# Jülide Sevim kimdir? Jülide Sevim kitapları ve sözleri

> Psikolog, Yazar Jülide Sevim hayatı araştırılıyor. Peki Jülide Sevim kimdir? Jülide Sevim aslen nerelidir? Jülide Sevim ne zaman, nerede doğdu? Jülide Sevim hayatta mı? İşte Jülide Sevim hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/julide-sevim-kimdir-julide-sevim-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-09-20T13:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-09-20T13:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/09/20/julide-sevim-kimdir-julide-sevim-kitaplari-ve-sozleri-316784.jpg

Psikolog, Yazar Jülide Sevim edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Jülide Sevim hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Jülide Sevim hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Jülide Sevim hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 1968
Doğum Yeri: İstanbul
Jülide Sevim kimdir?
Jülide Sevim, 1968’de İstanbul’da doğdu. 1988 yılında İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldu. 1993’ten bu yana, AMBE adını verdiği merkezinde danışmanlık hizmeti sunuyor. 1993-99 yıllar arasında TRT, HBB, ATV kanallarında “psikolojik” içerikli danışmanlık programlar hazırlayıp sundu. 1999-2000 arasında Milliyet’te “İnsana Dair” ve “İçimden Geldiği Gibi” köşelerinde yazdı. 2001’in başında, ilk kitabı olan Bir Erkek Ağladığında çıktı; aynı yıl, tarih boyunca cinsel rollerin oluşumunu incelediği, Tanrı’nın Sesi Kadın; 2002’de çocukta cinsel gelişimi anlattığı Anne Bu Ne? adlı kitapları yayımlandı.
--reklam--
Jülide Sevim Kitapları - Eserleri
Anne Bu Ne?
Bir Erkek Ağladığında
Tanrı'nın Sesi Kadın
Tırtıllara Özgürlük
Artık Ben...
Stresinizi Sevin
Kırılgan Kadınlar Kızgın Erkekler ve Hayat
Boşan/ma Meleği
Peri'nin Doğumu
1 Gün 1 Patron Psikoloğa Giderse
Kendine Yeten
--reklam--
Jülide Sevim Alıntıları - Sözleri
1299 yılında kurulan Osmalı Devleti ile birlikte,kadınlar yeni sıkıntılarla karşılaşmışlardır.
 Orhan Gazi,Türk asıllı olmayan,sonradan Nilüfer adını alan Holifara'yı kaçırıp kendine eş alarak, "komşu kızları" ile evlenip kendi kızlarını komşularla evlendirerek,
 kadını "güç" için "araç"haline dönüştürme anlayışı başlamıştır. (Tanrı'nın Sesi Kadın)
Başlangıçta, ziyafetlerde kımız sunumuna kendisinden başlanan,yüzünü örtmeyen Türk kadınının aranan vasıfları,İslamiyet'in kabulünden sonra tamamen değişmiştir.8.yy'da Araplar'la ticari ilişkilerin kurulmasının ardından İslamiyet'i benimsemeye başlayan Türkler arasında kadının durumu ve yaşamı,
 Dede Korkut hikayelerinden çok farklı bir noktaya çekilmiştir.
 Artık kadının,"yüzünü kimsenin görmediği,evde terbiye edilmişi"makbuldür.
... (Tanrı'nın Sesi Kadın)
Kutadgu Bilig'deki şu bölüm,durumun içler acısı yanını,çok açık bir biçimde ortaya koymaktadır..
 • "Kız doğmazsa;doğarsa da yaşamazsa daha iyi olur"
 •"Dişileri dışarı çıkartma,yemede içmede birlikte bulunma;evden dışarı çıkarırsan doğru yoldan ayrılırlar."
 •"Dişide vefa yoktur.Gözü baksa bile,gönlü başka tarafta olur." (Tanrı'nın Sesi Kadın)
“Sevgi ‘ruh, beden, akıl’ üçlüsüne bağlı olarak yaşanıyor. Bir insanı ruhumuz özler, bedenimiz ister, aklımız onaylarsa sağlıklı, huzurlu ve dolayısıyla mutlu ve üretken bir hayat yaşıyoruz.” (Bir Erkek Ağladığında)
“Hayatta hiç kimse ve hiçbir şey ‘her şeyi’ olmamalı insanın. Kime neden değer verdiğimizi sorgulamadan, sırf öyle gerektiği ya da öğretildiği için birtakım payeler vermemeliyiz insanlara.” (Bir Erkek Ağladığında)
Evlenme halinde ,kızlık soyadını taşımaya devam eden,mallarını kocasından bağımsız,istediği gibi yönetebilen,boşanma halinde eşit haklara sahip Türk kadınında aranan meziyetler,Dede korkut hikayelerinden anlaşılmaktadır:

 "Annelik,kahramanlık,sadakat ve misafirperverlik." (Tanrı'nın Sesi Kadın)
Aşık olmak başka bir şey, sağlıklı bir ilişkide olmak başka bir şeydir. (Kırılgan Kadınlar Kızgın Erkekler ve Hayat)
Başlangıçta,ziyafetlerde kımız sunumuna kendisinden başlanan,yüzünü örtmeyen
 Türk kadınının aranan vasıfları,İslamiyet'in kabulünden sonra tamamen değişmiştir. (Tanrı'nın Sesi Kadın)
Unuttun! Seni ben var ettim!
Yüklediğim anlamlarla, bu kadar değerli hale geldin.
Artık içimde tutmuyorum sevgimi.
Seni sevmekten vazgeçtim.
Ve kendimi özgür bırakıyorum. (Kırılgan Kadınlar Kızgın Erkekler ve Hayat)
Yenilenmeyen, gelişmeyen hiçbir ilişki varlığını sürdüremez. Daha doğrusu sağlıklı bir halde varlığını sürdüremez; çünkü dokunmaya , bakmaya doyar insan. Başka şeyler arar. (Kırılgan Kadınlar Kızgın Erkekler ve Hayat)
Bekleyeceğim bir Pazartesi,
Yeni bir yaş, yıl, olay yok!
Bir yolculuğa çıkıyorum...
Geçmişten vazgeçiyorum,
Yanıma aldığım tek şey, kaybettiklerimden çıkarttığım sonuçlarım;
Gelecek için endişelenmeyi bırakıyorum geride.
Bir avucumda sonuçlarım,
Diğerinde umutlarım,
Bagajsızım,
içimdeki sese, giydireceğim elbiselere ihtiyacım yok bundan böyle.
Çırılçıplağım,
Canım neyi isterse onu giydireceğim. (Kırılgan Kadınlar Kızgın Erkekler ve Hayat)
“Ağlamaktan korkmak ya da utanmak, bu korku veya utanç nedeniyle ağlama isteğini boğmak, ne büyük kayıp erkekler için. Ve erkekliğin, en kötü koşulları bile duygusuzca karşılamak olduğunu sanmak, ne büyük bir yanılgı.” (Bir Erkek Ağladığında)
Bu inanç sistemi içerisinde, "ana"lığı kutsal sayılan kadın,savaşlarda at koşturan,erkeklerle eşit,devlet yönetiminde Han denli sözü geçen bir pozisyondadır.
 Öyleki fermanlar,"Han ve Hatun" ibaresi bulunmazsa geçersiz sayılmakta,elçileri Han ve Hatun birlikte kabul etmektedir. (Tanrı'nın Sesi Kadın)
“Hiç kimse ve/veya hiçbir şey, her şey olmadığı sürece, neyi kaybedersek kaybedelim yaşam rüzgarını bir yerinden yakalarız.” (Bir Erkek Ağladığında)
Diyemiyorum ki, " Sen böyle sevilmeye değer şeyler yaptığın için değil, ben seni böyle sevmeyi seçtiğim için, aşkım dinim olduğun için seni böyle seviyorum" diye. Sadece çok seviyordum. Çok neyse ondan da çok!!!! (Artık Ben...)
Sosyal hayatın içinde, birbirlerini beğenerek evlenen gençlerin kurdukları ailede tekeşliliğin esas olduğu tartışılmaz
 Türk gerçeğini teşkil etmektedir. (Tanrı'nın Sesi Kadın)
Açık olan,İslamiyet'in kabulünden sonra,izinsiz evden dışarı çıkamayan,bilgi edinmesine ve öğrenmesine izin verilmeyen,sosyal,dolayısıyla
 "öz" lük haklarını yitiren Türk kadınının köleleştirildiğidir.
 Türk kadını artık "birey" değil, "ikisi bir araya geldiğinde,bir erkeğin tanıklığına denk düşecek bir kul"dur. (Tanrı'nın Sesi Kadın)
Ölüm halkının da bireyin elinde olması gerektiğine inananlardanım. Bu yüzden de intihara teşebbüs edenleri zayıflıkla suçlamam ya da herkesin ömrü yettiğince yaşaması gerektiğini savunmam... (Bir Erkek Ağladığında)
Annemle babam birbirlerine aşık olmuşlar. Sonunda evlenip bir yuva kurmuşlar. Birbirlerine dokunmak öpmek öyle hoşlarına gitmiş ki, bir bebekleri olsun istemişler. Çok güzel öpüştükleri, birbirlerini sevdikleri bir gün,annemin karnının altındaki özel bir odacığa yerleşmişim ben. (Peri'nin Doğumu)
İhtiyaçlar arzuları, arzular eylemleri doğurur. (Kırılgan Kadınlar Kızgın Erkekler ve Hayat)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/julide-sevim-kimdir-julide-sevim-kitaplari-ve-sozleri)