

--reklam--
Jacques Benoist-Méchin Kitapları - Eserleri
Kurt ve Pars
Mustafa Kemal
--reklam--
Jacques Benoist-Méchin Alıntıları - Sözleri
Mustafa Kemal: "Bravo Enver! dedi. Sizi tebrik ederim. Partiyi kazandınız. Benim bildiğime göre, bana verilen Suriye ordusu, sizin erkan-ı harbiyenizin yalnız kantonunda mevcuttur. Beni oraya göndermekle iyi intikam aldınız."

İki rakip karşı karşıya idiler. Enver, göğsü nişan dolu narin, sık, genç, ve neşeli idi. Mustafa Kemal, gövdeli, çatık ve sarışın yüzlü gür kaşlı idi ve sırtında pelerin vardı.

O anda, bir pencere aralığında duran bir Alman Generali yüksek sesle:

" Türk askerleri ile birşey yapılması mümkün değil. Bu hayvan sürüsü, düşman önünde kaçmaktan başka birşey bilmiyor. Onları idare edeceklerden olmak istemem" diyordu.

Mustafa Kemal sarardı, Almana döndü ve sinirden titreyen bir sesle:

"Ben de bir askerim. Hayvan sürüsü saydığınız bu orduyu ben de idare ettim. Türk askeri hiçbir zaman kaçmaz. O, geri gitmek kelimesini bilmez. Siz, Generalim,eğer Türk askerlerinin arkasını gördünüzse, kaçan sizdiniz, kendi korkaklığınızı Türk askerine isnada nasıl cesaret edebiliyorsunuz? (Kurt ve Pars)
"İslam, Tarihin çöplüğüne ait bir dindir! Kavgacı bir ruhlu bir sübyancının uydurduğu bu çoban dini medeniyet yolunda milletimizin ayağına vurulmuş bir prangadır." (Mustafa Kemal)
Evet, ahlaksız bir bedevinin İslam denen o saçma ilâhiyatı, hayatımızı zehirleyen çürümüş bir leştir!

- Atatürk (Mustafa Kemal)
’’Vatanın elemi ile inleyen bu adama karşı sağır kalınabilir miydi?’’ (Kurt ve Pars)
*’’Mustafa Kemal, milletler arası bir karakterde ve gayelerini bir türlü anlayamadığı gizli bir teşkilatın öksesine düştüğünü anlayınca, kendisi gibi milliyetçi bir adamın burada ne işi olduğunu düşünmeye başladı.’’ (Kurt ve Pars)
Şayet bir gün çaresiz kalırsanız bir kurtarıcı beklemeyin..
Kurtarıcı kendiniz olun. (Mustafa Kemal)
"Mütakere varsın olsun! O, mücadelenin yeniden başlayacağına inanıyordu. O, her ne pahasına olursa olsun dövüşmek dövüşmek ve yine dövüşmek istiyordu." (Kurt ve Pars)
Armstrong derki; Mustafa Kemal Atatürk, mevsim dışı doğmuş bir insan, bir çağın ötesinde yaşayan, bozkırların Tatarlarına ani bir dönüş, ilkel canlılıkta donatılmış bir varlıktı. Askeri dehası ve gem vurulamaz iradesi ile, vahşi süvari ordusunun başında dört nala, krallıkları fetheden bir Cengiz Han veya Timurlenk olabilirdi. Ama o, küçük bir ülke çapına indirgenmiş olan ölmüş bir İmparatorluğun varisiydi. Talihin verdiği imkanlarla yetinmek ve kendini geri bırakılmış bir halkın eğitimine adamak zorunda kaldı. Emredici beyne sahip bu insan, Çankaya'da küçük bir köy evinde yaşadı ve silahı sadece elindeki tebeşir ile karatahtadan ibaretti.. (Mustafa Kemal)
‘’Bu manzaraya iyi bakınız! Bu akşam bir devrin sona erişine şahit oluyorsunuz. Bu, memleketimizdeki ecnebi vesayetinin çöküşüdür. Bu ateş, bir semboldür, vatanımızın hainlerden ve sömürücülerden nihayet, kurtulduğuna işarettir. Türkiye, bundan böyle hür ve temiz olarak yalnız Türklerindir.’’ (Kurt ve Pars)
’’Bir beyanat, Mustafa Kemal’in içinden taşan gururunun tezahürüdür; öyle bir gurur ki, henüz hür bulunan bir ülke parçasında ayakta duran Türkler arasında bir Türk oluşundan ileri geliyordu. Bu gururun diğer bir dayanağı da, arkasında altı asırlık bir tarih bulunan fatih ‘bir millete mensup bulunmanın güvenine sahip bir adam olması idi.’’ (Kurt ve Pars)
’’Türk milleti, on seneden beri çektikleri eza ve cefa ile, yavaş yavaş, kendi hüviyetine gelebilmişti.’’ (Kurt ve Pars)
Kendinden öncekilerin gayreti sayesinde Sultan Süleyman, yapısı ve donanımı bakımından dünyanın diğer bütün ordularından dörtyüz yıl öndeydi. Fransa, İtalya, İspanya ve Mukaddes İmparatorluk gibi batılı devletlerin binbir güçlükle kişisel savaş düzeninden kurtulmaya çalıştığı ve "Alman Piyadeleri" ve "Silahlı İnsanlar" gibi daimi birlikler kurmaya başladığı sıralarda, Türk İmparatorluğu daha o zaman pek çok bakımdan Napolyon'un ordularıyla kıyaslanabilecek bir savaş aracına sahipti.. (Mustafa Kemal)
‘’Türklerin, Sevr Anlaşmasının imzalandığını işittikleri zaman neler hissettiklerini tasvir etmek güçtür. Bu gibi şartların nasıl kabul edildiğine şaşmamak, kızmamak ve infial duymamak kabil midir? Türkler işte bu üç unsurun birbirine karışmasından doğan dehşetli bir tesir altında çileden çıkmışlardı.’’ (Kurt ve Pars)
’’Rusya Ermenistan’ı ile Türkiye Ermenistan’ı arasını ayıran doğu vilayetlerinde böyle bir karar tatbiki yalnız bir şey ifade edebilirdi:
Türklerin imhası. Bundan dolayı, bu mıntıkada bulunan birlikler, çok sinirli idiler ve silahtan tecritlerini reddediyorlardı.’’ (Kurt ve Pars)
*’’Kendisini, büyük işler görmeye müştak bilen insanların azapları hiçbir şeye benzemez. Günlük hadiselerin akışı ile sürüklenmek ne sinir yoran bir şeydir. Beklemek, insan için ne ağır bir angaryadır.’’ (Kurt ve Pars)
’’Memleketin psikolojik durumunu gösteren bu bezginlik yediden yetmişe herkesi etkiliyordu. Bu hal, bir taraftan da profesyonel politika çevrelerinde esen çekişme rüzgarlarıyla zıtlık teşkil ediyordu. Bunlar, bu dehşetli çöküntüde, memleketi milli menfaati değil, kendi çıkarlarını düşünüyorlardı.’’ (Kurt ve Pars)
Stephan Ronart bize; "Osmanlı İmparatorluğu dışarıdan görünüşün aksine, fikri ve kültürel yapısı bakımından, aslında Anadolu gücünün vurgulandığı bir Türk devletiydi. Ordu, idare, mahkemeler, maliye Türktü. Türkçe, devlet işlerinde, eğitimde ve idarede resmi dildi. Bağdat okullarından Kırım Hanlığı'nın sarayına kadar fikir dünyasının insanları, Türkçe yazıyor ve ifade ediyorlardı. Arapça, Farsça ve Hintçe eserler Türkçe'ye çevrilmiş ve tefsir edilmiştir" diyor.. (Mustafa Kemal)
“Kendisini, büyük işler görmeye müştak bilen insanların ruh azapları hiçbir şeye benzemez.” (Kurt ve Pars)
"Memleket batmak üzere olan bir gemi halindeyken, bunca mesele acele hal çaresi beklerken kaybolan zamana baktıkça kendini yiyordu. İşlere müdahale etmeden evvel acaba kaç ay, kaç yıl daha beklemek gerekecekti?’’ (Kurt ve Pars)
*’’Eğer memleketin felakete sürüklenmesini istemiyorsak, derhal harekete geçmeliyiz. Yeni Turan? Şüphesiz, Türkiye’yi Türklere teslim etmek lazım. Fakat ne satılmış Türklere ve ne de tampon askelere!’’ (Kurt ve Pars)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/jacques-benoist-mchin-kimdir-jacques-benoist-mchin-kitaplari-ve-sozleri)