# Marie France Hirigoyen kimdir? Marie France Hirigoyen kitapları ve sözleri

> Psikiyatr, Psikanalist Marie France Hirigoyen hayatı araştırılıyor. Peki Marie France Hirigoyen kimdir? Marie France Hirigoyen aslen nerelidir? Marie France Hirigoyen ne zaman, nerede doğdu? Marie France Hirigoyen hayatta mı? İşte Marie France Hirigoyen hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/marie-france-hirigoyen-kimdir-marie-france-hirigoyen-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-21T08:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-10-21T08:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/21/marie-france-hirigoyen-kimdir-marie-france-hirigoyen-kitaplari-ve-sozleri-338116.jpg

Psikiyatr, Psikanalist Marie France Hirigoyen edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Marie France Hirigoyen hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Marie France Hirigoyen hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Marie France Hirigoyen hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 1949
Doğum Yeri: Fransa
Marie France Hirigoyen kimdir?
1949 Fransa doğumlu. Aile psikiyatrı ve psikanalisti. Hem Fransa’da hem ABD’de kriminolojinin bir dalı olan kurbanbilimi üzerine aldığı eğitim sayesinde manevi taciz konusuyla ilgilenmeye başladı. İşyerinde stres ve mobbing konularında uzmanlaştı. Bu konularda yazdığı kitaplar birçok dile çevrildi ve özellikle ülkesi Fransa’da çok yüksek satış rakamlarına ulaştı. Eserleri: Malaise au travail. Harcèlement moral: démêler le vrai du faux (Éditions La Découverte & Syros et édition de poche Pocket, 2001), Femmes sous emprise - Les ressorts de la violence dans le couple (Éditions Oh, 2005), Les nouvelles solitudes (Éditions La Découverte, 2007), Abus de Faiblesse et autres manipulations (Éditions Jean-Claude Lattès, 2012), Le Harcèlement moral au travail (PUF, 2014).
--reklam--
Marie France Hirigoyen Kitapları - Eserleri
Manevi Taciz
Narsisistler İktidarda
--reklam--
Marie France Hirigoyen Alıntıları - Sözleri
….narsisizmin kökenini dört ayaklı bir tabureye benzetirler. Ayaklardan biri narsisizmin gelişimsel kökenidir, bu herkesim başkalarına aldırmadankendi yerini kapmayı öğrendiği, her şeye izin veren bir eğitime bağlıdır. İkinci ayak anında kavuşulan şöhret kültürüdür, üçüncü ayak internet ve sosyal ağlar, sonuncusu ise bütün rüyaların gerçek olabileceğine inandıran tüketim ve kolay paradır. (Narsisistler İktidarda)
Tüketime ve ekrana odaklanmış bir imaj ve bilgi toplumunda, birey ancak ötekinin bakışıyla ve ötekinin bakışı altında var oluyor. (Narsisistler İktidarda)
Bir tüketim toplumunda “sahip olmak”, “olmak”ın üstünde yer alır; böylece reklamlar çocukları taklit mekanizmalarına sürükleyerek başkasına benzemek için onunla aynı nesnelere sahip olma isteği aşılar. (Narsisistler İktidarda)
Narsisizm ancak birey ötekini, kendi büyüttüğü görüntüsünü yansıtacak bir aynaya indirgeyecek derecede benliğini merkeze oturttuğu zaman patolojik hale gelir. (Narsisistler İktidarda)
Hayattaki kimi karşılaşmalar yüreklendiricidir , en iyi yönlerimizi ortaya koymaya teşvik eder bizi. Kimileri ise bizi içten içe kemirir ve sonunda canımıza okur. Bir insan, manevi taciz süreci sonunda karşısındakini yıkmayı başarabilir. Hatta bu gözü dönmüşlüğün gerçek bir ruhsal cinayetle sonuçlanması bile mümkündür. Hepimiz şu ya da bu düzeyde sapkın saldırılara , eşler arası ilişkide, ailelerde , işyerlerinde, veyahut politik ve toplumsal yaşamda tanık olmuşuzdur. Buna karşın toplumumuz bu dolaylı şiddet biçimini görmezden gelir. Hoşgörü bahanesiyle hepimiz işbirlikçi oluruz. (Manevi Taciz)
Çocuklar maruz kaldıkları kötü muamelelerden yakınmazlar; aksine, sürekli olarak, kendilerini dışlayan ebeveyn tarafından olanaksız bir kabulün peşinde koşarlar. Çocuklar, kendi haklarındaki kötü izlenimleri içselleştirerek (ben bir hiçim!) başlarına gelenleri hak ettiklerini düşünürler. (Manevi Taciz)
Çocuklukta sindirilemeyen her şey, yetişkin yaşlarda sürekli depreşir. (Manevi Taciz)
Gerçekten de kendimiz ile ilgili imajımız ötekinin bizimle ilgili düşündüklerinden etkilenir ve çoğu zaman ötekinin oynamamızı istediği rolü benimseriz. (Narsisistler İktidarda)
Özne için utancın kökeni,kendi güçsüzlüğüyle yüzleşmesidir. (Narsisistler İktidarda)
Nefret edilen insanı görmek saldırganda soğuk bir öfke yaratırken , işkencecisini görmek de kurbanda korku yaratır . Bu, koşullandırılmış bir saldırı veya savunma refleksidir. Korku kurbanda patolojik davranışlara yol açar ve karşılığında , saldırganlığa mazeret oluşturur. Kurban , genelde ateşli ve muğlak hareket etmektedir. (Manevi Taciz)
Günümüzde hiçbir şey fazla devam etmiyor,dayanmıyordu. (Narsisistler İktidarda)
Patolojik bir narsist, hoşa gitme kaygısıyla sürekli tol oynamaya çalışır. Kendisi için bir “sahte benlik”, yani kendini kabul ettirmeye ve sevdirmeye yönelik duygu ve davranışlardan oluşan bir görüntü inşa eder. (Narsisistler İktidarda)
Bu mektuplar her defasında Éliane'ın kendini sorgulamasına neden olmaktadır: "Ne yaptım?" Kendinde hata bulacak hiçbir şey yapmadığını düşünse bile, kendisinin dikkat etmediği, ama Pierre'in yanlış anlamış olabileceği bir şey olup olmadığını araştırır. İlk zamanlar kendini haklı çıkartır, ama daha sonra, o kendini haklı çıkardıkça o denli suçlu yerine konduğunun farkına varır. (Manevi Taciz)
Günümüz çağı görünür olmayı dayatır ama insanlar kendilerini o kadar merkeze almıştır ki, sadece kendileriyle ve benzerleriyle karşılaşırlar. Sosyal ağlar ve kişiselleştirilmiş arama motorları ötekinin, farklı düşünenin elendiği bir dünya yaratmıştır. (Narsisistler İktidarda)
Fakat bunlar yine de sapkın saldırganlıklardır. Bu saldırılar , bir veya birkaç kişinin belirli birine , kelimenin tam anlamıyla "günah keçisi" belledikleri birine yönelik aşikar ya da gizli düşmanca tavırlardan oluşan bilinçdışı ruhsal yıkım sürecinden kaynaklanır. Görünüşte zararsız sözlerle, imalarla, telkinlerle veya söylenmeyen şeylerle , çevrenin hiçbir müdahalesi olmadan bir insanın ruhsal dengesini bozmak , hatta onu yıkmak mümkündür. (Manevi Taciz)
Ebeveynlerden birinin sürekli çekiştirilmesi karşısında, çocuklar çareyi kendi köşelerine çekilmekte bulurlar. Böylece çocuklar, bireyselleşme ya da kendine özgü düşünceye sahip olma olanaklarını bütün bütün yitirirler.
Bu çocuklar, daha sonra, çözümü kendi içlerinde bulamazlarsa, çektikleri acıların bir kısmını başka yerde yeniden üreteceklerdir. Nefretin ve yıkıcılığın yer değiştirmesidir bu. Saldırgan, kendi marazi durumunu engelleyemez. Kin, nefret edilen eski eşten çocuklara yönelir ve bu kez onlar yok edilmesi gereken hedefler olur. (Manevi Taciz)
Travmanın genellikle unutulan başka bir sonucu, kişilik parçalanması olarak da adlandırabileceğimiz dissosiyatif bozukluktur. Bu kavram DSM-4'te, bilinç, hafıza, kimlik veya çevre algısı gibi normalde bütünsel işlevlerin bozulması olarak tanımlanmaktadır. (Manevi Taciz)
Sapkınlığın adını koymamak daha ciddi bir şeydir, çünkü böylece kurban, aciz , saldırıya uğramış ve yeniden saldırıya uğraması insafa kalmış bir halde bırakılmış olur. (Manevi Taciz)
Travmatik bir durum karşısında, insan kendini korkuya, acıya veya güçsüzlüğe karşı korur. Fakat buradaki travma normalde algılanabilenden çok daha tuhaf olduğu için, kişinin ruhsal yapısı çareyi bunu deforme etmekte veya bilincinden kovalamakta bulur. Dissasiyasyon, olayları dayanılır ve dayanılmaz olarak ikiye böler, dayanılmaz olanlar bütünüyle unutulmaktadır. Böylece yaşanmış deneyimler hafızada ayıklanarak, bir rahatlama ve kısmi bir savunma oluşturulur. Dissasiyasyon olgusu kurbanın üzerindeki baskıyı arttırır ve ek bir zorluk haline gelir. (Manevi Taciz)
“Büyük adamlar kazanmak için aldatmaya değil, kaybetmeye utanç derler.”

Machiavelli (Narsisistler İktidarda)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/marie-france-hirigoyen-kimdir-marie-france-hirigoyen-kitaplari-ve-sozleri)