# Reşat Enis kimdir? Reşat Enis kitapları ve sözleri

> Türk Romancı Reşat Enis hayatı araştırılıyor. Peki Reşat Enis kimdir? Reşat Enis aslen nerelidir? Reşat Enis ne zaman, nerede doğdu? Reşat Enis hayatta mı? İşte Reşat Enis hayatı... Reşat Enis yaşıyor mu? Reşat Enis ne zaman, nerede öldü?

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/biyografi/resat-enis-kimdir-resat-enis-kitaplari-ve-sozleri
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-28T17:00:02+03:00
- Güncelleme: 2022-08-28T17:00:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: BİYOGRAFİ
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/28/resat-enis-kimdir-resat-enis-kitaplari-ve-sozleri-300098.jpg

Türk Romancı Reşat Enis edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Reşat Enis hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Reşat Enis hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Reşat Enis hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...Tam / Gerçek Adı: Reşat Enis Aygen
Doğum Tarihi: 1909
Doğum Yeri: İstanbul
Ölüm Tarihi: 1984
Ölüm Yeri: İstanbul
Reşat Enis kimdir?
Unutulmaz sosyalist gerçekçi romanlar yazmış ve 1980'lerin başından günümüze kadar birçok önemli eserlerinin yeni baskılarının mevcut olmadığı, adeta suskunluk komplosuna maruz kalan, unutturulmaya çalışılan, görmezden gelinen, mütevaziliği, çalışkanlığı, aydın sorumluluğu ve cesaretiyle birbirinden değerli toplumcu eserlere imza atmış büyük bir yazarımızdır.

Babasının subay olması sebebiyle çocukluğu Anadolu'nun değişik yörelerinde geçti. Ortaokulu Çanakkale'de (1924), liseyi İstanbul Erkek Lisesi'nde (1928) tamamlamıştır. Yüksek İktisat ve Ticaret Okulu'nda ve İstanbul Üniversitesi Türkoloji bölümünde okumuştur.

Daha sonra Milliyet gazetesinde muhabir olarak çalışmaya başlamış ve adliye röportajlarıyla tanınmıştır. Gazeteciliğe Vakit ve Haber gazetelerinde devam etmiştir.

Ünlü şairimiz Nazım Hikmet tarafından “Türk edebiyatının temel taşı." olarak takdir edilen Afrodit Buhurdanında Bir Kadın (1939) genel ahlaka aykırı olduğu iddiasıyla basıldıktan kısa bir süre sonra toplatılmıştır. Bu eserinde yazar, çalışan ve yoksul bir kadının yaşadığı çifte sömürüyü çarpıcı bir şekilde tasvir etmiştir.

1940-1945 yılları arasında Adana'da Bugün gazetesini yönetmiştir. En önemli eserlerinden biri sayılan ve yayınlanır yayınlanmaz toprak ağalarının yoğun baskısı nedeniyle toplatılan Toprak Kokusu (1944) bu dönemdeki gözlemlerinin bir sonucudur. Bu başyapıt, daha sonra ancak 1969'da o da bazı bölümleri sansürlerek Kara Toprak adıyla tekrar yayınlanabilecektir. Bu konuda 1996 yılında Mavi Dergisi'nde yayınlanan söyleşisinde Yazarın oğlu Sayın Gökçe Enis şu değerli bilgileri verir:

“Babamın vefatından sonra Milliyet Sanat’da Yaşar Kemal’in övgülerle dolu güzel bir yazısı çıkmıştı. Fakat bir sürü övgünün içinde bir de eleştirisi vardı Yaşar Kemal’in: Reşat Enis’i gazetenin önünden her geçişimizde camın önünde oturur görürdük. Sonra da kitap (Toprak Kokusu) çıkınca şaşırmışlar. Bu nasıl oturduğu yerden Çukurova romanı yazar ki, bize sorsaydı biz onu bazı yerlere götürür, birtakım insanlarla tanıştırırdık. Oysa o oturduğu yerden yazmamış ki. Onun çalıştığı gazete, ağanın gazetesi ve oraya işçiler, topraksız köylüler, yoksul, çaresiz insanlar geliyor. Babam bir gazeteci gibi onlarla konuşup malzeme topluyor. Gezmesine gerek kalmıyor, yazacağı her şey bir bakıma ayağına geliyor. Gerçektende romanlarına bakarsanız, insanın oturduğu yerden yazacağı şeyler değil. Tarzı da öyleydi zaten. Balıkçıları anlatmak için (Ekmek Kavgamız) teknelerle Karadeniz’e açılmıştır. O insanlarla fırtınada, yağmurda ölümle burun buruna yaşamıştır. Keza Sendikacıları anlattığı “Sarı İt”de gene öyle. Sendikacıların içine girip çıkmış, yani insanların içine girip, malzemeyi bizzat onların içinden toplamış. “ [Unutturamadıkları Romancı Reşat Enis (Dosya) - Hazırlayan: Aydan Gündüz, Mavi Dergisi s.7, İstanbul (Kasım 1996).]

1945'de İstanbul'da dönen Reşat Enis Aygen Son Dakika (1945), Cumhuriyet (1952) ve Yeni İstanbul (1957) gazetelerinde köşe yazarı ve yazı işleri müdürü olarak görev yapmıştır.

1947'de yayınlanan Ekmek Kavgamız adlı eserinde balıkçıların hayatını yansıtmıştır.

1949'da Ağlama Duvarı ile yazar 2.Dünya Savaşı İstanbul'unda birçok çevreyi, olayı ve kişiyi okuyucuya aktarır.

1951'de yayınlanan Yolgeçen Hanı ise okurun Anadolu'yu karış karış dolaşan gezici tiyatrolar vasıtasıyla, politikacılar ve ağalar tarafından sömürülen, aşağılanan köylülerle yüzleşmesini sağlar.

1957'de yayınlanan Despot adlı bir diğer şaheserinde ise Kurtuluş Savaşı döneminde kendi çıkarlarını korumak için düşmanla bile işbirliği yapan Davut Ağa'nın öyküsü anlatılır. Roman yayınlanmadan önce Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilirken, roman aleyhine açılan dava beraatle sonuçlanmasına rağmen Cumhuriyet gazetesi bu değerli yazarımızın işine son verir.

1968'de Anadolu Ajansı'nın İstanbul Bürosu yazı işleri sekreterliğinden emekli olmuştur.

Aynı yıl yayınlanan Sarı İt ise Türk Edebiyatında işçi-sendika ilişkilerini ele alan ilk romandır.Sarı sendikacılık olarak tarif edilen ve işçi sınıfına düşman bir anlayış bu romanın eleştiri konusunu meydana getirir.

Bu önemli sosyalist gerçekçi yazarımız 1970'lerde herhangi bir üretimde bulunmaz, yazmaktan vazgeçer. Yazarın oğlu Sayın Gökçe Enis, Sabah Gazetesinde yayınlanan söyleşisinde bu acı durumu şu sözlerle dile getirir: "Neden bıraktı bilmiyorum. Emekli olup yürüyüşler yapmaya başladı. Fakat yazmadı. Sanırım küstü."

Son romanı olan 1981'de tamamladığı ve vasiyetinde yayınlanmasını arzuladığı Kırmızı Karanfil ise ancak ölümünden 25 yıl sonra Yordam Kitap'ın desteğiyle gün ışığına çıkabilecektir.

Tıpkı Emile Zola, Maksim Gorki ve Orhan Kemal gibi Reşat Enis de keskin gözlem gücüyle kenar mahallelerdeki yoksul ve dışlanmış insanları, onların gündelik ayakta kalma mücadelerini eserlerinde işlemiştir. Romanlarında fabrikalarda ve madenlerde yaşanan vahşi ve gaddar sömürü bütün açıklığıyla dile getirilir.

Eserleri, yaşadığı döneme çarpıcı bir tanıklık olarak her zaman güncelliğini, anlam ve önemini muhafaza edecektir.
--reklam--
Reşat Enis Kitapları - Eserleri
Afrodit Buhurdanında Bir Kadın
Toprak Kokusu
Sarı İt
Kırmızı Karanfil
Ağlama Duvarı
Ekmek Kavgamız
Despot
Kara Toprak
Yolgeçen Hanı
Kara Kısmet
Kılıcımı Sürüyorum
Gonk Vurdu
--reklam--
Reşat Enis Alıntıları - Sözleri
Başımı alıp gitsem dağlara, tepelere, kırlara... Bağırsam avaz avaz; ağlasam hıçkıra hıçkıra... (Kırmızı Karanfil)
İçimdeki yara kapanmıyor, doktor; içimdeki yara! (Kırmızı Karanfil)
Tee öteden başka sesler:
-Balık pulu yapıştı mı kıçına, denizden kendini alamazsın.
-Tayfa, karada yaşayamayan deniz tosbağasıdır. (Ekmek Kavgamız)
Yoksul yaşayacaksan ne diye dünyaya gelmeli, ne diye yaşamalı? Allah "kulum" diye yaratırmış. Yaratmadan önce beş yüz yıllık azığını düşünürmüş. Kulunu aç bırakmak Allah'ın şanına yaraşır mıymış? Gel de inan bu masala! (Ekmek Kavgamız)
Sevgi sana hasret sana
Tek dileğim var yalnız sana
Gel yanına bas bağrına.
Yaşanmıyor sensiz ana
Annem, annem (Sarı İt)
Herşeyi "yasa"larla önleyebileceğimizi sanıyoruz: Oysa, yasaya karşın, Marlboro sigarası polisin gözü önünde satılıyor. (Kırmızı Karanfil)
Çiçek sevmeyen, insan sevmez (Sarı İt)
Denizde ağımız çürür, karada kendimiz. (Ekmek Kavgamız)
Sen gideli geçti günler
Seni arar evde gözler
Resmin hatıra kaldı annem.
Oğlun kızın büyüdüler
Annemiz nerde dediler
Ama seni görmediler, annem (Sarı İt)
Göz iki kulak iki ağız tek, çok görüp çok dinleyip az söylemek gerek. (Sarı İt)
Aylar var görmedim seni
Aylar var özledim seni
Taşlar üstünde ağladım
Fayda yok, ah hiç.kimseden
Ne gelen var ne giden
Kader alın yazısında, dört duvar arasında (Sarı İt)
"Malı olan değil, veren zengindir." (Kırmızı Karanfil)
Çiçek sevmeyen insan sevmez" derdi. (Kırmızı Karanfil)
Sevindirici, gönül açıcı olsun yazıların… (Kırmızı Karanfil)
İşsiz amele, patronun elinde, eze eze kullandığı işçiye karşı bir tehdit vasıtasıdır! (Afrodit Buhurdanında Bir Kadın)
Sade sen değil; ben de öyle... Hepimiz öyle. Vaktinden evvel kocadık... (Afrodit Buhurdanında Bir Kadın)
Yarı aç, yarı tok köpek, her şeyi yapmıya muktedir köpektir. (Afrodit Buhurdanında Bir Kadın)
Mezarı bile belli değildir balıkçının! Çoluğuna çocuğuna bayramlarda-kandillerde ziyaret edilecek bir mezar bırakmadan ölürsün. Çocukların denize baka baka ağlaşır kandillerde,bayramlarda. (Ekmek Kavgamız)
İnsanlar içinde ayakta ölmek,
kimseye gereksinmemek, mutlulukların en büyüğü... (Kırmızı Karanfil)
Yeni bir insan nev'i yetiştirmek lazımdı.Kara elmasa kazma sallayacak insan, maden kuyusunda doğmalı... O, gözlerini karanlığa açmalı... Ona göklerin güzelliğini, engin denizlerin maviliğini, tabiatın renklerini, gün ışığını ve güneşi göstermemeli...
Ömrünü solucanlar gibi maden kuyularına vakfediş, bu yeni nevi insan için elbet daha az ıstıraplı olacaktır. (Afrodit Buhurdanında Bir Kadın)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/biyografi/resat-enis-kimdir-resat-enis-kitaplari-ve-sozleri)