# Mustafa İslamoğlu kimdir? Mustafa İslamoğlu kitapları ve sözleri

> Türk İlahiyatçı, Şâir Mustafa İslamoğlu hayatı araştırılıyor. Peki Mustafa İslamoğlu kimdir? Mustafa İslamoğlu aslen nerelidir? Mustafa İslamoğlu ne zaman, nerede doğdu? Mustafa İslamoğlu hayatta mı? İşte Mustafa İslamoğlu hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/mustafa-islamoglu-kimdir-mustafa-islamoglu-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-18T16:00:03+03:00
- Güncelleme: 2022-02-18T16:00:03+03:00
- Yazar: NASRETTİN GÜNEŞ
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/18/mustafa-islamoglu-kimdir-mustafa-islamoglu-kitaplari-ve-sozleri-156052.jpg

Türk İlahiyatçı, Şâir Mustafa İslamoğlu edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Mustafa İslamoğlu hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Mustafa İslamoğlu hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Mustafa İslamoğlu hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 28 Ekim 1960
Doğum Yeri: Develi, Kayseri
Mustafa İslamoğlu kimdir?
Mustafa İslamoğlu, (d. 28 Ekim 1960, Develi, Kayseri) Türk ilâhiyatçı, şâir. Edebiyat, İslam hukuku, İslam tarihi, tefsir gibi alanlarda çalışmalar yapmış, çeşitli eserler vermiştir.

Yaşamı

Mustafa İslamoğlu, 28 Ekim 1960 senesinde Kayseri'nin bir ilçesi olan Develi'de dünyaya geldi. İlk ve orta eğitimini doğduğu ilçede yaptı. Kendisi ilk hocasının babası olduğunu, ilk Arapça ve temel İslami ilimlerini ondan aldığını söyler. Yüksek öğrenimine, ilk önce Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü'nde başlamış, akâbinde İlâhiyat Fakültesi'nde, daha sonra da Kahire'de, El-Ezher Üniversitesi'nde İslam Hukuku Fakültesi'nde sürdürmüştür.

Yazı hayatına edebiyatla başlamış, ilk makalelerini 1980'de Milli Gazete'de, daha sonra 1982-83 yılları arasında Yeni Devir gazetesinde yayınlamıştır. Edebi ürünlerini ise Mavera, Aylık Dergi ve Dergâh gibi yayın organlarında yayımlamış ve üniversiteler arası şiir yarışması birincilik ve ikincilik ödülleri almıştır.

Mustafa İslamoğlu'nun şiirlerinden oluşan ilk kitabı Heyelan, 1987 yılında Aylık Dergi Yayınları tarafından yayınlandı. 1989 yılında ise İslami hareket önderleriyle yaptığı söyleşiler Öncülerle Konuşmalar adı altında kitaplaştırıldı.

Kahire'de eğitim için bulunduğu yıllarda bir yandan İslami araştırmalarda bulunmuş, bir yandan da dersler vermiştir. Burada, 1990 yılında İmamlar ve Sultanlar adlı İslam tarihinin ilk 150 yılını ele alan eleştirel tarih niteliğindeki ve kendisinin ilk araştırma ürünü olan eserini vermiştir. Aynı yıl, Yürek Devleti adıyla İslami Hareket Eleştirisi'ni de içinde barındıran ilk denemesini kaleme aldı ve aynı dönem Mısırlı yazar Safinaz Kazım'ın fi Mez'eleti's-Sufur vel Hicab adlı eserini, Kadının Özgürlüğü adıyla tercüme ederek ilk çevirisini de yayımlamış oldu. İlk cildini Kahire'de diğer ciltlerini Türkiye'de kaleme aldığı Anadolu İslami Hareketleri (şimdiki adıyla:İslami Hareketler ve Kıyamlar Tarihi) serisini 1991-93 yılları arasında peşi peşine yayımlamıştır. Bu serinin ilk cildini Hasan Ali el-Beyyumi ile birlikte Arapça'ya çevirmiştir.

1993'de İman adlı eserini ve 1994 yılında geniş kapsamlı bir eleştiri niteliğindeki araştırma eseri olan Yahudileşme Temayülü adlı eserini verdi. Seminer notlarından oluşan Tavsiyeler I ve Tavsiyeler II de bu tarihlerde yayınlandı(1995-1998).

Kahire-Mekke hattında yazdığı şiirlerini Yasin adlı kitabında 1991 yılında toplamış, 1996 yılında ise tüm şiirlerini Divan adlı eserinde bir araya getirmiştir. Kahire'de verdiği tefsir derslerini bir konulu tefsir örneği olan Adayış Risalesi başlığı altında kitaplaştırmıştır.

1992 yılının Ekim ayından beri başlattığı tefsir dersleri, 15 yıldır devam etmekte ve bu dersler adlı siteden canlı olarak izlenebilmektedir.Tefsir Dersi Yine 1998'de başlayan Tefsiru-l-Kur'an Te'vilu'l-furkan adlı görüntülü ve sesli tefsir projesinde bugüne kadar 170'den fazla ders yayımlamıştır. Proje, Kur'an'ın tamamının görüntülü olarak tefsirini hedeflemiş ve 2008 yılında tamamlanmıştır.

Görüntülü tefsir ile birlikte başlayan Gerekçeli Meal adı verilen Kuran'ın Türkçe tercüme çalışması da yukarıdaki projeyle eş zamanlı olarak yürütülmüş ve aynı tarihte tamamlanmıştır.

Mustafa İslamoğlu, kimilerinde halen yazmaya devam ettiği Anadolu'da Vakit, Selam, Ribat, Yeni Şafak, Meydan, Aylık Dergi, Özgün Duruş gibi gazete ve dergilerde yayınlanan makaleleriniMakalat, Şafak Yazıları, Dağarcık, Yokluğunda Düşülmüş Notlar, Savaş Kesmeyen Sözler, Sözün Gücü mü, Gücün Sözü mü, Yerliler ve Yersizler, Ayetlerin Işığında isimleriyle kitaplaştırmıştır. Ayrıca kendisiyle yapılan söyleşiler, Söyleşiler I ve Bir Yaradan Kurşun Çıkarır Gibi adlarıyla yayımlandı.

Mustafa İslamoğlu, bir gazetede yazdığı makale nedeniyle 1 yıl ve Ankara'da kapalı bir forumda sunduğu Kürt Sorununa Islami Çözüm başlıklı tebliğinden dolayı 1,5 yıl olmak üzere toplam 2,5 yıllık Gölcük Cezaevi'nde başlayan mahkumiyetini, Ankara Yarıaçık Cezaevi'nde tamamlamıştır. Cezaevinde çok zor şartlar altında Macar Oryantalist Ignaz Goldziher'in De Richtungen der İslamichen Koranauslegung adlı eserini, Arapça tercümesinden Türkçeye çevirdi. 1997 yılında Human Rights Watch Helmann-Hammet 1997 ödülünü aldı.

Yazarın bunlardan başka II. Uluslararası Fetih Sempozyumu'nda sunduğu tebliğ, 1997 yılında Yürek Fethi adıyla kitaplaştı. Mekke'de kaleme aldığı Hac Risalesi 1998'de yayımlandı. Aralık 2000 tarihinde dini çevrelerde hayli ses getiren eseri Üç Muhammed'i yayımladı. Amerika/Atlanta'da verdiği seminerler, 2001'de Hayatın Yeniden İnşası İçin adıyla yayımlandı.Bunu 2000 yılında yayımladığı Ne Yapmalı-Nasıl Yapmalı-Kiminle Yapmalı adlı eseri takip etti. Yazar, 1983 yılında kaleme aldığı Seyrani adlı ilk edebi kitap çalışmasını 2002'de yayımladı. Allah: Tanımak-Bilmek-Anlamak adlı eser, yazarın yayımlanmış son kitabıdır. Yazar, İslami İlimler Akademisi'nde tefsir usulü dersleri vermekte ve Anadolu'da Vakit gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca yazarın konferans, seminer, hutbe ve konuşmalarından oluşan onlarca görüntülü eseri bulunmaktadır.

Yazar, evli ve beş çocuk babasıdır.

Mustafa İslamoğlu Kitapları - Eserleri
Yürek Devleti
Üç Muhammed
Pasif İyiden Aktif İyiye
Adayış Risalesi
Yürek Fethi
İmamlar ve Sultanlar

Yahudileşme Temayülü
Tavsiyeler - 1
İslam Nedir?
Alemlerin Rabbi Allah (cc) -bilmek -tanımak -anlamak
Yaratılış ve Evrim
Hasan El-Basri'nin Kader Risalesi ve Şerhi
Nüzul Sırasına Göre Hayat Kitabı Kur’an

Kur'an Surelerinin Kimliği
Efendim(s.a.v)
İman
Tavsiyeler - 2
Hayatın Yeniden İnşası İçin Ne Yapmalı Nasıl Yapmalı Kiminle Yapmalı 2
Hac Risalesi
Hayatın Yeniden İnşası İçin 1

İman Bilinci
Kur'an'ı Anlama Yöntemi
Divan
Esma-i Hüsna 1. Cilt
Özlü Sözler
Tesettür Yazıları
Ahlak Yazıları

Kalemle Öğreten Adına
Ayetlerin Işığında
Sözün Gücü mü? Gücün Sözü mü?
İslami Hareketler ve Kıyamlar Tarihi I-II
İslami Diriliş Hareketleri
Hayatı İnşa Eden Kur'an Kavramları
Ramazan Yazıları

Kelimeler
Esma-i Hüsna 2. Cilt
Berceste Ayetler
Kur'an Peygamberi Hz. Muhammed
Yokluğunda Düşülmüş Notlar
Eğitim Yazıları
Dağarcık

Bahtımca
99 Esma Dua
Yerliler ve Yersizler
Yaşayan Yazılar
Hac ve Umre Yazıları
Bir Yaradan Kurşun Çıkarır Gibi
Savaş Kesmeyen Sözler

Esma-i Hüsna 3. Cilt
Şafak Yazıları
İman Yazıları
Şahsiyet Yazıları
Kur'an Yazıları
Din Yazıları
Ümmet Yazıları

Siyaset Yazıları
Seyrânî
Fıkıh ve İbadet Yazıları
Peygamber Yazıları
Kurban ve Bayram Yazıları
Vahdet Yazıları
Serdengeçtiler Hareketi ( 1730 ) Bir Halk Kıyamının Anatomisi

Hutbeler
Seyahat Yazıları
Kur'anî Hayat Yazıları
Makalat
Medeniyet Yazıları
Tenkit Yazıları
İman Risalesi

Kur'an'a Göre Esmaul Hüsna
Toplumu İnşa Eden Kur'an Kavramları
Kur’an’a Göre Esmai Hüsna
Söyleşiler 1
Anadolu Halk İsyanları (1919-1921)
Tarih Yazıları
Heyelan

Ya-Sin
Öncülerle Konuşmalar

Mustafa İslamoğlu Alıntıları - Sözleri
Eyvah fukaranın beli büküldü
Medet ticaretin gücüne kaldık
İyiler alemden göçtü çekildi
Bizler zamanenin piçine kaldık

Rüşvet ile yarar hakim hücceti
Hüccet ile alır kadı rüşveti
Halk bilmez oldu sözü sohbeti
Bozuldu sikkenin tuncuna kaldık

Zaman gelip insanoğlu azacak
İngiliz okuyup frenk yazacak
Evlat babasına mezar kazacak
İnanın insanın acına kaldık

Sene bin iki yüz altmış beş tamam
Okunur ezanlar boş bekler imam
Seyrani bu nutkun sonu vesselam
İnanın dünyanın ucuna kaldık

Seyrani bu işin sonu n'olacak
Haklılar haksızdan hakkın alacak
Herkes ettiğin er geç bulacak
Darılman zalimin hıncına kaldık (Seyrânî)
Din sadece sıralarda öğrenilen, kitaplarda okunan soyut ve teorik bir şey değil ki. Din özü itibariyle pratiktir, hayata mütealliktir. Hayata müteallik olmayan dinin yeri müzelerdir. (Eğitim Yazıları)
Tamamını bulamadığımız için kitaba alamadığımız bir şiirinde "Mini mini yavrular üzerimde gezecek" der. İlginç bir tevafuktur ki ,mezarının üzerine okul binası yapıldığı için Seyrani uzun yıllar mezarsız kalmıştır. (Seyrânî)
Nemrud'un ateşe attığı İbrahim değil imandı. Fakat Nemrud ne bilecekti îmanın yanmayacağını... (İman)
"Adamak, sahip olduğunun bilincinde olmaktır." (Adayış Risalesi)
Altı ay- üç yıl arasında sürdüğü rivayet edilen “fetret-i vahiy” aslında gerçek anlamda bir vahiy kesintisi değil, bir risalet hazırlığı dönemidir. (Kur'an Peygamberi Hz. Muhammed)

Fakat fitne nerede? Havada fitne olmaz. Güneşin ışığında, bilginin aydınlığında fitne olmaz. Olsa olsa fitne erkeklerin gözlerinde, kalplerinde, yahut fillerinde bulunur. Ille de tedbir almak gerekiyorsa, erkeklerin gözlerine nikâb, kalplerine âdâb, dillerine ceza lâzım gelir.

Musa Carullah (Tesettür Yazıları)
Allah'ın kulunu anmasının şartı, kulun Allah'ı anmasıdır. (Kur'an'a Göre Esmaul Hüsna)
Şuursuz Taklit, adamın boynuna geçmiş bir yular gibidir. Onu insan olmaktan çıkarır. İradesini, aklını, fikrini, duygu ve düşüncesini iptal eder. Kişiliksizleştirir, şahsiyetini yok eder. Taklidin bu türü ''içgüdüsel''dir, insanı insanlıktan çıkarıp, hayvanlaştırır.

Şuursuz taklit insanın boynuna geçmiş bir ''yular'' gibidir. (Yahudileşme Temayülü)
“Hanne iyi bilmekteydi gerçek hürriyetin Allah’a tam teslimiyet olduğunu. Kendisinden sonra gelen insanlara gerçek hürriyeti öğretmek için; önce tüm nefsâni, şeytani, bireysel, toplumsal geleneksel kayıt ve zincirlerini kırıp Allah’a teslim olarak hürleşti. Sonra da evladını O’nun terbiyesine, koruyuculuğuna vererek hürleştirdi. O biliyordu ki Allah’tan gayrıya kulluk edenler hür olamazlar. Hür olanlar ise sadece Allah’a kul olurlar.” (Adayış Risalesi)
Mekke hüzünlenirse, İstanbul ağlar: Siz duymuyor musunuz hıçkırık seslerini? (Savaş Kesmeyen Sözler)
Tevhîdin inşası, şirkin imhası ile mümkündür.
La süpürgesi ile kalbi şirkten temizlemeden, tevhîd sultanı kalbe konuk olmaz. (Kur'an'a Göre Esmaul Hüsna)
Rey düşmanlığı kötü bir reydir. Bunun akletmeyi ve tedebbürü emreden bir vahyin tebliğcisi olan bir Nebi'nin ağzından yapılması daha da kötüdür. Kötü olan bir şey daha vardır: O da, Kur'an'ın söylemediğini ona söyletmektir. Bunun reyle bir alakası yoktur. Bu olsa olsa kişinin ilahi vahiy yerine heva ve arzusuna uymasıdır. (Kur'an'ı Anlama Yöntemi)

Saadet-zedelerin morga çevirdiği bir dünyada
Bana alevlerden kostümlerle dans etmek düşüyor. (Divan)
Ümmet, geçmişte yetimlerden âlimler, fatihler, arifler çıkarmış. Peki, biz şimdilerde ne çıkarıyoruz? Tinerciler, köprü altı çocukları, uyuşturucu müptelaları, kapkaççılar, suç makineleri ... Dahası organ mafyasına hammadde beyaz kadın ticaretine sermaye, seks köleliğine katkı.

Bu, vebal olarak bize yeter !!! (Kalemle Öğreten Adına)
"Şapka giymemek için, nesi varsa satıp savarak Suriye'ye hicret edenler oldu... Feci ... Köylü şapkayı hala giymediler. Sinop'ta, şehre bir saatlik köyde bile, adi bezden üç-dört şapka yapmışlar, şehre gelen giyiyor. Dönüşünde misafir odasına asıp fesini ve sarığını başına geçiriyordu." (İslami Hareketler ve Kıyamlar Tarihi I-II)
Bir yanda Rasulullah'a iftira olduğunu bile bile önce uydurulup ardından "din budur" diye sarılınan nakli hurafeler, ötede selim bir kalbin (aklın) ürünü olmayan ve birbirini nakzeden aklî hurafeler. (İmamlar ve Sultanlar)
“Biz ona benzemekle değil, onu örnek edinmekle emrolunduk.” Gazzalî, Hz. Peygamber’e benzemenin ona saygı göstermekle bir alakası olmadığını ifade etmiş, bir hükümdara saygı göstermenin onun oturup kalktığı gibi oturup kalkmak değil, onun buyruk ve ilkelerine uymak olduğunu söylemiştir. (Kur'an Peygamberi Hz. Muhammed)
- cemre

Gün gelir

şairlerin de dili tutulur
sözler seçilir sözlerden
gerisi unutulur

Kitab'ı eline alır bir şair
şiirinden utanır
zamanın keskin gözleri vardır
ölümsüz olanı iyi tanır

o dem başaklar kelleye kavuşur
kelleler başaklanır
kitaba, silaha ve tesbihe
üleştirilen insan
üç boyutlu bir sıratta buluşur

Göz kayar, gönül kayar ve can kayar
insan aldandığı kadar insandır
böyle bulunur ince ve keskin yollu yâr
geçitler servisten. bu bir heyelândir

Gün gelir

şairlerin de dili tutulur
sözler seçilir sözlerden
gerisi unutulur

1987 (Heyelan)
Biliyorlar, 'rabb' bir, 'ilâh' bir olursa imtiyazları ellerinden alınır. Çırpınışları hep bu yüzden. (İmamlar ve Sultanlar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/mustafa-islamoglu-kimdir-mustafa-islamoglu-kitaplari-ve-sozleri)