# Orhan Kemal kimdir? Orhan Kemal kitapları ve sözleri

> Türk Yazar Orhan Kemal hayatı araştırılıyor. Peki Orhan Kemal kimdir? Orhan Kemal aslen nerelidir? Orhan Kemal ne zaman, nerede doğdu? Orhan Kemal hayatta mı? İşte Orhan Kemal hayatı... Orhan Kemal yaşıyor mu? Orhan Kemal ne zaman, nerede öldü?

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/orhan-kemal-kimdir-orhan-kemal-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-05T16:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-03-05T16:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/05/orhan-kemal-kimdir-orhan-kemal-kitaplari-ve-sozleri-168282.jpg

Türk Yazar Orhan Kemal edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Orhan Kemal hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Orhan Kemal hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Orhan Kemal hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Tam / Gerçek Adı: Mehmet Raşit Öğütçü
Doğum Tarihi: 15 Eylül 1914
Doğum Yeri: Ceyhan, Adana, Türkiye
Ölüm Tarihi: 2 Haziran 1970
Ölüm Yeri: Sofya, Bulgaristan
Orhan Kemal kimdir?
15 Eylül 1914’te Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğdu. 2 Haziran 1970'te yaşamını yitirdi. Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi, öykü ve roman yazarı. Asıl ismi Mehmet Raşit Öğütçü. İlk Büyük Millet Meclisi’nde Kastamonu Mebusu olan ve seçildiği Adalet Bakanlığı’ndan 3 gün sonra istifa ettirilip neredeyse tüm İstiklal Mahkemeleri’nde yargılanan Abdülkadir Kemali Bey’in oğlu. Babasının, 1930’da Ahrar Fırkasını kurmak ve gazete çıkarmak yüzünden öldürülme korkusuyla Suriye’ye geçmesi üzerine, ortaokul son sınıfta öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Bir süre Suriye ve Lübnan’da yaşadı. 1932’de Adana’ya döndü. İşçilik, dokumacılık, ambar memurluğu, katiplik yaptı. 1939'da ilk şiirlerini de yazdığı askerliği esnasında, komünizm propagandası yapmak suçlamasıyla 5 yıl hapse mahkum oldu. Kayseri, Adana ve Bursa cezaevlerinde yattı. Bursa Cezaevi'nde Nâzım Hikmetle tanışması yaşamının ve yazarlığının dönüm noktası oldu. 1943'te salıverildikten sonra Adana'ya döndü. Amelelik, sebze nakliyeciliği, Adana Verem Savaş Derneği’nde katiplik yaptı. 1950’de İstanbul’a yerleşti, hayatını yazılarıyla kazandı. 1966'da bir lokantadaki konuşmasında komünizm propagandası yaptığı suçlamasıyla yargılandı, beraat etti. Yaşamının son döneminde Bulgaristan ve Romanya Yazarlar Birliği’nin davetlisi olarak, daha çok da tedavi amacıyla Sofya'ya gitti. 2 Haziran 1970’te Sofya'da tedavi edildiği hastanede beyin kanamasından öldü. İstanbul’da Zincirlikuyu Mezarlığında toprağa verildi.

Hece ölçüsüyle Kayseri Cezaevi'nden yazıp gönderdiği ilk şiiri "Duvarlar" 1939'da Yedigün dergisinde "Reşad Kemal" imzasıyla yayınlandı. "Raşid Kemali" takma adıyla yazdığı şiirler Yedigün ve Yeni Mecmua'da çıktı. İlk romanı "Babaevi"nin bir bölümünü oluşturan "Balık" öyküsü, Yeni Edebiyat dergisinde 1940'ta yayınlandı. Bundan sonra çalışmalarını öyküde yoğunlaştırdı. "Orhan Kemal" adını ilk kez 1942'de "Yürüyüş" dergisinde yayınlanan şiir ve öykülerinde kullandı. Öyküleri, Varlık, Seçilmiş Hikayeler, Yeditepe başta olmak üzere dönemin tüm dergilerinde yer aldı. Gazetelere tefrika romanlar ve film senaryoları yazdı. Geçimini sağlamak, para kazanmak amacıyla durmadan yazdı. "72. Koğuş, Murtaza, Eskici ve Oğulları, Kardeş Payı" adlı eserleri tiyatroya uyarlandı. Doğrudan oyun olarak 1964'te yazdığı tek eseri "İspinozlar", "Yalova Kaymakamı" adıyla sahnelendi. Öykü ve romanlarında günlük yaşamın değişik yönlerini işledi. Kahramanlarını çoğunlukla sömürülen, yoksul insanlardan seçti. Bu insanların yaşamlarını, sorunlarını, iç dünyalarını yansıtırken kinsiz, sevecen, umutlu bir yaklaşım benimsedi. "Babaevi"nde çocukluk yıllarını, "Avare Yıllar"da gençliğini anlattı. Eserlerinin hemen hepsinde toplumsal yapıdaki çelişkileri ustaca vurguladı. Güçlü gözlem gücüyle, özgün ve yalın anlatımıyla hâlâ çok okunan ve sevilen eserler yarattı. Eserlerinde hızlı bir olay akışı ve devingenliğin yanısıra "diyaloglara" ağırlık verdiği dikkat çeker. Sanatının olgun döneminde daha çok Adana yöresindeki toprak ve fabrika işçilerini konu aldı. Çukurova'nın toplumsal ekonomik yapısındaki değişimin yöre halkı üzerindeki etkilerini inceledi. Ailesi 1971'den itibaren adına "Orhan Kemal Roman Armağanı" vermeye başladı.
--reklam--
Orhan Kemal Kitapları - Eserleri
Eskici ve Oğulları
Bereketli Topraklar Üzerinde
72. Koğuş
Cemile
Murtaza
Ekmek Kavgası
--reklam--
Baba Evi
Hanımın Çiftliği
Avare Yıllar
Önce Ekmek
El Kızı
Tersine Dünya
Gurbet Kuşları
--reklam--
Baba Evi - Avare Yıllar
Evlerden Biri
Vukuat Var (Hanımın Çiftliği 1)
Nazım Hikmet'le 3,5 Yıl
Çamaşırcının Kızı - Küçücük
Kötü Yol
Devlet Kuşu
--reklam--
Kardeş Payı
Arkadaş Islıkları
Kaçak (Hanımın Çiftliği 3)
Bir Filiz Vardı
Kanlı Topraklar
Dünya Evi
Müfettişler Müfettişi
--reklam--
Üçkâğıtçı (Müfettişler Müfettişi 2)
Suçlu
Sokaklardan Bir Kız
Grev
Sarhoşlar
Yalancı Dünya
Küçücük
--reklam--
Sokakların Çocuğu
İnci'nin Maceraları
Oyuncu Kadın - Gavurun Kızı
Yüz Karası
Serseri Milyoner - İki Damla Gözyaşı
İstanbul'dan Çizgiler
Yağmur Yüklü Bulutlar - Dünyada Harp Vardı
--reklam--
Elli Kuruş Çikolata
Kırmızı Küpeler / Babil Kulesi
Serseri Milyoner
Yazmak Doludizgin
Kenarın Dilberi
Elli Kuruş
Önemli Not!
--reklam--
Hanımın Çiftliği
Yağmur Yüklü Bulutlar
Senaryo Tekniği ve Senaryolar
Müfettişler Müfettişi - Üçkâğıtçı
Eskici Dükkanı
Bütün Oyunlar 1
Arslan Tomson
--reklam--
Bütün Oyunlar 2
Farecik - Uyku
Küçükler ve Büyükler
Arka Sokak
Aslan Tomson - Köpek Yavrusu
Kaybolan Romanlar
Hanımın Çiftliği
--reklam--
Vukuat Var (Hanımın Çiftliği 1)
Boyacı
Önemli Not! - Orhan Kemal Soruyor
İstanbul İstanbul
--reklam--
Orhan Kemal Alıntıları - Sözleri
Sabaha karşı arabayı garaja çekip eve geldi, soyundu, vurdu kafayı.  Vurdu ama uyku tutmak ne mümkün? Aşk bu muydu? Aşk buysa çok üzücü, insanı harap edici bir şeydi. Ama içerdeki bir yerlerin tatlı tatlı acıyışı, hayır sızlayışı da çok hoştu. (Kötü Yol)
Genç kadın gene çekmedi. (Müfettişler Müfettişi - Üçkâğıtçı)
Hiç bitmeyecek mi senin bu okuman?
Muhsin usta gözlüğünü çıkardı,
Camlarına hohladı, sildi, gözüne takarken:
— Bitmeyecek, dedi.
— Hiç mi?
— Hiç.
— Niyetin katip olmak mı yani?
— Hayır.
— Ya?
— İnsan olmak! (Vukuat Var (Hanımın Çiftliği 1))
Bütün namuslu insanlar, hırslı insanlar, kursağında haram yutmıyan insanlar böyle efendi... (Eskici Dükkanı)
Gökteki ay kirli bulutların gerisinde yüzüyordu sanki. Şehir uykudaydı. Çok uzaklardan berrak gecenin derinliklerinden çalgı sesleri yüzerek geliyordu. Duymuyordu. (Oyuncu Kadın - Gavurun Kızı)
Seni neden sevmiyor, istemiyorlar? (Senaryo Tekniği ve Senaryolar)
--reklam--
“Bir insan sevildiği yeri bilmeli.” (Bereketli Topraklar Üzerinde)
Uzun uzun dikilmişti oracıkta. Evlerinin oluklu çinko duvarlarına dayalı sırtı, göğün derinliklerine kaçıp giden ayın ışıltısı, babasızlığın acısıyla yanan ufak yüreği. (Kaçak (Hanımın Çiftliği 3))
Dostunu öldüren erkeğe rastlamak olağandı da, kadın bir parça aykırı geliyordu. (Sokaklardan Bir Kız)
"Ne anlayacak? Gezdiği Antep, yediği pekmez!" (72. Koğuş)
Yeni bir sigara yaktı. (Kaybolan Romanlar)
Yanımda sen olduktan sonra ben de yatabilirim mezarlıkta. (Sokakların Çocuğu)
' Hapishane nasıl yer? '
' Bırak. İnsanları insanlıktan çıkarmak, vahşi, canavar hale getirmek istersen at oraya. İşsiz, güçsüz, yarı aç bir alay insan. Dört duvar arasında can sıkıntısından birbirlerini yiyorlar. Güçlüysen ne ala, değilsen yandın. (Sokaklardan Bir Kız)
--reklam--
Bu dünyadan, bu dünyanın patlamaya hazır mayınlar gibi yaşayan, başıboş insanlarından korkuyorum...
(...) İçimin derinliklerinde bir yerleri kemiren dert bu derttir... (Serseri Milyoner)
Çıldıracaktım, iş neredeydi? Kime gitsem de iş istesem, aldığım karşılık değişmiyordu: "Yok!" (Arkadaş Islıkları)
"Allah bizi fakir yaratmış ! Benim ne kırmızı, ne de mavi mantom var!. Senin annen zengin, alır. Senin annen benim annemden güzel, sen de güzelsin. Benim annem de çirkin Bende çirkinim, daha bir diyeceğin var mı ?" (Çamaşırcının Kızı - Küçücük)
Hem konuşmaya ne gerek vardı? İnsan her seyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlat maya yetmez. (Cemile)
Doğanlar hiç ölmese...İnsanlar birbirlerini mi yerlerdi?
Sanki yemiyorlar mı? (Çamaşırcının Kızı - Küçücük)
Haysiyet, şeref, namus... Evet ama yenir miydi bunlar, içilir mi? (Küçücük)
Ne diye geleceklerdi? Kirli yüzleri alelade beyaz kağıtlarla gizlenmeye çalışılmış kerpiç duvarlarını, çatlak aynasını, şeker sandıklarının birleştirilmesinden meydana gelmiş karyolasını görmeye mi geleceklerdi? Yoksa, sakat bacağı tahta parçasıyla kabaca yamanmak istenmiş külüstür masasını mı? Allah göstermesindi! Onlar gelmek istese bile önler, yüz karası zannettiği fakirliğini onlara, o zengin kızlarına asla göstermek istemezdi. (Kenarın Dilberi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/orhan-kemal-kimdir-orhan-kemal-kitaplari-ve-sozleri)