# Marcel Danesi kimdir? Marcel Danesi kitapları ve sözleri

> Göstergebilim ve Dil Antropoloji Alanında Profesör Marcel Danesi hayatı araştırılıyor. Peki Marcel Danesi kimdir? Marcel Danesi aslen nerelidir? Marcel Danesi ne zaman, nerede doğdu? Marcel Danesi hayatta mı? İşte Marcel Danesi hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/marcel-danesi-kimdir-marcel-danesi-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-12-07T13:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-12-07T13:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/12/07/marcel-danesi-kimdir-marcel-danesi-kitaplari-ve-sozleri-353845.jpg

Göstergebilim ve Dil Antropoloji Alanında Profesör Marcel Danesi edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Marcel Danesi hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Marcel Danesi hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Marcel Danesi hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 1 Ekim 1946
Doğum Yeri: 
Marcel Danesi kimdir?
Marcel Danesi Toronto Üniversitesi göstergebilim ve antropoloji profesörüdür. Göstergebilimin önde gelen dergisi Semiotica’nın baş editörüdür. İletişim teorisi ve göstergebilim alanında önemli eserler vermiştir.
--reklam--
Marcel Danesi Kitapları - Eserleri
Öpüşmenin Tarihi - Popüler Kültürün Doğuşu
Pisagor'un Mirası
A Basic Course in Anthropological Linguistics
--reklam--
Marcel Danesi Alıntıları - Sözleri
"Sonuçta,aşk bir idealdir; bu dünyanın, onu hayal etmeyi arzuladığımız halinin bir parçasıdır.

Romeo ve Juliet dünyanın ilk büyük aşk hikâyesinin yıldızlarıydı. İlk öpüşmenin sancılarında ölmek yerine, evlenselerdi, ideal mahvolabilirdi ve dünya farklı bir şekilde gelişirdi." (Öpüşmenin Tarihi - Popüler Kültürün Doğuşu)
Psikanalist Sigmund Freud için de öpüşmek bir "kalıntı eylem"dir, anne memesi emmeye bilinçsiz bir geri dönüştür. Emmek sadece zevk verici değil aynı zamanda seksüeldir. Bu nedenle Freud, öpüşmenin çocuklukta, sütten kesildikten sonra ortaya çıkan meme ya da baş parmağı emmenin yerini aldığını iddia etmiştir. (Öpüşmenin Tarihi - Popüler Kültürün Doğuşu)
Bin öpücük ver bana, sonra yüz,

sonra bin daha, sonra bir yüz

sonra binlerce öpücük olunca

öyle karışsın ki hepsi, hesabı şaşıralım

kemgözlerin değmesin diye nazarı

öpüşlerimizin bu kadar çok olduğunu öğrenince (Öpüşmenin Tarihi - Popüler Kültürün Doğuşu)
The Bible starts off with the phrase “In the beginning was the Word, ” acknowledging the close connection that exists between the birth of language and the origin of sentient, sapient life. (A Basic Course in Anthropological Linguistics)
aynı şeye eşit iki farklı şey, birbirine eşittir (Pisagor'un Mirası)
Çağdaş dünyada öpüşmek aşırı derecede, belki de insanlık tarihinde de herhangi bir zamanda olduğundan çok daha fazla popüler. Alfred Eisenstaedt'in yakaladığı, bir denizci ile bir hemşire arasında Japonya'nın mağlup edildigi gün Times Square'de yaşanan, Life dergisinde görülen karede olduğu gibi simgeleşmiş öpüşme fotoğraflarını göklere çıkarıyoruz. Gustav Klimt'in aynı adlı eserinde olduğu gibi, sanatsal öpüşmelere hayranlık duyuyoruz. 2000'deki Democratic National Convention sırasında Al ve Tipper Gore arasında yaşanan öpüşmede olduğu gibi beklenmedik öpüşmeleri unutamıyoruz. MTV Müzik Ödülleri unutulmaz bir şekilde Michael Jackson'ın Lisa Marie Presley'yi daha sonra da Madonna'nın Britney Spears ve Christina Aguilera'yı öpüşünü yayınladı. Daha sonra Sacha Baron Cohen bize, karşısına çıkan herkesi öpmeyi başaran, hem öpücüğün alıcılarında hem de izleyicilerinde büyük etki bırakan, Borat karakterini verdi. Bu anlar, belki de ünlülerin, ikonların ve liderlerin bizden pek de farklı olmadıklarını hatırlattıkları için, dünya genelinde yıllar boyunca tartışılacak manşetler oldular. Ten rengimiz, dillerimiz ve geleneklerimiz değişebilir ama dünya genelinde öpüşmek belki de paylaştığımız tek evrensel ve insani adettir. (Öpüşmenin Tarihi - Popüler Kültürün Doğuşu)
Perhaps no other faculty distinguishes humanity from all other species as language does. The reason for this is because humans use language to encode knowledge and to pass it on to subsequent generations. It is no exaggeration to say that the very survival of civilization depends on the preservation of words. If somehow all memory of language were to be irretrievably lost overnight, the next morning people the world over would have to start anew, literally rebuilding knowledge with new words. In a phrase, language constitutes the overarching memory system of the human species. (A Basic Course in Anthropological Linguistics)
Bir kız veya Bir bakirenin üç çeşit öpücüğünü sıralar: göstermelik öpücük (kız sevgilisi ile dudaklarını birleştirir ama kendisi bir şey yapmaz), titreşimli öpücük (kız utangaçlığını biraz kenara bırakarak alt dudağı ile karşılık verir ama üst dudağını kullanmaz), dokunarak öpüşmek (kız sevgilisinin dudaklarına dili ile dokunur, gözlerini kapatır ve ellerini sevgilisinin ellerinin üstüne koyar) (Öpüşmenin Tarihi - Popüler Kültürün Doğuşu)
"İşte bir öpücükle ölüyorum." (Öpüşmenin Tarihi - Popüler Kültürün Doğuşu)
Matrix (1999) Uyuyan Güzel'in veya masalların yaşama döndüren öpücüğünün, cinsiyet rollerinin tersine döndüğü bilimkurgusal bir versiyonunu içerir. Filmin sonlarına doğru, Trinity (Carrie-Anne Moss) az önce vurularak ölen sevgilisi Neo'yu (Keanu Reeves) bir öpücükle hayata döndürür. Ona şöyle fısıldar: "Neo, artık korkmuyorum. Kâhin bana aşık olacağımı ve sevdiğim adamın seçilmiş kişi olacağını söyledi. Anlıyor musun, ölmüş olamazsın. Ölemezsin çünkü seni seviyorum. Duyuyor musun? Seni seviyorum." Neo'nun hayati belirtileri, masallardaki gibi, Trinity ona "Şimdi ayağa kalk!" dediğinde geri gelir, sarılıp tutkuyla öpüşürler. (Öpüşmenin Tarihi - Popüler Kültürün Doğuşu)
"Aslında öpüşmek metaforik bir düğümdür, dudaklar aracılığıyla iki bedeni ve iki ruhu birleştirir." (Öpüşmenin Tarihi - Popüler Kültürün Doğuşu)
"İspat müessesesi, beklenti ya da kestirimlerinizi tasdik etmekten çok daha ötesini yapar. İspat aslında var olan şeydir. İspatlar fikirlere, fikirler hayal gücüne, hayal gücü ise sezgiye muhtaçtır. Dolayısıyla ispat keyfekederliğin ve içine düşülen rutinliğin ötesindeki matematik dünyasının derinliklerinde bir keşfe çıkmanızı sağlar. Bir ispata 'hakikat olmasının ötesinde değer katan da, o keşfinizde bulduğunuz şeyin ta kendisidir." (Pisagor'un Mirası)
Romeo ve Juliet’i gördüğümüzde sevgili olduk.

Oscar Wilde (1854-1900) (Öpüşmenin Tarihi - Popüler Kültürün Doğuşu)
Bu dünyayı içinde yaşanacak daha iyi bir yer yapmak için gerekli olan tek şey sevmektir. (Öpüşmenin Tarihi - Popüler Kültürün Doğuşu)
The impetus for establishing a “science of language, ” however, can be traced to 1786. That was the year in which the respected and highly influential English scholar Sir William Jones suggested that Sanskrit, Persian, Greek, and Latin sprang from the same linguistic source and, thus, belonged to the same “language family.” Shortly thereafter, the systematic study of language families started in earnest, leading in the subsequent nineteenth century to the emergence of linguistics as a true science. (A Basic Course in Anthropological Linguistics)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/marcel-danesi-kimdir-marcel-danesi-kitaplari-ve-sozleri)