# Muharrem Kaşıtoğlu kimdir? Muharrem Kaşıtoğlu kitapları ve sözleri

> Türk Siyasetçi Muharrem Kaşıtoğlu hayatı araştırılıyor. Peki Muharrem Kaşıtoğlu kimdir? Muharrem Kaşıtoğlu aslen nerelidir? Muharrem Kaşıtoğlu ne zaman, nerede doğdu? Muharrem Kaşıtoğlu hayatta mı? İşte Muharrem Kaşıtoğlu hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/muharrem-kasitoglu-kimdir-muharrem-kasitoglu-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-01-29T15:00:10+03:00
- Güncelleme: 2023-01-29T15:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/01/29/muharrem-kasitoglu-kimdir-muharrem-kasitoglu-kitaplari-ve-sozleri-384519.jpg

Türk Siyasetçi Muharrem Kaşıtoğlu edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Muharrem Kaşıtoğlu hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Muharrem Kaşıtoğlu hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Muharrem Kaşıtoğlu hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 
Doğum Yeri: 
Muharrem Kaşıtoğlu kimdir?

--reklam--
Muharrem Kaşıtoğlu Kitapları - Eserleri
60'lar Hikaye, 70'ler Terane, 80'ler Şahane
Beykoz Masalı
Beyoğlu Masalı
Eyüpsultan Masalı
Fatih Masalı
Üsküdar Masalı
Beşiktaş Masalı
60'lı Yıllar Hikaye, 70'li Yıllar Terane, 80'li Yıllar Şahane
Yazmış Bulunduk
--reklam--
Muharrem Kaşıtoğlu Alıntıları - Sözleri
Kurtuluş savaşı destanının başyazıcıları Kastamonu kadınları çıkar sahneye. Oluşturulan her kağnı kolunun başında genç ya da yaşlı Kastamonu kadınları vardır. Erkek yokluğunda harmanı da alan, askeri de doyuran, çocuğunu da büyüten kadınlar kendilerini daha da büyüterek Mehmetlere silah ve mermi yetiştirme işini de üstlerine aldılar. (Yazmış Bulunduk)
"Çünkü burası Bizans'ın ve Osmanlı'nın hem yönetim hem de dini merkezi. Bak işte, Topkapı Sarayı ve Ayasofya tüm yapılaşma bu merkezler etrafında şekillendiği için bu kadar çok tarihi yapı var." (Fatih Masalı)
"Güzel olmak pek önemli değil; önemli olan güçlü olsun ve kendisine iyi bir yol çizsin." (Eyüpsultan Masalı)
Çünkü burası Bizans'ın ve Osmanlı'nın hem yönetim hem de dini merkezi. Bak işte, Topkapı Sarayı ve Ayasofya tüm yapılaşma bu merkezler etrafında şekillendiği için bu kadar çok tarihi yapı var. (Fatih Masalı)
Leblebi Tozu
Güzeldi leblebi tozu... Manyakçaydı evet, tehlikeliydi evet, ama güzeldi işte! Aslında ya sarı tozlar güzeldi ya da çocukluğumuz onu güzel kılıyordu. Hangisi olduğununa karar vermek çok zor...
Öyle ya da böyle bayıla bayıla yerdik. Kaç defa boğazımıza kaçarak ölme tehlikesi geçirdik kimbilir... Birçok çocuk, leblebi tozu yerken ölümden dönmüştür. Amma çok eğlenceliydi işte, gerisi hikaye!... (60'lar Hikaye, 70'ler Terane, 80'ler Şahane)
Yaka olayı ise ayrı bir dertti. Önceleri sert, karton gibi olan yakalardan kullanmıştık. Boynumuzu keser, kıpkırmızı iz yapardı. Sonraları kumaştan ve hatta dantelli olanları çıktı da rahatladık.
Tahtayı sildiğimiz zaman önlüklerimiz tebeşir tozuna bulandırdı. Teneffüste yakalamaç oynarken erkeklerin önlüklerinin arkasındaki kuşakları çekince kopardı. Bu oyunlar sırasında yakalığın biri kurtulur ve yakalık, tek düğmeyle tutuşu halde öylece sarkardı. (60'lar Hikaye, 70'ler Terane, 80'ler Şahane)
"Bir birlik abidesi olan bahtsız Dalton ailesini de unutmamak lazım! O sürekli bağırıp çağıran ve sinirli Co'ya sürekli kızsak da, Avarel'in insanı çileden çıkartan salaklıklarına karşın bazen de hak veresimiz gelirdi." (60'lar Hikaye, 70'ler Terane, 80'ler Şahane)
"Bu duruma alışmalısın, insanlardan bazıları ne yazık ki karşısındakine saygı göstermez. Bunun bizimle ne alakası var diye düşünme, kendi cinsine bile saygı göstermeyen, bunlar gibi insanlar, farklı bir cinsten olan canlıya yani bize hiç saygı göstermez. İşte onlardan kendini korumalısın ufaklık." (Beyoğlu Masalı)
"Güzel olmak pek önemli değil; önemli olan güçlü olsun ve kendisine iyi bir yol çizsin." (Eyüpsultan Masalı)
İşte, ilk gençlik yılları 80' kere gelenlerin büyük kısmının takıntılarından biri: asidci misin, metalci mi?.. Bu söylem o dönemde o kadar çok kişiyi etkisi altına almıştı ki, günümüzde asidcilik kalmadı belki ama bu defa da repçilik ve metalcilik arasındaki çekişme devam ediyor. (60'lar Hikaye, 70'ler Terane, 80'ler Şahane)
"dünyanın en güzel şehri İstanbul, İstanbul'un en güzel yeri Beykoz, Beykoz'un en güzel yeri benim yalımın olduğu yerdir." Ahmet Mithat Efendi (Beykoz Masalı)
Sultan Abdülmecit, Beşiktaş Saray Sahili inşası sırasında,

"Kötülük ve çirkinlikler burada yasaktır, burada sadece güzel olan şeyler bulunsun," demiş. (Beşiktaş Masalı)
İlhan İrem
İşte, bir başka efsane daha! 70'li yıllardan 80'li yıllara gelen ve gerçek anlamda bir efsane olan o romantik adam!
.....
Şarkılarının yüzde doksanı klasik olmuş nadir bestecilerden biridir. Çünkü aradan 30 yıllık bir süre geçmesine rağmen hala dillerdedir. (60'lar Hikaye, 70'ler Terane, 80'ler Şahane)
Kendi yastıklarına gölge salmasın
Çocuklarının öpüşleri onlara anlat
Onlara anlat yağmur karşılıklı yağar
Ruhların içindeki müzikle karşılıklı
Kapalı çarşı içinde bir sigara
Bir keman kılıfı senin saçlarına sürünen yağ
Onlara anlat kadınların gözlerinin içinden geçer
Kapalı Çarşı ve Kapalı Çarşı’yı götüren saat Bir inci gerdanlık dumanları içinde kapkara
Anlamağa başladığı ağır ve çekilmez kelimeler içinde dağ
Senin resmin ince gerdanlığın siyah parlaklığı içinde ışıklı
Işıklı ışıksız yandan ve önden ışıksız arkadan ve içten ışıklı
Onlara anlat ki insan kelimelerden ve şiirden yaratılmadı
Tüyler içinde gelen yeni dünya
Bir sandalye kadar hür olduğu gün
Sen cuma gününün hürriyet kadar kutsal olduğunu onlara anlat Benim aynamı küçültüp büyülten onlar
Benim aynamı aynalıktan çıkaran
Kapalı çarşılar içinde fikre ve gerçeğe
Neler neler etti anlarsın onlar
Şemsiyeler gibi
Felaketlerin en şakacısına açılıveren onlar
Kendi yastıklarına düşmesin
Dostlarının kadınları üstündeki gölgesi onlara anlat
Kapalı çarşılar içinde
Aslanların ağaç kabuğuna yazdığı şiir
Kapalı çarşı içerisinde
Açık ve keskin yumuşak ve güzel Kur'an sesleri
Kapalı çarşı içinde kapalı rüya çarşıları
Kapalı çarşı içinde öfke ve af çarşıları Kapalı Çarşı’ya gittiğin zaman
Bir yangın sonrasının gazetelerini okudun
Bir gazete uzun ve kul olmuş bir gazeteydi Kapalı Çarşı
Mavi gözlü bir gazete Kapalı Çarşı içinde bulutların en senin olanı
Sen bana kapalı çarşı
Şüphesiz o kadar satılan ve alınanlar var ki
Şüphesiz bir harita kırığı
Bir yapma deniz parçasıyla kapalı Kapalı Çarşı Sen kapalı çarşılar üstüne yağmur yağanı
Yağmurun iyi ve doğru yağmadığını
onlara anlat
Sezai KARAKOÇ (Fatih Masalı)
Üsküdar... Üsküdar, bir saraylar semtidir, yalılarla incilenmiş hem de. (Üsküdar Masalı)
Kabakanat:
"İnsanlar son derece hayvanseverdir fakat bazen böyle birkaç kötü ruhlu insan da çıkmıyor değil. Ama bunlara bakarak insanların tamamını acımasız görmek olmaz." (Üsküdar Masalı)
"Türkler, ince ruhlu insanlardır sevgili güvercinler... Ataları, ince duygularının ve sanat zevklerinin nişanesi olarak sadece kuş evleri, kuş sarayları yapmakla kalmamış; leylek, kürt, tilki, ayı, geyik gibi evcil olmayan diğer hayvanlar için de vakıflar ve hastaneler kurmuşlardır. Öyle ki, soğuk kış günlerinde bu yabani hayvanların aç kalmamaları için kae tipi demeden ıssız dağ başlarında yiyecek bırakmışlardır. Hatta dünyadaki ilk hayvan hastanesini; göç edemeyen, yaralanan veya hasta leylekleri tedavi etmek için Bursa'da Gurabahane-i Laklakan adıyla Türkler açmıştır." (Üsküdar Masalı)
"Akkanat, 'Aşağının görüntüsü ne kadar kötü, görüyor musunuz? İnsanlar yuvalarını - ki onlar ev diyorlar- birbirlerinin üstüne yapmışlar sanki. Neredeyse hiç yeşillik yok sokaklarda. Doğayı, ağacı, çiçeği bilmeyen çocuklar nasıl öğrenecek bunları burada? diye kendi kendine söyleniyordu." (Üsküdar Masalı)
Karabaş onlar bizi burda istemiyorlar demek ki. Yoksa bir canlı bir canlının hayatına son verebilir mi? Bir canlı neden bu kadar acımasız olur , hala anlamış değilim (Beyoğlu Masalı)
Havsalam almıyordu bu hazin hali önce
Ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce

Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım;
Allahımın ismini daha çok candan andım.

Ne kadar yabancısın böyle sokaklarda sen!
Böyle sokaklarda ki, anası can verirken,

Işıklı kahvelerde kendi öz evladı var...
Böyle sokaklarda ki, çamurlu kaldırımlar,

En kirlenmiş bayrağın taşıyor gölgesini,
Üstünde orospular yükseltiyor sesini.

Burda bütün gözleri bir siyah el bağlıyor,
Yalnız senin göğsünde büyük ruhun ağlıyor.

Kendi elemim gibi anlıyorum ben bunu,
Anlıyorum bu yerde azap çeken ruhunu

Bu imansız muhitte öyle yalnızsın ki sen
Bir teselli bulurdun ruhumu görebilsen!

Ey bu caminin ruhu: Bize mucize göster
Mukaddes huzurunda el bağlamayan bu yer

Bir gün harap olmazsa Türkün kılıç kınıyla,
Baştan başa tutuşsun göklerin yangınıyla! (Beyoğlu Masalı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/muharrem-kasitoglu-kimdir-muharrem-kasitoglu-kitaplari-ve-sozleri)