# Nazım Tektaş kimdir? Nazım Tektaş kitapları ve sözleri

> Türk Şair, Yazar Nazım Tektaş hayatı araştırılıyor. Peki Nazım Tektaş kimdir? Nazım Tektaş aslen nerelidir? Nazım Tektaş ne zaman, nerede doğdu? Nazım Tektaş hayatta mı? İşte Nazım Tektaş hayatı...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/nazim-tektas-kimdir-nazim-tektas-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-02T04:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-05-02T04:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/02/nazim-tektas-kimdir-nazim-tektas-kitaplari-ve-sozleri-213192.jpg

Türk Şair, Yazar Nazım Tektaş edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Nazım Tektaş hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Nazım Tektaş hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Nazım Tektaş hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Doğum Tarihi: 6 Aralık 1945
Doğum Yeri: Yozgat, Türkiye
Nazım Tektaş kimdir?
(6 Aralık 1945- ): Şair. Yozgat-Sarıkaya'ya bağlı Karayakup köyünde doğdu. İlkokulu köyünde okudu. 1959 yılında Ankara'ya çalışmak için gitti. Köyünün hasretiyle önce âşık kitapları okudu; kendisini şiire verdi. Şiir yazdıkça okuma isteği arttı; kendi kendisini yetiştirdi. 1980'de bir arkadaşının desteği ile Burak Yayınevini kurdu. Millî-manevî muhtevalı kitaplar yayınladı.
İlk şiiri 1968'de Bizim Anadolu gazetesinde çıktı. Türk Edebiyatı, Bizim Ocak, Bizim Dergâh, Ufuk Çizgisi, Sur dergilerinde ve Ortadoğu gazetesinde şiir ve hikâyeleri çıktı.
Şiirlerinde hece ve serbest vezni denedi.
Şiirleri: Bir Duygu ki (1993), Vurgunum (1999).
Osmanlı tarihiyle ilgili kitaplar da hazırlamıştır.
--reklam--
Nazım Tektaş Kitapları - Eserleri
Hürrem Sultan
Kanuni
Pargalı İbrahim Paşa
Nurbanu Sultan
Tanrının Askerleri 1
Katledilen Şehzadeler
Tanrının Askerleri 2
Tanrının Askerleri 3
Osmanlı Tarihi 1 - Çadırdan Saraya
Haremden Taşanlar
Safiye Sultan
Tanrının Askerleri 4
Osmanlı Tarihi 2 - Saraydan Sürgüne
İkiyüzlü Vezirler
Şehzade Mustafa ve Bayezid
Çadırdan Saraya-Saraydan Sürgüne
Tanrının Askerleri
Sultan Vahdettin'in Son Günleri
Fatih Sultan Mehmet
Cengiz Han
Veda
Sadrazamlar Osmanlı'da İkinci Adam Saltanatı
--reklam--
Nazım Tektaş Alıntıları - Sözleri
HUNLAR

Tarihte, ilk Türk Devleti Hunlar tarafından kurulmuştur.
Onlardan ilk bahseden de Çin kaynaklarıdır. Önceleri çok
değişik isimlerle anılıyor, tanınıyorlardı. Hun denmeden
evvel, Çin’in kuzey komşuları olarak adları geçenler
H’yenyun, Hun-yü ve Tin-lingler, bunların da Hunların ataları
olduğu söylenmektedir. Rivayetlere göre adı geçenler
Çinlilerle münasebette olmuşlar ve hatta Çinlilere
karışmışlardır. (Tanrının Askerleri)
“Hacc-ül Harmeynüm diyüben dâvi kılursun
Bû saltanat-i dünyevîye bunca taleb ne?” (Katledilen Şehzadeler)
Kosem Sultan icin iyi idi yahut kotu idi, demek o kadar zor ki. Iki renkli bir elbise gibi hem o renk var hem oburu! Hayir sahibiydi, insanlara yardimj comertlikten ote, bir merhametin yukledigi sorumluluk duygusuyla yapiyordu... (Haremden Taşanlar)
Sokullu, bir toplantı sonrası, ırktaşı bir Boşnak tarafından hançerlenerek öldürüldü. (Nurbanu Sultan)
Yürü var Bayezid, sen süregör devranını
Saltanat bâkî kalur dirlerse yalandır. (Osmanlı Tarihi 1 - Çadırdan Saraya)
“Ey Süleyman! Kılıcını düşmana bile, sevgini bana.” (Hürrem Sultan)
Bir insanın hayattan beklentisi ne kadar büyük olursa, bulunduğu yerin de ona göre büyümesine çalışır... (Hürrem Sultan)
O Mehtap gibi duru, derin, muhtemelen mavi gozluydu. Mehtabe denmesi de bundan olmaliydi. Once kalfalardan biriydi. Darussaade agasi Besir Aga' nin arzi ile besinci kadinliga terfi ettirildi... (Haremden Taşanlar)
Bizim ecdadimizda ask evliligi yok gibidir. Ne padisahlarin aldiklari ikinci ucuncu esler, ne de padisahlarin evlatlarina aldiklari gelinler evlilik oncesi ask yasamamislardir... (Haremden Taşanlar)
Elbette, ikisi de kendi menfaatine uygun şeylerin hayalindeler, ama galiba birine ilaç olan, diğerine zehir. (Katledilen Şehzadeler)
Sarayin en kuvvetli kadini Safiye Sultan idi ve Mahpeyker 'in (Kösem) taklide ozendigi yegane ornekti. Hasmetli Valide Sultan'in kurdugu hakimiyet, kucuk Mahpeyker 'in hayallerini genisletiyor, ufkunu aciyordu... (Haremden Taşanlar)
...Hayat savaş, savaş zafer demekti ve bunun üstünde bir şey yoktu. (Hürrem Sultan)
Kaderin hazırladığı kutlu bir tesadüfün açtığı kapıdan bir ışık gibi girmişti saadet bahçesine. Giderek artan bir hayranlıkla sevildi efendisi tarafından ve kendine gösterilen sınırsız sevgi ve güvenin böylesine azalacağı aklının ucundan geçmezdi. Hayatta akla hayale gelmedik şeyler oluyor, bir kölenin sadrazam olması, sonra da sultanlığa heveslenmesi gibi!

Son sözümüz; Osmanlı da şahıslar değil, devlet ve tebaanın bütünü önemlidir. Şehzadeleri dahi devlet yoluna kurban eden padişahlar için bir Pargalı’nın feda edilmesi hiçbir şey değil: (Pargalı İbrahim Paşa)
Aslan olmadan, ormanda krallık taslayanlar bir
gün yem olmaya mahkûmdurlar. (Tanrının Askerleri 2)
Yafes’in Oğlu Türk

Bizler, yeryüzüne Cenab-ı Allah tarafından gönderilen ilk
insanın Hz. Âdem olduğuna inanıyoruz; ilk peygamber olarak
ta onu tanırız. Türklerin anılışı ise Nuh Aleyhisselâm’la
başlıyor, bizde doğrudan oraya geliyoruz.
Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır; “And olsun ki biz
Nûh’u kavmine (peygamber olarak) göndermişizdir de o
aralarında elli yılı müstesnâ olmak üzere, bin sene kalmıştır.
Nihayet onlar zulümde devam edip dururlarken tufan
yakalayıvermiştir.” (Tanrının Askerleri)
Haremde ( Sarayda ) " Kadinlar Saltanati " Hurrem Sultanla baslamistir... Hurremden once Mahievran var idiyse de, onun pabucu dama atilmisti. Hurrem, Sehzade anasi olduktan sonra rakip tanimamaya basladi... (Haremden Taşanlar)
Önceleri ‘Frenk İbrahim’ diye hitap edilirdi milliyetinden dolayı, bilahare ‘Makbul’ sonra, Yavuz Sultan Selim’in kızı Hatice Sultan’la evliliği dolayısıyla ‘Damat’ ünvanıyla anıldı. (Pargalı İbrahim Paşa)
Kanuni iyi şairdi, sıhhatli yaşamayı severdi, şöyle de bir gazel yazmıştı :
Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sihhat gibi

Ko bu ays u isreti çünkim fenâdur âkibet
Yâr-i baaki ister isen olmaya tâat gibi

Olsa kumlar sagisinca ömrüne hadd ü aded
Gelmeye bu sise-i çarh içre bir sâat gibi

Saltanat didükleri ancak cihân gavgaasidur
Olmaya baht u saâdet âlem-i vahdet gibi

Ger huzûr itmek dilesen ey Muhibbî fârig ol
Var midur vahdet makaami gûse-i uzlet gibi (Kanuni)
Şunu da hatırdan çıkarmamak icap ediyor. Bir kere Asya da saf ırk aramak beyhude emek olur. Bu kıta, üzerinde katışıksız bir ırk yaşatma şansını bir türlü yakalayamamıştır. Ve saflarında saf kalma derdi yok. Bazıları bazen titiz davranışlara girişmiş. “Hunlarda Hun sayılmak için herhangi bir boyun üyesi olmak gerekirdi. Ancak, evlilik yoluyla veya shan-yû (yabgu)’nun buyruğuyla da boy üyeliğine kabul edilmek mümkündü ve bu durumda o kişiyi kendilerinden birisi olarak görürlerdi. Hunların haleĘeri olan Türkütler
(Gök-Türkler), bütün kabileleri bünyelerine kabul etmeye başladılar.” (Tanrının Askerleri 2)
Hicbir padisah hicbir esine zorla din degistirme telkininde bulunmamistir... (Haremden Taşanlar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/nazim-tektas-kimdir-nazim-tektas-kitaplari-ve-sozleri)